Orta Çağ’da yaşamış Alman bir tüccara ait olduğu düşünülen küçük bir kişisel not defteri, yüzyıllar boyunca mükemmel bir durumda hayatta kalarak günümüze ulaştı. Yapılan ilk incelemelere göre, bu küçük hesap defteri yaklaşık 700 ila 800 yıl öncesine dayanıyor.
Michelle Starr
Çeviri: Sıla Öztürk
GazeteBilim Yazı İşleri
Telefonunuzun elinizden kayıp tuvaletin o bembeyaz, dipsiz boşluğuna düşüşünü çaresizce izlediyseniz endişelenmeyin; bunun yüzlerce yıl öncesine dayanan bir emsali var. Ancak telefonunuzun aksine, Orta Çağ’da yaşamış Alman bir tüccara ait olduğu düşünülen küçük bir kişisel not defteri, yüzyıllar boyunca mükemmel bir durumda hayatta kalmasını sağlayacak tam da doğru yere düşmüş.
Yapılan ilk incelemelere göre, bu küçük defter yaklaşık 700 ila 800 yıl öncesine dayanıyor. Üstelik o kadar olağanüstü bir şekilde korunmuş ki, araştırmacılar balmumu kaplı sayfalarına kazınmış yazıları okuyabileceklerini düşünüyorlar.
Almanya’daki LWL (Westfelya-Lippe Kültür Derneği) Kültür İşleri Sorumlusu arkeolog Barbara Rüschoff-Parzinger, “Kulağa tuhaf geliyor ama biz arkeologlar için tuvaletler neredeyse her zaman birer hazine sandığıdır” diyor. “Lübeck ve Lüneburg’da da benzer nemli toprak yapısının buluntuları koruduğu, Orta Çağ’a ait benzer eserler biliniyor. Ancak başka hiçbir vakada, bu kitapta olduğu gibi tüm bir kitap arkeolojik bir buluntu olarak bütünüyle korunamamıştı.”
Ahşap ve deri gibi organik ürünler, zamanın yıpratıcı etkilerine karşı kolay kolay dayanamaz. Oksijenle etkileşim ve biyolojik maddeleri parçalayan bakterilerin varlığı, genellikle bu malzemelerin koruma koşullarına ulaşamadan çürümesine neden olur. Foseptik çukurları, çöplükler ve tuvaletler gibi suyla doymuş atık alanları ise şaşırtıcı bir istisnadır; buralarda oksijen seviyeleri, daha bol oksijenli ortamlarda gerçekleşecek çürüme süreçlerini durduracak kadar düşük olabilir.
Bir Orta Çağ bataklığını veya foseptiğini kazmak pek prestijli bir iş gibi görünmeyebilir, ancak tam da bu nedenle tuvaletler arkeolojik açıdan birer altın madenidir. Bahsi geçen bu tuvalet, Almanya’nın Paderborn kentindeki arkeolojik çalışmalar sırasında keşfedildi ve 13. veya 14. yüzyıla tarihlendiriliyor.
Orada bulunan ve birçok Orta Çağ insanının midesinden çıkıp bugüne kadar hâlâ kokusunu korumuş sindirilmiş atıkların arasından, 10’a 7,5 santimetre boyutlarında küçük, dikdörtgen bir nesne çıkarıldı. Daha yakından yapılan bir inceleme, bunun güzelce kabartılmış deri bir kapağa sahip, balmumuyla kaplı bir dizi ahşap sayfadan oluşan bir nesne olduğunu ortaya çıkardı; yani Orta Çağ’da not almak için kullanılan bir balmumu tablet kitap.

Yumuşak balmumu üzerine yazı yazmak için sivri uçlu bir yazı kalemi (stilus) kullanılır; kalemin diğer ucunda ise balmumunu kazıyarak yeni notlar için temiz bir yüzey bırakan küt, spatula şeklinde bir uç yer alır. LWL arkeologlarından Sveva Gai, “Kitabı kim yazdı ve kitap ne amaçla kullanıldı? İlk tahminler, Paderbornlu bir tüccarın ticari işlemlerini ve düşüncelerini not etmek için bu kitabın yazarı olabileceğini gösteriyor.” diyor. “Tüccarlar eğitimli insanlardı; o dönemdeki çoğu insanın aksine hem okuma hem de yazma biliyorlardı.”
Titiz bir temizlik sürecinin ardından buluntunun gerçek boyutu ortaya çıktı. Kitap, 8’i çift taraflı, kapaklara bitişik olan ilk ve son iki sayfası ise tek taraflı olmak üzere toplam 10 sayfadan oluşuyor.
Ve bu sayfaların birçoğunda, orijinal sahibinin sıkışık el yazısı hâlâ görülebiliyor. LWL konservatörü Susanne Bretzel, “Kitabın iç sayfaları birbirine o kadar sıkı bağlanmıştı ki iç kısımlarda hiç kir yoktu, bu yüzden sadece dışını temizlemem yetti.” diyor. “Ahşap da eğrilmediği için balmumu hâlâ bozulmamış durumda ve yazının kendisi kolayca okunabiliyor.”
İnceleme ekibi, bu yazıların tek bir kişi tarafından kaleme alındığını tespit etti. Ancak bu kişi silme konusunda biraz özensiz davranmış gibi görünüyor; zira bazı metinler, daha eski bir metnin silik izlerinin üzerine yazılmış. Diğer yandan, üzerinde zambak (fleur-de-lis) deseni güzelce kabartılmış deri cilt ve kullanılan dilin Latin dilli olması, bu kişinin daha varlıklı bir sosyal sınıftan olduğuna işaret ediyor.
Araştırmacıların önünde yapacak çok iş var. Kitabın yaşını ve yapımında kullanılan malzemelerin türlerini belirleyerek sahibi hakkında daha fazla bilgi edinmeyi umuyorlar.
Bununla birlikte, kitabın mükemmel durumuna ve okunabilirliğine rağmen, sayfalarda tam olarak ne yazdığını çözmek oldukça titiz ve sabırlı bir çalışma gerektirecek.
Rüschoff-Parzinger, “Metni deşifre etmek bu alanın uzmanları için bile kolay değil.” diye açıklıyor. “Ayrı ayrı kelimeler tanınabiliyor ancak bazı kelimeler yanlış yazımlarla bozulmuş olabileceğinden, metnin tam olarak yazıya dökülmesi biraz zaman alacak.”
Alandaki çalışmalar devam ediyor ancak tuvaletin lüks bir tuvalet olduğuna dair başka ipuçları da var: İçinde, araştırmacıların üst tabaka tarafından tuvalet kağıdı olarak kullanıldığına inandığı ipek kumaş parçaları bulundu.
Biz modern halk tabakası ise sadece kanalizasyonları tıkayan ıslak mendil dağlarıyla uğraşaduralım…
Kaynakça:
Scientists Found a Notebook in a Medieval Toilet, And It’s Still Legible : ScienceAlert

