2025 Mayıs ayının başları, sabahın erken saatlerinde Halkalı-Gebze banliyö treninin ilk seferiyle buluşuyoruz. Rotamız, doğa meraklıları ve kuş gözlemcileri için eşsiz türlere ev sahipliği yapan Bilecik Camiliyayla.
Meriç Kayalık
Yolculuğumuz sırasında İznik üzerinden geçip bize rehberlik eden kuş gözlemcisi Kemal Ergün Bey’in köyü Yeni Sölöz yakınlarından geçerek devam ediyoruz. Yol boyunca uzanan taze bahar manzaraları, uyanan doğanın güzelliğini gözler önüne seriyor ve içimizi açıyor. Yeşil başaklar arasında dolaşıp avını arayan leylekler, gördüğümüz diğer kuşlar ve tarifsiz manzaralar için küçük molalar verip doğanın tadını çıkarıyor, gördüklerimizle seviniyoruz.
Yol boyunca uzanan taze bahar manzaraları, uyanan doğanın güzelliğini gözler önüne seriyor ve içimizi açıyor.
Kuş gözlemciliği için sabahın erken saatlerinde gözlem yerinde olmak çok önemli. Uzun gece saatlerinin vermiş olduğu açlık ve su arayışı, kuşları bizlere daha görünür kılıyor. Bu sayede, fazlaca yaklaşmayan ürkek türler; nerede duracağını ve sabretmesini bilenlere güzelliklerini izleme fırsatı sunuyor.
Yani endemik türlerin bulunduğu özel bir orman ve ona göre evrilmiş bir tür.
Camiliyayla, çapraz gaga (Red Crossbill, Loxia curvirostra) [1], Anadolu sıvacısı (Krüper’s nuthatch, Sitta krueperi) [2] gibi kuşların yaşadığı, çok geniş ormanlarıyla kuş gözlemcileri arasında özel bir yere sahip. Ağaçlara olan ilgimden dolayı buranın neden kuşlar için özel bir yer olduğunu anlamam uzun sürmüyor. Anadolu’ya özgü Uludağ göknarı’nın (Abies nordmanniana subsp. bornmulleriana) [3] diğer çam ağaçlarıyla karışık bir orman oluşturduğunu fark ediyorum. Biraz araştırdıktan sonra çapraz gagaların, katmanlı kozalakların pullarını gagalarıyla aralayarak tohumları alabilmek için evrildiklerini öğreniyorum [4]. Yani endemik türlerin bulunduğu özel bir orman ve ona göre evrilmiş bir tür.






Gözlemimiz yaklaşık beş saat sürüyor ve birçok farklı türü gözlemleyerek evlerimize dönüyoruz [8].
Bizler kadar uzun süredir burada var olan ağaçların, kuşların ve tüm canlıların da yaşama hakkı var.
Şu günlerde, yazın ortasında, Türkiye’nin dört bir yanından orman yangını haberleri geliyor. Ne yazık ki bu haberler arasında Bilecik’ten de kötü haberler var. Ormanların bir kısmı yanmış. Neyse ki Camiliyayla zarar görmemiş. Ama bu çok da fark etmiyor; çünkü yanan her orman, bir diğeri kadar değerli.
Ormanlarda yaşayan canlıları hiç görmemiş biri için bu, sadece bir yangın haberi olabilir. Ancak bizim gibi orayı gören, içinde yaşayan kuşları ve ağaçları tanıyanlar için bu; yüzyıllar boyunca oluşmuş bir ekosistemin yok oluşu demek.
Yanan her orman, bir diğeri kadar değerli.
Bu toprakları yalnızca insanlar değil, diğer canlılarla birlikte paylaşıyoruz. Bizler kadar uzun süredir burada var olan ağaçların, kuşların ve tüm canlıların da yaşama hakkı var. Ormanları ve doğayı korumak, dünyanın iklim krizine karşı bu son çırpınışlarında hiç olmadığı kadar önemli.



Instagram adresi: @merickayalik
Referanslar
[1] https://ornito.org/Bird/Detail/129
[2] https://ornito.org/Bird/Detail/50
[3] http://www.osmangazi.gov.tr/milli-park1
[4] https://www.youtube.com/watch?v=1NvU8WG9bg0&t=9s
[5] https://ornito.org/Bird/Detail/212
[6] https://ornito.org/Bird/Detail/125
[7] https://ornito.org/Bird/Detail/373

