GazeteBilim
Destek Ol
Ara
  • Anasayfa
  • Bilim
  • Teknoloji
  • Felsefe
  • Kültür-Sanat
  • Gastronomi
  • Çocuk
  • Etkinlikler
    • Astronomi Dersleri
    • Çağdaş Epistemoloji Dersleri
    • Davranış Nörolojisi Dersleri
    • Eğitimciler İçin Yapay Zekâ Okur-Yazarlığı Dersleri
    • Epigenetik Dersleri
    • Evren ve Kozmoloji Dersleri
    • Evrim Dersleri
    • Bilim Tarihi Dersleri
    • Hegel Dersleri
    • İnsan Felsefesi Dersleri
    • Kapitalizmin Tarihsel Gelişimi ve İktisadi Düşünce Dersleri
    • Konuşmaktan Korkmuyorum
    • Kuantum Mekaniği ve Yorumları Dersleri
    • Marx Dersleri
    • Nörobilim Dersleri
    • Nörodilbilim Dersleri
    • Nörohukuk
    • Nörofelsefe Dersleri
    • Nöroperspektifler
    • Nöropsikanaliz Dersleri
    • Öğrenilmiş Çaresizlik
    • Teizm, Deizm, Agnostisizm ve Ateizm Dersleri
    • Teoloji, Bilim ve Felsefe Tartışmaları
    • Zihin Dersleri
  • Biz Kimiz
  • İletişim
Okuyorsun: Gizli bir fenomen eski binaların neden “perili” hissettirdiğini açıklıyor olabilir!
Paylaş
Aa
GazeteBilimGazeteBilim
Ara
  • Anasayfa
  • Bilim
  • Teknoloji
  • Felsefe
  • Kültür-Sanat
  • Gastronomi
  • Çocuk
  • Etkinlikler
    • Astronomi Dersleri
    • Çağdaş Epistemoloji Dersleri
    • Davranış Nörolojisi Dersleri
    • Eğitimciler İçin Yapay Zekâ Okur-Yazarlığı Dersleri
    • Epigenetik Dersleri
    • Evren ve Kozmoloji Dersleri
    • Evrim Dersleri
    • Bilim Tarihi Dersleri
    • Hegel Dersleri
    • İnsan Felsefesi Dersleri
    • Kapitalizmin Tarihsel Gelişimi ve İktisadi Düşünce Dersleri
    • Konuşmaktan Korkmuyorum
    • Kuantum Mekaniği ve Yorumları Dersleri
    • Marx Dersleri
    • Nörobilim Dersleri
    • Nörodilbilim Dersleri
    • Nörohukuk
    • Nörofelsefe Dersleri
    • Nöroperspektifler
    • Nöropsikanaliz Dersleri
    • Öğrenilmiş Çaresizlik
    • Teizm, Deizm, Agnostisizm ve Ateizm Dersleri
    • Teoloji, Bilim ve Felsefe Tartışmaları
    • Zihin Dersleri
  • Biz Kimiz
  • İletişim
  • Destek Ol
Bizi Takip Edin
  • Biz Kimiz
  • Künye
  • Yayın Kurulu
  • Yürütme Kurulu
Copyright © 2023 Gazete Bilim - Bütün Hakları Saklıdır
GazeteBilim > Blog > Bilim > Psikoloji > Gizli bir fenomen eski binaların neden “perili” hissettirdiğini açıklıyor olabilir!
Psikoloji

Gizli bir fenomen eski binaların neden “perili” hissettirdiğini açıklıyor olabilir!

Yazar: GazeteBilim Yayın Tarihi: 14 Mayıs 2026 6 Dakikalık Okuma
Paylaş
korku
İnfrasound; eski borular, makineler ve mekanik sistemler tarafından üretilebildiği için “perili bina” hissiyle ilişkilendiriliyor.

Bunun adı infrasound, yani insan kulağının duyamadığı çok düşük frekanslı sesler.

