İçinde her şeyden biraz barındıran Rönesans Dönemi insanlık tarihindeki en göz kamaştırıcı, en kaotik ve hiç şüphesiz anlaşılması en güç dönemlerden biridir. Zira müneccimlerin astronomlardan çok daha büyük rol oynadığı, kentlerde kralların yanında resmi konumlarının olduğu; yazınsal ürünler açısından ise en rağbet gören eserleri klasiklerin Venedik basımevlerinden çıkmış güzel çevirileri değil, cin-peri bilimi, büyücülük kitaplarıydı. Rönesans döneminin böylesine ilginç ve farklı eserleri arasında tebarüz etmiş kitaplardan birisi de Thomas Moffett’in (1553-1604) Theatre of Insects (Böceklerin Tiyatrosu) adlı eseriydi.
Doğa bilimci ve hekim olan Moffett, en çok böcekler, eklembacaklılar üzerine yaptığı çalışmalarla (özellikle örümcekler), Paracelsian tıp sistemine verdiği destekle ve tıp alanında deneyimin önemine yaptığı vurguyla tanınır. Püriten inançları nedeniyle Papalık Karşıtı bir bilim insanıydı.
Thomas Moffett, İtalya’daki araştırmaları sırasında ilk olarak ipekböceklerini inceledi ve genel olarak eklembacaklılara, özellikle de örümceklere hayran oldu. Böceklerin sınıflandırılması ve yaşamları hakkında resimli bir rehber olan Insectorum sive Minimorum Animalium Theatrum (Böceklerin Tiyatrosu veya Küçük Hayvanlar) adlı eseri düzenledi ve genişletti. Yaygın olarak eserin yazarı olduğuna inanılsa da, yalnızca eseri miras aldı ve ilerletti. 1634’te ölümünden sonra yayınlanan bu öncü eser, çeşitli böcekleri, araknidleri ve diğer küçük yaratıkları katalogladı ve tanımladı. Böcekler üzerine yapılan ilk kapsamlı çalışmalardan biriydi ve entomoloji alanını önemli ölçüde ilerletti.
Eser ölümünden otuz yıl sonra ancak yayınlanabildi. Kitabın ölümünden sonra yayımlanmasının başlıca nedeni, o dönemde doğa bilimleri kitapları için İngiltere pazarının zayıf olmasıydı. Orijinal çizimler çok pahalı olduğu için vazgeçildi ve yerlerine tahta baskılar konuldu.
Bu eser yayınlandığında hayli ilgi uyandırmıştı. Çünkü Aristoteles’in hala kabul gören böceklerin kendiliğinden üreme ile meydana geldiği fikrine itiraz ediyordu. Moffett, özellikle sineklerin üreme davranışlarını gözlemlemiş, oldukça gelişmiş bir üreme sistemine sahip olduklarını tespit etmişti. Bugün böcek olarak kabul edilmeyen pek çok canlıyı da böcek kabul etmiş olsa da bu canlıların çiftleştiklerini, yumurta bıraktıklarını ve bu yumurtalardan kurtçukların çıktığını belirlemişti. Moffett’in ”kendi kendine üreme” fikrini reddeden bu bilimsel çalışması bilim çevreleri tarafından yeteri kadar dikkate alınmadı.
Thomas Moffett böcekler için “İnsan dışında bunlardan daha ilahi hiçbir şey yoktur” diyordu. Ona göre doğa Tanrısal düzene ve güce işaret ediyor, özellikle bu küçük canlılarda muazzam bir işçilik eseri sergiliyordu. Thomas Moffett, böceklerin hem ahlaki ve sosyal örnekler olarak hem de Tanrı’nın dünyadaki etkin varlığının tasvirleri olarak yeterince takdir edilmediğine inanıyordu. Böcekler hakkındaki iki ünlü eseri de aslında bu sorunu ele alıyordu.
Tedbir mi istiyorsun? Karıncaya bak. Adalet mi istiyorsun? Arıya bak. Ölçülülük mü istiyorsun? İkisinden de tavsiye al. Cesaretinle mi övünüyorsun? Çekirgelere bak. Örümceklerin doğası, esas itibariyle hayranlık uyandırmaya değerdir. Doğa, örümcekte, kelebekte kullandığından daha az zarafet ve cömertlik kullanmamıştır. Bu kadar güzel bir eseri küçümsemek ve bu kadar merakla ören bir yaratıktan korkmak hafif bir akıl hastalığı değildir.
I. Elizabeth’in on altıncı yüzyıldaki uzun saltanatı, kadın hükümdar kavramının daha da kabul edilebilir olmasına yardımcı olmuştu. Arı kovanının sorunsuz işleyen ve üretken bir toplum örneği olması, kovanın ister kraliçe ister kral tarafından yönetiliyor olsun, onun en önemli özelliğiydi. Gerçekten de, arı kovanları on sekizinci yüzyılda Amerikan kolonilerinde ve yeni cumhuriyette geniş anlamda tanımlanmış bir sosyal ve politik model olarak değerli olmaya devam etti. Arı kovanları reklamlarda, tabelalarda ve başka yerlerde endüstrinin görsel temsili olarak kullanıldı. Moffett eserinin birinci bölümünde arıları ele alıyor ve onlara özel bir önem atfediyordu.
