GazeteBilim
Destek Ol
Ara
  • Anasayfa
  • Bilim
  • Teknoloji
  • Felsefe
  • Kültür-Sanat
  • Gastronomi
  • Çocuk
  • Etkinlikler
    • Adli Bilimler Dersleri
    • Astronomi Dersleri
    • Bilim Tarihi Dersleri
    • Çağdaş Epistemoloji Dersleri
    • Davranış Nörolojisi Dersleri
    • Eğitimciler İçin Yapay Zekâ Okur-Yazarlığı Dersleri
    • Epigenetik Dersleri
    • Evren ve Kozmoloji Dersleri
    • Evrim Dersleri
    • Freud Dersleri
    • Hegel Dersleri
    • İnsan Felsefesi Dersleri
    • Kapitalizmin Tarihsel Gelişimi ve İktisadi Düşünce Dersleri
    • Konuşmaktan Korkmuyorum
    • Kuantum Mekaniği ve Yorumları Dersleri
    • Marx Dersleri
    • Nörobilim Dersleri
    • Nörodilbilim Dersleri
    • Nörohukuk
    • Nörofelsefe Dersleri
    • Nöroperspektifler
    • Nöropsikanaliz Dersleri
    • Öğrenilmiş Çaresizlik
    • Teizm, Deizm, Agnostisizm ve Ateizm Dersleri
    • Teoloji, Bilim ve Felsefe Tartışmaları
    • Zihin Dersleri
  • Biz Kimiz
  • İletişim
Okuyorsun: A’dan Z’ye güneşten korunma rehberi: SPF’den D vitaminine, güneş kremlerinden cilt kanserine bilmeniz gereken her şey
Paylaş
Aa
GazeteBilimGazeteBilim
Ara
  • Anasayfa
  • Bilim
  • Teknoloji
  • Felsefe
  • Kültür-Sanat
  • Gastronomi
  • Çocuk
  • Etkinlikler
    • Adli Bilimler Dersleri
    • Astronomi Dersleri
    • Bilim Tarihi Dersleri
    • Çağdaş Epistemoloji Dersleri
    • Davranış Nörolojisi Dersleri
    • Eğitimciler İçin Yapay Zekâ Okur-Yazarlığı Dersleri
    • Epigenetik Dersleri
    • Evren ve Kozmoloji Dersleri
    • Evrim Dersleri
    • Freud Dersleri
    • Hegel Dersleri
    • İnsan Felsefesi Dersleri
    • Kapitalizmin Tarihsel Gelişimi ve İktisadi Düşünce Dersleri
    • Konuşmaktan Korkmuyorum
    • Kuantum Mekaniği ve Yorumları Dersleri
    • Marx Dersleri
    • Nörobilim Dersleri
    • Nörodilbilim Dersleri
    • Nörohukuk
    • Nörofelsefe Dersleri
    • Nöroperspektifler
    • Nöropsikanaliz Dersleri
    • Öğrenilmiş Çaresizlik
    • Teizm, Deizm, Agnostisizm ve Ateizm Dersleri
    • Teoloji, Bilim ve Felsefe Tartışmaları
    • Zihin Dersleri
  • Biz Kimiz
  • İletişim
  • Destek Ol
Bizi Takip Edin
  • Biz Kimiz
  • Künye
  • Yayın Kurulu
  • Yürütme Kurulu
Copyright © 2023 Gazete Bilim - Bütün Hakları Saklıdır
GazeteBilim > Blog > Tıp > A’dan Z’ye güneşten korunma rehberi: SPF’den D vitaminine, güneş kremlerinden cilt kanserine bilmeniz gereken her şey
Tıp

A’dan Z’ye güneşten korunma rehberi: SPF’den D vitaminine, güneş kremlerinden cilt kanserine bilmeniz gereken her şey

Yazar: GazeteBilim Yayın Tarihi: 16 Haziran 2026 12 Dakikalık Okuma
Paylaş
gunes
Görsel: Pixabay

Kontrolsüz ve tekrarlayan güneş maruziyeti cilt yaşlanmasının hızlanmasına, lekelenmeye ve bazı cilt kanserlerinin gelişimine zemin hazırlayabilir. Bu nedenle amaç güneşten korkmak değil, güneşle doğru ilişki kurmayı öğrenmektir.

