Kulaktan dolma yanlış bilgilerin aksine, kenelerden korkmak yerine onları tanımak ve doğru korunma yöntemlerini bilmek bizi her türlü riskten uzak tutacaktır. Bu rehber; kenelerin yapısal özelliklerini tanımak, riskli bölgeleri ayırt etmek ve doğayla güvenli bir bağ kurarak zaman geçirmeniz için alınması gereken bilimsel ve pratik önlemleri sunmak amacıyla hazırlanmıştır.
Doç. Dr. Olcay Hekimoğlu
Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi, Biyoloji Bölümü, Ekoloji A.B.D
Röportaj: Emre Çevik
GazeteBilim Yazı İşleri
Havaların ısınmasıyla birlikte kendimizi piknik alanlarına, doğa yürüyüşlerine, kamp aktivitelerine veya bahçe işlerine bıraktığımız şu günlerde, doğada yalnız olmadığımızı unutmamamız gerekiyor. Biyoçeşitliliğin zengin olduğu coğrafyamızda, ekosistemin bir parçası olan eklembacaklılar farklı yaşam alanlarında karşımıza çıkmaktadır. Bu canlı grupları arasında hem insan hem de hayvan sağlığı üzerindeki doğrudan etkileri nedeniyle en çok dikkat edilmesi gerekenlerin başında ise keneler gelmektedir. Doğal yaşam alanlarının minik ama taşıdıkları riskler açısından oldukça büyük üyeleri olan bu canlılar, özellikle ilkbahar ve yaz aylarında artan açık alan aktivitelerimizle birlikte oldukça aktif hale geliyor ve kene maruziyeti riskini de beraberinde getiriyor.
Kulaktan dolma yanlış bilgilerin aksine, kenelerden korkmak yerine onları tanımak ve doğru korunma yöntemlerini bilmek bizi her türlü riskten uzak tutacaktır. Halk sağlığını tehdit eden Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) ve Lyme gibi ciddi enfeksiyonların önlenmesinde en etkili güç; doğru bilgi, farkındalık ve doğru müdahaledir.
Peki, kene tam olarak nedir ve nasıl ayırt edilir? Hangi alanlarda daha çok dikkatli olmalıyız? Üzerimizde bir kene fark ettiğimizde paniklemeden atmamız gereken ilk ve en doğru adım ne olmalıdır?
Bu rehber; kenelerin yapısal özelliklerini tanımak, riskli bölgeleri ayırt etmek ve doğayla güvenli bir bağ kurarak zaman geçirmeniz için alınması gereken bilimsel ve pratik önlemleri sunmak amacıyla hazırlanmıştır. İşte doğada hayat kurtaracak o kritik sorular ve yanıtları…
Kene nedir ve nasıl ayırt ederiz?
Kene, eklembacaklılar sınıfına ait, insan ve hayvanlardan kan emerek beslenen bir dış parazittir. Keneler, örümceğimsiler (Aracnida) sınıfında yer alır. Ergin bir kenenin 8 bacağı bulunur, baş ve gövde kısmı tek bir parça gibi birleşmiştir. Karınca veya arılarda olduğu gibi belirgin bir bel ya da vücut boğumu yoktur. Genellikle yassı veya oval şekillidir. Keneler uçamaz ve pireler gibi zıplayamaz. Kan emmemiş bir kene oldukça küçüktür. Ancak kan emdikçe vücutları şişer, bezelye tanesi büyüklüğüne ulaşabilir Çeşitli hastalık etkenlerini taşıyabilmeleri nedeniyle keneler ciddi sağlık riskleri oluşturur. Bu hastalıkların en önemlilerinden biri, ölümcül seyreden Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA)’dir.
Doğamızda kaç çeşit kene var?
Kesin tür sayısı güncel çalışmalarla değişmekle birlikte, dünyada yaklaşık 900, Türkiye’de ise 50’den fazla kene türünün varlığı bildirilmiştir. Hastalık taşıyabilen, yani vektör olarak rol oynayan kene türlerinin büyük bölümü sert kene ailesi (Ixodidae) içinde yer alır.
Her kene hastalık taşır mı ve hangi kene türleri insanlar için risklidir?
Her kene hastalık taşımaz. Bu nedenle vücuda tutunan her kenenin hastalık yapacağı düşünülmemelidir. Ancak bazı kene türleri, enfekte olduklarında insanlara çeşitli hastalık etkenlerini bulaştırabilir.
Türkiye’de özellikle dikkat edilmesi gereken türlerden biri KKKA hastalığının vektörü Hyalomma marginatum’dur. Bu kenenin ayırt edici özellikleri arasında uzun ağız yapısı, çizgili bacaklar, diğer türlere göre daha iri ve hareketli olması sayılabilir. Türkiye’de KKKA açısından riskli bölgeler, özellikle İç Anadolu’nun kuzeyi, Orta ve Doğu Karadeniz’in iç kesimleri ile Doğu Anadolu’nun bazı illeridir. Avrupa’da Lyme hastalığı ve kene kaynaklı ensefalitin vektörü Ixodes ricinus türü keneler de Türkiye’de, özellikle nemli, ormanlık ve yaprak örtüsünün yoğun olduğu alanlarda görülebilir. Bu tür ülkemizin Karadeniz ve Trakya bölgelerinde dağılım göstermektedir.
