Toronto Üniversitesi’nde Profesör Daniel Brooks, “Dünyanın teknolojik çözümsüzlük sorunu var, iklim değişikliği teknolojiden daha hızlı ilerliyor. Çözüm, davranışlarımızı değiştirmekte ve bilim karşıtı otoriteleri seçmemekte.” diyor. 2024’te bir grup bilim insanı “gezegenin dokuz eşiğinin aşıldığını” söylerken Uluslararası Af Örgütü Genel Sekreteri Agnes Callamard “Savaşlar, aşırı eşitsizlikler, yeni teknolojilerin yanlış kullanımı insanlığı dönüm noktasına getirdi.” diyor.
Yazan: Mine Ataman
Toronto Üniversitesi’nde Profesör Daniel Brooks, “Dünyanın teknolojik çözümsüzlük sorunu var, iklim değişikliği teknolojiden daha hızlı ilerliyor. Çözüm, davranışlarımızı değiştirmekte ve bilim karşıtı otoriteleri seçmemekte.” diyor. 2024’te bir grup bilim insanı “gezegenin dokuz eşiğinin aşıldığını” söylerken Uluslararası Af Örgütü Genel Sekreteri Agnes Callamard “Savaşlar, aşırı eşitsizlikler, yeni teknolojilerin yanlış kullanımı insanlığı dönüm noktasına getirdi.” diyor. Trump bütün bilimsel çalışmaları durdurdu. İnsana evrilememiş beşerler uzmanlığı; bilimi reddediyor, muassır medeniyet gayesini sandığa gömüyor. Seçilmiş krallar bilime sırtını dönerken modern türümüz celladına aşktan müebbet yemek üzere. Uyuyakalmış kurbağa misali başımıza gelen her türden musibete karşın sıçrayıp hayatını kurtarmaya çalışmıyor.
İnsana evrilememiş beşerler uzmanlığı; bilimi reddediyor, muassır medeniyet gayesini sandığa gömüyor. Seçilmiş krallar bilime sırtını dönerken modern türümüz celladına aşktan müebbet yemek üzere.
Evrenin kusurlu ahlak anlayışı
Milenyumun en önemli matematik sorularından birini onlarca yılda çözen Rus matematikçi Grigori Perelman, cevabını 10 yılda doğrulayan “kusurlu ahlak” anlayışına sahip sistemin en önemli matematik ödülünü “kusurlu” diyerek reddetti. Matematik dilini konuşabilen nadir insanlardan olan Perelman’ın matematik öğretmeni, “Ben geometriyle ilgilenmiyorum, ahlakla ilgileniyorum.” diyerek matematiğin aslında “hayatın ahlaklı matematiğinden” bahsediyordu. Avcı toplayıcı atalarımızın şehvet dönemi arazlarıyla yüklü hafızamızın şöhret düşkünü olmayan birkaç faniden biri olan Perelman, kayıplara karıştı. Evrenin en zorlu sorularından birini çözse de bilimi/ahlakı dışlayan otokratik sistemlerin çürümüşlüğü yüzünden zaferini kutlayabileceği tek bir arkadaşı yoktu. Yalnız, karmaşık ve derinlikli zihin dünyası yoksunluklarla örülüydü. Tıpkı evren gibi.
Hiyerarşiler gelecek teknolojilerini yönetemez
8,2 milyarlık insanlık çöküşün eşiğinde, medeniyet bir kavşakta. Uzmanlara göre, otoriter yönetimlerle uygarlık yönetilemez. Schumacher Sürdürülebilir Enstitüsü üyesi Dr. Nafeez Ahmed’e göre, “Otoriteler politikalardaki artış ve iklim değişikliği medeniyeti tehlikeye atıyor. Temiz enerji/yapay zekâ/laboratuvar etleriyle yaşam sürdürülebilir ancak bunlar eski hiyerarşiler tarafından yönetilemez. İnsanlık dünyayı yok etmeden bol enerji, yiyecek ve bilgi üretecek yeni bir sıçrama yaratmak zorunda.
İnsansı robot köleler
Yapay zekâ ve robot bilimindeki son gelişmeler hem umut hem de endişe vadediyor. Yapay zekâ, muhakeme yeteneği yanında duygu da kazanmak üzere. Yakın gelecekte kimlikleri olacak; âşk acısı çekecek, evlenebilecek, boşanırken kök söktürecekler. Antroposenin modern köleleri mikroplar ve yapay zekâ ürünü insansı robotlar. İnsansılar insan robot karışımı, uzun ömürlü ve duygu yoksunu. Özür dileyen, köle gibi çalışan insansılara âşık olmamak elde değil. Bilim son yıllarda “bilinci fethetmeye çalışıyor”.
Miyobifriler taklit edilerek gerçek insan kas lifleri yapıldı, basınçlı su ince kanallardan itilerek robot çalışıyor. Kan yerine damarlarda su akıyor.