İçindekiler
Güneş neden zararlıdır?Kimler güneşten korunmaya daha fazla dikkat etmelidir?Güneş lekeleri nasıl oluşur?Doğru güneş kremi nasıl seçilir?Mineral ve kimyasal filtreler arasındaki fark nedir?Güneş kreminde en sık yapılan hatalar nelerdir?UV koruyucu kıyafetler gerçekten işe yarıyor mu?Çocuklar, yaşlılar ve gebeler nasıl korunmalıdır?D vitamini için güneşlenmek gerekir mi?Oral güneş koruyucular işe yarıyor mu?Göz çevresi ve dudaklar neden unutulmamalıdır?Adım adım korunma planı

Dermatoloji Uzmanı Dr. Emre KAYNAK

Yaz mevsimi denildiğinde çoğumuzun aklına deniz, tatil ve bronz bir ten gelir. Oysa güneşle ilişkimiz çoğu zaman iki uç arasında gidip gelir. Bir tarafta saatlerce korunmadan güneşlenenler, diğer tarafta ise güneşten tamamen kaçmaya çalışanlar vardır. Oysa güneş söz konusu olduğunda en doğru yaklaşım genellikle bu iki uç arasında bir denge kurabilmektir. Güneş yaşam için vazgeçilmezdir; biyolojik saatimizi düzenler, ruh halimizi etkiler ve D vitamini sentezine katkıda bulunur. Ancak kontrolsüz ve tekrarlayan güneş maruziyeti cilt yaşlanmasının hızlanmasına, lekelenmeye ve bazı cilt kanserlerinin gelişimine zemin hazırlayabilir. Bu nedenle amaç güneşten korkmak değil, güneşle doğru ilişki kurmayı öğrenmektir.

Güneş neden zararlıdır?

Güneş ışınları farklı dalga boylarından oluşur. Cildimiz açısından en önemli olanlar UVA ve UVB ışınlarıdır. UVB ışınları güneş yanıklarının temel nedenidir. Ciltte kızarıklık, hassasiyet ve DNA hasarı oluştururlar. UVA ışınları ise daha derin tabakalara ulaşarak cilt yaşlanmasına, elastikiyet kaybına, lekelenmeye ve kırışıklık oluşumuna katkıda bulunur. Ancak güneşin etkileri yalnızca estetik sorunlarla sınırlı değildir. Tekrarlayan ultraviyole maruziyeti aktinik keratoz adı verilen kanser öncüsü lezyonlara, bazal hücreli ve skuamöz hücreli cilt kanserlerine ve melanom gelişimine katkıda bulunabilir. Özellikle çocukluk ve ergenlik döneminde geçirilen ciddi güneş yanıkları ilerleyen yaşlarda cilt kanseri riskinin artmasıyla ilişkilidir. Önemli olan nokta, görünür bir güneş yanığı oluşmasa bile biyolojik hasarın birikmeye devam etmesidir. Bu nedenle “yanmadım, bana bir şey olmaz” düşüncesi doğru değildir.

Kimler güneşten korunmaya daha fazla dikkat etmelidir?

Aslında güneşten korunma herkes için gereklidir. Ancak bazı gruplarda korunmanın önemi daha da artar. Melazması olan kişilerde güneş ışığı mevcut lekelerin koyulaşmasına neden olabilir. Rosacea hastalarında güneş maruziyeti kızarıklık ve alevlenmeleri artırabilir. Lazer, peeling veya benzeri işlemler yaptıran kişilerde işlem sonrası dönemde cilt daha hassas hale geldiğinden güneşten korunma büyük önem taşır.

