GazeteBilim
Destek Ol
Ara
  • Anasayfa
  • Bilim
  • Teknoloji
  • Felsefe
  • Kültür-Sanat
  • Gastronomi
  • Çocuk
  • Etkinlikler
    • Astronomi Dersleri
    • Çağdaş Epistemoloji Dersleri
    • Davranış Nörolojisi Dersleri
    • Eğitimciler İçin Yapay Zekâ Okur-Yazarlığı Dersleri
    • Epigenetik Dersleri
    • Evrim Dersleri
    • Bilim Tarihi Dersleri
    • Hegel Dersleri
    • İnsan Felsefesi Dersleri
    • Kapitalizmin Tarihsel Gelişimi ve İktisadi Düşünce Dersleri
    • Konuşmaktan Korkmuyorum
    • Marx Dersleri
    • Nörobilim Dersleri
    • Nörohukuk
    • Nörofelsefe Dersleri
    • Öğrenilmiş Çaresizlik
    • Teizm, Deizm, Agnostisizm ve Ateizm Dersleri
    • Teoloji, Bilim ve Felsefe Tartışmaları
    • Zihin Dersleri
  • Biz Kimiz
  • İletişim
Okuyorsun: “Tabiattan Tıbba: Osmanlı’da Canlı Bilimleri”
Paylaş
Aa
GazeteBilimGazeteBilim
Ara
  • Anasayfa
  • Bilim
  • Teknoloji
  • Felsefe
  • Kültür-Sanat
  • Gastronomi
  • Çocuk
  • Etkinlikler
    • Astronomi Dersleri
    • Çağdaş Epistemoloji Dersleri
    • Davranış Nörolojisi Dersleri
    • Eğitimciler İçin Yapay Zekâ Okur-Yazarlığı Dersleri
    • Epigenetik Dersleri
    • Evrim Dersleri
    • Bilim Tarihi Dersleri
    • Hegel Dersleri
    • İnsan Felsefesi Dersleri
    • Kapitalizmin Tarihsel Gelişimi ve İktisadi Düşünce Dersleri
    • Konuşmaktan Korkmuyorum
    • Marx Dersleri
    • Nörobilim Dersleri
    • Nörohukuk
    • Nörofelsefe Dersleri
    • Öğrenilmiş Çaresizlik
    • Teizm, Deizm, Agnostisizm ve Ateizm Dersleri
    • Teoloji, Bilim ve Felsefe Tartışmaları
    • Zihin Dersleri
  • Biz Kimiz
  • İletişim
  • Destek Ol
Bizi Takip Edin
  • Biz Kimiz
  • Künye
  • Yayın Kurulu
  • Yürütme Kurulu
Copyright © 2023 Gazete Bilim - Bütün Hakları Saklıdır
GazeteBilim > Blog > Bilim > “Tabiattan Tıbba: Osmanlı’da Canlı Bilimleri”
BilimTarih

“Tabiattan Tıbba: Osmanlı’da Canlı Bilimleri”

Yazar: GazeteBilim Yayın Tarihi: 30 Nisan 2025 7 Dakikalık Okuma
Paylaş

“Canlı Bilimleri Tarihi ve Felsefesi” oturumlarında sunulan bildirilerden derlenen Tabiattan Tıbba: Osmanlı’da Canlı Bilimleri (Ketebe Yayınları, 2023), Osmanlı devrinde tabiat ve canlı bilimleri üzerin(d)e yapılmış özgün çalışmaları bir araya getiriyor. Doç. Dr. Mustafa Yavuz editörlüğünde hazırlanmış olan bu değerli eser, Osmanlı tarihinin genellikle ihmal edilen bir yönünü, yani canlılar bilgisi ve tabiat anlayışını gözler önüne seriyor.

Doç. Dr. Mustafa Yavuz

Medeniyet Üniversitesi

İstanbul Medeniyet Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen III. Uluslararası Osmanlı Araştırmaları Kongresi’nin “Canlı Bilimleri Tarihi ve Felsefesi” oturumlarında sunulan bildirilerden derlenen Tabiattan Tıbba: Osmanlı’da Canlı Bilimleri (Ketebe Yayınları, 2023), Osmanlı devrinde tabiat ve canlı bilimleri üzerin(d)e yapılmış özgün çalışmaları bir araya getiriyor. Doç. Dr. Mustafa Yavuz editörlüğünde hazırlanmış olan bu değerli eser, Osmanlı tarihinin genellikle ihmal edilen bir yönünü, yani canlılar bilgisi ve tabiat anlayışını gözler önüne seriyor.

