Başımıza incitici ya da kötü şeyler geldiğinde, bunun bizim hatamız olduğuna, bir şeyler yanlış yaptığımıza inanarak bir anlam çıkarmaya çalışırız, ya da bunun nedenini kendimize anlatmak için gerçekçi olmayan ya da olumsuz bir hikâye yaratırız.
Neden şema terapi ve şema terapinin diğer terapilerden farkı nedir? Şemalar, modern psikoterapilerde, özellikle de kronik kişilik bozukluğunda önemli bir konuma sahiptir. Şemalar, insanların dünyalarını ona göre düzenledikleri, yorumladıkları ve tahmin yürüttükleri filtreler olarak işlev görür.
İnsanlar kendilerini, başkalarının davranışlarını ve dünyadaki olayları daha iyi anlamalarına yardımcı olan şemalar geliştirmiştir. Beck, Segal ve Young gibi tanınmış klinik odaklı bilim adamları, şema süreçleri, başa çıkma stilleri ve şema modları gibi şemalar ve ilişkili parametrelerle ilgili kavramları kullanarak, psikopatolojiler için açıklayıcı modeller geliştirdiler. Kişilik sorunları olan insanlar uyumsuz şemalar geliştirir ve bu nedenle hayatla daha zor baş ederler. Young et al. (2005)’na göre, bu uyumsuz şemalar, çocuğun mizacı, ebeveynlerin ebeveynlik tarzı ve herhangi bir önemli (bazen travmatik) deneyimler gibi faktörler arasındaki etkileşimlerin bir sonucu olarak, erken yaşta geliştirilmektedir. Şema terapinin yaptığı şey, karşılanmamış duygusal ihtiyaçlarla ilgili erken deneyimlere yanıt olarak oluşturduğumuz şemaları veya modaları tanımlamamıza ve ortaya çıkarmamıza yardımcı olmaktır.
Başımıza incitici ya da kötü şeyler geldiğinde, bunun bizim hatamız olduğuna, bir şeyler yanlış yaptığımıza inanarak bir anlam çıkarmaya çalışırız, ya da bunun nedenini kendimize anlatmak için gerçekçi olmayan ya da olumsuz bir hikâye yaratırız. İşte şema terapi tam da bu noktada, temel duygusal ihtiyaçlarımızı karşılamayı öğrenirken, sağlıklı bir varlık modunda veya durumunda nasıl çalışacağımızı öğrenmemize yardımcı olmayı amaçlar.
Şema terapi tam da bu noktada, temel duygusal ihtiyaçlarımızı karşılamayı öğrenirken, sağlıklı bir varlık modunda veya durumunda nasıl çalışacağımızı öğrenmemize yardımcı olmayı amaçlar.
Şema terapi, 1980’lerin ortalarında geliştirilen bir terapi türüdür. Şema Terapinin kurucusu Dr. Jeffrey Young, Pensilvania Üniversitesi’ndeki Bilişsel Terapi Merkezi’nde hastalarla çalışıyordu ve bilişsel terapi yoluyla pek çok hastada başarılı sonuçlar elde edildiğini görürken, daha yaygın işlev bozukluğu veya kişilik bozukluğu olan hastalarda gerçekten çok kalıcı bir değişiklik görmüyordu ve bu yüzden şema tedavisi geliştirmeye başladı ve bunu yaparken çoklu tekniklerden güç almak istedi. Var olan terapi ekolleri teknikleri arasından seçim yapmak ve bunları tek bir integratif yaklaşımda birleştirmek istedi ve böylece şema terapi doğdu. Şemalar bizi büyük olasılıkla doğru olduğunu düşündüğümüz şeye hızlıca götüren ve karşılaştığımız tüm ayrıntıları işleme ihtiyacından tasarruf etmemizi sağlayan kısa yollar olarak hizmet görürler. Şema terapi, çocukluğumuzdan gelişen ve ama hâlâ hayatlarımıza etki eden, kısa yollara giden kalıpları keşfetmemize yardımcı olur ve bunu, tıpkı bahsettiğim gibi, birden fazla teoriden bazı noktaları ödünç alarak yapar. Örneğin, psikodinamik teori, geçmişe ilişkin içgörünün kendi içimize ve şimdiye yönelmemize yardımcı olabileceği hipoteziyle çocukluk ilişkisi deneyimlerini araştırır. Bilişsel terapi, belirli durumlarda meydana gelen düşünce kalıplarını belirlemeye çalışan ve yorumlamamızı nasıl değiştirebileceğimize odaklanan daha günümüz yaklaşımını benimser. Şema terapi, bazı bağlanma teorilerinden, nesne ilişkili teorilerden ve duygu odaklı terapilerden ve daha fazlasından ödünç almanın yanı sıra çeşitli öğeler de keşfederek her iki yaklaşımı bütünleştirir. Şema terapinin dört temel kavramı vardır. Bir duygusal ihtiyaçlar, iki erken dönem uyumsuz şemaları, üç uyumsuz başa çıkma stilleri, dördüncü ve en önemli kavram ise şema modlarıdır.
