Yürümek için beyinden birçok kas grubuna sinyal gönderilmesi gerekir. Göreceli olarak basit görünen bu şey aslında inanılmaz derecede karmaşık olabilir. Yürüyüşünüzün hızı ve düzgünlüğü sağlığınızın, ne kadar iyi bir biçimde yaşlandığınızın göstergesi olabilir.
Adam Taylor
Çeviren: Emine Öykü Güner
Vücut yaşlandıkça kaslar kütle, kuvvet ve kalitesini kaybeder. Bu sürece sarkopeni denir. Bu süreç kırklı yaşlarınızda başlar. Bunun yanı sıra sinir sistemi de vücudun her yerindeki sinirlerin daha az verimli çalıştığı ve sinir sayısının azaldığı “atrofi”ye uğrar.
20 ila 60 yaşları arasında her yıl nöronlarımızın (sinir hücreleri) %0,1’ini kaybettiğimiz ve ilerleyen yaşlarda bu kaybın hızlanarak devam ettiği düşünülmektedir. Eğer 90 yaşına kadar yaşarsanız beyniniz 50 yaşındaki ağırlığına kıyasla 150 gr doku kaybetmiş olacaktır.
Araştırmalar, 45 yaşındaki yürüme hızınızın, ilerideki fiziksel ve zihinsel sağlığınızın güçlü bir göstergesi olduğunu göstermiştir. 60 yaşınıza geldiğinizde ise yürüme hızınızda gözle görülür bir düşüş olur.
Yürüyüşünüzün hızındaki ve düzgünlüğündeki azalma, Parkinson hastalığı gibi nörodejeneratif durumların erken bir göstergesi olabilir. Parkinson, beynin kas-iskelet sistemine gönderdiği mesajları engelleyerek kişinin yürüyüşünün daha yavaş, daha az simetrik ve daha sarsıntılı olmasına sebep olur. Bu durum, hastalığın erken evrelerinde hemen göze çarpmaz. Ancak tespit edilebilir. Bilişsel gerilemeyle birlikte yürüyüş adım uzunluğu giderek önemli ölçüde kısalır. Ayrıca bir adımın tamamlanması için gereken süre de artar.
Kaval kemiğinin önünde bulunan kaslar, ayağı ileri yukarı çekiş için tasarlanmıştır. Bazı insanlarda bu yukarıya çekiş başarılı değilldir ve takılıp düşmelerine sabep olur.
Bu durum, ayağın aşağı düşmesi ve ayak parmaklarının yere çarpması nedeniyle takılma tehlikesine neden olan “ayak düşüşü/ düşük ayak” *olarak bilinir. Uzun süre bağdaş kurarak veya belirli yoga pozisyonlarında oturmak gibi diyabetten kaynaklanan sinir hasarı da bu duruma neden olabilir.
Arterlerin Daralması
Yürürken gluteal kaslarınızda, bacağınızın arkasında ve hatta baldırınızda ağrı hissediyorsanız ve hareket etmeyi bıraktığınızda ağrı kayboluyorsa periferik arter hastalığınız olabilir. Hareket etme veya dinlenmeye bağlı olarak ağrının varlığı, ardından yokluğu durumuna klodikasyon denir. Bunun oluşma nedeni bacaklarınıza kan sağlayan arterlerin daralmasıdır. Yürüdüğünüzde bacak kaslarınızın oksijene olan ihtiyacı artar.
Daralma sonucunda bacaklara akan arteriyel kan oksijen ihtiyacını karşılayamaz ve kaslar anaerobik (oksijensiz) hale gelerek laktik asit salınımına neden olur. Laktik asit kramp hissine neden olur. Ancak hareket etmeyi bıraktığınızda kasların oksijene ihtiyacı azalır ve böylece ağrı kaybolur. Periferik arter hastalığı için risk faktörleri arasında sigara içme, yüksek kolesterol, yüksek tansiyon ve diyabet yer alır. Ailede damar hastalığı geçmişi olması da bir risk faktörüdür.
Yürüyüşteki Sendeleme
Denge sorunları olan sarsıntılı bir yürüyüş genellikle aşırı alkol tüketimine bağlı olabileceği gibi B12 vitamini eksikliği ile de ilişkili olabilir.
Yetişkinlerde semptomların ortaya çıkması aylar, hatta yıllar alır. Ancak çocuklarda sinir sisteminin olgunlaşması ve B12 vitamininin sinir sistemini bozukluklardan korumada oynadığı anahtar rol nedeniyle çok daha kısa sürede ortaya çıkabilir.
Neyse ki B12 vitamini eksikliğinin enjeksiyonla tedavisi nispeten basittir. Çoğu durumda iyi tolere edilebilir. Bazı durumlarda et, balık, yumurta ve süt ürünleri gibi B12 açısından zengin gıdaların diyete eklenmesi de semptomları ortadan kaldırmak için yeterli olabilir. Labirentit gibi iç kulak sorunları, denge ve yürüyüşle ilgili sorunların geçici bir nedeni olabilir. Genellikle tedavi gerektirmeden kendi kendine düzelir.
İç kulağın enfeksiyonu, kulağın o kısmındaki sıvının anormal hareketine neden olur. Bu da kulaktan beyne giden sinir sinyallerinin yorumlanmasını zorlaştırır. Sonuçta vücudun bu bilgiyi görsel ve konumsal bilgilerle tam olarak entegre edememesine sebep olur.
Yaşlanmayla birlikte, yürümenizin kısa sürede daha da zorlaştığını veya takılma, sendeleme, düşmelerde artış olduğunu fark ederseniz, bu konuda doktorunuza görünmenizde fayda vardır.
*Siyatik sinir de dahil olmak üzere derin fibular sinirin zayıflığı, tahrişi, hasarı veya alt bacağın ön kısmındaki kasların felci nedeniyle ön ayağın düşmesinin meydana geldiği bir yürüme anormalliğidir.
Kaynak:
https://www.sciencealert.com/your-walking-style-says-a-lot-about-your-health-and-aging-heres-why (son erişim tarihi: 21.08.2024).

