GazeteBilim
Destek Ol
Ara
  • Anasayfa
  • Bilim
  • Teknoloji
  • Felsefe
  • Kültür-Sanat
  • Gastronomi
  • Çocuk
  • Etkinlikler
    • Astronomi Dersleri
    • Çağdaş Epistemoloji Dersleri
    • Davranış Nörolojisi Dersleri
    • Eğitimciler İçin Yapay Zekâ Okur-Yazarlığı Dersleri
    • Epigenetik Dersleri
    • Evren ve Kozmoloji Dersleri
    • Evrim Dersleri
    • Bilim Tarihi Dersleri
    • Hegel Dersleri
    • İnsan Felsefesi Dersleri
    • Kapitalizmin Tarihsel Gelişimi ve İktisadi Düşünce Dersleri
    • Konuşmaktan Korkmuyorum
    • Kuantum Mekaniği ve Yorumları Dersleri
    • Marx Dersleri
    • Nörobilim Dersleri
    • Nörodilbilim Dersleri
    • Nörohukuk
    • Nörofelsefe Dersleri
    • Nöroperspektifler
    • Nöropsikanaliz Dersleri
    • Öğrenilmiş Çaresizlik
    • Teizm, Deizm, Agnostisizm ve Ateizm Dersleri
    • Teoloji, Bilim ve Felsefe Tartışmaları
    • Zihin Dersleri
  • Biz Kimiz
  • İletişim
Okuyorsun: Akdeniz kurursa ne olur?
Paylaş
Aa
GazeteBilimGazeteBilim
Ara
  • Anasayfa
  • Bilim
  • Teknoloji
  • Felsefe
  • Kültür-Sanat
  • Gastronomi
  • Çocuk
  • Etkinlikler
    • Astronomi Dersleri
    • Çağdaş Epistemoloji Dersleri
    • Davranış Nörolojisi Dersleri
    • Eğitimciler İçin Yapay Zekâ Okur-Yazarlığı Dersleri
    • Epigenetik Dersleri
    • Evren ve Kozmoloji Dersleri
    • Evrim Dersleri
    • Bilim Tarihi Dersleri
    • Hegel Dersleri
    • İnsan Felsefesi Dersleri
    • Kapitalizmin Tarihsel Gelişimi ve İktisadi Düşünce Dersleri
    • Konuşmaktan Korkmuyorum
    • Kuantum Mekaniği ve Yorumları Dersleri
    • Marx Dersleri
    • Nörobilim Dersleri
    • Nörodilbilim Dersleri
    • Nörohukuk
    • Nörofelsefe Dersleri
    • Nöroperspektifler
    • Nöropsikanaliz Dersleri
    • Öğrenilmiş Çaresizlik
    • Teizm, Deizm, Agnostisizm ve Ateizm Dersleri
    • Teoloji, Bilim ve Felsefe Tartışmaları
    • Zihin Dersleri
  • Biz Kimiz
  • İletişim
  • Destek Ol
Bizi Takip Edin
  • Biz Kimiz
  • Künye
  • Yayın Kurulu
  • Yürütme Kurulu
Copyright © 2023 Gazete Bilim - Bütün Hakları Saklıdır
GazeteBilim > Blog > Bilim > Ekoloji > Akdeniz kurursa ne olur?
Ekoloji

Akdeniz kurursa ne olur?

Yazar: GazeteBilim Çeviri Yayın Tarihi: 13 Kasım 2024 6 Dakikalık Okuma
Paylaş
Akdeniz'in izolasyonunun fauna ve florası üzerindeki etkisi felaketle sonuçlanmış, ekosistemlerinin çoğu yok olmuştu. (Görsel: Pinterest)
Akdeniz'in izolasyonunun fauna ve florası üzerindeki etkisi felaketle sonuçlanmış, ekosistemlerinin çoğu yok olmuştu. (Görsel: Pinterest)

İnsanlar Akdeniz’i kurutup dev bir tuz gölüne dönüştürseydi ne olurdu? Yaban hayatı hayatta kalır mıydı ya da ne kadar zamanda kendini toparlayabilirdi? Bunlar son derece teorik sorular gibi görünebilir, ancak araştırmalar gösteriyor ki 5,5 milyon yıl önce, Miyosen döneminin sonunda, doğal güçlerin basit bir sonucu olarak Akdeniz kurumuştu.