Şemaların işlevi nedir?
Şemalar, insanların dünyayı düzenlemelerine, yorumlamalarına ve tahmin yürütebilmelerine yardımcı olan filtreler olarak işlev görür demiştik yani, insanlar kendilerini, başkalarının davranışlarını ve dünyadaki olayları daha iyi anlamalarına yardımcı olan şemalar (pozitif ya da negatif) geliştirirler. Bu, onların olumlu bir benlik imajı, başkaları ile ilgili farkındalıklar geliştirmelerini ve problemleri uygun bir şekilde çözmelerini sağlayabilir. Kişilik sorunları olan insanlar ise uyumsuz şemalar geliştirir ve bu nedenle hayatla ve onun getirdikleriyle daha zor baş ederler. Young’a göre, bu uyumsuz şemalar, çocuğun mizacı, ebeveynlerin ebeveynlik tarzı ve herhangi bir önemli (bazen travmatik) deneyimler gibi faktörler arasındaki etkileşimlerin bir sonucu olarak erken yaşta geliştirilmektedir. Bu hipotez ile Young; uyumsuz şemaların, çocuğun karşılanmamış ve önemli duygusal ihtiyaçlarını yansıttığını, şemaların; aile kavgaları, reddedilme, düşmanlık, ebeveynlerden/eğitimcilerden/akranlardan gelen saldırganlık, sevgi ve sıcaklık eksikliği ve yetersiz ebeveyn bakımı/desteği gibi olumsuz yaşam deneyimlerine o dönem için uyum sağlamalarına yardımcı olduklarını varsayar.

Uyumsuz şemalar erken çocukluk döneminde uyum sağlayıcı olsalar ve koşullar tarafından desteklenseler de, gelişimsel süreçlerin sağlıklı bir şekilde tamamlanmasının önünde önemli bir engeldirler. Bu, sürekli olumsuz deneyimlere yol açabilir, bu da şemanın giderek daha yerleşik ve kalıplaşmış hale gelmesine neden olur. Kişinin belirli bir alanda sorunları ne kadar fazlaysa ve yaşanan travmatik olaylar ne kadar şiddetliyse, belirli inançlar o kadar katı ve güçlü olacak, mevcut yaşamında bundan daha fazla rahatsızlık duyacaktır. Şemalar herhangi bir zamanda az ya da çok aktif veya etkilidir. Koşullar, şemanın gelişmesine yol açan durumlarla benzerlik gösterdiğinde, o şema ön plana çıkacaktır. Örneğin; Kusurluluk/Utanç şemasına sahip bir kişi, iyi arkadaşlarla çevrili olduğu ve işinin nispeten istikrarlı olduğu bir durumda bu şemadan çok az rahatsız olabilir. Ancak arkadaşlarıyla sorun yaşamaya başlar başlamaz veya işyerinde çok fazla belirsizlik olduğunda (örneğin, şirketin yeniden yapılandırılması durumunda), uykuda olan şema aktif hale gelecek ve kişi örneğin depresyon belirtileri ortaya çıkarabilecektir. Hasta şemalarından rahatsız olduğunda, kaçınmanın yollarını da geliştirmişse, şemaları tespit etmek zorlaşır. Kusurluluk/Utanç şemasına sahip bir hasta, örneğin, eleştiri riskinin çok az olduğu bir işi seçerek ve yargılayıcı olmayan bir arkadaş çevresi oluşturarak bundan kaçınabilir.
Kusurluluk/Utanç şemasına sahip bir kişi, iyi arkadaşlarla çevrili olduğu ve işinin nispeten istikrarlı olduğu bir durumda bu şemadan çok az rahatsız olabilir.
J.Young’a göre; bireylerin şemaları erken yaşlardaki ortamın atmosferini nerdeyse birebir yansıtır. Örneğin bir hasta çocukken ailesinin çok soğuk ve sevgisiz olduğunu söylerse, ailesinin neden hislerini ifade etmede ya da duygularını göstermede bu kadar zorlandığını anlamasa da hissettiği doğrudur. Onların davranışlarına yüklediği anlam yanlış olabilir. Fakat duygusal ortamdaki temel duygusu, ona nasıl muamele yapıldığı nerdeyse her zaman doğrudur.
