GazeteBilim
Destek Ol
Ara
  • Anasayfa
  • Bilim
  • Teknoloji
  • Felsefe
  • Kültür-Sanat
  • Gastronomi
  • Çocuk
  • Etkinlikler
    • Astronomi Dersleri
    • Davranış Nörolojisi Dersleri
    • Epigenetik Dersleri
    • Evren ve Kozmoloji Dersleri
    • Evrim Dersleri
    • Freud Dersleri
    • Hegel Dersleri
    • Kapitalizmin Tarihsel Gelişimi ve İktisadi Düşünce Dersleri
    • Kuantum Mekaniği ve Yorumları Dersleri
    • Marx Dersleri
    • Nörobilim Dersleri
    • Nörodilbilim Dersleri
    • Nöropsikanaliz Dersleri
  • Biz Kimiz
  • İletişim
Okuyorsun: Mısır’ın ünlü kraliçesi sabota mi edildi, yoksa bir ritüel miydi?
Paylaş
Aa
GazeteBilimGazeteBilim
Ara
  • Anasayfa
  • Bilim
  • Teknoloji
  • Felsefe
  • Kültür-Sanat
  • Gastronomi
  • Çocuk
  • Etkinlikler
    • Astronomi Dersleri
    • Davranış Nörolojisi Dersleri
    • Epigenetik Dersleri
    • Evren ve Kozmoloji Dersleri
    • Evrim Dersleri
    • Freud Dersleri
    • Hegel Dersleri
    • Kapitalizmin Tarihsel Gelişimi ve İktisadi Düşünce Dersleri
    • Kuantum Mekaniği ve Yorumları Dersleri
    • Marx Dersleri
    • Nörobilim Dersleri
    • Nörodilbilim Dersleri
    • Nöropsikanaliz Dersleri
  • Biz Kimiz
  • İletişim
  • Destek Ol
Bizi Takip Edin
  • Biz Kimiz
  • Künye
  • Yayın Kurulu
  • Yürütme Kurulu
Copyright © 2023 Gazete Bilim - Bütün Hakları Saklıdır
GazeteBilim > Blog > Kültür-Sanat > Sanat > Mısır’ın ünlü kraliçesi sabota mi edildi, yoksa bir ritüel miydi?
ArkeolojiSanat

Mısır’ın ünlü kraliçesi sabota mi edildi, yoksa bir ritüel miydi?

Yazar: GazeteBilim Yayın Tarihi: 29 Temmuz 2025 6 Dakikalık Okuma
Paylaş

Mısır’ın en güçlü kadınlarından olan Kraliçe Hatşepsut’un heykellerinin üvey kardeşi, aynı zamanda kocası olan III. Tutmosis tarafından parçalandığı varsayılıyordu. Ancak Toronto Üniversitesinden Jun Yi Wong, yayımladığı makalesinde heykellerin nefret ve kinden değil, yeniden kullanılmak için belirli bölgelerin parçalandığını öne sürdü.

İçindekiler
Neden heykeller ve anıtların parçalandığı düşünüldü?Heykeller neden parçalandı?Kaynakça

Amine Zeynep Çekiç

Firavun Hatşepsut’un (M.Ö. yaklaşık 1473–1458) ölümünden sonra anıtları yıkılmaya başlandı. En önemli kanıtı ise tapınak duvarlarından isminin ve görüntüsünün silinmesiydi. Bu eylemi, aralarında büyük bir taht kavgası olan yeğeni, eşi ve üvey çocuğu olan III. Thutmose’un başlatmış olması iddiaları kuvvetlendirdi (tek saltanatı M.Ö. yaklaşık 1458–1425).

Firavun Hatşepsut

Ancak arkeologlar bu sistematik yıkımın sebebini kesin olarak çözemedi. Günümüze kadar kabul gören görüş, III. Thutmose’un kraliçeye olan nefretinden dolayı heykellerini ve anıtlarını parçalatmış olmasıydı. Her ne kadar Hatşepsut’un mirası yok edilmeye ve kötülenmeye çalışılsa da durum sadece bundan ibaret değildi.

