GazeteBilim
Destek Ol
Ara
  • Anasayfa
  • Bilim
  • Teknoloji
  • Felsefe
  • Kültür-Sanat
  • Gastronomi
  • Çocuk
  • Etkinlikler
    • Astronomi Dersleri
    • Çağdaş Epistemoloji Dersleri
    • Davranış Nörolojisi Dersleri
    • Eğitimciler İçin Yapay Zekâ Okur-Yazarlığı Dersleri
    • Epigenetik Dersleri
    • Evren ve Kozmoloji Dersleri
    • Evrim Dersleri
    • Bilim Tarihi Dersleri
    • Hegel Dersleri
    • İnsan Felsefesi Dersleri
    • Kapitalizmin Tarihsel Gelişimi ve İktisadi Düşünce Dersleri
    • Konuşmaktan Korkmuyorum
    • Kuantum Mekaniği ve Yorumları Dersleri
    • Marx Dersleri
    • Nörobilim Dersleri
    • Nörodilbilim Dersleri
    • Nörohukuk
    • Nörofelsefe Dersleri
    • Nöroperspektifler
    • Nöropsikanaliz Dersleri
    • Öğrenilmiş Çaresizlik
    • Teizm, Deizm, Agnostisizm ve Ateizm Dersleri
    • Teoloji, Bilim ve Felsefe Tartışmaları
    • Zihin Dersleri
  • Biz Kimiz
  • İletişim
Okuyorsun: İntiharı önlemek mümkün: TÜİK’in söyledikleri, riskler ve yapılabilecekler
Paylaş
Aa
GazeteBilimGazeteBilim
Ara
  • Anasayfa
  • Bilim
  • Teknoloji
  • Felsefe
  • Kültür-Sanat
  • Gastronomi
  • Çocuk
  • Etkinlikler
    • Astronomi Dersleri
    • Çağdaş Epistemoloji Dersleri
    • Davranış Nörolojisi Dersleri
    • Eğitimciler İçin Yapay Zekâ Okur-Yazarlığı Dersleri
    • Epigenetik Dersleri
    • Evren ve Kozmoloji Dersleri
    • Evrim Dersleri
    • Bilim Tarihi Dersleri
    • Hegel Dersleri
    • İnsan Felsefesi Dersleri
    • Kapitalizmin Tarihsel Gelişimi ve İktisadi Düşünce Dersleri
    • Konuşmaktan Korkmuyorum
    • Kuantum Mekaniği ve Yorumları Dersleri
    • Marx Dersleri
    • Nörobilim Dersleri
    • Nörodilbilim Dersleri
    • Nörohukuk
    • Nörofelsefe Dersleri
    • Nöroperspektifler
    • Nöropsikanaliz Dersleri
    • Öğrenilmiş Çaresizlik
    • Teizm, Deizm, Agnostisizm ve Ateizm Dersleri
    • Teoloji, Bilim ve Felsefe Tartışmaları
    • Zihin Dersleri
  • Biz Kimiz
  • İletişim
  • Destek Ol
Bizi Takip Edin
  • Biz Kimiz
  • Künye
  • Yayın Kurulu
  • Yürütme Kurulu
Copyright © 2023 Gazete Bilim - Bütün Hakları Saklıdır
GazeteBilim > Blog > Bilim > Psikiyatri > İntiharı önlemek mümkün: TÜİK’in söyledikleri, riskler ve yapılabilecekler
Psikiyatri

İntiharı önlemek mümkün: TÜİK’in söyledikleri, riskler ve yapılabilecekler

Yazar: GazeteBilim Yayın Tarihi: 1 Temmuz 2025 9 Dakikalık Okuma
Paylaş
halk sağlığı
İntihar önlenebilir bir halk sağlığı sorunudur ve bu açıdan kişisel, toplumsal ve ruhsal olarak pek çok şey yapılabilir. (Görsel: Pexels)

İntihar hakkında açıkça konuşmak birinin hayatına son vermesine yol açmaz. Kişiye başka seçenekler hakkında veya kararını yeniden düşünmesi için zaman verebilir, böylece intiharı önleyebilir.

