GazeteBilim
Destek Ol
Ara
  • Anasayfa
  • Bilim
  • Teknoloji
  • Felsefe
  • Kültür-Sanat
  • Gastronomi
  • Çocuk
  • Etkinlikler
    • Astronomi Dersleri
    • Çağdaş Epistemoloji Dersleri
    • Davranış Nörolojisi Dersleri
    • Eğitimciler İçin Yapay Zekâ Okur-Yazarlığı Dersleri
    • Epigenetik Dersleri
    • Evren ve Kozmoloji Dersleri
    • Evrim Dersleri
    • Bilim Tarihi Dersleri
    • Hegel Dersleri
    • İnsan Felsefesi Dersleri
    • Kapitalizmin Tarihsel Gelişimi ve İktisadi Düşünce Dersleri
    • Konuşmaktan Korkmuyorum
    • Kuantum Mekaniği ve Yorumları Dersleri
    • Marx Dersleri
    • Nörobilim Dersleri
    • Nörodilbilim Dersleri
    • Nörohukuk
    • Nörofelsefe Dersleri
    • Nöroperspektifler
    • Nöropsikanaliz Dersleri
    • Öğrenilmiş Çaresizlik
    • Teizm, Deizm, Agnostisizm ve Ateizm Dersleri
    • Teoloji, Bilim ve Felsefe Tartışmaları
    • Zihin Dersleri
  • Biz Kimiz
  • İletişim
Okuyorsun: Antik Yunan ve Romalı doktorlara göre sağlıklı yaşlanmanın yolları
Paylaş
Aa
GazeteBilimGazeteBilim
Ara
  • Anasayfa
  • Bilim
  • Teknoloji
  • Felsefe
  • Kültür-Sanat
  • Gastronomi
  • Çocuk
  • Etkinlikler
    • Astronomi Dersleri
    • Çağdaş Epistemoloji Dersleri
    • Davranış Nörolojisi Dersleri
    • Eğitimciler İçin Yapay Zekâ Okur-Yazarlığı Dersleri
    • Epigenetik Dersleri
    • Evren ve Kozmoloji Dersleri
    • Evrim Dersleri
    • Bilim Tarihi Dersleri
    • Hegel Dersleri
    • İnsan Felsefesi Dersleri
    • Kapitalizmin Tarihsel Gelişimi ve İktisadi Düşünce Dersleri
    • Konuşmaktan Korkmuyorum
    • Kuantum Mekaniği ve Yorumları Dersleri
    • Marx Dersleri
    • Nörobilim Dersleri
    • Nörodilbilim Dersleri
    • Nörohukuk
    • Nörofelsefe Dersleri
    • Nöroperspektifler
    • Nöropsikanaliz Dersleri
    • Öğrenilmiş Çaresizlik
    • Teizm, Deizm, Agnostisizm ve Ateizm Dersleri
    • Teoloji, Bilim ve Felsefe Tartışmaları
    • Zihin Dersleri
  • Biz Kimiz
  • İletişim
  • Destek Ol
Bizi Takip Edin
  • Biz Kimiz
  • Künye
  • Yayın Kurulu
  • Yürütme Kurulu
Copyright © 2023 Gazete Bilim - Bütün Hakları Saklıdır
GazeteBilim > Blog > Tarih > Antik Yunan ve Romalı doktorlara göre sağlıklı yaşlanmanın yolları
TarihTıp

Antik Yunan ve Romalı doktorlara göre sağlıklı yaşlanmanın yolları

Yazar: GazeteBilim Yayın Tarihi: 19 Mart 2026 9 Dakikalık Okuma
Paylaş
roma
birçok antik Yunanlı ve Romalı uzun ve sağlıklı bir yaşam arzuluyordu. (Görsel: Wikimedia)

Antik Yunan ve Romalılar uzun ve sağlıklı yaşamlarını neye borçluydular? Ne yediler, ne içtiler, nasıl hareket ettiler? Hem bu soruların yanıtını aradık hem de Dr. Emre Kaynak o dönemin pratiğiyle bugünkü modern tıbbın uygulamalarını karşılaştırdı. İşte çarpıcı sonuçlar…

