GazeteBilim
Destek Ol
Ara
  • Anasayfa
  • Bilim
  • Teknoloji
  • Felsefe
  • Kültür-Sanat
  • Gastronomi
  • Çocuk
  • Etkinlikler
    • Astronomi Dersleri
    • Çağdaş Epistemoloji Dersleri
    • Davranış Nörolojisi Dersleri
    • Eğitimciler İçin Yapay Zekâ Okur-Yazarlığı Dersleri
    • Epigenetik Dersleri
    • Evren ve Kozmoloji Dersleri
    • Evrim Dersleri
    • Bilim Tarihi Dersleri
    • Hegel Dersleri
    • İnsan Felsefesi Dersleri
    • Kapitalizmin Tarihsel Gelişimi ve İktisadi Düşünce Dersleri
    • Konuşmaktan Korkmuyorum
    • Kuantum Mekaniği ve Yorumları Dersleri
    • Marx Dersleri
    • Nörobilim Dersleri
    • Nörodilbilim Dersleri
    • Nörohukuk
    • Nörofelsefe Dersleri
    • Nöroperspektifler
    • Nöropsikanaliz Dersleri
    • Öğrenilmiş Çaresizlik
    • Teizm, Deizm, Agnostisizm ve Ateizm Dersleri
    • Teoloji, Bilim ve Felsefe Tartışmaları
    • Zihin Dersleri
  • Biz Kimiz
  • İletişim
Okuyorsun: Tek tek inceledik! Evrimsiz lise biyoloji ders kitapları
Paylaş
Aa
GazeteBilimGazeteBilim
Ara
  • Anasayfa
  • Bilim
  • Teknoloji
  • Felsefe
  • Kültür-Sanat
  • Gastronomi
  • Çocuk
  • Etkinlikler
    • Astronomi Dersleri
    • Çağdaş Epistemoloji Dersleri
    • Davranış Nörolojisi Dersleri
    • Eğitimciler İçin Yapay Zekâ Okur-Yazarlığı Dersleri
    • Epigenetik Dersleri
    • Evren ve Kozmoloji Dersleri
    • Evrim Dersleri
    • Bilim Tarihi Dersleri
    • Hegel Dersleri
    • İnsan Felsefesi Dersleri
    • Kapitalizmin Tarihsel Gelişimi ve İktisadi Düşünce Dersleri
    • Konuşmaktan Korkmuyorum
    • Kuantum Mekaniği ve Yorumları Dersleri
    • Marx Dersleri
    • Nörobilim Dersleri
    • Nörodilbilim Dersleri
    • Nörohukuk
    • Nörofelsefe Dersleri
    • Nöroperspektifler
    • Nöropsikanaliz Dersleri
    • Öğrenilmiş Çaresizlik
    • Teizm, Deizm, Agnostisizm ve Ateizm Dersleri
    • Teoloji, Bilim ve Felsefe Tartışmaları
    • Zihin Dersleri
  • Biz Kimiz
  • İletişim
  • Destek Ol
Bizi Takip Edin
  • Biz Kimiz
  • Künye
  • Yayın Kurulu
  • Yürütme Kurulu
Copyright © 2023 Gazete Bilim - Bütün Hakları Saklıdır
GazeteBilim > Blog > Bilim > Biyoloji > Tek tek inceledik! Evrimsiz lise biyoloji ders kitapları
BiyolojiHaber

Tek tek inceledik! Evrimsiz lise biyoloji ders kitapları

Yazar: GazeteBilim Yayın Tarihi: 30 Eylül 2024 15 Dakikalık Okuma
Paylaş
darwin
Charles Darwin (1809-1882)

GazeteBilim olarak 9., 10., 11. ve 12. sınıf biyoloji ders kitaplarını inceledik ve dramatik bir sonuçla karşılaştık: Evrim kavramı yok sayılıyor!