Çeviren: Emine Öykü Güner
GazeteBilim Yazı İşleri

Hiç içine girdiğiniz anda size garip ve huzursuz hissettiren bir yerde bulundunuz mu? Böyle anlarda doğaüstü açıklamalar kulağa daha heyecan verici gelebilir. Ancak ensenizde hissettiğiniz o ürpertinin arkasında aslında başka bir neden yatıyor olabilir.

Bunun adı infrasound, yani insan kulağının duyamadığı çok düşük frekanslı sesler. Yeni bir araştırma, bu fenomenin en azından kısa vadede insanların stres düzeyleri ve sinirlilik hali üzerinde gerçek bir etkisi olduğunu ortaya koyuyor.

Kanada’daki MacEwan University bünyesinde çalışan psikolog Rodney Schmaltz şöyle diyor:

“Perili olduğu söylenen bir binayı ziyaret ettiğinizi düşünün. Bir anda ruh haliniz değişiyor, huzursuz ve gergin hissediyorsunuz ama ortada ne görebildiğiniz ne de duyabildiğiniz sıra dışı bir şey var.”

Schmaltz’a göre eski binalarda infrasound bulunma ihtimali oldukça yüksek. Özellikle bodrum katlarında, eskiyen borular ve havalandırma sistemleri düşük frekanslı titreşimler üreterek bu görünmez etkiyi yaratabiliyor.

“Eğer size o binanın perili olduğu söylenseydi, hissettiğiniz huzursuzluğu doğaüstü bir şeye bağlayabilirdiniz. Oysa gerçekte yalnızca infrasound’a maruz kalmış olabilirsiniz.”

İnsanların bilinçli olarak duyabildiği ses eşiğinin altında kalan yani yaklaşık 20 hertz ve daha düşük frekanstaki sesler infrasound olarak adlandırılıyor. Bu seslerin en dikkat çekici özelliklerinden biri engellerin içinden güç kaybetmeden yayılabilmeleri. Bu yüzden etkileri oldukça geniş bir alana ulaşabiliyor.

İnfrasound; eski borular, makineler ve mekanik sistemler tarafından üretilebildiği için “perili bina” hissiyle ilişkilendiriliyor. Ancak kaynağı yalnızca eski yapılar değil. Fırtınalar, depremler, volkanik hareketler ve kutup ışıkları gibi doğal olaylar da bu düşük frekanslı sesleri ortaya çıkarabiliyor. Hatta bazı hayvanların iletişim kurarken ve yön bulurken infrasound kullandığı biliniyor.

Üstelik bu görünmez sesler sadece eski yapılarda değil, modern yaşamın içinde de oldukça yaygın. Trafik, endüstriyel makineler ve havalandırma sistemleri sürekli olarak düşük frekanslı titreşimler üretebiliyor. Elbette her infrasound zararlı ya da rahatsız edici değil; bu oldukça geniş bir kategori ve her frekansın etkisi aynı değil.

Yine de bilim insanları, infrasound’un yaygınlığı nedeniyle bu konuyu ciddiye almak gerektiğini düşünüyor. Çünkü günlük yaşamda bu seslere sık sık maruz kalıyoruz ve eğer bazı frekanslar gerçekten bedenimizi sürekli bir alarm durumuna sokuyorsa, bunun uzun vadeli etkilerini araştırmak büyük önem taşıyor.

MacEwan University bünyesinde çalışan Rodney Schmaltz ve araştırma ekibi, infrasound’un insan stres düzeyi üzerindeki etkilerini incelemek için 36 lisans öğrencisinin katıldığı bir deney gerçekleştirdi.

Katılımcılar tek başlarına bir odaya alındı ve onlara ya sakinleştirici ya da rahatsız edici müzikler dinletildi. Katılımcıların yarısına ise, kendileri farkında olmadan, gizli subwoofer’lar aracılığıyla 18 hertz frekansında infrasound da verildi.