Son çalışma, bu yıkımın aslında eski bir ritüele dayandığını gösteriyor. Eski Mısırlılar kraliyet heykellerini güçlü varlıklar olarak görüyor ve onlara hayat vermek için “Ağzın Açılması” adı verilen bir ritüel gerçekleştiriyordu. Yıkılacak heykeller sistematik bir şekilde parçalanıyor ve yeni yapılarda kullanılıyordu. Heykelin gücünü ve ilahiyetini almak için belirli bölgelerden parçalara ayırıyor ve sıradan bir taş parçasına dönüştüğüne inanılıyordu. Daha sonra bu heykel ve anıt parçalarına Mısır’ın pek çok yerindeki yapılarda rastlanıldı.

Neden heykeller ve anıtların parçalandığı düşünüldü?

Kraliçe Hatşepsut’un babası olan II. Tutmosis, iktidarının üçüncü yılından hemen sonra kötü bir hastalığa yakalandı ve kısa bir süre sonra da öldü. Saltanatının sona ermesi, oğlu ve Hatşepsut’un üvey kardeşi olan III. Tutmosis’in tahta geçeceği anlamına geliyordu. Ancak yaşının çok küçük (on yaşından küçük olduğu tahmin edilmektedir) olması, Hatşepsut’un iktidarının başlangıcına ve zamanla da ülke yönetimini kendi tekeline almasına yol açtı.

Heykelin gücünü ve ilahiyetini almak için belirli bölgelerden parçalara ayırıyor ve sıradan bir taş parçasına dönüştüğüne inanılıyordu.

Hatşepsut, ilk olarak kral naibi unvanıyla devlet işlerini devraldı. Bu durumun geçici olması beklense de zaman ilerledikçe Hatşepsut kral naibeliğinden çok daha öteye geçti ve kraliçe olarak ülkesini yönetmeye başladı. Bu aşamadan itibaren 20 yıl Mısır’a hükmeden “kadın firavun” olmuştu.

Hak ettiği saltanatı elde edemeyen III. Tutmosis geri plana atılarak kral statüsüne ulaşamadı. Ne kadar iktidara geçtiği dönemde Mısır’ın sınırlarını genişletmiş ve o zamanın en zengin insanı olmuş olsa da yıllarını Hatşepsut’un gölgesinde geçirdi. Bu durum, kralın tahtını elinden alan Hatşepsut’a öfke ve kin duymasına yol açmıştı. Aynı zamanda Kraliçe Hatşepsut, yerine tekrardan bir kadın hükümdar olması için kızı Neferure’yi eğitmişti. Bu baskı altında ezilen III. Tutmosis, hakkı olan saltanatı elde etmek için hem eşini hem de üvey kız kardeşini öldürterek tahta geçti.

III. Tutmosis, iktidara geldikten hemen sonra Hatşepsut’un tasvirlerini ve isimlerini ortadan kaldırmaya başladı. Bilhassa onun firavunluk makamında bulunduğuna dair bütün kayıtlar silinmiştir.

Eski Mısırlılar kraliyet heykellerini güçlü varlıklar olarak görüyor ve onlara hayat vermek için “Ağzın Açılması” adı verilen bir ritüel gerçekleştiriyordu.

Bu sistemli yok etme hamlesinin tesiriyle sonraki dönemlerde hazırlanan Mısır kral listelerinde Hatşepsut’un ismi yer almamıştır; ancak bu noktada tek istisnanın Manetho’nun hazırladığı kral listesi olduğu görülmektedir. Arkeologlar bu düşünceden yola çıkarak Hatşepsut’un ölümünden sonra tahta geçen III. Tutmosis’in, kraliçeden kalan her şeyi yok etmeye çalıştığını düşünmüştür.