Daniel García-Castellanos
Çeviri:
Okan Nurettin Okur

1970’lerden bu yana, birkaç nesil deniz jeologu ve jeofizikçi Akdeniz’in derinlerinde gömülü olan bir ila üç kilometre kalınlığında bir tuz tabakasının varlığını doğrulamışlardır. Bu, Akdeniz’in dünyanın geri kalan okyanuslarından izole edildiği kısa bir döneme tanıklık eden neredeyse bir milyon kilometreküplük tuzdur. Jeolojik açıdan kısa bir dönemdir, çünkü yaklaşık 190.000 yıl sürmüştür. Sebebi ise levha tektoniğiydi. Bugün her yıl iki santimetreye kadar yaklaşmaya devam eden iki kıta arasında sıkışan Akdeniz havzasının Atlantik’le bağlantısı kesildi. Bölgenin kurak iklimi nedeniyle suları hızla buharlaştı ve geride büyük miktarda tuz bıraktı. Messinian tuzluluk krizi (Messinian Miyosen’in son dönemidir) olarak bilinen bu olay, 65 milyon yıl önce uçamayan dinozorları yok eden ve Mesozoik dönemi sona erdiren meteordan bu yana Dünya’nın yaşadığı en büyük yok oluş olayıdır.

Akdeniz pek çok canlı türü için yaşam merkezidir.

Akdeniz ile Atlantik arasındaki son bağlantı kanalının kapanması, 5,96 milyon yıl önce Messiniyen tuzluluk krizine yol açmıştır. Eskiden Akdeniz’e dökülen nehirler kıtanın kenarlarında derin boğazlar açmıştır. Buharlaşma sularda tuz doygunluğuna ve bir kilometreden daha kalın tuz tabakalarının çökelmesine neden olmuştur. Kuruyan denizin en derin kısımlarında sadece göller kalmıştır.

İlk sorumuzu yanıtlamak için jeomühendislik deneylerine gerek yoktur. Peki bu büyüklükte bir çevresel kriz karşısında deniz yaşamı ne kadar dirençlidir?

Bu sorunun yanıtı, Viyana Üniversitesi’nden Konstantina Agiadi liderliğinde 28 bilim insanının işbirliğiyle yürütülen bir çalışma sonucunda Science dergisinde yayımlandı.
Akdeniz’de 12 ila 3,6 milyon yıl öncesine ait tüm fosil örneklerinin bir araya getirilmesiyle elde edilen sonuçlar, Akdeniz’in bağlantısı kesildiğinde yerli deniz yaşamının neredeyse yok olduğunu ve daha sonra Atlantik türlerinin yeniden kolonileşmesiyle bugünküne daha benzer bir Akdeniz faunasının ortaya çıktığını gösteriyor.

Yerli, soyu tükenmiş ve göçmen türler

750’den fazla bilimsel makaleden elde edilen bilgileri istatistiksel olarak analiz ederek, Akdeniz’de yaşayan toplam 4.897 deniz türünü belgeleyebildik. Krizden önce 779 tür endemik tür olarak kabul edilebilirdi (yani sadece Akdeniz’de belgelenmişti). Bunlardan sadece 86’sı tuzluluk krizinden sonra hala mevcuttu. Bu dehşet verici çevresel değişimden önce Akdeniz’de bol miktarda bulunan tüm tropikal mercanlar yok oldu. Ancak, görünüşe göre endemik olan bazı sardalya türleri hayatta kalmayı başarmıştır. Günümüz manatileri ve dugonglarıyla (deniz inekleri olarak da bilinir) akraba bir deniz memelisi olan sirenian da hayatta kalmayı başarmıştır.

Krizden önce 779 tür endemik tür olarak kabul edilebilirdi (yani sadece Akdeniz’de belgelenmişti).

