Dünyamız hayvanlardan bitkilere, mantarlardan mikroskobik canlılara kadar birçok canlıya ev sahipliği yapıyor. Mikroskop ise bu canlıların her birinin bilinmeyen özelliklerini keşfetmemize olanak sağlıyor.
Sedef Çakır
Günümüz teknolojisiyle bu eşsiz varlıklar mikroskop altında oldukça detaylı şekilde gözlemlenip fotoğraflanabiliyor. Bu dala ise “fotomikrografi” adı veriliyor.
Kanadalı doğa fotoğrafçısı Dr. Robert Berdan, eşsiz fotoğraflarıyla bu alana büyük katkılar sunuyor. Bu yazımızda, kendisinin çektiği fotoğrafları derleyerek gözümüzle göremediğimiz bu sıradışı canlıları daha yakından tanıyacağız.

Görselde Alberta’dan tatlı su sülüğü görülmektedir. Üç çift göze sahiptir. 2,5X objektif ve karanlık alan mikroskobu (dark-field microscopy) kullanılarak fotoğraflanmıştır.

Bu görselde diferansiyel girişim kontrastı (DIC) mikroskobu ile panoramik olarak çekilen canlı bir Elodea canadensis yaprağının ucu görülmektedir. Elodea bir tatlı su bitkisidir. Görselde hücre içi organeller ve kloroplastlar rahatlıkla görülmektedir.

Dünyamız hem bitkisel hem de hayvansal özellikler gösteren bazı canlılara ev sahipliği yapar. Örneğin, Euglenoidler grubuna ait olan Euglena bu canlılara bir örnektir. Euglenoidler genellikle tatlı su birikintilerinde, toprakta ve hendeklerde yaşarlar ve mikroskop yardımıyla görülebilirler. Tek hücreli yapıya sahip olan bu organizmaların bir ile dört arasında kamçısı bulunur ve hücre zarlarının altında protein şeritlerinden oluşan bir pellikül taşırlar.
Bazı euglenoidler bakterileri veya algleri yiyerek beslenir (fagotrofi), bazıları ise kloroplast içererek fotosentez yapabilir veya sudan besinleri emerek yaşamını sürdürebilir (osmotrofi). Hatta bazıları bu iki yöntemi birleştirerek miksotrof bir yaşam tarzı benimser.
Dünyamız hem bitkisel hem de hayvansal özellikler gösteren bazı canlılara ev sahipliği yapar.
Kamçıları sayesinde hem hareket ederler hem de beslenebilirler. Bazı türlerinde ışığa duyarlı bir kırmızı göz noktası ve fotoreseptörler bulunur, bu da onların ışığa yönelmesini sağlar. Karanlıkta yetiştirilen bazı türler ise kloroplastlarını kaybedebilir ve bakterilerle beslenmeye başlayabilir.

Görseldeki Nassulid silyat, 100X büyütmede diferansiyel girişim kontrastı (DIC) ışık mikroskobuyla çekilmiştir. Nassulidler, mikroskobik dünyanın Nassophorean sınıfına aittir. Bu canlılar tatlı su, hafif tuzlu sular, deniz ortamları ve nemli topraklarda yaşayabilirler.
Ağızları ön taraftadır ve “nematodesmata” adı verilen çubuk benzeri yapılardan oluşan bir halka ile çevrilidir. Bu yapılar beslenmelerine yardımcı olur. Bu silyatları gözlemlemek için ışık mikroskobundan yararlanılır. Silyatlar genellikle zararsızdır ve bakteriler, algler ve organik atıklarla beslenerek besin zincirinde önemli bir rol oynarlar. Vücutlarındaki silyalar yardımıyla hareket edebilirler. Vakuolleri ve lipid vezikülleri; sarı, turuncu, pembe ve mor gibi çeşitli renk tonları alabilir. Bu renk farklılıkları, yutulan mavi-yeşil alglerin içerdiği pigmentlere göre farklılık gösterir.

Yukarıdaki görselde pozitif faz kontrast yöntemiyle görüntülenmiş insan yanak epitel hücreleri görülmektedir. Pozitif faz kontrast, açık bir arka plan oluşturur ve yüksek kırılma indisli organeller koyu renkte görünür. Görsel 100X büyütme ile çekilmiştir. Koyu renkli noktalar, hücrelerin çekirdeğidir.

Patates nişastası taneleri, polarize ışık mikroskobunda 200X büyütmede fotoğraflanmıştır.

Bu görselde Amoeba proteus, akridin oranj boyası kullanılarak floresan mikroskobunda 200X büyütmede görüntülenmiştir.