Heykeller neden parçalandı?

Jun Yi Wong, orijinal kazılara ait arşiv materyallerinin incelemesiyle sanıldığının aksine daha işlevsel bir açıklama sundu. Deir el-Bahri’deki Hatshepsut’un anıt tapınağı yakınında bulunan birçok heykelin yüzleri neredeyse sağlam bir şekilde korunmuş halde bulundu. Açık bir düşmanlık yerine hasarın büyük bir kısmı heykellerin kutsallığından arındırılması ve ham madde olarak yeniden kullanılması ile ilişkilendirildi.

Bu durumda heykeller birkaç yerden kırıldığı sırada yüzlere zarar verilmesi mümkünken bu fırsatın değerlendirilmediği görüldü ve heykellerin yüz kısımlarının bilerek kırılmadığı varsayıldı.

III. Thutmose’un tapınağına giden yolun altına inşa edilen Hatşepsut Deliği’nden çıkarılan tüm örneklerin tabanlarının eksik olması, heykellerin yeniden kullanımının o dönemde başladığını ortaya çıkardı. Ayrıca tüm heykeller “Ağzın Açılması” denilen parçalanma şekliyle boyun, bel ve ayaklardan kırılmış; bazıları sakalın ortasından, dizlerden veya taçlardan da parçalanmıştı. Bazı heykel parçaları Roma-Yunan zamanına kadar yapı malzemesi olarak kullanıldı.

MMA koleksiyonunda yer alan ve tamamlanmış olan 18 bağımsız heykelin sadece 9’unda önemli yüz hasarı tespit edildi. Bu durumda heykeller birkaç yerden kırıldığı sırada yüzlere zarar verilmesi mümkünken bu fırsatın değerlendirilmediği görüldü ve heykellerin yüz kısımlarının bilerek kırılmadığı varsayıldı. Heykellerdeki yüz hasarının çoğu muhtemelen Thutmose III döneminden değil, daha sonraki dönemlerdeki faaliyetlerden kaynaklandı.

Firavun Hatşepsut’un parçalanan heykeli

Ancak bu bulgular yine de net bir cevap için yeterli değil. Örneğin, Thutmose III’ün heykellerin yüzlerinin yok edilmesini emrettiği öne sürülebilir; ancak bu emir varsa bile yalnızca kısmen yerine getirilmiş olabilir. Dolayısıyla heykellerin mevcut durumu bu şekilde açıklanabilir.

Aynı zamanda Hatşepsut’un heykellerinin güçten arınma yöntemi, diğer hükümdarlara ait depolanmış heykellerle benzerlik göstermektedir. Bu uygulamalar modern bakış açısıyla bakıldığında ritüelci veya hurafeci bir pragmatizmin ürünü gibi görünmektedir. Yine de benzer türdeki hasarlar, farklı dönemlerde farklı anlamlar taşıyabilir. Diğer hükümdarların aksine, Hatşepsut itibarsızlaştırma sürecine maruz kalmış; ancak bu sürecin siyasi sonuçları tam olarak bilinmemektedir. III. Thutmose’un eylemleri açık bir düşmanlıktan ziyade ritüel gerekçelerle şekillenmiş olabilir.

Kaynakça

The Art Newspaper Turkey. (2025, 26 Haziran). Araştırmaya göre Antik Mısır kraliçesinin heykelleri nefretle değil, bilinçli olarak etkisizleştirildi. https://www.artnewspaper.com.tr/2025/06/26/arastirmaya-gore-antik-misir-kralicesinin-heykelleri-nefretle-degil-bilincli-olarak-etkisizlestirildi

YILMAZ, Cemal, “Hatşepsut: Naibelikten Firavunluğa Yürüyen

Bir Kraliçe”, OANNES – Uluslararası Eskiçağ Tarihi Araştırmaları

Dergisi, 2/2, Eylül 2020, ss. 277 – 300

Wong, J. Y. (2025). The afterlife of Hatshepsut’s statuary. Antiquity, 99(405), 746–761.