Alfa kuşağının aşk devrimi, atalarının yapay zekâ mirasından insansılarla yaşanacak über yapay aşklara evrilmek üzere. Şimdiye kadarki en mükemmel robot “proto alpha” Clonerobotics tarafından geliştirildi. Suyla çalışan insanımsının uzuvları yüzlerce baskılı kemikten üretildi. Miyobifriler taklit edilerek gerçek insan kas lifleri yapıldı, basınçlı su ince kanallardan itilerek robot çalışıyor. Kan yerine damarlarda su akıyor. Yerleşik bir sinir sitemi yanında bizdeki iki gözün karşılığı 4 derinlik kamerası, 320 basınç ve 70 hareket sensörü ile tüm verileri yapay zekâya aktarıyor. Yürüyor, hissediyor, görüyor, tepki veriyor. Postmodern torunlarımızın köleleri yapay olamayacak kadar insanımsı.

Uygarlık tımarhanesinde soylu gelecek
Hariri’ye göre, Homo sapiens son dönemini yaşıyor. İnsanlar bağımsız düşüncelerini kaybediyor, elit gruplar insanlığın zihnine çökmüş durumda. Bildiğimiz anlamda türümüz yok olmak üzere. Homo sapiens’in veliahtı insancıklar sudan tüm bağ ve bağlılıklarından azade, robotumsu. Orta Çağ’da soyluların, kırsalda gıda üretme karşılığı korudukları köylülerin yerinde şimdi sosyal medyanın sınırsız özgürlüklerine boğdukları türümüzün son izsürücüleri var. Yeni Çağ’da insanlığı, datanın sahibi küçücük elit gruplar yönetiyor. Elon Musk ve şürekâsı iklimle ilgili yenilikçi çalışmalarla ilgili çoktan havlu attı, Trump’a el pençe. Trump tımarhanesinde önden yer kapanlar yarının “şirket devletlerinin mirasyedileri’’. Heklenmiş zihinlerimiz, frekans savaşlarının silahı, namlu miadı dolmuş Homo sapiens’e çevrili.
Hariri’ye göre, Homo sapiens son dönemini yaşıyor. İnsanlar bağımsız düşüncelerini kaybediyor, elit gruplar insanlığın zihnine çökmüş durumda.
Postmodern köleler: Mikroplar
Biyoteknolojinin doyuracağı gelecek için sadece insanımsılar değil, milyarlarca mikrop da mikrop fabrikalarında karın tokuluğuna hayvanlara, insanlara besin üretiyor. Yeniçağın köleleri mikroplar insanlığın emrine amade ve yeni bir tarım devriminin yıldızı olmaya aday. Bilim insanları peynir altı suyunu yiyen mikroplarla levrekleri besliyor. Atık sularla beslenen mikroplarla yüksek teknoloji ürünleri üretmede kullanılan galyum, germanyum ve indiyum gibi pahalı metallerden kalan atıkları yakalamak için bakteriler tarafından doğal olarak üretilen demir seven molekülleri kullanıyor. Tekno-milliyetçiler gerçeklik algısını dezenformasyon bataklığına gömüyor ve kendini şefkatli şiddetin şefkatlı kollarına bırakıyor.
Saygıyı hak eden insanımsı köleler
Kölelik tarihi, insanlığın acı hatırlarıyla yüklü. Yüzde 25’i çocuk olan 40 milyon insan hâlâ köle gibi çalıştırılıyor. Uzmanlara göre yapay zekâ ve robotları kullanma tarzımız Homo sapiens’in ruhuna sinen köleliğe övgü dolu. Robot köleler acı çekmiyor, ailesinden ayrı düşme sorunu gibi pek çok etik sorundan ari olsa da süreç kaynaklara yarattığı baskı açısından sömürü anlayışını yansıtıyor olabilir mi? Duyguları olan insansı yapay zekâ temelli robotlara insanca muamele yapmamıza gerek kalmayacak mı? Söz konusu varlıklar acı çekmese de bu Homo sapiens’in sömürme eğilimini yok sayar mı? İnsanlık tarih boyunca daha uygun fiyatlı işgücünün peşinden giderek etikten uzaklaştı. İnsansılar uygun fiyatlı sınırsız emek sağladığında alfa kuşaklarına yorulmak bilmeyen emeğin sürdürülebilirliğini, “çalışma, denge, adalet değerlerini” nasıl anlatacağız? İnsansılar sadece köleler değil insanlığın, “emekle kurduğu ilişkinin sınandığı yeni bir uygarlık fazının da başlangıcı”. 1 milyara yakın ergenin hayatla buluşması yalnızlıkla örülü. İnsansılar mükemmelleştikçe, insan yozlaştıkça Homo sapiens’in önünde karanlık soru ve sorunlar beliriyor.
Uyanmak, farkına varmak belki de çok geç. Joseph E. Stiglitz’in dediği gibi “Kızlarımızı barbie bebekle büyüttük, estetik yaptırmak istemelerine neden şaşırıyoruz ki.”
Velhasıl, Homo sapiens bildiğimiz haliyle son zamanlarını yaşıyor. Gelecek zihni kotrol altına alınmış insancıklarla, uzuvları sürekli yenilenen insanımsılarla bambaşka bir çağa kucak açmak üzere. Uyanmak, farkına varmak belki de çok geç. Joseph E. Stiglitz’in dediği gibi “Kızlarımızı barbie bebekle büyüttük, estetik yaptırmak istemelerine neden şaşırıyoruz ki.”

