Kök hücreler, özelleşmemiş hücrelerdir. Vücutta farklı hücre tiplerine dönüşebilirler ve bu sayede bir kimlik kazanırlar.
Sedef Çakır
Kök hücre çeşitleri
Kök hücreler, bulunduğu yere göre embriyonik ve erişkin olmak üzere iki gruba ayrılır. Embriyonik kök hücreler embriyonun gelişim evresinde ortaya çıkarlar. Döllenme sonucu oluşan zigot birkaç gün içinde mitoz bölünme geçirmeye başlar ve bunun sonucunda büyük bir hücre topluluğu oluşur. Bu hücre topluluğu “blastokist” olarak adlandırılır. Blatokist yapısının iç yüzeyinde ise kök hücreler yer alır. Bu hücreler pluripotent özelliktedir. Bu da demek oluyor ki, vücutta kas, sinir ve kan hücresi gibi birçok farklı hücre türüne dönüşme potansiyeline sahiptir. Vücut, ihtiyaç durumunda bu kök hücreleri gerekli hücre tipine dönüştürebilir. Erişkin kök hücreler ise vücutta karaciğer ve kan gibi pek çok dokuda bulunur ve daha çok doku iyileşmesi ve büyüme için kullanılır. Erişkin kök hücrelere mezenkimal ve hematopoietik kök hücreler örnek verilebilir. Mezenkimal kök hücreler organların çevresini kaplayan bağ dokuda bulunurken, hematopoietik kök hücreler kemik iliğinde bulunur. Mezenkimal kök hücreler kemik, kıkırdak ve yağ hücresine dönüşebilir. Hematopoietik kök hücreler ise kırmızı ve beyaz kan hücrelerine dönüşebilirler. Embriyonik kök hücrelerden farklı olarak erişkin kök hücreler multipotent, oligopotent veya unipotent özellikte olabilir. Özetle, embriyonik kök hücreler vücutta oldukça fazla sayıda hücre tipine dönüşebilirken, erişkin kök hücreler daha özelleşmiş bir yapıdadır ve dönüşebildiği hücre tipi sayısı daha kısıtlıdır.
Kök hücrelerin kullanım alanları
Günümüzde kök hücreler birçok farklı amaca hizmet etmektedir. Örneğin, doku ve yara iyileşmesi bunlardan sadece bir tanesidir. Derisinde birçok tedaviye rağmen geçmeyen bir yaraya sahip hasta kök hücre tedavisi ile sağlığına kavuşabilir. Kök hücrelerin diğer kullanım alanları arasında kemik dokusu rejenerasyonu, sinir ve kalp dokusunun yenilenmesi ve kemik iliği nakli yer alır. Mezenkimal kök hücreler kemik ve kıkırdak dokusuna dönüşebilmesinden dolayı kemik dokusunun rejenerasyonunda sıklıkla kullanılır. Buna ek olarak, Parkinson veya Alzheimer gibi merkezi sinir sistemi hastalıklarında kök hücre tedavisine sıklıkla başvurulur. Ayrıca, hematopoietik kök hücreler sayesinde kişinin bağışıklık sistemi onarılabilir.
Bu uygulamalara ek olarak, vücuttaki farklılaşmış hücreler Yamanaka faktörleri sayesinde pluripotent bir hücreye dönüşebilir. Bu hücrelere “indüklenmiş pluripotent kök hücre” (iPS) adı verilir. Elde edilen hücre bu noktada henüz hangi tip hücreye dönüşeceğine karar vermemiştir. Fakat, ihtiyaca göre gerekli hücre tipinin özelliklerini kazanıp farklılaşabilirler. Günümüzde bu kök hücreler gerekli koşullarda saklanıp uzun yıllar korunabilir. Bu demek oluyor ki, kök hücrelerinizi saklarsanız, karaciğer rahatsızlığı geçirmeniz durumunda sakladığınız kök hücreler sayesinde yedek bir karaciğere sahip olabilirsiniz ve belki de bu sayede sağlığınıza kavuşursunuz. Bu gelişmelerden yola çıkılarak gelecek kök hücrelerde denebilir.
Türkiye’deki kök hücre uygulamaları ve güncel gelişmeler
Türkiye’de her geçen gün kök hücre araştırmaları ve uygulamaları hız kazanmaktadır. Nörolojik hastalıklardan kardiyovasküler hastalıklara, ortopedik yaralanmalardan lösemi gibi kan hastalıklarına kadar pek çok alanda kök hücre uygulamaları karşımıza çıkmaktadır. Örneğin, bu uygulamalar sayesinde günümüzde birçok lösemi hastası sağlığına kavuşmuştur. Hatta ve hatta, Türkiye’de COVID-19 tedavisinde dahi mezenkimal kök hücre çalışmalarına başvurulmuştur. Araştırmalar devam ettikçe kök hücre uygulamalarının etkisi ve sıklığının artacağına şüphe yoktur.
Kaynakça:
https://www.medicalnewstoday.com/articles/323343
https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC10276889
https://www.medicalcenterturkey.com/stem-cell-therapy-turkey/
https://link.springer.com/article/10.1007/s12015-021-10214-x