İçindekiler
Antik bir hekimin bakış açısıNe yapabiliriz?Antik gözlemlerden modern laboratuvarlara1. Az öğün, uzun yaşam: Otofaji mucizesi2. Keldanilerin arpa ekmeği ve mikrobiyomun gücü3. Antiochus’un akıl sağlığı: Omega-3 ve nöroproteksiyon4. Modern bir biyohack: “Gıda sıralaması” (food sequencing)5. Oksimel (sirke-bal) ile glisemik kontrol6. Sürekli hareket ve kas koruma (sarkopeni)Geçmişin pratiği, geleceğin bilimi

Emine Öykü Güner
GazeteBilim Yazı İşleri

Tıpkı modern dünyada olduğu gibi, antik çağlarda da insanlar uzun ve sağlıklı bir yaşam sürmenin yollarını öğrenmek istiyorlardı. Yunanlar ve Romalılar, uzak diyarlarda yaşayan ve 100 yaşın çok ötesine kadar iyi yaşayan halklar hakkında olağanüstü hikâyeler duymuşlardı.

Yunan deneme yazarı Lucian (yaklaşık MS 120-180) şöyle yazıyor:

“Gerçekten de çok uzun ömürlü olan bütün uluslar vardır örneğin Seres (Çinliler) gibi; onların 300 yıl yaşadıkları söylenir. Kimileri uzun ömürlerini iklime, kimileri toprağa, kimileri de beslenmelerine bağlıyor. Çünkü bu milletin tamamının sudan başka bir şey içmediği söyleniyor.

“Athos halkının da 130 yıl yaşadığı söylenir ve Keldanilerin de gözlerinin keskinliğini korumak için arpa ekmeği kullanarak 100 yıldan fazla yaşadıkları bildirilmektedir.”

Bu hikâyelerin doğruluğu ne olursa olsun, birçok antik Yunanlı ve Romalı uzun ve sağlıklı bir yaşam arzuluyordu. Onlara göre bunun nasıl gerçekleşebileceği ise şöyleydi.

Antik bir hekimin bakış açısı

Antik çağ hekimleri, uzun yaşayan insanların her gün neler yaptıklarıyla ve bunun onlara nasıl yardımcı olmuş olabileceğiyle ilgileniyorlardı.

Örneğin Yunan hekim Galen (MS 129–216), Roma’da şahsen tanıdığı ve ileri yaşlara kadar yaşamış iki kişiden söz eder. İlk olarak, neredeyse 100 yaşına kadar yaşamış Telephus adında bir dilbilimci (dilbilgisi üzerine çalışan ve öğreten kişi) vardır.

Galen’e göre, Telephus günde sadece üç öğün yemek yiyordu. Beslenmesi oldukça sadeydi:

“Suda kaynatılmış lapaya en iyi kalitede ham bal karıştırılırdı ve ilk öğün için bu onun için yeterli olurdu.”

“Ayrıca ilk öğünü takiben yedinci saatte ya da biraz daha erken akşam yemeğini yerdi. Önce sebze yer daha sonra balık veya kümes hayvanları tadardı. Akşamları ise sadece şarapla ıslatılmış ekmek yerdi.”

Galen ayrıca Telephus’un günümüzde bize alışılmadık gelebilecek bazı banyo alışkanlıklarına sahip olduğunu da anlatır. Telephus her gün zeytinyağıyla masaj yaptırmayı tercih eder ve ayda sadece birkaç kez banyo yapardı.

“Kışın ayda iki kez, yazın ise ayda dört kez banyo yapma alışkanlığı vardı. Bu mevsimlerin arasındaki dönemlerde ise ayda üç kez banyo yapardı. Banyo yapmadığı günlerde saat üç civarında kısa bir masajla yağlanırdı.”

İkinci olarak ise, 80’li yaşlarına kadar yaşamış Antiochus adında yaşlı bir doktordan söz eder.           

Galen’e göre Antiochus’un da oldukça sade bir beslenme düzeni vardı. Antiochus sabahları genellikle ballı kızarmış ekmek yerdi. Öğle yemeğinde ise balık yerdi. Ancak çoğunlukla kayalıkların çevresinden ve derin denizlerde yaşayan balıkları tüketirdi. Akşam yemeğinde ise ya sirke ve bal karışımıyla (oxymel) yapılmış yulaf lapası ya da sade soslu bir kuş yerdi.

