Yaklaşık 2000 yıl önce Vezüv Yanardağı’nın patlamasıyla neredeyse tamamıyla kül olan eski bir parşömenin günümüze ulaşan parçası, yapay zekâ yardımıyla sanal olarak açıldı ve okundu.
Emine Öykü Güner
GazeteBilim Yazı İşleri
Yapay zekâ, Vezüv Yanardağı patlaması sırasında tamamen yanmış papirüs rulosunu okumaya yardımcı oluyor.
Yaklaşık 2000 yıl önce Vezüv Yanardağı’nın patlamasıyla neredeyse tamamıyla kül olan eski bir parşömenin günümüze ulaşan parçası, yapay zekâ yardımıyla sanal olarak açıldı ve okundu.
Araştırmacılar, yanmış papirüsün bir metreden fazla uzunluğunu kaplayan ve daha önce gizli kalmış 20 sütunluk metni, parşömeni fiziksel olarak açmadan ortaya çıkardılar. MÖ 2. yüzyılın sonları ile MÖ 3. yüzyıl arasına tarihlendirilen bu sıra dışı eser; Stoacı felsefenin etik, sanat ve insan davranışı üzerine geliştirdiği derin düşünceleri ele alıyor. PHerc 1667 olarak adlandırılan bu parşömen, MS 79’da yakındaki Pompeii’yi yok eden volkanik patlamada aşırı ısıdan etkilenip kül altında kalan Herculaneum’daki lüks bir Roma villasının kütüphanesinden kurtarılan yüzlerce parşömen arasında en eskilerinden biridir.
Ancak bu tarihi belgenin geçmişte geçirdiği zorlu süreç ve geçmişteki hatalı kurcalamalar üzerinde olumsuz etkiler bıraktı. Talihsiz parşömen zaman içinde bir yerde ortadan ikiye ayrıldı; üstelik geçmiş dönemlerde onu zorla açmaya çalışan araştırmacıların fütursuzca müdahaleleri, dış katmanlarının pul pul dökülüp un ufak olmasına neden oldu. Bugün elimizde kalan kısım, orijinal boyutunun neredeyse yarısı kadar; yani sadece 8 santimetre yüksekliğinde ve 2 santimetre genişliğinde küçücük bir parçadan ibaret.
Napoli Federico II Üniversitesi’nden papirolog Dr. Federica Nicolardi, bu dönüm noktasını şu sözlerle özetliyor: “Elimizde parşömenin tamamı yok, ancak günümüze ulaşan parça açıldı ve bu çok önemli bir sonuç çünkü bu nesneleri tamamen açabildiğimizi gösteriyor.”
Herculaneum kütüphanesindeki eserlerin büyük bir kısmı, MÖ 1. yüzyılda yaşamış olan Epikürcü filozof ve şair Gadara’lı Philodemus’un imzasını taşıyor. Ancak PHerc 1667 parşömeninin hem diğerlerinden daha eski oluşu hem de içeriği, bizi bambaşka bir yazara götürüyor. Çünkü parşömenin adı ve yazarı resmi olarak henüz bilinmiyor.
Dr. Nicolardi ve ekibinin yaptığı detaylı analizler, bu metnin aslında Stoacı bir öğreti olduğunu gösteriyor. Hatta araştırmacılara göre yazar, Stoacı okulun üçüncü lideri olan ve koleksiyonda başka eserleri de bulunan ünlü Yunan filozof Hrisippos olabilir. Metinde, Chrysippus’un yeğeni ve aynı zamanda öğrencisi olan Aristocreon’a atıfta bulunulması bu ihtimali oldukça güçlendiriyor.
Nicolardi, “Başlangıçta bunun bir Epikürcünün Stoacı öğreti hakkında konuşması olabileceğini söylüyorduk ama sonra durdum ve dedim ki, eğer bu Herculaneum dışında bulunmuş olsaydı, onu Stoacı bir eser olarak sınıflandırırdık.” dedi.
