GazeteBilim
Destek Ol
Ara
  • Anasayfa
  • Bilim
  • Teknoloji
  • Felsefe
  • Kültür-Sanat
  • Gastronomi
  • Çocuk
  • Etkinlikler
    • Astronomi Dersleri
    • Çağdaş Epistemoloji Dersleri
    • Davranış Nörolojisi Dersleri
    • Eğitimciler İçin Yapay Zekâ Okur-Yazarlığı Dersleri
    • Epigenetik Dersleri
    • Evrim Dersleri
    • Bilim Tarihi Dersleri
    • Hegel Dersleri
    • İnsan Felsefesi Dersleri
    • Kapitalizmin Tarihsel Gelişimi ve İktisadi Düşünce Dersleri
    • Konuşmaktan Korkmuyorum
    • Kuantum Mekaniği ve Yorumları Dersleri
    • Marx Dersleri
    • Nörobilim Dersleri
    • Nörohukuk
    • Nörofelsefe Dersleri
    • Öğrenilmiş Çaresizlik
    • Teizm, Deizm, Agnostisizm ve Ateizm Dersleri
    • Teoloji, Bilim ve Felsefe Tartışmaları
    • Zihin Dersleri
  • Biz Kimiz
  • İletişim
Okuyorsun: Ben narsist miyim?
Paylaş
Aa
GazeteBilimGazeteBilim
Ara
  • Anasayfa
  • Bilim
  • Teknoloji
  • Felsefe
  • Kültür-Sanat
  • Gastronomi
  • Çocuk
  • Etkinlikler
    • Astronomi Dersleri
    • Çağdaş Epistemoloji Dersleri
    • Davranış Nörolojisi Dersleri
    • Eğitimciler İçin Yapay Zekâ Okur-Yazarlığı Dersleri
    • Epigenetik Dersleri
    • Evrim Dersleri
    • Bilim Tarihi Dersleri
    • Hegel Dersleri
    • İnsan Felsefesi Dersleri
    • Kapitalizmin Tarihsel Gelişimi ve İktisadi Düşünce Dersleri
    • Konuşmaktan Korkmuyorum
    • Kuantum Mekaniği ve Yorumları Dersleri
    • Marx Dersleri
    • Nörobilim Dersleri
    • Nörohukuk
    • Nörofelsefe Dersleri
    • Öğrenilmiş Çaresizlik
    • Teizm, Deizm, Agnostisizm ve Ateizm Dersleri
    • Teoloji, Bilim ve Felsefe Tartışmaları
    • Zihin Dersleri
  • Biz Kimiz
  • İletişim
  • Destek Ol
Bizi Takip Edin
  • Biz Kimiz
  • Künye
  • Yayın Kurulu
  • Yürütme Kurulu
Copyright © 2023 Gazete Bilim - Bütün Hakları Saklıdır
GazeteBilim > Blog > Bilim > Psikoloji > Ben narsist miyim?
Psikoloji

Ben narsist miyim?

Yazar: Esra Savaş Yayın Tarihi: 30 Eylül 2023 13 Dakikalık Okuma
Paylaş
narsist
Bu yazımda birlikte narsist kelimesini öğrenelim, kendimize dönelim ve ‘acaba benzer özellikler taşıyor muyum’ diye bir göz atalım. (Pixabay)

Narsist olmak ve psikiyatristlerin tanı olarak değerlendirdiği ‘Narsist Kişilik Bozukluğu’ teşhisi bu kadar kolay ve düşünmeden kullanılmasa daha iyi olmaz mı? Bu durumda ‘toplumsal olarak nerede hata yapıyor olabiliriz’ diye düşünüyorum.

İçindekiler
Sağlıklı narsizm nedir?Sağlıksız olan narsizm türleri neler? Nasıl anlayabilirim?‘Sağlıklı insan’ kime denir?‘Eyvah bir narsist’e âşık oldum’ diyorsanız…

Ruh sağlığı uzmanı olmayan kişilerin birbirlerini şaka yollu veya ciddi bir şekilde etiketleyip ‘narsist misin sen’ diyerek olumsuz bir açıyla sözel ve psikolojik şiddete geçebilecek nitelikte söylemleri artık pek duyulur oldu. Halbuki narsist olmak ve psikiyatristlerin tanı olarak değerlendirdiği ‘Narsist Kişilik Bozukluğu’ teşhisi bu kadar kolay ve düşünmeden kullanılmasa daha iyi olmaz mı? Bu durumda ‘toplumsal olarak nerede hata yapıyor olabiliriz’ diye düşünüyorum. Ben genellikle bu tür durumlarda şunu sorarım: ‘Acaba bu konuda ne kadar bilgiye sahibim?’ Bu açıdan ‘narsist’ kelimesini sanırım bir şekilde duyduk, aşinâ olduk ancak anlamını yeterince bilmeyebiliriz ve farkındalığımız pek yüksek olmayabilir. Bu yazımda birlikte narsist kelimesini öğrenelim, kendimize dönelim ve ‘acaba benzer özellikler taşıyor muyum’ diye bir göz atalım. Sonra ilişkilerimizdeki benliğimize bir bakıp, ‘Ben veya partnerim bu özellikleri ne kadar taşıyor?’ diye değerlendirip farkındalığımızı artıralım.

Sağlıklı narsizm nedir?