Dinleme seansının ardından katılımcılar, müziğin kendilerini nasıl hissettirdiğine dair bir anket doldurdu. Ayrıca araştırmacılar, deney öncesi ve sonrası tükürük örnekleri alarak vücuttaki stres düzeyinin biyolojik göstergelerinden biri olan kortizol seviyelerini ölçtü.

Araştırmanın örneklem grubu oldukça küçük ve katılımcıların büyük çoğunluğu kadınlardan oluşuyordu. Bu nedenle sonuçların daha geniş kitlelere genellenebilmesi için daha büyük çaplı çalışmalara ihtiyaç duyuluyor. Yine de elde edilen bulgular dikkat çekici görünüyor.

Rodney Schmaltz araştırmanın sonuçlarını şöyle değerlendiriyor:

“Bulgularımız, kısa süreli bir maruziyetin bile ruh halinde değişim yaratabileceğini ve kortizol seviyelerini artırabileceğini gösteriyor. Bu da infrasound’un gerçek yaşam koşullarında insanlar üzerindeki etkilerini anlamanın ne kadar önemli olduğunu ortaya koyuyor.”

İnfrasound’a maruz kalan katılımcılar daha sinirli ve huzursuz hissettiklerini belirtti. Hatta sakinleştirici müzik dinleyenler bile müziği daha hüzünlü algıladı. Üstelik katılımcılar, düşük frekanslı titreşimlerin ortamda bulunup bulunmadığını bilinçli olarak fark edemedi.

Daha önce yapılan bazı deneyler de infrasound’un insanlarda benzer ürpertici etkiler yaratabileceğini öne sürmüştü. Ancak bu yeni çalışmanın en dikkat çekici yanı, infrasound ile stres hormonu kortizol arasındaki ilişkiyi göstermesi oldu. Araştırmaya göre infrasound’un bulunduğu ortamda kortizol seviyeleri belirgin şekilde yükseldi.

Çalışmanın ilk yazarı olan Kale Scatterty ise şunları söylüyor:

“Artan sinirlilik hali ile yükselen kortizol aslında doğal olarak bağlantılıdır. İnsanlar daha stresli ya da gergin hissettiklerinde, vücudun normal stres tepkisinin bir parçası olarak kortizol seviyesi yükselir.”

Ancak Scatterty’ye göre infrasound’un etkisi, bu doğal ilişkinin ötesine geçiyor:

“İnfrasound’a maruz kalmak hem ruh hali hem de kortizol üzerinde normal stres tepkisinin açıklayamayacağı ek etkiler yarattı.”

Kortizol seviyelerinin zaman zaman yükselmesi aslında normal kabul ediliyor. Çünkü bu hormon, olası bir tehlikeye karşı bizi uyaran doğal bir savunma mekanizmasının parçası. Hatta bazı teorilere göre hayvanlar, deprem ve tsunami gibi doğal afetlerden önce ortaya çıkan infrasound titreşimlerini hissederek tehlikeyi önceden algılayabiliyor. Belki de insanların infrasound karşısında hissettiği bu rahatsızlık hissinin nedeni de benzer bir içgüdü. İnsan beyni, güvenliğini korumak için bu görünmez titreşimlere karşı evrimsel olarak duyarlı hale gelmiş olabilir.

Bu bulgular, yalnızca paranormal olarak yorumlanan deneyimlerin ardındaki nedenleri anlamamıza yardımcı olmakla kalmayabilir. Aynı zamanda gürültü yönetmelikleri ve bina tasarım standartları açısından da önemli sonuçlar doğurabilir.

Çalışmanın ilk yazarı Kale Scatterty ise araştırmanın henüz başlangıç niteliğinde olduğunu vurguluyor:

“Bu çalışma, birçok açıdan infrasound’un insanlar üzerindeki etkilerini anlamaya yönelik ilk adımlardan biriydi.”

Scatterty’ye göre araştırmacılar şu ana kadar yalnızca belirli bir frekansı test etti. Ancak farklı frekansların ya da çeşitli frekans kombinasyonlarının insanlar üzerinde birbirinden tamamen farklı etkiler yaratması mümkün olabilir.

