Çin, ülkenin yeşil, düşük karbonlu kalkınma hedeflerini gerçekleştirmek için endüstrilerin, hizmetlerin ve diğer sosyal aktivitelerin yeşil dönüşümündeki öncü rolünü arttırmak amacıyla yakın zamanda 33 maddelik bir kılavuz yayınladı.
Wen Sheng
Stratejik kılavuzun kapsamlı olarak ve ciddiyetle uygulanması büyük önem taşıyor. Çin’in kararlı yeşil hamlesi yüksek kalitede ekonomik kalkınmanın elde edilmesine katkıda bulunacak.
Ayrıca Çin’in yenilenebilir enerji seçeneklerine yaptığı yatırımlar daha çok fayda sağlayacak. Çinli şirketler tarafından geliştirilen verimli, güvenilir yenilenebilir teknolojiler, Çin’in ekonomik dayanıklılığını ve enerji güvenliğini geliştirirken küresel jeopolitik krizlere ve piyasa şoklarına daha az meyilli bir sistem oluşturabilir.
Yaşayan gezegenimiz, sera gazlarının Dünya atmosferine yoğun emisyonlarıyla giderek daha da ısınırken çevreyi korumak, karbondioksit emisyonlarını azaltmak, yeşil ve sürdürülebilir kalkınmayı teşvik etmek büyük küçük tüm ülkelerin ortak sorumluluğudur. Temiz yenilenebilir enerjilere geçişi hızlandırmak sağlıklı ve sürdürülebilir bir geleceğe giden yoldur.
Kömür, petrol ve doğalgaz dahil olmak üzere fosil yakıtlar, küresel iklim değişikliğine en fazla katkıda bulunanlardır. Birleşmiş Milletlere göre, iklim değişikliğinin en kötü etkilerinden kaçınmak için karbon emisyonlarının 2030 yılına kadar yarı yarıya azaltılması gerektiği bilim tarafından açıkça ortaya konulmuştur.
Yaşam çevremizi korumak adına fosil yakıtlara olan bağlılığımızı sonlandırmamız ve alternatif enerji kaynaklarına yatırım yapmamız gerekiyor. Güneş, rüzgâr, su ve Dünya’dan gelen ısıyla sağlanan yenilenebilir yeni enerji kaynakları doğa tarafından yenilenir ve temizdir. Bu nedenle dünyanın büyük ekonomilerinin fosil yakıtlara olan bağlılıklarını sonlandırmaları ve temiz yeni enerji kaynaklarına yatırım yapmaları zorunludur.
ÇKP Merkez Komitesi ve Devlet Konseyi tarafından pazar günü yayımlanan kılavuza göre 2030 yılına kadar Çin’in ekonomik ve sosyal sektörlerindeki en önemli alanlarda yeşil geçişte kayda değer ilerleme görülecek. 2035 yılına kadar, ülkenin ekonomik ve sosyal gelişiminin yeşil ve sürdürülebilir yola tamamen adapte olmasıyla birlikte, Çin’de büyük ölçüde yeşil, düşük karbonlu ve döngüsel bir ekonomi şekil alacak.
Tüm ölçütlere göre, Çin şu anda imalat sanayinin yeşil dönüşümünde öncü konumdadır. Ülke yüksek kaliteli fotovoltaik güneş panellerinin, rüzgâr türbinlerinin, çok çeşitli yüksek kaliteli ve uygun fiyatlı elektrikli araçların ve elektrikli araç kullanım pillerinin üretiminde egemen bir konuma sahiptir. Çin ayrıca yeni enerji imalatında teknoloji üstünlüğüne sahiptir.
33 maddelik kılavuz, Çin’deki enerji tasarrufu ve çevre koruma endüstrisinin ölçeğinin 2030 yılına kadar 15 trilyon yuana (2,1 trilyon dolar) ulaşacağını öngörüyor. 2030 yılına kadar fosil olmayan yakıtların ülkenin toplam enerji harmanının en az yüzde 25’ini oluşturması hedefleniyor.
Kılavuz, yeşil büyümeye bağlılık, ülkenin endüstriyel sisteminin kapsamlı olarak yeniden yapılandırılması, yeşil üretim yöntemlerinin yaygın olarak uygulanması ve çevre dostu bir yaşam tarzının toplum tarafından benimsemesi de dahil olmak üzere Çin’in yeşil kalkınmasının birçok yönü için büyük önem taşıyor.
Çin hükümetinin izlediği uzun vadeli politikalar; sofistike, farklı, yenilikçi büyük, orta ve küçük ölçekli işletmeler sayesinde Çin’in düşük karbon dönüşümü, ülkenin yüksek kaliteli ekonomik kalkınmanın yanı sıra daha hızlı yeşil dönüşüme ulaşmasına da yardımcı olacaktır.