Gebelerde hormonal değişikliklere bağlı olarak melazma gelişme riski arttığı için düzenli güneş koruması önerilir. Açık tenli bireylerde güneş yanığı ve UV ilişkili cilt kanseri riski daha yüksek olduğundan korunma daha da önemlidir.

Koyu tenli bireylerde ise güneş yanıkları daha az görülse de lekelenme, foto yaşlanma ve güneş hasarı gelişebilir. Bu nedenle koyu tenli kişilerin güneş koruyucu kullanmasına gerek olmadığı yönündeki inanış doğru değildir.

Güneş lekeleri nasıl oluşur?

Halk arasında güneş lekesi olarak adlandırılan lekeler aslında tek bir hastalık değildir. En sık gördüğümüz tablolar melazma ve solar lentigolardır. Solar lentigolar halk arasında yaşlılık lekesi olarak bilinir ancak gerçek neden yaşlanmanın kendisi değil, yıllar boyunca biriken güneş hasarıdır. Genetik yatkınlık, hormonal değişiklikler ve güneş ışığı birlikte çalışarak lekelenmeye neden olur. Bu nedenle aynı miktarda güneşe maruz kalan iki kişiden biri yoğun lekelenme yaşarken diğeri yaşamayabilir. Ayrıca doğum kontrol hapları, bazı hormon tedavileri, doksisiklin gibi bazı antibiyotikler ve bazı tansiyon ilaçları lekelenme riskini artırabilir. Bergamot, limon ve bazı esansiyel yağlar içeren kozmetik ürünler de güneşle temas ettiğinde ciddi pigmentasyon problemlerine yol açabilir.

Doğru güneş kremi nasıl seçilir?

Bir güneş koruyucunun en önemli özelliği geniş spektrumlu olmasıdır. Yani hem UVA hem de UVB ışınlarına karşı koruma sağlamalıdır.

SPF kavramı ise çoğu zaman yanlış anlaşılır. SPF, güneş kremi sürüldüğünde UVB kaynaklı kızarıklığın ne kadar geciktiğini gösteren bir ölçümdür. Bir zaman ölçüsü değildir. SPF 15 yaklaşık %93, SPF 30 yaklaşık %97, SPF 50 yaklaşık %98 ve SPF 100 yaklaşık %99 oranında UVB ışınlarını filtreler. Bu nedenle SPF 50, SPF 25’in iki katı koruma sağlamaz. Gerçek hayatta korumayı belirleyen en önemli faktör SPF değeri değil, ürünün yeterli miktarda uygulanmasıdır.

Günlük yaşamda düzenli kullanılan geniş spektrumlu SPF 30 çoğu kişi için yeterli olabilir. Ancak açık tenli bireylerde, uzun süreli güneş maruziyetinde, plajda, açık hava sporlarında veya leke yatkınlığı olan kişilerde SPF 50+ tercih edilmesi daha mantıklı olabilir.

Mineral ve kimyasal filtreler arasındaki fark nedir?

Güneş koruyucular genel olarak mineral (inorganik) ve organik filtreler olarak iki gruba ayrılır. Mineral filtrelerin en bilinen örnekleri çinko oksit ve titanyum dioksittir. Organik filtreler ise avobenzone, octocrylene, oxybenzone ve octinoxate gibi molekülleri içerir.

Toplumda sık karşılaşılan yanlış inanışlardan biri mineral filtrelerin tamamen doğal ve güvenli, organik filtrelerin ise zararlı olduğudur. Bilimsel veriler bunu desteklememektedir. Her iki grup da doğru formüle edildiğinde etkili ve güvenlidir.