İçindekiler
TÜİK verileri bize ne söylüyor?İntihar için risk oluşturan etkenler çok yönlü ve karmaşıktırİntihar bir toplum sağlığı sorunudurİntiharı önlemek mümkün!Neler yapılabilir?

Uzm. Dr. Irmak Polat
İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı

Uzm. Dr. Selin Tanyeri Kayahan
Yalvaç Devlet Hastanesi Psikiyatri Kliniği, Isparta

Dünyada özellikle 15-29 yaş arasında ölümün en sık üçüncü nedeni olan intihar, en basit tanımıyla kişinin ölmeyi isteyerek kendi hayatına son vermesi anlamına gelir. Dünya Sağlık Örgütü’ne (DSÖ) göre her yıl neredeyse bir milyon kişinin intihar nedeniyle öldüğü, intihar girişiminde bulunanların ise bu sayının yaklaşık 20 katı olduğu biliniyor. Dünya genelinde intihara bağlı ölümlerin büyük bir kısmı, aralarında Türkiye’nin de yer aldığı düşük veya orta gelir düzeyli ülkelerde gerçekleşiyor.

TÜİK verileri bize ne söylüyor?

İçinde bulunduğumuz haziran ayında yayımlanan Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre 2024 yılında 4,460 kişi intihar nedeniyle yaşamını yitirdi; son on yıldır artış eğiliminde olan intihar hızı 2024 yılında bu zamana kadarki verilerin en yüksek oranına çıkarak, yüz binde 5,22 olarak raporlandı. Bu olguların dörtte üçünü erkek bireyler oluştururken büyük bir kısmı genç yaşlardaki kişilerden oluşuyor (üçte ikisi 15-44 yaş arasında). Raporda belirtilen intihar nedenleri arasında ilk sırada hastalıklar (%25), ikinci sırada ise geçim zorluğu (%10) yer alırken, belirlenebilen diğer nedenler arasında aile içi geçimsizlik ve ilişkilerdeki sorunlar gelmekte. Ayrıca çok sayıda vakanın intihar nedenlerinin “bilinmiyor” olarak kayıtlara geçtiği dikkat çekiyor.

İntihar için risk oluşturan etkenler çok yönlü ve karmaşıktır

İntihar davranışı her zaman birden fazla nedenin etkileşimi sonucu ortaya çıkar ve tek bir durumun bir kişinin kendi hayatına son vermesine yol açtığını söylemek doğru değildir. Tespit edilebilmiş sebepler, kişinin hayatının o dönemindeki koşullarını etkileyen önemli etkenler olsa da, her intihar karmaşık ve benzersiz bir dizi koşul içinde gerçekleşir ve çok yönlü olarak değerlendirilmelidir.

İntihar davranışı her zaman birden fazla nedenin etkileşimi sonucu ortaya çıkar ve tek bir durumun bir kişinin kendi hayatına son vermesine yol açtığını söylemek doğru değildir.

Bireysel etkenler arasında başta depresyon olmak üzere psikiyatrik hastalıklar, daha önce intihar girişiminde bulunma veya ailede intihar öyküsü, genetik yatkınlık, alkol ve madde kullanımı, kronik ağrı gibi durumlar ile iş kaybı ya da ekonomik kayıplar sayılabilir.

İlişki sorunları, ayrılık, yalnızlık, aile desteğinin bulunmaması gibi durumlar ilişkisel faktörlerdir ve intihar için tetikleyici olabilir. Nitekim TÜİK verilerine göre belirlenebilen intihar nedenleri arasında ailede geçimsizlik ve kişilerarası ilişki sorunlarının yer aldığını görüyoruz.

Yaşanan çevreyle ilgili faktörlerde başta cinsel ve fiziksel olmak üzere her türde istismar ve travmatik yaşantılar, birçok nedene bağlı olabilecek ayrımcılık ve damgalanma ile afetler, savaş, göç gibi zorlayıcı yaşam olayları sayılabilir.