Son yıllarda karbonsuzlaştırma konusunda büyük ölçüde ayak direyen diğer büyük ekonomilerle karşılaştırıldığında Çin, 2030 yılından önce karbon emisyonlarını giderek azaltmak ve 2060 yılından önce karbon nötralitesine ulaşmak gibi büyük bir iklim hedefini gerçekleştirmek için gerekli siyasi iradeye ve kaynaklara sahip.
Küresel sıcaklık artışını 2 santigrat derecenin altına sınırlamak için tüm ülkelerin karbonsuzlaştırma çabalarını hızlandırması gerekiyor. Ancak, yeşil önlemlerini dünyaya ilan eden Batı’daki bazı büyük ekonomiler, yüksek kaliteli ve düşük maliyetli Çin elektrikli araçlarına çok yüksek vergiler koyarak karbonsuzlaşmaya inanılmaz bir şekilde sırtlarını döndüler.
Ayrıca, Çin’in yeşil ürünlerini engellemek için, bu Batılı ülkeler yanlış olarak Çin’in elektrikli araç sektörünün “kapasite aşımı” ile karşı karşıya olduğunu bile iddia ettiler. Gerçek şu ki, Çin’in uygun fiyatlı yeni enerji ürünleri dünyada büyük bir memnuniyetle karşılanıyor. Batılı ülkeler, tipik olarak ABD, Çin’in yeni enerji alanındaki yeniliklerdeki büyük kazancını kıskanıyor.
Batı’nın olumsuz sözlerine rağmen Çin, yeşil hamlesini ilerletmeye kararlı. Son zamanlarda, birinci kademe metropoller Şanghay, Pekin, Shenzhen ve Guangzhou dahil olmak üzere ülkenin en büyük şehirleri, kirletici içten yanmalı motorlu araçları hızla temiz elektrikli araçlarla değiştirerek yeşil dönüşüm hızlarını artırdı. Diğer ikinci ve üçüncü kademe şehirler, yeşil dönüşümü hızlandırmak için dört megakentin peşinden gidiyor.
Çin’in elektrikli mobiliteye yönelik agresif hamlesi teknolojik gelişmeleri yönlendiriyor ve pazar dinamiklerini yeniden şekillendiriyor. Büyük otomotiv üreticilerinin pil ve elektrikli araç teknolojilerine yoğun yatırım yapmasıyla birlikte pazar, lüks otomobillerden daha uygun fiyatlı seçeneklere kadar elektrikli modellerde bir artışa tanık oluyor.
Çin’in denizaşırı en bilinen iki şehri Pekin ve Şanghay için yeşil harekete bu kadar ağırlık vermek büyük önem taşıyor. Şanghay, 2027’nin sonunda tüm şehir içi otobüs ve taksileri aşamalı olarak kaldırmayı ve 6.200 otobüsü ve 11.000 taksiyi elektrikli araçlarla değiştirmeyi planlarken, Pekin, 2025’e kadar yeni enerjili otobüs, kamyon ve araba sayısını en az 2 milyona çıkarmak için bir eylem planı hazırladı.
Çin, yeşil dönüşümde dünyaya öncülük ederken ve nicelik odaklı bir ekonomiden nitelik odaklı bir ekonomiye doğru büyük bir dönüşüm geçirirken yeni kaliteli üretim güçlerini teşvik etme ve büyütme yönündeki yeni direktif, önümüzdeki yıllarda ülkenin genel kalkınmasına rehberlik edecek önemli bir politika haline gelmelidir.
Kısaca, elektrikli araç pazarı benzeri görülmemiş bir patlama yaşıyor ve Çin bu devrimin en ön saflarında yer alıyor. İddialı hükümet hedefleri ve teknoloji, altyapı ve sürdürülebilir inovasyona önemli yatırımlarla donatılmış olan Çin’in bu yıl 12-13 milyon elektrikli araç satışı gerçekleştirmesi bekleniyor. Geçtiğimiz yıl, Çin’in elektrikli yakın çevre aracı pazarı hızlı bir büyüme yaşadı, 9,496 milyon adetlik satışa ulaştı ve otomobil pazar payının yaklaşık %32’sini ele geçirdi.
Şu anda, küresel nüfusun yaklaşık %80’i fosil yakıtların net ithalatçısı olan ülkelerde yaşıyor, bu da 6 milyara kadar insanın diğer ülkelerden gelen fosil yakıtlara bağımlı olduğu anlamına geliyor ve bu da onları jeopolitik krizlere karşı savunmasız hale getiriyor. Buna karşılık, yenilenebilir enerji kaynakları tüm ülkelerde mevcuttur ve potansiyelleri henüz tam olarak değerlendirilmemiştir. Uluslararası Yenilenebilir Enerji Ajansı, 2050 yılına kadar dünya elektriğinin %90’ının temiz yenilenebilir enerjiden gelebileceğini ve gelmesi gerektiğini tahmin ediyor.
Kaynak: https://www.globaltimes.cn/page/202408/1318101.shtml (son erişim tarihi: 23.08.2024).