İçindekiler
Lise biyoloji kitaplarında evrim ve kavramlarıEvrime neden ihtiyacımız var?Evrimsiz biyoloji olamaz!Evrim teriminin bulunmaması niyeti gösteriyorMaarif Modeli’nin stratejisi: Bilimle parçala, din ile bütünleştir!Canlılığın evrimiyle ilgili bütünleştirici teoriler görmezden geliniyorBilim ve bilgiden değil ilimden söz ediliyorDeğerler dinle bütünleştiriliyorHomo ahireticus yaratmak istiyorlar

Haber: Okan Nurettin Okur

Ortaöğretim biyoloji ders kitaplarını incelediğimizde karşımıza tuhaf bir manzara çıkıyor: Evrimin adının bile geçmediği veya çok az geçtiği biyoloji kitapları. Daha doğrusu şöyle diyelim: Evrim kelimesini kullanmadan ve sadece evrimin en temel terimlerini (adaptasyon, doğal seçilim, mutasyon, varyasyon, yapay seçilim) en basit örnekler üzerinden (antibiyotik, pestisit direnci gibi) ”Canlılar ve Çevre” gibi alakasız bir başlıkla sunarak evrim teorisinin içini boşaltan; insan evriminin olmadığı, canlıların kökeninden ve türleşmeden hiç bahsetmeyen, evrim gerçeğini yok sayan ve indirgenmiş biyoloji kitapları…

Lise biyoloji kitaplarında evrim ve kavramları

GazeteBilim olarak 9., 10., 11. ve 12. sınıf biyoloji ders kitaplarını inceledik. 2024-2025 Eğitim Öğretim dönemi için liselere dağıtılan mevcut ders kitapları ile PDF versiyonunu karşılaştırdık ve doğruluğunu teyit ettik. “Evrim”, “doğal seleksiyon”, “türlerin değişimi”, “türlerin dönüşümü”, “türleşme”, “adaptasyon” kelimelerini her bir ders kitabının PDF’sinde taratarak ulaştığımız sonuçlar kaydettik.

Karşılaştığımız manzara gerçekten de dramatik oldu:

Ortaöğretim 9. Sınıf Biyoloji Ders Kitabında ”evrim” kelimesi 0 kez, ”doğal seleksiyon” kelimesi 0 kez, ”türlerin değişimi” 0 kez, ”türlerin dönüşümü” 0 kez, ”türleşme” 0 kez, ”adaptasyon” 8 kez geçiyor.

Ortaöğretim 10. Sınıf Biyoloji Ders Kitabında ”evrim” kelimesi sadece 2 kez (biri soru içinde, diğeri de gönderme yapılan ilgili kaynakçanın başlığında), ”doğal seleksiyon/seçilim” kelimesi 1 kez, ”türlerin değişimi” 0 kez, ”türlerin dönüşümü” 0 kez, ”türleşme” 0 kez, ”adaptasyon” 1 kez geçiyor.

Ortaöğretim 11. Sınıf Biyoloji Ders Kitabında ”evrim” kelimesi 0 kez, ”doğal seleksiyon/seçilim” kelimesi 0 kez, ”türlerin değişimi” 0 kez, ”türlerin dönüşümü” 0 kez, ”türleşme” 0 kez, ”adaptasyon” 2 kez geçiyor.

Ortaöğretim 12. Sınıf Biyoloji Ders Kitabında ”evrim” kelimesi sadece 1 kez (gönderme yapılan ilgili kaynakçanın başlığında), ”doğal seleksiyon/seçilim” kelimesi 8 kez, ”türlerin değişimi” 0 kez, ”türlerin dönüşümü” 0 kez, ”türleşme” 0 kez, ”adaptasyon” 8 kez geçiyor.

Buna göre 9., 10., 11. ve 12. sınıf ders kitaplarında evrim kavramı ikisi kaynakça başlığında olmak üzere sadece 3 kez geçiyor!

Evrime neden ihtiyacımız var?

