Yeni geliştirilen bir hap sayesinde artık ileri evre pankreas kanseri hastaları daha uzun yaşayabiliyor. Bu gelişme, en ölümcül kanser türlerinden biri için uzun zamandır ihtiyaç duyulan daha etkili tedavilere yönelik umutları artırdı.
Sedef Çakır
GazeteBilim Yazı İşleri
Yeni geliştirilen bir hap sayesinde artık ileri evre pankreas kanseri hastaları daha uzun yaşayabiliyor. Bu gelişme, en ölümcül kanser türlerinden biri için uzun zamandır ihtiyaç duyulan daha etkili tedavilere yönelik umutları artırdı.
Daraxonrasib adı verilen ilaç, normalde hücre büyümesini düzenleyen RAS gen ailesindeki mutasyonları hedef alıyor ve pankreas kanseri vakalarının yüzde 90’ından fazlasında tümör büyümesini tetikleyen mutasyona uğramış bir proteini engelliyor. Yani ilaç, KRAS proteininin yüzeyine tutunmayı başararak onun kanser hücrelerine büyüme sinyalleri göndermesine izin vermiyor. Bu protein, onlarca yıldır tedavi geliştirilmeye çalışılan bir hedefti ancak başarıya ulaşılamamıştı.
Günde bir kez kullanılan haplar, metastatik (vücudun başka bölgelerine yayılmış) ve önceki tedavilere yanıt vermeyen kanseri bulunan 500 hastanın yer aldığı çalışmada, kemoterapi alan grupla karşılaştırıldığında yaşam süresini neredeyse iki katına çıkardı. Ayrıca ilaç kullanıldığında ciddi yan etkiler çok daha az görülüyor.
Çalışmanın liderlerinden olan Zev Wainberg, “Bu tedavi kanseri tamamen iyileştirmese de çok büyük bir ilerleme anlamına geliyor.” dedi.
Daraxonrasib kullanan hastalar, ortanca (medyan) olarak 13,2 ay yaşarken; kemoterapi alan hastalarda bu süre 6,7 ay olarak ölçüldü. Bu fark ilk bakışta küçük görünebilir. Ancak Wainberg’e göre bu sonuç, kemoterapiye kıyasla belirgin bir üstünlük gösteren ilk ilaç olması açısından oldukça önemli.
Her ne kadar ilacın etkileri zamanla azalsa da, ilacı kullanan hastalar kemoterapi alan karşılaştırma grubuna göre tedaviyi çok daha uzun süre sürdürebildi. Ayrıca tümörleri küçülürken daha az ağrı yaşadıklarını ve yaşam kalitelerinin arttığını ifade ettiler.
İlacın kullanımını en çok etkileyebilecek yan etkiler ise bazen ciddi boyutlara ulaşabilen cilt döküntüleri (rash) ve ağız yaraları.
Çalışma, ilacı geliştiren Revolution Medicines tarafından finanse edildi. Ayrıca U.S. Food and Drug Administration, ilacın değerlendirme sürecini hızlandırmayı planlıyor.
FDA ise belirli kriterleri karşılayan hastaların ilaca resmi onay öncesinde erişebilmesini sağlayan “genişletilmiş erişim” (expanded access) programı kapsamında Daraxonrasib kullanımına izin veriyor.
Semih Tareen GazeteBilim’e özel açıklamalarıyla yeni kanser ilacını değerlendirdi.
“Pankreas kanseri ne yazık ki en ölümcül kanserlerden bir tanesi. Hem geç teşhisten dolayı hem de teşhis konsa bile seçeneklerden dolayı. Çünkü organın kendisine erişim zor, kullanılan ilaçların tümöre erişmesi zor. Bir de pankreas kanserlerinin çoğunda KRAS gen mutasyonu söz konusu. Ne yazık ki pek çok mutasyon yeni akıllı ilaçlarla hedeflense de, bu KRAS mutasyonlarını hedeflemek zor. Onların mutasyonlu halini hedeflemeye çalışan ilaçlar var ama ne yazık ki çok iyi çalışmıyor. KRAS normalde hücrelerin bölünmesi için çok önemli bir gen ve protein. Özellikle embriyo gelişiminde ve doku ve hasar onarımında kullanılır. Yani hücrelerin bölünmesi gerektiği zaman bölünmesini sağlıyor. Ama mutasyonlar yüzünden ne yazık ki kontrolsüz bölünme meydana gelebiliyor ve bu KRAS mutasyonları da buna dahil. Bu sebeple de kanser oluşabiliyor. Şimdi ise yeni çıkan bir ilacın Faz 3 klinik deneyleri American Society for Clinical Oncology’de (ASCO) Chicago’da sunuldu. Bu ilacın ismi RMC-6236 Daraxonrasib. Bu ilaç, son teknoloji akıllı ilaçlardan biri ve mutasyonlu KRAS’ı hedef alıyor. KRAS’ın hücre bölünmesini aktive etmesi için siklofilin-a isimli bir proteine bağlanması gerekiyor. Bu ilaç da o komplekse bağlanıyor. Yani KRAS’ın siklofilin ile bağdaşmış haline. Aslında bu çok akıllıca bir tasarım çünkü KRAS mutasyonlarını hedeflemek zor demiştik fakat KRAS’ın yine başka bir aktif hali Daraxonrasib isimli ilaç ile hedeflenebiliyor.
Kansere karşı klinik çalışmalarda pek çok şeye bakılır. Öncelikle tabii ki de toksisiteye bakılıyor. Yani istenmeyen yan etkiler (adverse events) değerlendiriliyor. Yan etkiler eğer ciddiyse “serious adverse events” olarak geçiyor. Bir de tabii ki ilacın etkinliğine bakılıyor. Bu iki şekilde oluyor: Birincisi genel sağkalım (overall survival). Yani bir hastanın ömrünü uzatıyor mu, ne kadar uzatıyor? Bir de progresyonsuz sağkalım (progression-free survival) var. Bu da kanser büyümeden ne kadar zaman geçtiğiyle alakalı bir durum. Bir de hastaların hayat kalitesinin değişip değişmediğine bakıyorlar. Bu ilaçta olumlu veriler çıktı. Hastalar kemoterapiye kıyasla iki kat daha uzun yaşadı. Bu rakamları biraz açarsak, kemoterapiyle ortalama altı ay gibi bir süre varken, Daraxonrasib isimli ilaçla 12-13 aylık bir süreye çıkıyor. Bu rakamlar önemli. Çünkü bazıları bu haberi okuyunca “6 ay yerine 13 ay yaşıyor, ne olacak ki?” diyebilir. Fakat bu kanser araştırmasında çok büyük bir başarı. Çünkü bunlar medyan (averaj) rakamlar. Ek olarak, önceden bu hastalığın tedavisi de iyi olmadığı için kemoterapiye kıyasla çok daha büyük bir başarı. Diğeri de, bu hastaların semptomlarının çok daha iyi olması. Çünkü kemoterapiyle bu yan etkiler çok sert olabiliyor. Ama bu ilaçta çok daha kabul edilebilir yan etkiler görüldü. Bu sebeple, her açıdan büyük bir başarı.”
Kaynakça:
Breakthrough Pill Nearly Doubles Survival Time For One of The Deadliest Cancers : ScienceAlert

