Gerçek değil asparagas, İngiltere değil Hindistan çıktı!
NTV’nin internet sitesi ntv.com.tr’de (26.05.2025) çıkan bir haber çarpıcıydı. Buna göre İngiltere’de nişanlısını zehirlemekle suçlanan ve ve bu yönde fiziksel kanıt bulunmayan bir kişi, “beyin dalgaları” testine dayanarak mahkûm edilmişti ve mahkûmiyet “İngiltere’de sert eleştirilerin hedefi” olmuştu!
“Beyin okuma teknolojisi” neden dikkat çekici?
Söz konusu haber epey dikkatimizi çekti çünkü anlatılan olay birden fazla nedenden dolayı üstünde durulmaya değerdi:
Birincisi, beyin okuma teknolojisi olduğu iddia edilen aracın tam olarak ne olduğu ve kriminolojide kullanımı.
İkincisi, bu teknolojinin İngiltere gibi gelişmiş bir ülkede kullanılması ve işin bilimsel, etik boyutu.
Üçüncüsü, buradan yola çıkarak genel anlamda yapay zekâ teknolojilerinin kriminolojide kullanım olanakları.
İngiltere değil Hindistan
Haberi araştırmaya başladığımızda ise hangi tabloyla karşılaştık dersiniz?
Mahkûmiyet diye sunulan dava İngiltere’de değil Hindistan’da, yakın zamanda değil 2008’de gerçekleşmişti!
Mahkûm olan ve nişanlısının tatlısına arsenik koymakla suçlanan kadın ve sevgilisi, bu teknolojinin son derece tartışmalı, bilimsel olarak zayıf olması (güvenilir hakemli dergilerde yayınlanmaması, Hindistan hükümetinin atadığı bilimsel kurulun olumsuz görüş bildirmesi ve uzmanların mesafeli duruşuna rağmen) ve doğrudan kanıt yokluğu nedeniyle aylar sonra serbest bırakılmıştı.
Üstelik BEOS adı verilen teknolojinin kurbanı sadece onlar değildi, başka vakalarda da benzer durum söz konusuydu.
Bilim gazeteciliği ciddi bir iştir
Burada konunun ayrıntılarına girmiyoruz, bu başka bir haberin konusu. Vurgulamak istediğimiz nokta bilim haberciliğinin yalapşap yapılması, asparagas olması ve okurların açık bir şekilde yanıltılması. Kuşkusuz asparagasta zaman baskısının ve sansasyonel haberciliğin de rolü var ancak bunların hiçbiri bahane olmamalı. Bilim gazeteciliği ciddi bir iş ve bu hakkı verilerek yapılmalı, asparagaslarla değil.

