Bozayılar; somon balığı, geyik ve diğer avları parçalayan korkutucu etoburlar olabilirler. Fakat, modern türdeşlerinin aksine, Atlas ayıları sıkı vejetaryenlerdi.
Jake Buehler
Çeviri: Sıla Öztürk
GazeteBilim Yazı İşleri
Bozayılar; somon balığı, geyik ve diğer avları parçalayan korkutucu etoburlar olabilirler. Ancak Palaeogeography, Palaeoclimatology, Palaeoecology dergisinde bildiren araştırmacılara göre, Afrika’dan nesli tükenmiş bir alt tür sıkı bir vejetaryendi. Aslında, bu “Atlas ayısının” diyeti, modern akrabalarının avladığı geyiklerinkine dikkate değer derecede benzerdi. Araştırmacılar, hayvanın bu sıra dışı yeme alışkanlıklarının, aslanlar ve leoparlar gibi hiper-etoburlarla rekabetten kaçınmasına yardımcı olmuş olabileceğini söylüyor.
Çalışmaya dahil olmayan Central Lancashire Üniversitesi’nden arkeoloji bilimcisi Jennifer Jones, “Bu harika bir makale!” diyor. “Bozayıların diyetlerinde inanılmaz derecede esnek olduklarına dair bildiklerimizi doğruluyor, bu yüzden oldukça başarılı bir şekilde adapte olabiliyorlar ve kendi nişlerini bulabiliyorlar.”
Adını gezdikleri engebeli Atlas Dağları’ndan alan Atlas ayıları (Ursus arctos crowther), nispeten yakın insan tarihine kadar hayatta kaldılar. Antik Yunanlar ve Romalılar tarafından biliniyorlardı, ancak muhtemelen insan avcılığının bir sonucu olarak, geçtiğimiz birkaç yüzyıl içinde bir zamanda ortadan kayboldular. Coruña Üniversitesi’nden paleontolog Aurora Grandal-d’Anglade, diğer bozayılarla karşılaştırıldığında, küçük patilere ve orantılı olarak uzun pençelere sahip olduklarını söylüyor. Bunun ötesinde, biyolojilerinin çoğu bir gizemdir.
Grandal-d’Anglade ve meslektaşları, Avrupa’daki fosil bozayıların ve mağara ayılarının genetik tarihini inceliyorlar. Bu nedenle, paleontolog Shaymae Iken fosil Atlas ayılarını incelemek isteyerek Fas’tan laboratuvarlarına geldiğinde, ekip bu projenin Güney İspanya’daki bozayı hikayesindeki bazı boşlukları da doldurabileceğini umdu, çünkü popülasyonların antik ailesel bağları olabilirdi.
Projenin ilk kısmı, Atlas ayılarının diyetini belirlemeyi içeriyordu. Araştırmacılar, Fas’ın kuzeyindeki üç bölgeden toplanan ve 11.000 ila 10.000 yıl öncesine tekabül eden Atlas ayılarının kemiklerinden, vücutta yaygın bir yapısal protein olan korunmuş kolajeni çıkardılar. Bir hayvan besin zincirinde ne kadar yukarındaysa, azotun daha ağır varyantlarını (veya “izotoplarını”) o kadar çok biriktirir.
Çalışmaya dahil olmayan Tübingen Üniversitesi’nden biyojeolog Hervé Bocherens, karbon ve azot izotoplarının onlarca yıldır bilim insanlarına antik ayıların diyetleri hakkında çok şey anlattığını söylüyor. Bu kimyasal imzanın, nesli tükenmiş mağara ayıları (Ursus spelaeus) gibi bazı türlerin daha katı bir otobur diyete sahip olduğunu, ancak bozayıların (Ursus arctos) uzun zamandır uyum sağlayabilen hepçiller olduğunu gösterdiğini söylüyor.
Ekip, Atlas ayılarının ağır azot seviyelerinin beklenmedik şekilde düşük olduğunu gördü; hatta birlikte yaşadığı koyun ve antiloplardan bile daha düşüktü, bu da güçlü bir şekilde bitki bazlı bir diyete işaret ediyordu. Grandal-d’Anglade, izotopik imzaların Atlas ayılarının yeşilliklerini etle eşleştirdiğine dair hiçbir belirti vermediğini söylüyor. Hayvanların tam olarak hangi bitkileri yediği belirsiz, ancak özellikle düşük ağır azot seviyeleri, çok miktarda baklagil ve funda tüketilmesiyle açıklanabilir.
Ekip ayrıca balık tüketimine dair hiçbir işaret bulamadı. Grandal-d’Anglade, “Bu merak uyandırıcı, çünkü kıyıya ve nehirlere yakın yaşıyorlardı, bu yüzden bir tür balığa erişimleri olmalıydı.” diyor.
Kuzey Afrika’da sırtlanların ve büyük kedilerin alanı paylaşmasıyla, özel bir otobur beslenmeye geçmek, Atlas ayılarının aynı ekosistemde bir arada yaşamasına izin vermiş olabilir. Jones, bunun için bazı tarih öncesi emsallerin olduğunu söylüyor. Kuzey Amerika’da, son derece etobur olan dev kısa yüzlü ayı (Arctodus simus) yok olduğunda, yerel bozayılar rahatladı ve daha et ağırlıklı bir menüye geçti, diyor. Tersine model, nispeten otobur olan mağara ayılarının nesli tükendiğinde Avrupa’daki bozayılarda meydana geldi. Jones, Atlas ayılarının eti geride bırakarak bin yıllar boyunca hayatta kalmak gibi benzer bir stratejiyi takip etmiş olabileceğini söylüyor.
Kaynakça:
Extinct brown bear had a surprising diet | Science | AAAS

