Derslerimde doğal seçilim tabirini kullandığımda “doğanın yapmış olduğu seçim” şeklinde anlaşıldığını kavramam fazla uzun sürmedi. Her ne kadar burada kastedilenin bu değil, “doğal ortamda gerçekleşen seçme/seçilme süreci” olduğunu anlatmaya çabalasam da “seçme” işi kafaları karıştırıyordu.
Bir kavramın Türkçedeki serüveni
Dilimizde yaygın olarak kullanılan kimi bilimsel terim ve kavramların bir türlü yerli yerine oturmadığını hepimiz yaşamışızdır. Öyle terimler vardır ki ne kullananın kafasında net bir resim vardır, ne de terimle karşılaşan kişinin “bu terim neyi ifade ediyor” sorusuna doyurucu bir cevabı… Bulunan karşılık Türkçeye yerleşmiş kelimelerden oluşsa da muğlaklığının verdiği bir huzursuzluk vardır hep içimizde. Aslında bu yaşadığımız durum bir yönüyle olağandır, çünkü bilimsel üretim ve bilim yapma pratiği belli bir dünya görüşünün ve yaşam biçiminin ürünüdür. Bu nedenle bir dilde (kültürde) üretilen bilimsel kavram başka dillere aktarılırken anlam açısından kayıplar ve kaymalar meydana gelir. Bu beklenen bir durumdur.
Charles Darwin tarafından sistemleştirilen ve tüm canlılığı bütüncül olarak kavramamızı sağlayan evrim kuramının temel mekanizması olan natural selection kavramının Türkçeye kazandırılma serüveni de bu çeviri kazasından payını almıştır. Aşağıda da değinileceği gibi, dilimizde bu süreci karşılamak için kullandığımız en yaygın terim olan doğal seçilim ciddi bir anlam kaymasına yol açmış gibi görünmektedir. Bu tespiti, kendi izlenimlerime dayalı olarak söylüyorum; ne derece geçerli olduğunun ortaya çıkarılması ayrı bir çalışmanın konusudur.
Kendi deneyimlerimden hareketle söyleyecek olursam, evrim kuramının temel kavramı için lise yıllarımda metinlerde karşılaştığım terimler evolusyon ve tabii seleksiyon’du. Sanırım bu kavramlarla haşır neşir olmam, Atıf Şengün’ün Evolusyon başlığını taşıyan kitabının ilk baskısıyladır (kitabın son baskısı için bkz. Şengün, 1994). İlk baskıda kitabın başlığında yalnızca “Evolusyon” kelimesi vardı, anlaşılan “Evrim” kelimesi sonraki baskılarda eklenmişti. Evrime ilişkin bu kavramlar her ne kadar orijinal metne sadık kalınarak Türkçeye aktarılmışsa da zihin dünyamda çok fazla bir şey ifade etmiyordu. Bir şeyleri kafamda tam oturtamamanın huzursuzluğunu yaşıyordum. İşin ilginç tarafı öğretmenlerim dâhil olmak üzere çevremdeki “bilgili insanlar” da çok aydınlatıcı ve tatmin edici cevaplar veremiyorlardı. Konuya ilgi duyan arkadaşlarımın durumu da benden çok farklı değildi.
Evrime ilişkin bu kavramlar her ne kadar orijinal metne sadık kalınarak Türkçeye aktarılmışsa da zihin dünyamda çok fazla bir şey ifade etmiyordu.
Doğal seçilim
Natural selection’u kendi dilimizde ifade edemezsek bilim tarihinin en devrimci açıklamalarından birini nasıl içselleştirip zihin dünyamızı temellendirecektik? Lise yıllarımda kafama takılan bu soru 1980’li yılların başlarında, üniversite sıralarında da devam etti. Bu dönemde, ilk olarak kim tarafından ve nerede kullanıldığını bilmesem de doğal seçme kavramının yaygınlaşmaya başladığını dipnot olarak düşmeliyim. Kanımca, Öner Ünalan’ın Türlerin Kökeni çevirisinde bu terimlerin tercih edilmesinin yaygınlaşmada hatırı sayılır bir payı olmuştu (çevirinin ikinci baskısı için bkz. Darwin, 1976).
Darwin’in Türkçe çevirisinde kullanılan bu karşılık bir şekilde doğal seçilim haline dönüştü. Ve o kadar yaygınlaştı ki günümüzde neredeyse standart kullanım haline geldi. Nitekim elektronik ortamda bilimsel çalışma ve taramalarda yaygın olarak başvurulan Google Akademik sitesine “doğal seçilim” kavramı girildiğinde (tırnak işaretleri ile) toplam 1470 kullanım sayısıyla karşılaşılır. Ülkemizde evrim konusunda en fazla bilinen sitelerden biri olan Evrim Ağacı’nın tarama sekmesine aynı terimler girildiğinde ise 3310 kullanımın olduğu görülür. Bu veriler, “doğal seçilim” kavramının ne kadar yaygınlaştığının ve neredeyse “standart” kullanım haline geldiğini gözler önüne sermekte.