İntihar bir toplum sağlığı sorunudur

Yazının başında da değindiğimiz gibi özellikle genç nüfusun ölüm nedenlerinde ilk sıralarda yer alan intihar, sayı ve yüzde olarak büyüklüğünün yanı sıra, gerçekleştikten sonra yalnızca hayatına son veren kişiyi etkileyen bir durum değildir. Başta kişinin ailesi ve yakın çevresi olmak üzere, bir intihar davranışının yaratacağı olumsuz etkiler toplumun geneline hem psikolojik hem sosyal hem de ekonomik boyutuyla yayılır.

Kişileri intihara sürükleyen nedenlerin toplumsal boyutuna da değinmeliyiz. Başlıca risk etkenleri arasında intihar araçlarına erişimin kolay olması, sağlık hizmetlerine ulaşmada yaşanabilen zorluklar ve medyada intihar haberlerinin uygun olmayan şekilde verilmesi sayılabilir. TÜİK verilerini incelediğimizde de intihar davranışı ile ilgili tanımlanmış, bahsi geçen bu risk faktörlerinin etkilerini görebiliyoruz.

psikoloji
Başta kişinin ailesi ve yakın çevresi olmak üzere, bir intihar davranışının yaratacağı olumsuz etkiler toplumun geneline hem psikolojik hem sosyal hem de ekonomik boyutuyla yayılır. (Görsel: Pexels)

Belirlenebilen nedenler arasında bildirilen en sık ikinci etken geçim zorluğu olmuştur. İşsizlik ve zorlu ekonomik koşullar intihar riskini pek çok yönden artırır. İşsizlik nedeniyle bireyler gelir kaynaklarını kaybederler. Ekonomik sıkıntılar kişilerin yaşam koşullarını zorlaştırır ve güvenliklerini tehdit eder. İş kaybı sonucu yaşanan sosyal etkileşimde azalma, yalnızlık ve umutsuzluk hislerini artırabilir. Mali zorluklar kişilerin aile ilişkilerini olumsuz yönde etkileyerek çatışmayı tetikleyebilir. Yine ekonomik kriz dönemlerinde bireyler gerek yaşamsal gereksinimlerini gerekse sağlık ve tedavi masraflarını karşılamakta zorlanabilirler. Tüm bu faktörler değişik kombinasyonlarla bir araya gelerek her kişi için farklı bir risk profili oluşturur.

İntiharı önlemek mümkün!

İntihar önlenebilir bir halk sağlığı sorunudur ve bu açıdan kişisel, toplumsal ve ruhsal olarak pek çok şey yapılabilir. Güncel araştırmalar intiharın önlenmesinin, çocuklar ve gençlerin gelişimi için mümkün olan en iyi koşulların sağlanmasından, ruh sağlığı ile ilgili etkenlerin doğru ve zamanında değerlendirilmesine ve bunların etkili bir şekilde yönetilmesine, intihar araçlarının kısıtlanmasına kadar uzanan bir dizi faaliyeti içerdiğini gösteriyor. Önlemeye yönelik erken ve uygun müdahalelerin ilk basamağı, yukarıda da belirtilen risk etmenlerinin tanımlanması olacaktır.

İntiharı önleme eylem planlarında 4 ana başlık öne çıkmaktadır. Bunlardan ilki intihar araçlarına erişimi kısıtlamaktır. İntihar davranışında sık kullanılan ateşli silah ve kimyasal maddelere erişimin devlet kontrolünde gerçekleştirilmesi ülkemizde uygulanan önleyici yöntemler arasındadır. İkinci başlık özellikle ergenlik döneminde sosyal ve duygusal yaşam becerilerinin geliştirilmesidir. Üçüncü olarak intihar davranışlarından etkilenen herkesi erkenden tespit ederek değerlendirmenin, gerekli durumlarda uygun tıbbi tedaviye yönlendirmenin ve yakın izlemin önemi vurgulanmaktadır. Bu açıdan da birinci basamak sağlık hizmetlerinde yapılabilecek taramalar büyük önem taşır. Son olarak da bu haberlerin çok çeşitli basın-yayın organlarında sorumlu habercilik anlayışıyla yapılması için medyayla iş birliği sağlanmasına değinilmektedir.