Fosil kayıtları sınırlı ve parçalı olduğundan, bu türlerin hepsinin endemik olduğundan veya Akdeniz dışında hayatta kalamayacaklarından emin olamayız; dolayısıyla çalışmamızı çok sayıda türün istatistiklerine dayandırmanın değeri ortaya çıkmaktadır. Ancak endemik olanlar için, nerede hayatta kalmayı başardılar ve tuz seviyeleri ile sıcaklıktaki radikal artıştan kaçınmak için hangi sığınakları buldular? Bu sorular hala cevapsız, ancak popülasyonlardaki değişikliklerin yeni ortama hızlı adaptasyonundan ziyade, Akdeniz’in yeniden sular altında kalmasının ardından Atlantik türlerinin yer değiştirmesinin bir sonucu olduğunu tespit edebildik. Başka bir deyişle, yaşamın uyum sağlamak için yeterli zamanı olmadı ve nesli tükenen türlerin yerini Akdeniz’e göç eden Atlantik türleri aldı.

Büyük beyaz köpekbalığı.

Büyük beyaz köpekbalığı ve yunus gibi bazı ikonik türler Akdeniz’de ancak krizden sonra ortaya çıkmıştır. Daha da ilginci, Batı Akdeniz’deki mevcut fauna zenginliği ancak yeniden su basmasından sonra ortaya çıkmıştır. Daha önce Doğu Akdeniz (İyonya ve Levanten Denizleri) daha fazla sayıda farklı türe sahipti.

Kitlesel yok oluş üzerine dersler

Akdeniz’in izolasyonunun fauna ve florası üzerindeki etkisi felaketle sonuçlanmış, ekosistemlerinin çoğu yok olmuştu. Araştırmamızdan elde ettiğimiz bir diğer önemli bulgu da tür sayılarının toparlanmasının 1,7 milyon yıldan fazla sürmüş olmasıdır. Akdeniz ekosistemlerinin zenginliğindeki bu yavaş iyileşme, yaban hayatının bu büyüklükteki bir yok oluş olayına nasıl tepki verdiğine dair ilk ayrıntılı ölçümü sağlamaktadır.

Akdeniz Atlantik’e yeniden bağlandığında, dünya okyanuslarındaki devasa tür rezervi tarafından yeniden dolduruldu, ancak yine de Akdeniz’in ekosistemlerinin zenginlik açısından toparlanması milyonlarca yıl aldı.

Akdeniz’in bugünkü biyolojik çeşitliliği, çok sayıda endemik türün varlığı sayesinde oldukça yüksektir. Elde ettiğimiz sonuçlar, altı milyon yıl önce de durumun böyle olduğunu, ancak Atlantik ile bağlantısı kesildiğinde bu endemik türlerin büyük çoğunluğunun yok olduğunu göstermektedir. Belki de bu çalışmadan çıkarılan bir başka ders de, jeomühendislik projelerinin mevcut emisyon oranımızı ve ekosistem tahribatımızı sürdürmemizi sağlayabileceğine inanmak ne kadar cazip olursa olsun, Dünya’nın jeolojik geçmişinin herhangi bir deneyden daha fazlasını ortaya koyacağıdır.
Akdeniz Atlantik’e yeniden bağlandığında, dünya okyanuslarındaki devasa tür rezervi tarafından yeniden dolduruldu, ancak yine de Akdeniz’in ekosistemlerinin zenginlik açısından toparlanması milyonlarca yıl aldı. Şu anda yaşanmakta olan küresel ölçekli değişimden sonra deniz yaşamının toparlanmasının ne kadar süreceğini henüz kimse bilmiyor.