Kenelere en fazla yılın hangi zamanında maruz kalırız?
Kenelere maruz kalma riski, hem kenelerin mevsimsel aktivitesine hem de insanların doğayla temasının arttığı dönemlere bağlıdır. İlkbaharın gelişiyle birlikte keneler aktifleşmeye başlar. Haziran ve temmuz ayları ise riskin en yüksek olduğu dönemlerdir. Bu aylarda hem kene yoğunluğu artar hem de insanların piknik, kamp, tarla, bahçe ve hayvancılık gibi açık alan etkinlikleri daha sık hale gelir. Bu nedenle ilkbahar sonu ve yaz aylarında, özellikle otluk, çalılık, ormanlık ve hayvanların bulunduğu alanlarda kene açısından daha dikkatli olunmalıdır.
Keneler sadece ormanlık alanda mı bulunur?
Hayır, keneler kesinlikle sadece ormanlık alanlarda bulunmaz. Ormanlar, bazı kene türleri (özellikle nemli ortamları tercih eden Ixodes türleri) için uygun yaşam alanları olsa da, birçok kene türü açık arazilerde, kırsal bölgelerde, mera ve otlaklarda, tarım alanlarının çevresinde ve çalılık alanlarda da bulunur. Örneğin, Türkiye’de Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) vektörü Hyalomma marginatum türü, sık ve yoğun ormanları değil; kurak veya yarı kurak iklime sahip, uzun otların ve bodur çalıların bulunduğu açık alanları tercih eder. Bu nedenle bozkır, mera, tarla kenarı ve hayvancılığın yoğun olarak yapıldığı bölgelerde kene ile karşılaşma riski oldukça yüksektir.
Kısacası, kene riski yalnızca ormanlarla sınırlı değildir. Uzun otların, çalıların ve yabani ya da evcil hayvanların bulunduğu her türlü doğal alanda kenelerle karşılaşmak mümkündür.
Üzerimizde kene yapıştığında yapabileceğimiz en iyi müdahale nedir?
Vücudunuza tutunmuş bir kene fark ettiğinizde yapabileceğiniz en doğru müdahale, keneyi mümkün olan en kısa sürede, ezmeden ve üzerine herhangi bir kimyasal madde (kolonya, alkol, yağ, deterjan vb.) dökmeden çıkarmaktır. Bunun için bir pens, ince uçlu cımbız veya eldiven kullanabilirsiniz. Kene, deriye en yakın noktadan dikkatlice kavranmalı ve yavaş, sabit bir hareketle çekilerek çıkarılmalıdır. Çıkarma sırasında kenenin ezilmemesine ve parçalanmamasına özen gösterilmelidir.
Birçok kene kaynaklı hastalıkta, hastalık etkeninin insana geçiş riski kenenin tutunma süresi uzadıkça artar. Bu nedenle kenenin erken fark edilip çıkarılması, enfeksiyon riskini azaltan en önemli faktörlerden biridir.
Kene çıkarıldıktan sonra tutunduğu bölge sabun ve suyla temizlenmeli, kişi önümüzdeki günlerde ateş, halsizlik, baş ağrısı, kas ağrısı veya döküntü gibi belirtiler açısından kendini izlemelidir. Herhangi bir belirti gelişmesi durumunda vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.
Doğa yürüyüşü ya da piknik gibi etkinliklerde nasıl kendimizi muhafaza ederiz?
Kene ile temasın önlenmesinde en etkili yöntemler; uygun kıyafet seçimi, düzenli vücut kontrolü ve kenelerin erken fark edilerek uzaklaştırılmasıdır.
Doğada geçirilen zamanlarda kene temasını önlemek için bazı basit ancak etkili önlemler alınabilir. Öncelikle açık renkli kıyafetler tercih edilmelidir. Bu sayede üzerinize tırmanan koyu renkli keneleri daha kolay fark edebilirsiniz. Keneler genellikle ot ve çalıların bulunduğu alanlarda, özellikle ayak bileği seviyesinden vücuda tutunmaya başlar. Bu nedenle uzun paçalı pantolon giymek, pantolon paçalarını çorapların içine sokmak ve mümkün olduğunca kapalı ayakkabılar tercih etmek gerekmektedir.
Eve döndüğümüzde vücudumuzda en öncelikli bakmamız gereken yerler neredir?
Eve döndüğünüzde hem kıyafetlerinizi hem de tüm vücudunuzu dikkatlice kontrol etmeniz önemlidir. Keneler genellikle derinin ince, sıcak ve nemli bölgelerine tutunmayı tercih eder. Bu nedenle özellikle şu bölgeler dikkatle incelenmelidir:
Koltuk altları
Boyun ve kulak arkaları
Saçlı deri ve saç dipleri
Kasık bölgesi ve bacak araları
Bel çevresi
Diz arkaları
Göbek deliği ve çevresi
Göğüs altları
Çocuklarda ense ve saçlı deri
Ayrıca doğada kullanılan kıyafetler çıkarıldıktan sonra mümkünse yüksek sıcaklıkta yıkanmalıdır. Evcil hayvanlarla doğaya çıkılmışsa onların da kene yönünden kontrol edilmesi unutulmamalıdır.
– Çok teşekkür ederiz.
– Ben teşekkür ederim.