Bazı organik filtrelerin kanda ölçülebilir düzeylerde saptanabilmesi zaman zaman endişe yaratmaktadır. Özellikle oxybenzone ve octinoxate gibi filtrelerin laboratuvar ortamında endokrin sistem üzerine potansiyel etkileri gösterilmiş olsa da, bugüne kadar güneş koruyucu kullanımının insanlarda kansere yol açtığını gösteren klinik bir kanıt bulunmamaktadır. Tam tersine güneş koruyucu kullanımının güneş hasarını ve bazı cilt kanserlerini azalttığına dair güçlü veriler vardır.

Gebelerde, emzirenlerde ve hassas cilde sahip kişilerde çinko oksit ve titanyum dioksit içeren ürünler sıklıkla ilk tercih olarak önerilmektedir.

Güneş kreminde en sık yapılan hatalar nelerdir?

En büyük hata güneş koruyucunun yetersiz miktarda uygulanmasıdır. Laboratuvar ortamında ölçülen SPF değerlerine ulaşabilmek için ürünün yeterli kalınlıkta sürülmesi gerekir. Yüz ve boyun bölgesi için yaklaşık bir çay kaşığı, tüm vücut için ise yaklaşık 30 mL ürün gerekebilir. Çoğu kişi bunun yarısından bile daha az miktarda ürün kullanmaktadır.

Bir diğer hata güneş kremini sabah sürüp tüm gün korunduğunu düşünmektir. Açık havadaysanız güneş koruyucu her iki saatte bir yenilenmelidir. Terleme, yüzme veya havluyla kurulanma sonrasında da yeniden uygulanmalıdır. Sadece yaz aylarında güneş koruyucu kullanmak da yaygın bir yanlıştır. UVA ışınları yıl boyunca bulunur ve bulutlu havalarda da cilde ulaşabilir.

Bir diğer önemli hata ise araç kullanırken korunmaya gerek olmadığını düşünmektir. Ön cam UVB ışınlarının büyük kısmını engellese de yan camlardan önemli miktarda UVA ışını geçebilir.

UV koruyucu kıyafetler gerçekten işe yarıyor mu?

Evet. Son yıllarda giderek daha fazla kullanılan UV koruyucu tekstil ürünleri güneşten korunmada oldukça etkilidir. Burada SPF yerine UPF kavramı kullanılır. UPF 50+ bir kumaş gelen UV ışınlarının yüzde 98’den fazlasını engelleyebilir. Özellikle açık hava sporları yapan kişilerde, çocuklarda ve güneş hassasiyeti bulunan bireylerde koruyucu kıyafetler güneş koruyuculara önemli destek sağlar.

Çocuklar, yaşlılar ve gebeler nasıl korunmalıdır?

Altı aydan küçük bebeklerde temel yaklaşım güneş kremi sürmek değil, doğrudan güneş maruziyetini azaltmaktır. Gölge, şapka ve koruyucu kıyafetler ön planda olmalıdır. Çocukluk döneminde oluşan güneş yanıkları ileriki yaşlarda cilt kanseri riskini artırabildiği için çocukların güneşten korunması özellikle önemlidir.

Yaşlı bireylerde ise sorun anlık güneş yanığından çok yıllar içinde biriken güneş hasarıdır. Bu nedenle düzenli koruma alışkanlığı sürdürülmelidir.

Gebelerde melazma gelişme riski arttığı için düzenli güneş koruyucu kullanımı önemlidir. Özellikle çinko oksit veya titanyum dioksit içeren ürünler ve gerekirse görünür ışığa karşı koruma sağlayan renkli güneş koruyucular tercih edilebilir.

D vitamini için güneşlenmek gerekir mi?

Bu konuda en sık karşılaşılan yanlış inanışlardan biri güneş koruyucu kullanan kişilerin D vitamini üretemeyeceği düşüncesidir. Gerçek yaşamda güneş koruyucu kullanan kişilerin çoğu yine de belirli miktarda D vitamini sentezlemektedir. Bununla birlikte D vitamini elde etmek için yanacak kadar güneşte kalmak doğru bir strateji değildir.