Çok yönlü yaklaşım

Önleme açısından toplumda farkındalık yaratma çalışmaları, doğru bilgilerin halk arasında uygun şekilde yaygınlaştırılması ve kaynakların ulaşılabilir olması temel unsurlardır. Tabii tüm bu çalışmalarda kültürel, yerel, yaşa, cinsiyete bağlı sorunların dikkate alınması ve sağlık, eğitim, hukuk ve medya dahil olmak üzere birçok sektör arasında koordinasyon ve iş birliği gereklidir.

önleme
Güncel araştırmalar intiharın önlenmesinin, çocuklar ve gençlerin gelişimi için mümkün olan en iyi koşulların sağlanmasından, ruh sağlığı ile ilgili etkenlerin doğru ve zamanında değerlendirilmesine ve bunların etkili bir şekilde yönetilmesine, intihar araçlarının kısıtlanmasına kadar uzanan bir dizi faaliyeti içerdiğini gösteriyor. (Görsel: Pexels)

Neler yapılabilir?

Ülkemizde gerek Ulusal Ruh Sağlığı Eylem Planı kapsamında, gerekse çeşitli illerde il sağlık müdürlükleri bünyesindeki koordinasyon kurulları tarafından ruh sağlığını koruma ve güçlendirme çalışmaları düzenleniyor olsa da yetersiz olduğu ne yazık ki verilere yansıyor. Uygun önleme ve müdahale planlarının geliştirilip birçok sektöre yayılarak devam etmesi gereklidir.

Ne yazık ki ruhsal sorunlar yaşama ve destek ihtiyacı toplumda bir ayrımcılık ve damgalanma nedeni olarak yer buluyor. Özellikle ruhsal hastalıklar ve intiharla ilgili damgalanma, kendi hayatına son vermeyi düşünen veya intihar girişiminde bulunan birçok kişinin yardım aramaması, dolayısıyla ihtiyaç duyduğu desteği alamamasıyla sonuçlanıyor. Pek çok kişi çevresi tarafından “güçsüzsün, yetersizsin, değersizsin” gibi olumsuz tepkiler almaktan çekindiği için çaresizliklerini dile getiremiyor ve yardıma ulaşmakta ciddi engellerle karşılaşıyor.

Medyada yalnızca intihar ile hayatını kaybeden kişilerin sayısı ve hangi yöntemle yaptıklarına odaklı haberciliğin sürdüğünü görüyoruz. Oysa ki krizlerin ardından zorluklar ile mücadele eden ve yardım arayan insanların hikâyelerinin sunulması, alınabilecek yardımlar ve bu yardımların olumlu etkilerinin de görünürlüğü için faydalı olacaktır.

İntiharın konuşulabilmesi, risklerin tanımlanması ve yardıma ulaşmanın kolaylaştırılması için son derece önemlidir.

Zorlanıyor olabilirsiniz, yardım istemekten çekinmeyin!

Yaygın bilinen yanlışlardan biri “intihar hakkında konuşmanın kötü bir fikir olduğu ve kişinin hayatına son vermesi fikrini pekiştirebileceğidir”. Oysaki tam tersine, intihar hakkında açıkça konuşmak birinin hayatına son vermesine yol açmaz. Kişiye başka seçenekler hakkında veya kararını yeniden düşünmesi için zaman verebilir, böylece intiharı önleyebilir. İntiharın konuşulabilmesi, risklerin tanımlanması ve yardıma ulaşmanın kolaylaştırılması için son derece önemlidir.