Cumhuriyet’in ilk yıllarında dahi onca imkânsızlık arasında, en güncel bilimsel gelişmeler takip edilmiş, öğrencilere gayet anlaşılır bir düzeyde evrim teorisi anlatılmıştı. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeline gelindiğinde ise birtakım politik gayeler ve “dindar nesiller” yetiştirme uğruna bilimin içi boşaltıldı. Halbuki evrim, bütün doğal süreçleri kapsayan bir çerçeve sağlıyor; canlıların nasıl oluştuğunu, değiştiğini ve çeşitlendiğini anlamamıza olanak tanıyor. Evrim; geçmiş ile geleceğin yorumlanmasını sağlıyor. Ayrıca evrim, en somut teorilerden biri olup; kanıt temelli bilimsel düşünmenin, hipotez oluşturmanın ve test etmenin canlı bir örneğini oluşturuyor. Evrimi öğrenmek öğrencilere bilimsel düşünceyi ve analitik bakış açısını kazandırır. Bu nedenle modern bilimi anlamak ve ilerletmek için evrimsel düşünceye ihtiyaç var.

Daniel Dennett Darwin’in Tehlikeli Fikri’nde “Darwin’in evrim teorisi evrensel bir asit gibidir, o ana kadar var olan tüm geleneksel kavramları içinde ya eritmiş, yok etmiş ya da yapılarını geri döndürülemez bir şekilde dönüştürmüştür” der. Dobzhansky, “evrimin modern biyolojinin temelini” oluşturduğunu, Gould ise “evrim teorisi olmayan bir biyoloji eğitiminin periyodik tablosu olmayan kimyaya benzediğini” söyler. Özetle, evrim olmadan biyoloji eksik ve tutarsız olur. Ayrıca evrim teorisi sadece biyolojinin değil, bütün doğa bilimlerinin hatta dolaylı olarak sosyal bilimlerin de konusu olduğundan müfredattan çıkarılması ve yok sayılması demek, bilimsel düşüncenin terk edilmesi demektir. MEB’in biyoloji ders kitaplarındaki çizgisinden anlaşılmaktadır ki bu çağ dışı tutum giderek daha da vahim bir hal alacak, muhafazakârlaştırma politikası ile gençlere uluslararası bilim standartlarının çok ötesinde karanlık bir çağdan başka bir şey vaad edilmeyecektir.

Bu konuda görüşlerini almak üzere GazeteBilim Yayın Kurulu üyelerimiz Prof. Dr. Hakan Gür, Prof. Dr. Hasan Aydın, Doç. Dr. Seçkin Eroğlu’na başvurduk.

Evrimsiz biyoloji olamaz!

Prof. Dr. Hakan Gür

“Evrimsiz biyoloji olur mu?” Kısa ve çok net bir cevap: hayır, olamaz! Bu cevap, yaşam bilimlerinin yapılanmasından kaynaklanan bir zorunluluktur. Yaşam bilimlerini yapılandırmaya yönelik yaklaşımlardan biri, bilimsel çalışmalarda sorulan 3 büyük soruyu ele almaktır: Ne? (Taksonomi, Sistematik, Biyoçeşitlilik vb. çalışma alanları) Nasıl? (Genetik, Fizyoloji, Embriyoloji vb. çalışma alanları) ve Neden? (Evrimsel biyoloji vb. çalışma alanları). Yani, yaşam bilimlerinin yapılanmasına uygun bir ders içeriği, ne ve nasıl sorularının anlamlı bir bütünlük içinde ele alınabilmesi için neden sorusuna denk gelen çalışma alanlarını dışarıda bırakamaz. Bir diğer ifadeyle, evrimsel biyolog Theodosius Grygorovych Dobzhansky’nin (d. 24 Ocak 1900, ö. 18 Aralık 1975) 1973 tarihli ünlü makalesinin kült haline gelmiş başlığıyla: “Evrimin ışığı olmaksızın biyolojide hiçbir şeyin anlamı yoktur.”