Güvenli güneş maruziyeti ile kontrolsüz güneşlenme birbirinden farklı kavramlardır. Sabah erken saatlerde veya akşamüstü, UV indeksinin daha düşük olduğu zamanlarda açık havada vakit geçirmek çoğu kişi için yeterlidir. Amaç cildi yakmak değil, yaşamın doğal bir parçası olan güneşten bilinçli şekilde yararlanmaktır. Gerektiğinde D vitamini ihtiyacı beslenme ve takviyeler yoluyla daha güvenli şekilde karşılanabilir.

Oral güneş koruyucular işe yarıyor mu?

Son yıllarda “oral güneş koruyucu” olarak pazarlanan birçok ürün bulunmaktadır. Ancak günümüzde hiçbir takviye güneş kremi, şapka ve gölgenin yerini tutamaz.

Nikotinamid belirli yüksek riskli hasta gruplarında yeni cilt kanseri gelişme riskini azaltabilir. Polypodium leucotomos ve bazı antioksidan takviyeler güneşe karşı toleransı bir miktar artırabilir. Ancak bunların hiçbiri tek başına yeterli koruma sağlamaz.

Göz çevresi ve dudaklar neden unutulmamalıdır?

Güneş koruyucu uygulanırken en sık atlanan bölgeler göz kapakları, gözün iç köşeleri, kulaklar, dudaklar, saç çizgisi ve el sırtlarıdır. Oysa göz çevresi güneş hasarına oldukça açıktır. UV400 korumalı güneş gözlükleri ve geniş kenarlı şapkalar bu bölgenin korunmasına önemli katkı sağlar. Dudaklar için ise SPF içeren dudak koruyucular kullanılmalıdır. Çünkü dudaklar kronik güneş hasarına bağlı değişikliklere ve bazı kanser öncüsü lezyonlara yatkın bölgeler arasındadır.

Adım adım korunma planı

Güne başlarken ilk işiniz hava durumuna değil, UV indeksine bakmak olmalıdır. UV indeksi 3 ve üzerindeyse aktif korunma gerekir. Sabah geniş spektrumlu bir güneş koruyucu uygulanmalı, dışarıda uzun süre kalınacaksa şapka ve güneş gözlüğü kullanılmalıdır. Özellikle 11.00 ile 16.00 saatleri arasında güneş maruziyeti azaltılmalı, mümkün olduğunca gölgede kalınmalıdır. Açık havadaysanız güneş koruyucu iki saatte bir yenilenmeli; yüzme, terleme veya havluyla kurulanma sonrasında tekrar uygulanmalıdır.

Dermatologdan son not;

Güneşten korunmak yalnızca güneş yanığını önlemek için yapılmaz. Amaç lekelenmeyi azaltmak, cilt yaşlanmasını yavaşlatmak ve uzun vadede cilt kanseri riskini düşürmektir. Bu nedenle hastalarıma her zaman aynı şeyi söylüyorum:

“En iyi yaşlanma karşıtı ürün aslında düzenli kullanılan güneş koruyucudur.”

Ancak burada önemli bir dengeyi de hatırlatmak gerekir. Güneş bir düşman ya da kaçılması gereken bir “öcü” değildir. Yaşamın devamı için vazgeçilmezdir; biyolojik ritmimizi düzenler, ruh halimizi etkiler ve D vitamini sentezine katkı sağlar. Sorun güneş değil, kontrolsüz maruziyettir.

Bugün güneşten korunma denildiğinde çoğu kişinin aklına yalnızca güneş kremi geliyor. Oysa güneşten korunmanın amacı güneşten kaçmak değildir. Amaç, güneşin faydalarından yararlanırken zararlarını azaltabilmektir.

Sabah yürüyüşü yapmak, açık havada vakit geçirmek, spor yapmak veya denize girmek sağlıklı yaşamın bir parçasıdır. Doğru saatleri seçmek, UV indeksini takip etmek, gerektiğinde şapka ve gözlük kullanmak ve cildi güneş yanığından korumak çoğu zaman yeterlidir.