Kaynak: https://www.sciencealert.com/hidden-phenomenon-could-explain-why-old-buildings-feel-haunted-study-finds

(Son erişim tarihi: 12.05.2026)

Etiketler: infrasound, perili ev
GazeteBilim 14 Mayıs 2026
Bu Yazıyı Paylaş
Facebook Twitter Whatsapp Whatsapp E-Posta Linki Kopyala Yazdır
Önceki Yazı İlahi Komedya Bilim insanları, Dante’nin Cehennem’inin modern bilimden 500 yıl önce bir asteroit çarpmasını tasvir ettiğini söylüyor

Popüler Yazılarımız

krematoryum fırını

Türkiye’de ölü yakma (kremasyon): Hukuken var, fiilen yok

BilimEtik
23 Kasım 2023
cehalet
Felsefe

“Cehalet mutluluktur” inancı üzerine

Eşitleştiren, özgürleştiren, mutlu kılan, bilgi midir yoksa cehalet mi? Mutlu kılan, cehalet mutluluktur sözünde ifade edildiği gibi, bilgisizlik ve cehalet…

12 Ağustos 2023
deontolojik etik
Felsefe

Deontolojik etik nedir?

Bir deontolog için hırsızlık her zaman kötü olabilir nitekim çalma eyleminin özünde bu eylemi (daima) kötü yapan bir şey vardır.

15 Ağustos 2024
Güzel şeyler, özgür seçim süreçlerinin en çirkin şekillerde baskı altına alınmasına rağmen varlığını sürdürmeyi dişiler sayesinde başarır.(Görsel: The Belkin)
Flörtöz Hayvanlar

Ördekler, penisleri ve Amerikan ekonomisi

Yanık türkülerin yeşil başlı gövel ördeklerinden esinlenilen romantizm yalnızca bizim hayallerimizde var; gerçek dünyada bu türlerin aşk hayatları çok daha…

5 Kasım 2024

ÖNERİLEN YAZILAR

Zihninizin ölçek hatası: Bugünün sancıları neden bu kadar devasa hissedilir?

Bugün sizin için “hayatın merkezi” olan mesele de aynı yola çıkmış durumda. Buna rağmen zihin, bugünkü olayı geniş resimden koparıp…

Psikoloji
13 Mayıs 2026

Beyniniz “İyiler her zaman kazanır” derken aslında bunu da öğreniyor

“İyiler her zaman kazanır” gibi en iyi niyetli cümleler bile, dilin işleyişi gereği ters yönde bir çıkarım üretir: “kazananlar her…

Psikoloji
4 Mayıs 2026

İnsan canlısının ahlaklılık yanılsaması: Hümanizm ve bencillik paradoksu

İnsan beyni küçük bir kabilede yaşamak üzere optimize edilmiştir; Instagram’da küresel krizleri takip etmek için değil. Hümanist idealler — evrensel…

Psikoloji
21 Nisan 2026

Araştırmalara göre, mizah, yaşlı yetişkinlerin yaşlanırken yollarını bulmalarına yardımcı oluyor

Yaşlı yetişkinler, mizahı bir başa etme mekanizması ve sevdiklerini kaybetmenin ya da sevdiklerinin genel iyilik halinde görülen gerilemelerin karşısında metanetli…

Psikoloji
20 Nisan 2026
  • Biz Kimiz
  • Künye
  • Yayın Kurulu
  • Yürütme Kurulu
  • Gizlilik Politikası
  • Kullanım İzinleri
  • İletişim
  • Reklam İçin İletişim

Takip Edin: 

GazeteBilim

E-Posta: gazetebilim@gmail.com

Copyright © 2023 GazeteBilim

  • Bilim
  • Teknoloji
  • Felsefe
  • Kültür-Sanat
  • Gastronomi
  • Çocuk

Removed from reading list

Undo
Welcome Back!

Sign in to your account

Lost your password?