Şema terimi bilişsel psikolojiden gelir. Yaşamın erken yıllarında öğrendiğimiz kendimiz ve dünya hakkındaki katı inançlarımızdır. Kendiliğimizin merkezinde yer alır. Şemaya olan inancımızdan vazgeçmek, kim olduğumuz ve dünyanın nasıl bir yer olduğunu bilmenin verdiği güvenden de vazgeçmektir. Canımızı çok yaksa bile ona yapışırız. Bu erken inançlar bize geleceğe dair bir öngörü ve kontrol hissi sağlar. Bizim için tanıdık ve bilindiktir, tıpkı evimizde gibi hissettirir. O yüzden de değiştirilmesi zordur.

Şemalar nasıl gelişir?
Şemaların edinilmesini teşvik eden dört tür erken yaşam deneyimi gözlemlenmiştir.
- Birincisi, ihtiyaçların karşılanmamasının yarattığı toksik hayal kırıklığıdır. Çocuğun çevresinde istikrar, anlayış veya sevgi gibi önemli bir şey eksiktir ve bu eksiklik çocuğun zihninde kalıcı bir durum haline gelir.
- Şemaları doğuran ikinci bir erken yaşam deneyimi türü travmatizasyondur. Burada çocuk zarar görür veya mağdur olur ve tehlike, acı veya tehdidin varlığını yansıtan şemalar geliştirir. Güvenlik için temel duygusal ihtiyaç karşılanmamıştır. Genellikle güvensizlik, aşırı uyanıklık, kaygı ve umutsuzluk ile belirli şemalara yol açar.
- Üçüncü tür bir deneyimde, çocuk “çok fazla iyi şeyler” deneyimler; Ebeveynler çocuğa, bir çocuk için ölçülü olandan, sağlıklı olandan çok fazla şey sağlar. Bu tür şemalarda çocuğa neredeyse hiçbir zaman kötü davranılmaz, bunun yerine şımartılır veya aşırı nazlanır. Çocuğun özerklik veya gerçekçi sınırlar için temel duygusal ihtiyaçları karşılanmaz. Bu nedenle, ebeveynler bir çocuğun yaşamına aşırı derecede dahil olabilir. Bir çocuğu aşırı koruyabilir veya çocuğa herhangi bir sınırlama olmaksızın aşırı derecede özgürlük ve özerklik verebilir.
- Şemalar oluşturan dördüncü yaşam deneyimi türü, seçici içselleştirme veya önemli başkalarıyla özdeşleşmedir. Çocuk, genellikle bir ebeveyni olan etkili bir yetişkinin düşüncelerini, duygularını, deneyimlerini ve davranışlarını seçici olarak tanımlar ve bunları içselleştirir, yani modeller. Bu özdeşleşmelerin ve içselleştirmelerin bazıları meydana gelen öğrenme, gözlemci çocuğun temel duygusal ihtiyaçlarını karşılamadığında şema haline gelebilir. Örneğin, aşırı uyanık, aşırı endişeli bir anne tarafından yetiştirilen genç bir kız herhangi bir doğrudan eksiklik, travma veya aşırı hoşgörü yaşamayabilir. Ancak dünyanın tehlikeli veya yönetilemez olduğuna dair subliminal bir mesajı öğrenir.
Şema Terapi’deki bir değerlendirme görüşmesinin, standart bir klinik görüşmeyle benzerlikleri vardır. Bununla birlikte, temel fark, terapi hedefleri, geçmişleri veya önceki herhangi aldıkları bir terapi hakkında ne sorulursa sorulsun, hastaların/danışanların karşılanmamış duygusal ve ilişkisel ihtiyaçlarını, şemalarının ve modlarının kökenlerini ve mevcut ifadelerini keşfetmeyi amaçlıyor olmaktır. Evrensel temel ihtiyaçlar, bu ihtiyaçlara göre belirlenmiş şemaların neler olduğu, bunlarla baş etme stilleri ve modlar ayrı bir makalenin konusu olacak ve ayrıntılarıyla açıklanacaktır.
Kaynaklar
- Şema Terapi. Jeffrey E. Young, Janet S. Klosko, M. E. Weishaar.
- Şema Terapi: Ayırıcı Özellikler. Eshkol Rafaeli, David Bernstein ve Jeffrey Young.
- Yaşam Tuzakları İçin Şema Terapi: Huzurlu, Mutlu ve Özgür Yeni Bir Yaşama Başlayabilmek. Eckhard Roediger.
- Hayatı Yeniden Keşfedin. Daha Cesur, Üretken ve Doyumlu Bir Hayat İçin Gerekli Araçlar.Jeffrey E. Young , Janet Klosko.