Etiketler: antik mısır, firavun, hatşepsut, tutmosis
GazeteBilim 29 Temmuz 2025
Bu Yazıyı Paylaş
Facebook Twitter Whatsapp Whatsapp E-Posta Linki Kopyala Yazdır
Önceki Yazı Yağmurlarımızda yeni bir tür asit var! Endişelenmeli miyiz?
Sonraki Yazı İklim değişikliği, mantar alerjisi sezonunu öne çekiyor olabilir!

Popüler Yazılarımız

krematoryum fırını

Türkiye’de ölü yakma (kremasyon): Hukuken var, fiilen yok

BilimEtik
23 Kasım 2023
cehalet
Felsefe

“Cehalet mutluluktur” inancı üzerine

Eşitleştiren, özgürleştiren, mutlu kılan, bilgi midir yoksa cehalet mi? Mutlu kılan, cehalet mutluluktur sözünde ifade edildiği gibi, bilgisizlik ve cehalet…

12 Ağustos 2023
deontolojik etik
Felsefe

Deontolojik etik nedir?

Bir deontolog için hırsızlık her zaman kötü olabilir nitekim çalma eyleminin özünde bu eylemi (daima) kötü yapan bir şey vardır.

15 Ağustos 2024
Güzel şeyler, özgür seçim süreçlerinin en çirkin şekillerde baskı altına alınmasına rağmen varlığını sürdürmeyi dişiler sayesinde başarır.(Görsel: The Belkin)
Flörtöz Hayvanlar

Ördekler, penisleri ve Amerikan ekonomisi

Yanık türkülerin yeşil başlı gövel ördeklerinden esinlenilen romantizm yalnızca bizim hayallerimizde var; gerçek dünyada bu türlerin aşk hayatları çok daha…

5 Kasım 2024

ÖNERİLEN YAZILAR

Bilim dünyasında ezber bozan keşif: “Hobbit” insan türünün maskesi düştü!

Yaklaşık 109 santimetre boyu ve modern bir insanın üçte biri büyüklüğündeki beyniyle Hobbit insan türünün hakkındaki detaylar aydınlatıldı. Hobbitler görkemli…

Arkeoloji
14 Temmuz 2026

Bilim insanları Orta Çağ’dan kalma bir tuvalette not defteri buldu ve hâlâ okunabiliyor!

Orta Çağ'da yaşamış Alman bir tüccara ait olduğu düşünülen küçük bir kişisel not defteri, yüzyıllar boyunca mükemmel bir durumda hayatta…

Arkeoloji
7 Temmuz 2026

Tıbbın gizemli kökleri: Özbekistan’da 4 bin yıllık kafatası ameliyatı!

Özbekistan'da bulunan 4.000 yıllık bir çocuğa ait kafatasında trepanasyon izleri tespit edildi; bu da onu Orta Asya'da kayıtlara geçen en…

Arkeoloji
29 Haziran 2026

Arkeologlar çölde yüzlerce antik toplu mezar keşfetti!

Ekip, Doğu Sudan'daki Atbai Çölü'nde arkeolojik yapıları sistematik ve titiz bir biçimde araştırdı. İnsan ve hayvan kemikleriyle dolu, büyük, dairesel…

Arkeoloji
23 Haziran 2026
  • Biz Kimiz
  • Künye
  • Yayın Kurulu
  • Yürütme Kurulu
  • Gizlilik Politikası
  • Kullanım İzinleri
  • İletişim
  • Reklam İçin İletişim

Takip Edin: 

GazeteBilim

E-Posta: gazetebilim@gmail.com

Copyright © 2023 GazeteBilim

  • Bilim
  • Teknoloji
  • Felsefe
  • Kültür-Sanat
  • Gastronomi
  • Çocuk

Removed from reading list

Undo
Welcome Back!

Sign in to your account

Lost your password?