Fanatiklere göre ideal bir model zaten kurulmuştur veya vahyedilmiştir ve bundan sonra yapılması gereken ister rızaen, ister cebren bu modeli uygulamaktır.
Bazı düşünürler, Dünya’yı bir din, bir ideoloji, bir felsefe veya daha doğrusu bunlardan türetilmiş bir “dünya görüşü” ile biçimlendirmek ve yönetmek isterler; ancak yöntemleri konusunda iki kısma ayrılırlar:
1. Bir kısmı, Dünya’nın ve toplumsal yapının değişen durumlarını göz önünde bulundurarak süreç içinde dünya görüşlerinde bazı değişikler yapar.
2. Bir kısmı ise buna asla yanaşmaz.
İşte, fanatikler bu ikinci grup düşünürler arasından çıkar. Onlara göre, ideal bir model zaten kurulmuştur veya vahyedilmiştir ve bundan sonra yapılması gereken ister rızaen, ister cebren bu modeli uygulamaktır.
Birçok fanatizm[1] çeşidi vardır; ancak en tehlikeli olanı veya başka bir değişle beşeriyet açısından en zararlı olanı, hiç şüphe yoktur ki bir dinden veya mezhepten kaynaklanan fanatizm türleridir; çünkü bu türlerin mümessili olan fanatikler, kendi dünya görüşlerinin Tanrı veya onun Dünya’daki temsilcisi olan halifeleri, imamları, şeyhleri ve diğerleri tarafından teşkil edildiğine ve dolayısıyla hiçbir dünyevî koşul altında değiştirilmesinin mümkün olmadığına inanırlar.
Birçok İslâm Ülkesi, bugün maalesef bu türden bir fanatizmin esareti altındadır.
Şimdi şu soruya yanıt vermek gerekecektir:
Fanatizmden nasıl kurtulabiliriz?
En tehlikeli olanı veya başka bir değişle beşeriyet açısından en zararlı olanı, hiç şüphe yoktur ki bir dinden veya mezhepten kaynaklanan fanatizm türleridir.
Kurtuluşun birbiriyle ilişkili iki elzem şartı vardır:
1. Laiklik
Şayet, “Dünya İşleri” ile “Din İşleri” birbirinden kesin olarak ayrılır ve dünya işleri “Dünya-Adamları”na terk edilirse, en şiddetli fanatizm türlerinden olan dinsel fanatizmden kurtuluşun önü açılır.
Nitekim CHP’nin 14 Mayıs 1931’deki programında yer verdiği laiklik tanımı da bu fikre uygundur:
“Fırka, devlet idaresinde bütün kanunların, nizamların ve usullerin ilim ve fenlerin muasır medeniyete temin ettiği esas ve şekillere ve dünya ihtiyaçlarına göre yapılmasını ve tatbik edilmesini prensip kabul eder. Din telakkisi vicdani olduğundan Fırka, din fikirlerini devlet ve dünya işlerinden ve siyasetten ayrı tutmayı milletimizin muasır terakkide başlıca muvaffakiyet amili görür.”[2]
2. Bilim
Dünya işleri, başka bilgi türleriyle de çözüme ulaştırılabilir, ancak bugüne kadar insanlığın üretebilmeyi başardığı en doğru ve en güvenilir bilgi türü [Eskiler’in değişi ile “Yakînî İlim”] bilim olduğuna göre, makul olan yöntem önce bilimden istifade etmeye çalışmaktır.
Eğer bu öneri, kararlı bir biçimde uygulanacak olursa, toplumun fanatizme düşme ve böylece hem kendisine, hem de insanlığa karşı büyük suçlar veya günahlar işleme ihtimali ortadan kaldırılabilecektir.
Laiklik ve Bilim, fanatizmin ilacıdır!
[1] “Fanatizm”, aslen Latince “fanatice” (coşkun, esrik, öfkeli) kelimesinden türetilmiş Fransızca bir kavramdır.
[2] Yasemin Doğaner ve Mehmet Temel, “Atatürk ve Laiklik”, Atatürk Ansiklopedisi, https://ataturkansiklopedisi.gov.tr/bilgi/ataturk-ve-laiklik/, 31.05.2023.