Ruhsal açıdan zorlandığınızı hissediyorsanız, yoğun bir umutsuzlukla baş etmeye çalışıyorsanız, bir süredir devam eden ve düzelmeyen sorunlar – belirtiler yaşıyorsanız (ya da yakın çevreniz tarafından bu durum fark ediliyorsa), özellikle de yaşamınıza son verme düşünceniz ya da girişimleriniz olduğunda en yakın sağlık kuruluşuna başvurabileceğinizi, psikososyal destek ve/veya ruhsal tedavi alabileceğinizi unutmayın.

Etiketler: intihar, psikoloji, tüik
GazeteBilim 1 Temmuz 2025
Bu Yazıyı Paylaş
Facebook Twitter Whatsapp Whatsapp E-Posta Linki Kopyala Yazdır
Önceki Yazı yangın, terör Yangınların asıl sebebi ne sabotaj ne uçak sayısı
Sonraki Yazı beyaz yakalı, gelir Yeni bir proleterleşme mi yoksa statü krizi mi?

Popüler Yazılarımız

krematoryum fırını

Türkiye’de ölü yakma (kremasyon): Hukuken var, fiilen yok

BilimEtik
23 Kasım 2023
cehalet
Felsefe

“Cehalet mutluluktur” inancı üzerine

Eşitleştiren, özgürleştiren, mutlu kılan, bilgi midir yoksa cehalet mi? Mutlu kılan, cehalet mutluluktur sözünde ifade edildiği gibi, bilgisizlik ve cehalet…

12 Ağustos 2023
deontolojik etik
Felsefe

Deontolojik etik nedir?

Bir deontolog için hırsızlık her zaman kötü olabilir nitekim çalma eyleminin özünde bu eylemi (daima) kötü yapan bir şey vardır.

15 Ağustos 2024
Güzel şeyler, özgür seçim süreçlerinin en çirkin şekillerde baskı altına alınmasına rağmen varlığını sürdürmeyi dişiler sayesinde başarır.(Görsel: The Belkin)
Flörtöz Hayvanlar

Ördekler, penisleri ve Amerikan ekonomisi

Yanık türkülerin yeşil başlı gövel ördeklerinden esinlenilen romantizm yalnızca bizim hayallerimizde var; gerçek dünyada bu türlerin aşk hayatları çok daha…

5 Kasım 2024

ÖNERİLEN YAZILAR

Kapsamlı ikiz çalışması, narsisizm hakkında şaşırtıcı bir bulguyu ortaya çıkardı

Almanya'da yapılan büyük ve geniş kapsamlı bir ikiz aile çalışmasından elde edilen veriler, narsistik eğilimlerin paylaşılan bir aile ortamından ziyade…

Psikiyatri
8 Mayıs 2026

Ötenazi: Gerçekten yapacak bir şey yok mu?

Psikiyatrik hastalıklara dayanan ıstırap söz konusu olduğunda ‘artık yapacak bir şey yoktur’ kararına ulaşmak, tıbbi ve etik açıdan son derece…

Psikiyatri
30 Mart 2026

Hipnoz sihir değildir!

Onlarca yıldır araştırmacılar hipnozun nasıl çalıştığı sorusunu araştırıyor ve bu sorunun cevabı hakkında sadece birtakım fikirleri var.

Psikiyatri
22 Ocak 2026

Topkapı Müzesi’nde Türk Saatleri Sergisi ile zaman kavramı

Salvador Dali’nin Belleğin Azmi eseri ile hatırlamanın gücü...

Psikiyatri
14 Ocak 2026
  • Biz Kimiz
  • Künye
  • Yayın Kurulu
  • Yürütme Kurulu
  • Gizlilik Politikası
  • Kullanım İzinleri
  • İletişim
  • Reklam İçin İletişim

Takip Edin: 

GazeteBilim

E-Posta: gazetebilim@gmail.com

Copyright © 2023 GazeteBilim

  • Bilim
  • Teknoloji
  • Felsefe
  • Kültür-Sanat
  • Gastronomi
  • Çocuk

Removed from reading list

Undo
Welcome Back!

Sign in to your account

Lost your password?