Evrim düşüncesinin en temel kavramı olan natural selection için Türkçede en iyi karşılık “doğal seçilim” midir? Konuya kafa yoran ve eğitimini veren bir kişi olarak bu soruya olumlu yanıt veremem. Derslerimde doğal seçilim tabirini kullandığımda “doğanın yapmış olduğu seçim” şeklinde anlaşıldığını kavramam fazla uzun sürmedi. Her ne kadar burada kastedilenin bu değil, “doğal ortamda gerçekleşen seçme/seçilme süreci” olduğunu anlatmaya çabalasam da “seçme” işi kafaları karıştırıyordu. “Seçme” sonuçta bir öznenin farklı seçeneklerden birini ya da birkaçını tercih etmesini ifade ediyordu. Yani işin içinde “tercih” eden, yani “seçen” bir “üst irade” vardı ve bu işi de “doğa” yapıyordu. Bu şekilde anlatıldığında öğrenci ya da okuyucu ister istemez evrimi bir üst iradenin yaptığı seçimler manzumesi olarak anlamakta ve zihin dünyasını bu temeller üzerine şekillendirmektedir. Bu da Darwinci evrim anlayışının tamamen dışladığı erekselliği (teleoloji) alıp sürecin kalbine yerleştirmekle eş anlamlı.

Doğal ayıklanma
Darwin ve Wallace’ın tanımladığı şekliyle natural selection’u Türkçe daha uygun bir karşılıkla ifade edemez miyiz? Ne zaman karşılaştığımı tam olarak anımsamıyorum ama üniversite yıllarımın son dönemlerinde bir yerde “doğal ayıklanma” tabiriyle karşılaştım. Bu ikinci karşılığın doğal seçilimden daha iyi bir karşılık olduğu rahatlıkla ifade edilebilir. Öncelikle bu yeni karşılıkta “seçme, seçim, seçilim” yok, yerine “ayıklama, ayıklanma” var. Doğanın “seçme” yapmasından ziyade “ayıklaması”, daha doğrusu hayatta kalma çabasında ayıklanması hem Türkçenin ruhuna hem de Türlerin Kökeni’nde tanımlanan sürece daha uygun düşmektedir. Ayıklanma, seçilimin tersine, bir üst iradeyi ima etmekten ziyade “doğada hayata tutunmaya çalışan” organizmaları imliyor ve evrimin teleolojik bir süreç olmadığına gönderme yapıyor.
Ayıklanma, seçilimin tersine, bir üst iradeyi ima etmekten ziyade “doğada hayata tutunmaya çalışan” organizmaları imliyor ve evrimin teleolojik bir süreç olmadığına gönderme yapıyor.
Peki, daha iyi bir karşılık olarak gördüğümüz bu kavram dilimizde yaygın olarak kullanılıyor mu? Sorunun cevabını, yukarıda isimlerini verdiğimiz web sitelerinde bulabiliriz. Google Akademik sitesinde “doğal ayıklanma” ibaresi 410 (karş. yukarıda 1470), Evrim Ağacı sitesinde ise yalnızca 2 (karş. yukarıda 3310) kez kullanılmıştır. Google Akademik sitesindeki girdilere yakından bakıldığında, “doğal ayıklanma” teriminin daha çok konuya felsefe ve tarih bakış açısıyla yaklaşan çalışmalarda tercih edildiği, antropolojide ise (örneğin bkz. Kottak, 2016) görece geç zamanlarda kullanılmaya başlandığı görülmektedir. Öte yandan, ülkemizde evrim düşüncesini birinci elden açıklamaya ve anlatmaya çalışan ve bu alanda eğitim gören kişilerce hazırlanan Evrim Ağacı sitesinde neredeyse hiç kullanılmamış olması ibretlik bir durum gibi görünmektedir. Bu, evrimi topluma açıklamamızda/anlatmamızda ilk düğmeyi yanlış iliklediğimiz anlamına gelmektedir.
Yazımızın sonunda, tekrar başlığa dönüp orada yer alan sorumuza cevap verecek olursak; Darwinci evrim anlayışının temel mekanizmasının Türkçedeki karşılığı “doğal seçilim” değil, “doğal ayıklanma” olmalıdır.
Kaynaklar
Darwin CR. (1976) Türlerin Kökeni. (2. Baskı) (Çev. Öner Ünalan) Ankara: Onur Yayınları.
Kottak CP. (2016) Antropoloji: İnsan Çeşitliliğinin Önemi. (16. Edisyon) (Çev. Derya Atamtürk, İzzet Duyar, Okan Özler, M. Utku İçen). Ankara: De Ki.
Şengün A. (1994) Evrim – (Evolusyon). İstanbul: Beta Basım Yayım.