Kitap iki ana kısımda yapılandırılmış: “Tabiî Bilgiye Dair” ve “Tıbbî Bilgiye Dair”. İlk kısımda, çekirge istilalarından yırtıcı kuşlarla avcılığa, tarımsal hastalıklarla mücadeleden takvimler üzerinden doğa ve zaman ilişkisine kadar farklı konular inceleniyor. İkinci kısım ise, tıp tarihi ve farmakoloji açısından Osmanlı’da bilgi üretimini masaya yatırıyor; tüberkülozla mücadele girişimlerinden Matthioli’nin Dioscorides şerhinin Osmanlı’daki serüvenine kadar ilginç örnekler sunuluyor.

Kitabın en dikkat çekici yanlarından biri, yalnızca tarihî olayları değil, aynı zamanda doğa ile insan arasındaki ilişkiye dair derin bir anlayışı da açığa çıkarması.

Kitabın en dikkat çekici yanlarından biri, yalnızca tarihî olayları değil, aynı zamanda doğa ile insan arasındaki ilişkiye dair derin bir anlayışı da açığa çıkarması. Çekirge istilalarına karşı geliştirilen yöntemlerden tıp müfredatlarındaki kavram hatalarına kadar her bölüm, Osmanlı toplumunun doğayı kavrama ve doğaya müdahale etme çabasını çok boyutlu bir şekilde ele alıyor. Özellikle doğal afetlere, tarımsal krizlere ve tıbbî bilgi üretimine dair sunulan örnekler, bugün de tartışmaya açık birçok kavramı yeniden düşünmeye çağırıyor.

Mustafa Yavuz’un kaleme aldığı sunuş yazısında belirttiği gibi, bu eser sadece bir bilgi derlemesi değil, aynı zamanda Osmanlı’nın ilmî mirasına yeni bir bakış kazandırma gayreti taşıyor. Yazarlar akademik derinlikten ödün vermeden, genel okuyucuya da hitap edecek bir dil tutturmayı başarmışlar. Böylece hem uzmanlar hem de tarihle, bilimle ilgilenen genel okuyucular için değerli bir kaynak ortaya çıkmış. Tabiattan Tıbba: Osmanlı’da Canlı Bilimleri, yalnızca geçmişe bir yolculuk sunmakla kalmıyor, aynı zamanda doğa ve bilim arasındaki hassas dengelere dair düşünmeye davet ediyor. Osmanlı’nın doğa bilimlerine bakışını ve canlı bilimi deneyimini anlamak isteyen herkes için, kapsamlı ve titizlikle hazırlanmış bu çalışma mutlaka okunması gereken bir eser.

Tabiattan Tıbba: Osmanlı’da Canlı Bilimleri, yalnızca geçmişe bir yolculuk sunmakla kalmıyor, aynı zamanda doğa ve bilim arasındaki hassas dengelere dair düşünmeye davet ediyor.

Osmanlı Devleti’nde Bir Kıtlık Neferi: Çekirgeler (1850-1915) başlıklı birinci bölümde, Özkan Keskin ve Bilge Canbay, çekirge istilalarının Osmanlı toplumundaki etkilerini çok katmanlı bir biçimde ele alıyor. Tarım ekonomisinin çöküşü, halkın göç hareketleri ve devletin mücadele yöntemleri üzerinden doğa olaylarının sosyo-politik sonuçlarını sergiliyorlar. Bu bölüm, tabiatın yıkıcı gücüne karşı Osmanlı’nın ne denli sistematik ama aynı zamanda çaresiz müdahalelerde bulunduğunu etkileyici biçimde gösteriyor.

Şikâr-ı Hümayun Bağlamında Osmanlı’dan Günümüze Yırtıcı Kuşlarla Avcılık başlıklı ikinci bölümde, Gökay Karaduman, Osmanlı avcılık kültüründe yırtıcı kuşların oynadığı rolü tarihsel bir perspektifle inceliyor. Avcılığın sadece bir spor ya da eğlence değil, aynı zamanda saray kültürü ve güç gösterisi bağlamında nasıl anlam kazandığını gözler önüne seriyor. Bölüm, insan-hayvan ilişkisinin estetik, politik ve sembolik yönlerini başarıyla yansıtıyor.