Yukarıdaki görselde C vitamini kristalleri görülmektedir. Polarize ışık mikroskobuyla gözlemlemek üzere kristal hazırlamak için ana yöntemlerden biri eritme yöntemidir ve bir sıcak tabla ya da Bunsen brülörü gerektirir.
Gözlem yapmak için öncesinde C vitamini gibi saf kimyasallar temin edilir. Daha sonra kristallerin erime noktası araştırılır. Erime noktası ne kadar düşükse eritme işlemi o kadar kolay olur. Eritilen maddeler soğudukça kristalleşir. C vitamini kristalleri suda kolayca çözünür ve lam üzerine yerleştirildiğinde birkaç dakika içinde kristalleşmeye başlayabilir.
C vitamini, dairesel kristaller haricinde çeşitli ilginç şekiller de meydana getirir. Bir miktar alkol eklemek, kuruma ve kristalleşme sürecini hızlandırır ve yüzey gerilimini azaltır.

Diğer maddeler gibi aminoasitler de polarize ışık mikroskobuyla fotoğraflanabilir. Bu görselde Beta-Alanin ve Glutamin, 100X büyütmede görüntülenmiştir. Oluşan kristallerin hepsi kıvrımlı ya da yuvarlak şekillerde değildir. Bazı mikroskop lamlarında kristal şekli ve formunda büyük farklılıklar olabilir.

Volvox, tek hücreli canlıların oluşturduğu çok hücreli kolonilerden oluşan bir yeşil alg (chlorophyte) türüdür. Bu benzersiz yapıda sitoplazmik köprüler ile hücreler birbirine bağlıdır. Volvox, 50.000’e kadar kamçılı hücreden oluşan küresel koloniler oluşturabilir. Bu görselde Volvox’un içindeki turuncu top bir yavru kolonidir. DIC mikroskobu ile 400X büyütmede fotoğraflanmıştır.

Diatomlar tek hücreli ve fotosentez yapan canlılardır. Tatlı ve tuzlu sularda yaşayabilirler. Bu canlıların kabukları ise silika (SiO₂) içerir. Mikroskop ile incelendiğinde benzersiz ve oldukça farklı desenlere sahip oldukları görülür. Benzersiz desenleri günümüzde sanatçılara ilham kaynağı olmaktadır. Yukarıdaki görselde ise diatomlar 400X büyütmede faz kontrast mikroskobu ile görüntülenmiştir.

Bu görselde, 400X büyütmede parlak alan mikroskobu ile görüntülenmiş soğan kökü ucu ve hücre döngüsünün farklı evrelerinde bölünmekte olan hücreler bulunmaktadır.

Kavak ağacı dalının enine kesiti, Toluidin mavisi ile boyanmış ve parlak alan mikroskobu ile 50X büyütmede fotoğraflanmıştır.

Chironomidler, göletlerde yaşayan ve küçük sineklere dönüşen böcek larvalarıdır. 50X büyütmede polarizan mikroskobu ile fotoğraflanmıştır.

Hydralar genellikle su bitkilerine tutunurlar. Avlarını (kopepodlar ve su piresi gibi canlılar) yakalayıp felç eden, yakıcı hücrelere sahip birkaç dokunaçları bulunmaktadır. Fakat Hydra’nın yakıcı hücreleri insanlara zarar vermez.
Bu canlılar hızlı bir şekilde rejenerasyon (yenilenme) yeteneğine sahiptir ve diğer birçok hayvanın aksine yaşlanma belirtileri göstermezler. Yeşil hydra gibi türler, hücrelerinin içinde yaşayan yeşil alglerle simbiyotik bir ilişki kurar.

Hazır bir preparattan alınan kalın bağırsak dokusu, Hematoksilin ve Eozin (H&E) ile boyanmıştır ve parlak alan mikroskobu ile 400X büyütmede görüntülenmiştir. Çekirdekler koyu mor renkte, sitoplazma ise daha açık ve pembe tonlarındadır.

Su ayıları (tardigradlar) çoğunlukla yosun ve likenlerde, gölet suyunda ve okyanusta yaşayan, sekiz bacaklı küçük hayvanlardır. Çoğunlukla boyutları 0,2 ila 0,5 mm arasındadır; bazıları 1 mm’ye kadar büyüyebilir.
Tardigradların aşırı koşullara nasıl dayanabildiği henüz net olarak anlaşılmamış olup konu hakkındaki araştırmalar hız kesmeden devam etmektedir.
Büyük bir çoğunluğu, keskin stilet benzeri yapılarla bitki hücrelerini delerek beslenir. Hastalığa sebep olmazlar ve kuraklık, X-ışınları, UV ışığı, aşırı sıcaklıklar ve hatta uzay boşluğu gibi koşullara karşı hayatta kalabilirler.
Yosunların içindeki ince su tabakasında yaygın olarak bulunan su ayıları, yosun kuruduğunda vücutlarındaki suyun neredeyse tamamını dışarı atarak “tun” adı verilen bir evreye geçerler. Böylece biyolojik aktiviteleri durur ve bu dinlenme hâlinde yıllarca yaşayabilirler. Tardigradların aşırı koşullara nasıl dayanabildiği henüz net olarak anlaşılmamış olup konu hakkındaki araştırmalar hız kesmeden devam etmektedir.
Kaynakça
https://www.canadiannaturephotographer.com/index.html
Son Erişim Tarihi: 30/07/2025