Evrim teriminin bulunmaması niyeti gösteriyor

Haberi hazırlarken GazeteBilim Yayın Kurulu Üyesi Doç. Dr. Üyesi Seçkin Eroğlu’nun Ocak 2024’te yayımlanan “Evolution in European and Israeli school curricula- a comparative analysis” (Avrupa ve İsrail okul müfredatındaki evrim- karşılaştırmalı bir analiz) makalesini de inceledik. Araştırmada Türkiye de vardı ve orada yer alan görüşler bugün için de geçerli olduğu için buraya alıyoruz:

Evrim mekanizmalarını ve temel kavramları kapsayabilecek olan, daha önce ‘Hayatın Başlangıcı ve Evrim’ olarak adlandırılan ünitenin adı, ‘Canlılar ve Çevre’ olarak değiştirildi. Çeşitlilik, adaptasyon, mutasyon, doğal ve yapay seçilim ve biyolojik çeşitlilik gibi temel evrimsel kavramlar yer almasına rağmen ‘evrim’ terimi müfredattan çıkarılmış ve evrim teorisi ya da Darwin kavramı da yeniden müfredata dahil edilmemiştir. Yeni müfredatta yaşamın kökeni, türlerin evrimi, türlerin neslinin tükenmesi gibi konular tamamen kaldırıldı. ‘Evrim’ teriminin bulunmaması önemli bir sorun teşkil etmektedir, çünkü ‘evrim’ terimi kullanılmadan evrim sürecinin mekanizmalarının nasıl bağlanabileceği açık değildir. Öğretmenlerin ‘evrim’ terimini kullanıp kullanmayacağı onların dünya görüşüne ve biyoloji anlayışlarına bağlı olacaktır. Diğer değişikliklerin yanı sıra, müfredatın herhangi bir yerinde ‘evrim’ teriminin bulunmaması, evrimin ele alınmaması yönünde bir niyetin göstergesidir.

Maarif Modeli’nin stratejisi: Bilimle parçala, din ile bütünleştir!

Prof. Dr. Hasan Aydın

Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli Öğretim Programının, felsefi bakımdan bütünlükçü (holistik) bir yaklaşımı temel aldığı ve yetkin ve erdemli insan yetiştirmeyi ereklediği iddia edilmektedir. Bu yüzden Türk eğitim tarihinde ilk kez, değerlerin tüm öğretim programlarına yayıldığı ve insanın anlam arayışı ve manevi yönünün ön plana çıkarıldığı bir programla karşı karşıya olduğumuzu belirtmek gerekiyor. Ayrıca program, geçmişten geleceğe sloganı ekseninde, daha önceki programlarda görülmedik bir biçimde İslam kültür ve uygarlığına köklü bir vurgu içermekte, sekülerist, materyalist ve pozitivist olarak nitelenen Batı uygarlığı karşısında manevi derinliği olan bir İslam uygarlığı söylemi geliştirmektedir. Bu söyleme koşut bir biçimde, insan önce beden ve ruh varlığı olarak düalistik bir çerçevede ele alınmakta, insanın asıl varlığının manevi yanı yani ruhu olduğu belirtilerek, idealist bir temelde bütünlük kurulmaya çalışılmaktadır. Ruhun, anlam arayışı gündeme getirilmekte, anlam dünyasının önemi vurgulanmakta ve bu anlam dünyası, dinsel bir temelde gerekçelendirilmektedir. İşte programın varlık (ontolji), bilgi (epistemoloji) ve değere (aksiyoloji) bakışı bu çerçevede yapılandırılmaktadır.