Osmanlı Devleti’nde Tarımsal Hastalıklarla Mücadele: Filoksera ve Mildiyö Örneği (1880-1909) başlıklı üçüncü bölümde, Özge Togral, Osmanlı tarımını vuran iki büyük kriz olan filoksera ve mildiyö salgınlarını inceliyor. Çalışma, hastalıkların yayılması karşısında devletin aldığı önlemleri, bilimsel bilgi eksikliğini ve bürokratik yapının sınırlarını titizlikle değerlendiriyor. Bu bölüm, Osmanlı tarımının doğa afetleri karşısındaki kırılganlığını etkileyici örneklerle ortaya koyuyor.

Çalışma, hastalıkların yayılması karşısında devletin aldığı önlemleri, bilimsel bilgi eksikliğini ve bürokratik yapının sınırlarını titizlikle değerlendiriyor.

Osmanlı Takvimlerinde Doğa ve Zaman İlişkisi (1550-1710) başlıklı dördüncü bölümde; Gaye Danışan, Azize Fatma Çakır, Solmaz Ceren Özdemir, Nilgün Durusüt ve Barışcan Ersöz, Osmanlı takvimlerinin doğaya bakış açısını ve zaman algısını araştırıyor. Takvimlerin nasıl bir doğa bilgisi deposu haline geldiğini ve halkın doğayla ritmik uyumunu nasıl belirlediğini gösteriyorlar. Bölüm, zaman kavramının doğaya dayanarak nasıl yapılandırıldığını gösteren nadir çalışmalardan biri.

Müfredât Kitaplarında Galatlar: Nizâmü’l-Edviye ve Tercüme-i Mâ-Lâ Yesa’u’t-Tabîbe Cehluhu’dan Örneklerle başlıklı beşinci bölümde, Sibel Murad, Osmanlı tıp metinlerinde dilsel ve kavramsal hataları detaylı biçimde inceliyor. Terimlerin yanlış anlaşılması, çeviri hataları ve bilgi kaymaları üzerinden tıp bilgisinin nasıl dönüşebileceğini gösteriyor. Bu bölüm, dilin ve terminolojinin bilimsel bilgi üretimindeki belirleyici rolünü çok çarpıcı bir şekilde ortaya koyuyor.

Bu bölüm, dilin ve terminolojinin bilimsel bilgi üretimindeki belirleyici rolünü çok çarpıcı bir şekilde ortaya koyuyor.

Osmanlı Devleti’nde Vereme Karşı İlaç Geliştirme Çabaları başlıklı altıncı bölümde, Elif Gültekin, verem hastalığına karşı Osmanlı’da geliştirilen aşı ve ilaç arayışlarını anlatıyor. Osmanlı bilim dünyasının küresel salgınlara karşı geliştirdiği özgün refleksleri, modern epidemiyoloji tarihiyle paralel düşünmemizi sağlıyor. Bölüm, hastalık ve toplum ilişkisinin bilim tarihi içindeki evrimini anlamak açısından dikkat çekici bir katkı sunuyor.

Matthioli’nin Dioscorides Tefsirinin Osmanlı’da Alımlanması başlıklı yedinci bölümde, Mustafa Yavuz, Matthioli’nin eserinin Osmanlı bilim dünyasında nasıl alımlandığını ve nasıl bir dönüşüm geçirdiğini araştırıyor. Osman bin Abdulmennan’ın çeviri girişimi üzerinden Osmanlı’da bitkibilimle ilgili bilgi aktarımının izlerini sürüyor. Bu bölüm, bilimsel bilginin kültürel dolaşımı ve tercüme faaliyetleri bağlamında Osmanlı’nın özgün konumunu anlamaya ışık tutuyor.

Bu kitabı okudukça, Osmanlı dünyasında doğanın sadece bir çevre değil bir yaşam ortağı olduğunu hissedeceksiniz. Tarihi belgelerin içinden canlı bir doğa manzarası çıkacak karşınıza.