Bu sade beslenme düzeninin yanı sıra, Antiochus her sabah yürüyüşe çıkardı. Ayrıca at arabasıyla gezdirilmeyi veya kölelerinin onu şehir içinde bir sandalyede taşımasını severdi. Galen ayrıca Antiochus’un yaşlı bir insana uygun egzersizler yaptığını söylemiştir:

“Yaşlı insanlar için sabahın erken saatlerinde egzersiz olarak yapmanız gereken bir şey vardır: Yağla yapılan masajdan sonra onları yürütmeli ve yorulmalarına izin vermeden pasif egzersizler yaptırmalısınız. Bunu yaparken yaşlı kişinin kapasitesini göz önünde bulundurmalısınız.”

Galen, Antiochus’un bu rutininin muhtemelen ileri yaşlarına kadar sağlıklı kalmasına katkıda bulunduğunu sonucuna varıyor:

“Yaşlılığında kendine bu şekilde bakan Antiochus, aklı başında ve bütün uzuvları sapasağlam bir şekilde, sonuna kadar yaşamaya devam etti.”

Galen, Telephus ve Antiochus’un bazı belirgin ortak özelliklere sahip olduklarını vurgular. Günde sadece birkaç öğün yemek yiyorlardı; beslenmeleri yabani hayvan etleri, tam tahıllar, ekmek ve baldan oluşuyordu, ayrıca her gün aktif kalıyorlardı.

Ne yapabiliriz?

Yunanlıların ve Romalıların da gayet iyi bildiği gibi, hepimiz 100 yaşına veya daha fazlasına kadar yaşayamayız. Ancak Lucian, Seksen Yaş Üstüler Üzerine adlı denemesinde bize biraz teselli sunuyor:

“Her toprakta ve her iklimde, uygun egzersizi yapan ve sağlığa en uygun beslenme düzenini benimseyen insanlar uzun ömürlü olmuşlardır.”

Lucian’nın tavsiyesine göre biz de uzun ve sağlıklı bir yaşam sürmek istiyorsak uzun ve sağlıklı bir yaşam sürmüş insanların yaşam tarzlarını taklit etmemiz gerekiyor

Dolayısıyla, eğer MS 2. yüzyılda Roma’da yaşıyor olsaydınız, sade bir beslenme düzenine sahip olan ve hayatları boyunca aktif kalan Telephus ve Antiochus gibi kişiler iyi birer rol modeli olarak görülürdü.

roma
Uzm. Dr. Emre Kaynak

Dermatoloji Uzmanı Dr. Emre KAYNAK Antik Yunan ve Romalı doktorların sağlık reçetelerini/ ritüellerini günümüz tıbbına göre şu şekilde yorumluyor:

Antik gözlemlerden modern laboratuvarlara

Galen ve Lucian’ın yüzlerce yıl önce yaptığı bu gözlemler, ilk bakışta sadece dönemin kısıtlı imkânlarıyla şekillenmiş basit alışkanlıklar gibi görünebilir.

Peki, antik çağın bu “sade” yaşantısı modern laboratuvarlarda nasıl açıklanıyor?

1. Az öğün, uzun yaşam: Otofaji mucizesi

Telephus’un az öğün yemesi ve sofradan tam doymadan kalkması, günümüzde “Aralıklı Oruç” (Intermittent Fasting) ve “Kalori Kısıtlaması” olarak bilinen stratejilerin birebir karşılığıdır. Modern bilime göre, vücuda sürekli besin girmemesi, hücrelerde “otofaji” adı verilen bir temizlik sürecini başlatır.

Vücut, sindirimle uğraşmadığı açlık pencerelerinde, yaşlanmaya ve hastalıklara sebep olan hasarlı proteinleri parçalayarak kendini yeniler. Telephus’un sade beslenmesi, hücresel yaşlanmayı hızlandıran genetik yolakları (mTOR) baskılayan kusursuz bir anti-aging stratejisiydi.

2. Keldanilerin arpa ekmeği ve mikrobiyomun gücü

Antik metinlerde geçen arpa ekmeği ve yulaf lapası tüketimi, modern mikrobiyom araştırmalarının merkezinde yer alır. İnsan bağışıklık sisteminin büyük bir kısmı bağırsaklarımızdaki mikrobiyotaya bağlıdır. Arpa ve yulaf, bu dost bakterilerin en sevdiği besin olan beta-glukan (prebiyotik lif) açısından son derece zengindir. Bağırsaktaki bakteriler bu lifleri fermente ederek bütirat gibi Kısa Zincirli Yağ Asitleri (SCFA) üretirler. Bu asitler sistemik iltihaplanmayı düşürür ve vücudu içten dışa korur.