Kaynak:
https://theconversation.com/5-5-million-years-ago-the-mediterranean-dried-out-with-sobering-lessons-for-humanity-today-new-research-237428
Son Erişim Tarihi: 02.11.2024

Etiketler: akdeniz, akdeniz kurudu, çölleşme, küresel ısınma
GazeteBilim Çeviri 13 Kasım 2024
Bu Yazıyı Paylaş
Facebook Twitter Whatsapp Whatsapp E-Posta Linki Kopyala Yazdır
Yazar: GazeteBilim Çeviri
GazeteBilim Haber ve Çeviri Birimi gönüllü, kolektif bir topluluktur ve profesyonel nitelikte çeviri katkılarına açıktır. İletişim için gazetebilimceviri@gmail.com.
Önceki Yazı Bu hikaye bir adamın rakibini korkutmak için bilimi nasıl kullandığının ve kendisine “Aydınlatıcı Zeus” lakabını nasıl kazandırdığının tuhaf hikayesidir. Orta Çağ’da deprem makinesi ile intikam
Sonraki Yazı ABD'deki ilk ticari dalga çiftliği. Dünyanın en büyük pili: Okyanuslar

Popüler Yazılarımız

krematoryum fırını

Türkiye’de ölü yakma (kremasyon): Hukuken var, fiilen yok

BilimEtik
23 Kasım 2023
cehalet
Felsefe

“Cehalet mutluluktur” inancı üzerine

Eşitleştiren, özgürleştiren, mutlu kılan, bilgi midir yoksa cehalet mi? Mutlu kılan, cehalet mutluluktur sözünde ifade edildiği gibi, bilgisizlik ve cehalet…

12 Ağustos 2023
deontolojik etik
Felsefe

Deontolojik etik nedir?

Bir deontolog için hırsızlık her zaman kötü olabilir nitekim çalma eyleminin özünde bu eylemi (daima) kötü yapan bir şey vardır.

15 Ağustos 2024
Güzel şeyler, özgür seçim süreçlerinin en çirkin şekillerde baskı altına alınmasına rağmen varlığını sürdürmeyi dişiler sayesinde başarır.(Görsel: The Belkin)
Flörtöz Hayvanlar

Ördekler, penisleri ve Amerikan ekonomisi

Yanık türkülerin yeşil başlı gövel ördeklerinden esinlenilen romantizm yalnızca bizim hayallerimizde var; gerçek dünyada bu türlerin aşk hayatları çok daha…

5 Kasım 2024

ÖNERİLEN YAZILAR

Anadolu’nun kırılgan ekosistemleri

"Bölgesel Bir Bakış" sunan bu yazılar, Türkiye’nin doğal mirasını geleceğe aktarmanın bir tercihten öte, yaşamın ta kendisini savunmak olduğunu hatırlatmayı…

İklim Değişiminin Biyolojik Etkileri
12 Mayıs 2026

Munzur Vadisi

Munzur’u savunmak, milyonlarca yıllık bir evrimsel süreci, özgürce akan bir nehri ve bir toplumun kimliğiyle birleşmiş ekosistem bütünlüğünü geçmişin güzellikleriyle…

İklim Değişiminin Biyolojik Etkileri
12 Mayıs 2026

Phaselis Antik Kenti

Phaselis yalnızca geçmişin sessiz bir kalıntı topluluğu değil; antik dünyanın ticaret ahlakını, denizcilik bilgisini ve kültürel sürekliliğini bugüne taşıyan yaşayan…

İklim Değişiminin Biyolojik Etkileri
12 Mayıs 2026

Göksu Deltası

Göksu Deltası’nın geleceği doğru su yönetimi, habitat restorasyonu ve sürdürülebilir insan faaliyetlerine bağlıdır.

İklim Değişiminin Biyolojik Etkileri
12 Mayıs 2026
  • Biz Kimiz
  • Künye
  • Yayın Kurulu
  • Yürütme Kurulu
  • Gizlilik Politikası
  • Kullanım İzinleri
  • İletişim
  • Reklam İçin İletişim

Takip Edin: 

GazeteBilim

E-Posta: gazetebilim@gmail.com

Copyright © 2023 GazeteBilim

  • Bilim
  • Teknoloji
  • Felsefe
  • Kültür-Sanat
  • Gastronomi
  • Çocuk

Removed from reading list

Undo
Welcome Back!

Sign in to your account

Lost your password?