Canlılığın evrimiyle ilgili bütünleştirici teoriler görmezden geliniyor

Program, insanı beden ve ruh diye bölse de, onları manevi temelde bütünleştirmekte, bu nedenle genel yaklaşımın holistik/bütünlükçü olduğunu düşündürmektedir. Bu holitik/bütüncül yaklaşım, bazen özcü, bazen de inşacı bir perspektifle sunulmaktadır. Programda, holistik/bütünlükçü yaklaşım nedeniyle olsa gerek, ilk ve orta çağlarda olduğu gibi varlık, bilgi ve değer iç içe örülmüştür. Program, sık sık insana vurgu yapsa da, varlık, bilgi ve değeri insan odaklı ele alan modern, seküler bakıştan ısrarla kaçınmaktadır. Programda, varlık farklı disiplinler aracılığıyla parçalı bir biçimde ortaya konmakta, varlığın ortaya çıkışı ve canlılığın evrimiyle ilgili bütünleştirici ve açıklayıcı bilimsel teoriler genelde görmezden gelinmektedir. Bu yüzden evrim sözcüğünün programda ilineksel bir biçimde birkaç kez karşımıza çıktığı gözlenmektedir. Genelde coğrafya derslerinde ele alınan jeolojik evrim de görmezden gelinmektedir. Benzer bir biçimde fizik programında, bütüncül astrofizik teorilere genelde yer verilmemektedir. Öyle anlaşılıyor ki, program yapıcısı, bilimsel açıdan varlığı parçalamakta, bütünleştirme işini din ve dinsel içerikli derslere bırakmaktadır. Program tümel olarak irdelendiğinde, varlığa bakışta, dinsel bir özcülüğün egemen olduğunu söylemek olasıdır. Evren din dersleri aracılığıyla, yaratıcı-yaratılan ikiliğiyle ele alınmakta, tıpkı Aristotelescilikte ve klasik İslam düşüncesinde olduğu gibi, varlığın ereksel açıklaması ve türlerin değişmezliği esas alınmakta, sadece spesifik tür içi değişime yer verilmektedir. Bu açıkçası program yapıcısının türleşmeyi görmezden geldiğini göstermektedir. Program yapıcısı, öyle görünüyor ki, evrenin ve canlılığın oluşumunu din derslerindeki yaratma yaklaşımına havale etmektedir. Programın odağına, böylelikle, ontolojik olarak, yaratıcı-yaratılan ikiliği oturtulmuş olmakta, varlıkta bütünlük Tanrı’da aranmaktadır. Ayrıca tanrısal bütüncülük, insanın anlam arayışına bir yanıt olarak sunulmaktadır. Program yapıcısına göre, bilimsel temelde bir anlam dünyası kurmak olanaksızdır.

Bilim ve bilgiden değil ilimden söz ediliyor

Programın bilgiye yaklaşımında sıklıkla, merak, eleştiri, sorgulama, üst düzey düşünsel ve kavramsal becerilerden söz edilse de, bilgi sanki kesin ve değişmezmiş gibi sunulmaktadır. Bu açıdan, bilgiye bakışta da özcülüğün egemen olduğu söylenebilir. Bilginin kesinliğini ve değişmezliğini imleyen bir yaklaşım içerisinde, eleştiri, sorgulama, yeni bilgi üretme gibi hususlardan söz edilemeyeceği açıktır. Öte yandan, bilim tarihi, bilimsel bilginin zaman içinde değiştiği ve evrildiğini göstermektedir. Sanırım program yapıcısının kafasının gerisinde beşerî bilgiyi vahiy, ilham ve sezgiyle ilişkilendiren, statik dinselleşmiş bir bilgi anlayışı vardır. Bu yüzden denilebilir ki, program yapıcısı, bilim ve bilgiden değil, daha çok ilimden ve ilimcilikten söz etmektedir. Buna koşut bir biçimde, program yapıcısı, anakronik okumalarla, bilim ve bilgi anlayışında İslami öncüleri ön plana çıkarmaya çalışmaktadır.