3. Antiochus’un akıl sağlığı: Omega-3 ve nöroproteksiyon

Galen’in, Antiochus’un özellikle “derin deniz ve kayalık balıklarını” tercih ettiğini belirtmesi kritik bir detaydır. Derin deniz balıkları, beyin zarlarını koruyan, hücre akışkanlığını sağlayan ve Alzheimer gibi nörodejeneratif hastalıklara karşı kalkan oluşturan DHA ve EPA (Omega-3 yağ asitleri) bakımından en zengin kaynaklardır. Antiochus, farkında olmadan beyninin hücresel yaşlanmasını durduracak en doğru fonksiyonel besinleri seçmişti.

4. Modern bir biyohack: “Gıda sıralaması” (food sequencing)

Telephus’un akşam yemeklerinde tesadüf gibi görünen “önce sebze, sonra balık” yeme alışkanlığı, aslında günümüz modern diyabet araştırmalarının en sıcak konularından biridir. Güncel klinik çalışmalar, yemeğe önce lifli gıdalarla (sebze) başlamanın, midede jelimsi bir ağ oluşturarak sonradan gelen protein ve karbonhidratların emilimini yavaşlattığını kanıtlamaktadır. Bu “gıda sıralaması” stratejisi, yemek sonrası kan şekeri ve insülin zirvelerini (spike) %30 ila %40 oranında düşürebilir.

5. Oksimel (sirke-bal) ile glisemik kontrol

Akşamları tüketilen sirke ve bal karışımı (oxymel), antik çağın fonksiyonel içeceğiydi. Günümüz klinik araştırmaları, sirkenin etken maddesi olan asetik asidin, karbonhidrat emilimini yavaşlattığını ve yemek sonrası kan şekeri fırlamalarını (postprandiyal glisemik dalgalanmaları) ciddi oranda düşürdüğünü kanıtlamaktadır. Ham balın antioksidan gücüyle birleşen bu karışım, çağımızın en büyük sorunu olan insülin direncine karşı doğal bir koruma yöntemiydi.

6. Sürekli hareket ve kas koruma (sarkopeni)

Galen, yaşlı bireyler için “yorulmalarına izin vermeden pasif egzersizler” önermişti. Bugün spor hekimliği, eklemleri yıpratan ağır antrenmanlar yerine gün içine yayılmış sürekli hareketliliğin (NEAT- Egzersiz Dışı Aktivite Termojenezi) önemini vurguluyor.

Ayrıca uygulanan yağ masajları ve hafif direnç egzersizleri, yaşa bağlı kas erimesi olan sarkopeniyi önlemek ve dokulardaki mikro kan akışını canlı tutmak için modern sporcu sağlığı protokollerinin erken dönem bir yansımasıdır.

Geçmişin pratiği, geleceğin bilimi

Lucian, Seksen Yaş Üstüler Üzerine adlı denemesinde bize şu evrensel gerçeği hatırlatır: “Her toprakta ve her iklimde, uygun egzersizi yapan ve sağlığa en uygun beslenme düzenini benimseyen insanlar uzun ömürlü olmuşlardır.”

Antik Yunan ve Romalıların ellerinde mikroskoplar veya genetik testler yoktu. Ancak doğayı muazzam bir keskinlikle gözlemlediler. İşlenmiş gıdalardan uzak durmak, bağırsakları lifle beslemek, beyin için doğru proteinleri seçmek, az yemek ve kasları yıpratmadan sürekli hareket halinde kalmak… Eğer 21. yüzyılda 100 yaşına kadar sağlıklı yaşamak istiyorsak, yüzümüzü sadece en yeni diyet trendlerine değil, binlerce yıl öncesinin bu hücresel düzeyde kanıtlanmış bilgeliğine dönmeliyiz.

