Göttingen Üniversitesi’nde yapılan son araştırmalar ile Dünya’nın çekirdeğinin altınla dolu olduğu ortaya çıktı!
Haber: Michelle Starr
Çeviri: İrem Karabayır
Volkanik kayalarda bulunan ve litosferin derinliklerinden sızan izotoplarla yapılan yeni bir çalışma; Dünya’nın kabuğundaki değerli metallerin, öncelikle çekirdekte bulunduğunu gösterdi. Bu metallerin, geçen uzun yılların ardından yavaş yavaş magmanın konveksiyonel hareketi ile yüzeye çıktığı belirlendi.
Göttingen Üniversitesi’nde jeokimyager olarak görev yapan Nills Messling bu konuda, “Sonuçlar gelmeye başladığında fark ettik ki biz gerçekten altın bulduk! Gelen verilerden anlaşılıyor ki, içlerinde altının da bulunduğu birçok değerli metal, çekirdekten magmaya sızıntı yapıyor.” dedi.
“Sonuçlar gelmeye başladığında fark ettik ki biz gerçekten altın bulduk! Gelen verilerden anlaşılıyor ki, içlerinde altının da bulunduğu birçok değerli metal, çekirdekten magmaya sızıntı yapıyor.”
Nills Messling
Ancak anlaşılana göre, litosferin alt tabakasında bulunan altın, çekirdekte bulunduğu tahmin edilen altının yalnızca çok küçük bir kısmı. Dünya, tıpkı bir ejderha gibi, altınların çoğunu merkezinde biriktiriyor. Araştırmacıların tahminlerine göre, çekirdekte bulunan altın rezervinin tamamı, Dünya’daki tüm kara parçalarını yaklaşık 50 santimetre kalınlığında kaplayabilir.

Bu durum oldukça mümkün: Ağır metaller, daha hafif metallerin bir araya gelmesiyle oluşurlar. Bu dönüşüm, söz konusu metallerin yoğunluklarının artmasına ve aşağıya hareketlerine sebebiyet verir. Demir çöküşü (Iron Catastrophe) olarak adlandırılan bu olay ile metaller, tüm o karanlık ve nemli katmanlardan geçerek çekirdekte yerlerini alırlar. Bununla beraber, meteorlar da Dünya’ya metal taşıyıp buradaki rezervi artırabilirler. Ancak, yüzeyde bulunan metallerin ne kadarının çekirdekten, ne kadarının ise uzaydan geldiği henüz net değil.
Bunu öğrenmenin bir yolu olabilir: Rutenyum izotopları. Bu metalin yüzeyde bulunan izotopu ile çekirdekteki izotopu arasında belli başlı farklılıklar var. Her ne kadar bu farklılıklar kolayca ayırt edilemeyecek kadar küçük de olsa, Messling ve ekibinin geliştirdiği bir teknikle bu küçük farklılıkları ayırt edebilmek mümkün hâle geldi. Ekip, geliştirdiği teknik ile Hawaii Adaları’nda bulunan volkanik kayalardan yüklü miktarda rutenyum rezervi elde etti. Dünya’nın merkezinden geldiği anlaşılan bu rezerv ile siderofil elementler olarak adlandırılan ağır metallerin (rodyum, rutenyum, paladyum, platinyum, altın…) karakteristik özellikleri keşfedilmiş oldu: Daha hafif elementlerin birleşimiyle oluşan ağır metaller, çekirdeğe yerleştikten sonra volkanizma gibi hareketlerle Dünya yüzeyine çıkabilmektedirler.
“Bizim çalışmamız, yalnızca sanılanın aksine, Dünya’nın çekirdeğinin izole bir katman olmadığını kanıtlamaya yaramadı. Ayrıca magma gibi oldukça sıcak ve içeriğinde metalleri barındıran yapının yükselerek Hawaii Adaları gibi okyanus adalarını oluşturabileceğini de göstermiş olduk.”
Mattias Willbold
Yine Göttingen Üniversitesi’nden Mattias Willbold, bu çalışmayı, “Bizim çalışmamız, yalnızca sanılanın aksine, Dünya’nın çekirdeğinin izole bir katman olmadığını kanıtlamaya yaramadı. Ayrıca magma gibi oldukça sıcak ve içeriğinde metalleri barındıran yapının yükselerek Hawaii Adaları gibi okyanus adalarını oluşturabileceğini de göstermiş olduk.” cümleleri ile açıkladı.
Kaynakça
https://www.sciencealert.com/earths-core-holds-a-vast-reservoir-of-gold-and-its-leaking-toward-the-surface (Son erişim tarihi: 27.05.2025)