Bu kitap, yalnızca Osmanlı tarihinin bilim ve doğa anlayışını belgelemekle kalmıyor; aynı zamanda doğanın Osmanlı toplumunda nasıl bir bilgi kaynağı, nasıl bir mücadele alanı ve nasıl bir ilham kaynağı olduğunu da gözler önüne seriyor. Her bölüm hem akademik derinlik hem de anlatı gücü bakımından dikkat çekici bir denge kuruyor. Tabiattan Tıbba: Osmanlı’da Canlı Bilimleri, doğa ve bilim tarihi meraklıları için raflarda mutlaka yer alması gereken bir eser niteliğinde. Bu kitabı okudukça, Osmanlı dünyasında doğanın sadece bir çevre değil bir yaşam ortağı olduğunu hissedeceksiniz. Tarihi belgelerin içinden canlı bir doğa manzarası çıkacak karşınıza. Ve belki de, doğayla yeniden ve daha derin bir bağ kurmanın ipuçlarını burada bulacaksınız.

Etiketler: bilim, osmanlı, Tabiattan Tıbba Osmanlı'da canlı bilimleri, tarih, tıp
GazeteBilim 30 Nisan 2025
Bu Yazıyı Paylaş
Facebook Twitter Whatsapp Whatsapp E-Posta Linki Kopyala Yazdır
Önceki Yazı ‘‘Benim bedenim benim kararım’’ ne demektir?
Sonraki Yazı Yaşamın hiç bitmeyen devinimi!

Popüler Yazılarımız

krematoryum fırını

Türkiye’de ölü yakma (kremasyon): Hukuken var, fiilen yok

BilimEtik
23 Kasım 2023
cehalet
Felsefe

“Cehalet mutluluktur” inancı üzerine

Eşitleştiren, özgürleştiren, mutlu kılan, bilgi midir yoksa cehalet mi? Mutlu kılan, cehalet mutluluktur sözünde ifade edildiği gibi, bilgisizlik ve cehalet…

12 Ağustos 2023
deontolojik etik
Felsefe

Deontolojik etik nedir?

Bir deontolog için hırsızlık her zaman kötü olabilir nitekim çalma eyleminin özünde bu eylemi (daima) kötü yapan bir şey vardır.

15 Ağustos 2024
kurt, köpek
Acaba Öyle midir?Zooloji

İddia: “Kurt evcilleşmeyen tek hayvandır!”

Tabii ki bu cümle baştan aşağı yanlıştır. Öncelikle kurt ilk ve en mükemmel evcilleşen hayvandır. İnsanın en yakın dostu köpek…

2 Şubat 2024

ÖNERİLEN YAZILAR

And yerlilerini zirvede tutan epigenetik ‘süper güç’ keşfedildi!

And Dağları'nda yaşayan halkın epigenetik imzası, tamamen farklı ve benzersiz bir stratejiyi işaret ediyor.

Biyoloji
8 Aralık 2025

Yılın kelimesi “rage bait”: Teknoloji şirketleri zayıf noktamızı kullanıyor

"Rage bait" öfkenin metalaştırıldığı, dikkatimizin ticari bir kaynak olarak sömürüldüğü ve duygusal refahımızın algoritmik kâr hesaplarına feda edildiği bir dönemi…

Psikoloji
4 Aralık 2025

Doğumdan sonra ailenin ruh sağlığı

Doğum, ebeveynliğe geçişin en görünür eşiğidir; sadece bebeğin rahimden kucağa geçişini değil, aynı zamanda bir annenin ve bir babanın doğuşunu…

Düşe Kalka Ebeveynlik
1 Aralık 2025

Hayvanları besleme yasağı: “Bir kedi tok olsa bile fare yakalar”

Sokakta yaşayan şehirli bir köpeğin bir kurt gibi, kedinin de bir vaşak gibi avlanarak kendini doyurabileceğini düşünmek derin bir cehalettir.

Zooloji
27 Kasım 2025
  • Biz Kimiz
  • Künye
  • Yayın Kurulu
  • Yürütme Kurulu
  • Gizlilik Politikası
  • Kullanım İzinleri
  • İletişim
  • Reklam İçin İletişim

Takip Edin: 

GazeteBilim

E-Posta: gazetebilim@gmail.com

Copyright © 2023 GazeteBilim | Tasarım: ClickBrisk

  • Bilim
  • Teknoloji
  • Felsefe
  • Kültür-Sanat
  • Gastronomi
  • Çocuk

Removed from reading list

Undo
Welcome Back!

Sign in to your account

Lost your password?