Değerler dinle bütünleştiriliyor

Aynı değişmezci ve özcü yaklaşım değerlerde de göze çarpmakta, mutlak/saltık değerler dizgesi öncelenmektedir. Genel olarak program üç tür değeri ön plana çıkarmaktadır. İlki, neolibaral değerler, ikincisi milli değerler, üçüncüsü ise dini değerlerdir. Fakat neoliberal ve mili değerler son kertede dine indirgenmektedir. Değerleri önceleyen derslerde değerler önce parçalanmakta, din dersleri aracılığıyla Tanrı’ya bağlanarak bütünleştirilmektedir. Sözgelimi, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi derslerinde güncel dini meseleler adlı ünitede, günlük yaşam, gıda ve genetik gibi konular; din ve sosyal hayat ünitesinde sosyal yaşam, haklar ve sorumluluklar ünitesinde hak ve özgürlükler tümüyle dinsel bir çerçeveye oturtulmaktadır. Hatta program yapıcısı değer aşılamaktan bile söz etmektedir. Öte yandan program yapıcısının sözünü ettiği, milli değerleri, ulus devlet öncesinde, girişimcilik ve finansal alana gönderme yapan değerleri, neoliberal dünyadan önce bulmak pek olası değildir; o değerler ulus devlet ve kapitalist koşulların yarattığı değerlerdir. İslami değerler bile, dönemin Arap toplumunun, üretim biçiminin ve yaşam tarzının bir tür türevidir. Program yapıcısı, bilgide olduğu gibi değerler alanında da özcüdür; onların tarihsel, sosyo-kültürel ve sınıfsal temellerini hiçe saymaktadır. Bu yüzden program taslağında evrimselci, ilerlemeci ve tarihselci hiçbir perspektif yoktur; Platon’un ideaları gibi her şey muallakta yani boşluktadır. Bu bakışa uygun olarak programda özcülüğün tavan yaptığı din derslerinin sayısına dokunulmamış; dinsel temalar, değerler adı altında tüm derslere ve etkinliklere yayılmış, din dersleri de tarihsel bağlamdan kopup biçimde ele alınmış, ama buna rağmen, ulusal ve neoliberal değerlerle din arasında sentezler kurmaktan da kaçınılmamıştır.

Homo ahireticus yaratmak istiyorlar

Kısaca söylemek gerekirse, Maarif Modeli’nin ilginç bir strateji ile hazırlandığı söylenebilir. Bu strateji şudur: Önce varlığı çeşitli disiplinler aracılığıyla parçala, bütünsel bakışlı bilimsel ve felsefi teorileri saf dışı et ve parçaları dinle bütünleştir. Bu açıdan programı parçacı bir bakışla inceleyenler, bütünü görmeyenler, programın oldukça bilimsel olduğunu düşünebilir. Unutulmamalı ki, programın temel iddiası holistisizm/bütüncüllüktür; bu bütüncüllüğün neyle sağlandığı bu açıdan çok önemlidir. Programın bütününe odaklanınca, idealist ve dinsel çerçevede yapılanmış bir programla karşılaşılmaktadır. Bu açıdan Maarif Modeli’nin, dinsel-kapitalist-özcü-milliyetçi-tarihsiz bir yaklaşımdan yana tavır aldığı, seküler yaklaşım tarzını, milli ve manevi değerlerimize ters diyerek neredeyse tümüyle dışladığı açıktır. Program yapıcısı, laikliğe doğrudan cephe alınamadığı için, sekülerizmle laiklik arasında kimilerinin yaptığı ayrımı kullanılarak, bir tür şark kurnazlığıyla, sekülerizm eleştirisi adı altında laik düşünce ve değerleri saf dışı etmeye çalışmaktadır. Seküler/laik bakış, özünde varlık, bilgi ve değerlere insan yetileri temelli, tekilci, diyalektik ve evrimsel bir yaklaşımı esas alır. Varlık, bilgi ve değerlere Tanrı merkezli, durağan, özcü bakışa karşı durur. Bu açıdan, programın, varlık, bilgi, değerler ile bir bütün olarak eğitimin örtük bir biçimde İslamileştirilmesini, dinselleştirilmesini erekleyen bir yaklaşım tarzıyla hazırlandığını açıkça ifade etmek gerekir. Programın, bütünsel açıdan bakıldığında, yetkin insan (insan-ı kâmil) adı altında varlık, bilgi ve değere dinsel perspektiften bakan, her şeyi dinle bütünleyen, anlam dünyasını dinde arayan bir tür homo ahireticus (homo escatologicus) yaratacağı ve bu insan tipinin modern dünyada başarılı olamayacağı, modern topluma ve uygarlığa katkı sunamayacağı açıktır. Osmanlı devleti bile, Batı karşısında yenilmeye başlayınca Tanzimat ile birlikte bu tipten vazgeçmiştir. Dolayısıyla taslak modelin yahut taslak programın insan tipinin, varlık, bilgi ve değere bakışının Osmanlı modernleşmesinden bile geriye gittiği aşikârdır.