Dokuz Eylül Üniversitesi Felsefe Bölümü Öğretim Üyesi ve GazeteBilim Yayın Kurulu Üyesi Prof. Dr. Doğan Göçmen bu keşfi GazeteBilim okurları için değerlendirdi. Antikçağ araştırmalarında da sürprizlere her zaman hazır olmamız gerektiğini belirten Prof. Dr. Göçmen ekliyor: “Vezüv Yanardağı patlaması nedeniyle yanan Herculaneum kütüphanesinin 18. yüzyılda yeniden keşfedilmesi, muhtemelen felsefede muhalif bir damarı besleyen Epikürosçuluğa karşı hâlâ çok yaygın olan önyargılar nedeniyle de felsefi bakımdan ilginç bulunmamış ve kendi kaderine terk edilmişti. Zira Herculaneum kütüphanesindeki eserlerin büyük çoğunluğu Epikürcü filozof ve şair Gadara’lı Philodemus’a aittir. Fakat Marcello Gigante’nin “Uluslararası Herculaneum Papirüsleri Araştırma Merkezi”ni (CISPE) kurması ve yeni bilimsel yöntemler ve teknolojik araçlarla metinlerin gözden geçirilmiş yeni baskıları mümkün kıldığı görülünce durum değişmeye başladı. Multispektral görüntüleme teknolojisi gibi daha yeni araçlarla yeni yayınların yapılması, antikçağ araştırmacılarını, özellikle elimizde birkaç fragmanı kalmış olan Epiküros araştırmacılarını kesinlikle heyecanlandırmıştır.”
Papirüste yeni okunan metin, stoacıların hormē veya dürtü kavramını ele alıyor. Ayrıca davranışları akılla düzenlememenin zararlı tutkulara ve kişinin hedeflerinden sapmasına yol açabileceği konusunda da uyarıyor. Bir diğer kavram ise phronēsis veya pratik bilgeliktir. Bu, stoacı felsefede bir kişinin sahip olabileceği en yüksek erdemdir.
Yazar bir pasajda şöyle yazıyor: “Bir şeyi araştırırız, ancak bir şekilde kendimizden ve kendi doğamızdan uzaklaşırsak onu kavrayamayız.” Bu cümle, aklın ve insanın doğuştan gelen iyilik yapma eğiliminin, bilgi birikimini ilerletmek için çok önemli olduğunu öne sürüyor.
Sanal olarak açılan bir başka parşömende ise “Philodemus, Tanrılar Üzerine 8. Kitap” ifadelerine rastlandı. Bu keşif, Tanrılar Üzerine adlı eserin aslında çok ciltli devasa bir çalışma olduğunu felsefe dünyasına ilk kez kanıtlamış oldu; zira bugüne kadar eserin sadece birinci cildinin varlığı biliniyordu. Dr. Nicolardi, hissettikleri şu cümleyle özetliyor: “Bu açılmamış Herculaneum parşömenleri dışarıdan bakıldığında ölü kitaplar gibi görünüyor, ama öyle değiller. Yeniden konuşmaya başlıyorlar.”
Prof. Dr. Göçmen, Prof. Dr. Dorothea Frede’nin Hamburg Üniversitesi Felsefe Bölümü’nde 1990’ların ikinci yarısında verdiği bir “Cicero” dersi çerçevesinde Herculaneum Papirüslerine ilişkin yapılan bir tartışmada yeni araştırmalara ne kadar çok umut bağlandığını canlı olarak yaşadığını ifade ediyor.
Ayrıca Napoli Federico II Üniversitesi’nden papirolog Dr. Federica Nicolardi ve ekibinin yapay zekânın yardımıyla elde kalan parşömenleri açmadan okumak için geliştirdikleri yöntem, önümüzdeki yıllarda daha birçok eserin gün yüzüne çıkmasına yardımcı olacağını da belirtiyor.
Prof. Göçmen, en son yaşanan somut gelişme, muhtemelen Stoacı hareketin asıl “örgütleyicisi” kabul edilen büyük diyalektikçi Hrisippos’a ait bir metnin okunabilmesine yol açmış ve bazı bilgilerimizi tamamlayarak düzelttiğini belirterek gelişmeleri heyecanla takip edeceğini vurguluyor. GazeteBilim ekibine konuya gösterdikleri ilgi ve yakın takibi ve elde edilen bilgileri Türkiye kamuoyuyla paylaşmak için gösterdikleri çaba için minnettar olduğunu sözlerine ekliyor.
Kaynakça:
https://www.theguardian.com/technology/2026/jun/24/ai-read-papyrus-scroll-burnt-vesuvius-eruption
(Son erişim tarihi: 14.07.2026)