Bütün böcekler arasında arılar en başta gelen ve en çok hayranlık duyulanıdır. Kraliçe arı yaşadığı sürece, tüm sürü huzur içindedir ve her şey sakindir. Kraliçe, diğerlerinden ayrı, daha belirgin ve büyük bir sarayda yaşar, etrafında sanki bir tür duvarla çevrili, merak uyandırıcı bir şekilde yapılmış balmumu çiti vardır. Arılar ne vahşi ne de evcil yaratıklardır, ancak her ikisinin arasında bir doğa türüdür. İğneleri onları hem canlı tutar hem de öldürür; çünkü iğneleri bir kez kaybolursa yaşayamazlar, ancak bununla silahlanmış olarak sürüyü her türlü düşmanca istiladan korurlar. Arının içinde ilahi anlayış ve göksel bilgeliğin bir parçacığı var mı? Onların fantezi, hafıza ve bir tür akıl sahibi olduklarını kim inkar edebilir? Ne bunun doğruluğunu tartışacağım ne de Pisagor’la birlikte diğer bilge ve yaratıcı ruhlarının onlardan arılara geçtiğini iddia edeceğim.
Moffett’in görüşleri böylece on altıncı yüzyılın ahlaki dünyasını on yedinci yüzyılın mekanik dünyasına bağlıyordu. Ayrıca Moffett’in böcek bilimine katkıları birkaç nedenden ötürü devrim niteliğindeydi:
Taksonomi: Böcekleri kategorize etmek ve isimlendirmek için sistematik bir yaklaşım geliştirdi ve modern böcek taksonomisi için zemin hazırladı. Çalışmaları, daha sonra gelecek olan Linnaean sınıflandırma sisteminin temelini attı.
Gözlem: Muffet, böcekleri doğal ortamlarında tutkuyla gözlemleyen biriydi. Böceklerin davranışlarını, beslenme alışkanlıklarını ve yaşam döngülerini belgeleyerek böcek ekolojisini anlamamıza katkıda bulundu.
Efsaneleri Çürütmek: Muffet’in zamanında böceklerle ilgili birçok efsane ve yanlış anlama vardı. Bu efsaneleri deneysel kanıtlarla sistematik olarak çürüttü ve batıl inançları ortadan kaldırmaya yardımcı oldu.
Tıp Alanına Katkılar: Muffet’in entomolojik çalışmaları çığır açıcı olsa da, tıp alanındaki katkıları da aynı derecede önemliydi. Böcekler üzerindeki gözlemleri, çeşitli tıbbi alanlarda ilerlemelere yol açtı:
İlaç Geliştirme: Muffet’in böcekler üzerine yaptığı çalışmalar yeni farmasötik kullanımların keşfedilmesine yol açtı. Döneminde kan almada yaygın olarak kullanılan sülük gibi bazı canlıların tıbbi özelliklerini fark etti.
Parazitoloji: Muffet’in böceklerde veya böceklerin içinde bulunanlar da dahil olmak üzere parazitler üzerindeki çalışmaları, parazitoloji alanını ilerletti. Hastalıkların bulaşmasında böceklerin rolünü fark etti, bu da epidemiyolojide vektörlerin anlaşılması için önemli bir içgörüdür.
Halk Sağlığı: Muffet’in böcekler ve hastalık bulaşması üzerine yaptığı çalışmalar, böcek kaynaklı hastalıkların anlaşılması için temel oluşturdu. Onun içgörüleri; sıtma, tifüs ve veba gibi hastalıklar üzerine daha sonraki araştırmalar için temel oluşturdu.
İnterdisipliner Çalışma: Thomas Muffet’in hem entomolojiye hem de tıbba katkıları kendi başlarına önemliydi, ancak bu alanlara yönelik bütünleşik yaklaşımı özellikle vizyonerdi. Çalışmaları, böceklerin, davranışlarının ve insanlarla etkileşimlerinin disiplinler arası çalışmasının yolunu açtı.
Adı Galileo veya William Harvey gibi çağdaşları kadar iyi bilinmese de, Muffet’in böcekbilim ve tıp alanındaki katkıları inkar edilemez. Çalışmaları, daha sonraki bilim insanlarının böceklerin ekoloji, tarım ve tıptaki rollerini daha derinlemesine anlamaları için zemin hazırladı. Thomas Muffet’in böcekler ve insan sağlığı üzerindeki etkileri üzerine yaptığı öncü çalışmalar kalıcı bir miras bırakmıştır. Böcekbilime yönelik sistematik yaklaşımı ve böceklerin tıbbi önemine ilişkin içgörüleri kendi dönemi için çığır açıcıydı ve bugün de bu alanları etkilemeye devam ediyor. Muffet’in katkıları, doğal dünyayı ve onun yaşamlarımız üzerindeki etkisini anlamamızda merakın, gözlemin ve disiplinler arası düşüncenin önemini vurgulamaktadır.
Kaynakça:
Alexandre Koyré; 2000, Yeniçağ Biliminin Doğuşu – Bilimsel Düşüncenin Tarihi Üzerine İncelemeler, s. 44, çev. Kurtuluş Dinçer, Gündoğan Yayınları, Ankara. s. 43-44.
René, Taton, History of Science: The Beginnings of Modern Science from 1450 to 1800, Ed. A. J. Pomerans, (New York: Basic Books, 1964).
Matthew, H. C. G. and Brian Howard Harrison, Oxford Dictionary of National Biography, Oxford University Press.
Bourque, Monique (1999) ““There is nothing more divine than these, except Man”: Thomas Moffett and Insect Sociality,” Quidditas: Vol. 20, Article 9.
Weiss, H. B. (1927). Thomas Moffett, Elizabethan Physician and Entomologist. The Scientific Monthly, 24(6), 559–566.