Haberin kaynağı:

https://www.sciencealert.com/how-to-age-well-according-to-ancient-greek-and-roman-doctors

(Son erişim tarihi: 18.03.2026)

Dr. Emre Kaynak’ın kaynakları:

https://www.nejm.org/doi/10.1056/NEJMra1905136?url_ver=Z39.882003&rfr_id=ori:rid:crossref.org&rfr_dat=cr_pub%20%200pubmed

https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC4876745

https://www.cell.com/cell/fulltext/S0092-8674(16)30592-X?_returnURL=https%3A%2F%2Flinkinghub.elsevier.com%2Fretrieve%2Fpii%2FS009286741630592X%3Fshowall%3Dtrue

https://diabetesjournals.org/care/article-abstract/27/1/281/26582/Vinegar-Improves-Insulin-Sensitivity-to-a-High?redirectedFrom=fulltext

Etiketler: antik yunan, içme
GazeteBilim 19 Mart 2026
Bu Yazıyı Paylaş
Facebook Twitter Whatsapp Whatsapp E-Posta Linki Kopyala Yazdır
Önceki Yazı DNA DNA ve RNA’yı oluşturmak için gereken her şey asteroit örneğinde bulundu
Sonraki Yazı doğa Savaşın tarafı değil ama en büyük mağduru: Doğa

Popüler Yazılarımız

krematoryum fırını

Türkiye’de ölü yakma (kremasyon): Hukuken var, fiilen yok

BilimEtik
23 Kasım 2023
cehalet
Felsefe

“Cehalet mutluluktur” inancı üzerine

Eşitleştiren, özgürleştiren, mutlu kılan, bilgi midir yoksa cehalet mi? Mutlu kılan, cehalet mutluluktur sözünde ifade edildiği gibi, bilgisizlik ve cehalet…

12 Ağustos 2023
deontolojik etik
Felsefe

Deontolojik etik nedir?

Bir deontolog için hırsızlık her zaman kötü olabilir nitekim çalma eyleminin özünde bu eylemi (daima) kötü yapan bir şey vardır.

15 Ağustos 2024
Güzel şeyler, özgür seçim süreçlerinin en çirkin şekillerde baskı altına alınmasına rağmen varlığını sürdürmeyi dişiler sayesinde başarır.(Görsel: The Belkin)
Flörtöz Hayvanlar

Ördekler, penisleri ve Amerikan ekonomisi

Yanık türkülerin yeşil başlı gövel ördeklerinden esinlenilen romantizm yalnızca bizim hayallerimizde var; gerçek dünyada bu türlerin aşk hayatları çok daha…

5 Kasım 2024

ÖNERİLEN YAZILAR

Eshref Shevky kimdir?

Eshfer Shevky kimdi? Hemen araştırmaya giriştim; ama elimin altında bulunan Türk Sosyoloji Tarihi ile ilgili araştırmalarda bu isme tesadüf edemeyince…

Bilim Tarihi
7 Mayıs 2026

Tümevarım-tümdengelim ve bilimde gerikalmışlık sorunu

Tümevarım Yöntemi’ne geçişteki gecikme, modernleşmenin “özgün bir bilimsel üretim” safhasına geçmesini engellemiş ve süreci daha çok bir “takip ve adaptasyon”…

Bilim Tarihi
20 Nisan 2026

Bilim tarihi araştırmalarında yapay zekâ kullanımı[1]

Büyük veri kümeleriyle uğraşan, literatür taraması yapan veya eski metinleri deşifre etmeye çalışan tarihçiler için YZ şu alanlarda devrim niteliğinde…

Bilim Tarihi
15 Nisan 2026

Daha sessiz, daha kansız: Zehirle cinayet

Fiziksel ve cinsel şiddet bulguları gösteren cinayetlere göre daha sessiz ve daha kansız bir cinayetten bahsediyoruz. Zehir kullanan katiller genellikle…

Tıp
12 Mart 2026
  • Biz Kimiz
  • Künye
  • Yayın Kurulu
  • Yürütme Kurulu
  • Gizlilik Politikası
  • Kullanım İzinleri
  • İletişim
  • Reklam İçin İletişim

Takip Edin: 

GazeteBilim

E-Posta: gazetebilim@gmail.com

Copyright © 2023 GazeteBilim

  • Bilim
  • Teknoloji
  • Felsefe
  • Kültür-Sanat
  • Gastronomi
  • Çocuk

Removed from reading list

Undo
Welcome Back!

Sign in to your account

Lost your password?