Cildimiz geçmişte maruz kaldığı güneşi unutmaz. Bu nedenle güneşten korunmak yalnızca bugünün değil, gelecekteki cilt sağlığımıza yapılan bir yatırımdır. Amaç güneşten korkmak değil, onu bilinçli ve güvenli şekilde hayatımıza dahil etmektir.

Etiketler: cilt, güneş, Güneş kremi, koruma
GazeteBilim 16 Haziran 2026
Bu Yazıyı Paylaş
Facebook Twitter Whatsapp Whatsapp E-Posta Linki Kopyala Yazdır
Önceki Yazı buluntu Son buluntuların ışığında Neandertallerin gizemli dünyası

Popüler Yazılarımız

krematoryum fırını

Türkiye’de ölü yakma (kremasyon): Hukuken var, fiilen yok

BilimEtik
23 Kasım 2023
cehalet
Felsefe

“Cehalet mutluluktur” inancı üzerine

Eşitleştiren, özgürleştiren, mutlu kılan, bilgi midir yoksa cehalet mi? Mutlu kılan, cehalet mutluluktur sözünde ifade edildiği gibi, bilgisizlik ve cehalet…

12 Ağustos 2023
deontolojik etik
Felsefe

Deontolojik etik nedir?

Bir deontolog için hırsızlık her zaman kötü olabilir nitekim çalma eyleminin özünde bu eylemi (daima) kötü yapan bir şey vardır.

15 Ağustos 2024
Güzel şeyler, özgür seçim süreçlerinin en çirkin şekillerde baskı altına alınmasına rağmen varlığını sürdürmeyi dişiler sayesinde başarır.(Görsel: The Belkin)
Flörtöz Hayvanlar

Ördekler, penisleri ve Amerikan ekonomisi

Yanık türkülerin yeşil başlı gövel ördeklerinden esinlenilen romantizm yalnızca bizim hayallerimizde var; gerçek dünyada bu türlerin aşk hayatları çok daha…

5 Kasım 2024

ÖNERİLEN YAZILAR

Kan bağışı sandığınızdan çok daha geniş bir konu olabilir mi?

Sağlıklı bir insan yılda kaç kez kan bağışlayabilir? Üç mü, dört mü? Yanıtın 25'in üzerinde olduğuna çoğu kişi inanmıyor.

Tıp
14 Haziran 2026

Zor problem: Ötanazi

Ötanazi hem hasta hem hekim hem de ailelerin dahil olduğu çok boyutlu zor bir problem. Konuyu Hacettepe Üniversitesi Tıp Tarihi…

Tıp
12 Haziran 2026

Antik Yunan ve Romalı doktorlara göre sağlıklı yaşlanmanın yolları

Antik Yunan ve Romalıların ellerinde mikroskoplar veya genetik testler yoktu. Ancak doğayı muazzam bir keskinlikle gözlemlediler.

TarihTıp
19 Mart 2026

Daha sessiz, daha kansız: Zehirle cinayet

Fiziksel ve cinsel şiddet bulguları gösteren cinayetlere göre daha sessiz ve daha kansız bir cinayetten bahsediyoruz. Zehir kullanan katiller genellikle…

Tıp
12 Mart 2026
  • Biz Kimiz
  • Künye
  • Yayın Kurulu
  • Yürütme Kurulu
  • Gizlilik Politikası
  • Kullanım İzinleri
  • İletişim
  • Reklam İçin İletişim

Takip Edin: 

GazeteBilim

E-Posta: gazetebilim@gmail.com

Copyright © 2023 GazeteBilim

  • Bilim
  • Teknoloji
  • Felsefe
  • Kültür-Sanat
  • Gastronomi
  • Çocuk

Removed from reading list

Undo
Welcome Back!

Sign in to your account

Lost your password?