Etiketler: adaptasyon, biyoloji, ders kitabı, doğal seleksiyon, evrim, evrim kuramı, evrim teorisi, maarif modeli, türlerin dönüşümü, türleşme
GazeteBilim 30 Eylül 2024
Bu Yazıyı Paylaş
Facebook Twitter Whatsapp Whatsapp E-Posta Linki Kopyala Yazdır
Önceki Yazı penis heykelleri Doğanın sıradışı tasarımları: Dikenli, kemikli veya tek kullanımlık
Sonraki Yazı gelişmeler Ördek gagalı dinozordan milyonluk ayak izlerine

Popüler Yazılarımız

krematoryum fırını

Türkiye’de ölü yakma (kremasyon): Hukuken var, fiilen yok

BilimEtik
23 Kasım 2023
cehalet
Felsefe

“Cehalet mutluluktur” inancı üzerine

Eşitleştiren, özgürleştiren, mutlu kılan, bilgi midir yoksa cehalet mi? Mutlu kılan, cehalet mutluluktur sözünde ifade edildiği gibi, bilgisizlik ve cehalet…

12 Ağustos 2023
deontolojik etik
Felsefe

Deontolojik etik nedir?

Bir deontolog için hırsızlık her zaman kötü olabilir nitekim çalma eyleminin özünde bu eylemi (daima) kötü yapan bir şey vardır.

15 Ağustos 2024
Güzel şeyler, özgür seçim süreçlerinin en çirkin şekillerde baskı altına alınmasına rağmen varlığını sürdürmeyi dişiler sayesinde başarır.(Görsel: The Belkin)
Flörtöz Hayvanlar

Ördekler, penisleri ve Amerikan ekonomisi

Yanık türkülerin yeşil başlı gövel ördeklerinden esinlenilen romantizm yalnızca bizim hayallerimizde var; gerçek dünyada bu türlerin aşk hayatları çok daha…

5 Kasım 2024

ÖNERİLEN YAZILAR

Deniz salyangozları, harika renklerini derilerindeki kristallere borçlu!

Bilim insanları deniz salyangozlarının canlı renklerinin, gerçekten de derilerine gömülü binlerce küçük kristalden oluştuğunu biliyor.

Biyoloji
1 Mayıs 2026

Büyük felsefe buluşması: İzmir’de “Georg Lukács” Sempozyumu

"Aklın Savunusu" için büyük buluşma: Türkiye’nin önde gelen düşünürleri, Lukács sempozyumunda bir araya geliyor.

Haber
15 Nisan 2026

Çarpıcı bir adaptasyon: Kuşlar yuvalarını korumak için neden sigara izmaritini kullanıyor?

Bilim insanları kuşların bu evrimsel zekasına hayran kalsalar da, ortadaki büyük ekolojik tehlikeye dikkat çekiyorlar.

Hayvanlar
29 Mart 2026

“Açken kendin değilsin” sözü bilimden geçer not aldı mı?

Açlık genel bir zihinsel sis yaratmıyor ama beyni yemeğe karşı daha hassas hale getiriyor.

Biyoloji
5 Mart 2026
  • Biz Kimiz
  • Künye
  • Yayın Kurulu
  • Yürütme Kurulu
  • Gizlilik Politikası
  • Kullanım İzinleri
  • İletişim
  • Reklam İçin İletişim

Takip Edin: 

GazeteBilim

E-Posta: gazetebilim@gmail.com

Copyright © 2023 GazeteBilim

  • Bilim
  • Teknoloji
  • Felsefe
  • Kültür-Sanat
  • Gastronomi
  • Çocuk

Removed from reading list

Undo
Welcome Back!

Sign in to your account

Lost your password?