Türk Dil Kurumu’na baktığımızda, ‘narsist’ kelimesinin özsaygı anlamına geldiğini görüyoruz. Ancak aslında narsisizm pek çok çeşitte oluşabilir. Bunların en uygun olanı sağlıklı narsisizmdir. ‘Sağlıklı narsisizm’, hepimizde olan ve olması gereken, kendi değerimizin farkında olup sınırlarımızı koruyup kolladığımız, gerçeklikten uzak olmadan içsel ve dışsal bakışla olaylardaki kendimizi ve diğerlerini görebilen, fark edebilen, gerekli duyguları ve sorumlulukları alabilendir, kendine saygı duymaktır. Yani aslında bir insanın kendine ve özüne yapabileceklerinin kapasitesine, gerçekçilikle değerlendiriyor olma becerisine bağlı olarak sahip olduğu yüksek özgüven ve özsaygıdır. Dolayısıyla hepimiz biraz ‘sağlıklı narsisizm’ özelliklerine sahip olmayı hedefliyor, geliştiriyor olmalıyız.

Hepimiz biraz ‘sağlıklı narsisizm’ özelliklerine sahip olmayı hedefliyor, geliştiriyor olmalıyız.

Sağlıksız olan narsizm türleri neler? Nasıl anlayabilirim?

Diğer yandan ruh sağlığı uzmanları bir insanın sahip olması gereken özsaygı ve özgüvenle narsisizmin gerçekçilikten uzak olan grandiozitesini ayrıştırıyorlar. Narsisizmin sağlıksız türleri vardır: Büyüklenmeci, kırılgan, cinsel, somatik, serebral, manevi ve malign narsisizm gibi birçok çeşitte özelliklere sahip olunabilir. Dışarıdan özsaygılı gibi görünüyor olmasına rağmen, içerideki sorunun tam tersi olarak yani öz saygısızlıkla ilişkilendirildiğini görmekteyiz. Yani aslında dışarıdaki görüntü, maalesef içerideki düşüşü örten bir giysi gibidir. Bu mücadele içerisinde olan kişi bir zihne sahiptir. Çok kırılgan olan bu yapı, kendini kamufle edebilmek için karşısındaki kişiyi manipüle edebilir, baskınlaştırabilir veya o kişiyi kendi zihninde ve sosyal çevrede adeta karalama kampanyası gibi sürekli eleştirip negatiflikleriyle propagandaya tâbi tutabilir. Sevilmemek, en büyük içsel savaşıysa, çevresindeki karşı cinsi etrafında toplamaya çalışacaktır. Örneğin, narsist bir erkek, sevilmeyen ve beğenilmeyen biri olarak büyüdüyse, tek bir kadınla sağlıklı sürdürülür bir ilişki kurmak, geliştirmek ve duygusal bağ kurmak yerine pek çok kadının etrafında olmasını sağlayacağı bir ağ oluşturabilir. Duygusal, sosyal, cinsel ve/ya mesleki bağların kopmasına izin vermeden doyurmaya çalıştığı aşırı ilgi ve hayranlık arzusunun sürekliliğini sağlayacağı kadınları etrafında toplayacaktır. Yaptığı veya söylediklerinin o kadını nasıl hissettireceğiyle ilgili empati eksikliği yaşadığı için o kadının tepkilerini veya davranışlarının nedenini anlayabilmekte güçlük çekecektir. Kadının kendi davranışlarının sonucu olarak değersiz hissetmesini de anlamlandırmakta güçlük çekecektir. Yani empati eksikliği nedeniyle iletişim sorunları yaşayacak ve bu sorunları anlamlandırmak ve çözümlemek konusunda zorluk yaşayacaktır. Bu durumu algılayamadığı için, her şeyi normal olarak gördüğü için çözümü fark edemeyecektir. Kendini, yaptıklarını ve sahip olduklarını en değerli, önemli hatta zekice gördüğü için objektif olmadığını fark etmekte zorlanır. İhtiyaçları ve istekleri sürekli olarak değişebilir, bu nedenle bugün söylediklerinin yarın geçerliliği olmadığını, sözlerin pek anlam ifade etmediğini söyleyerek iletişimi daha da karmaşıklaştırabilir. Büyüklenmeci algı bazen dışarıdan gözükebilir, bazen de dışarıdan aşırı iyi, fedakâr gözükürken içeride kırılganlık süreciyle davranışlarında ani değişim görülür. Gücün, başarının, paranın veya güzelliğin sınırsızlığının gerekliliğine inanır, yaşam merkezine bu soyut kavramları yerleştirip günlük yaşam hedef ve ilişkilerini, bu ihtiyaçlarını doyurabilecek kişilerle sürdürebilir. Duygu yönetimi o kadar yüksektir ki dışarıdan bakıldığında ‘Bu kişinin duyguları yok mu, sinirleri alınmış mı?’ diye düşündürebilir. Zaman zaman uykuya dalmakta güçlük yaşanırken zaman zaman da hafif depresiflik, sosyal yalnızlık, ait hissetmeme ve romantik partnerle duygusal yakınlık ve bağlılıktan kaçınarak yaşam sürmek gibi ‘sağlıklı insan’ tanımından uzaklaşılan bir yapıya sahip olunabilir.

sağlıksız narsisizm
Narsisizmin sağlıksız türleri vardır: Büyüklenmeci, kırılgan, cinsel, somatik, serebral, manevi ve malign narsisizm gibi birçok çeşitte özelliklere sahip olunabilir. (Pixabay)

‘Sağlıklı insan’ kime denir?

Nedir sağlıklı insan? Sağlıklı insan fiziksel, psikolojik ve sosyal olarak üç alanda dengede olan, sürdürülür yaşam haline sahip olan insandır. Yani sadece grip veya şeker hastası olmamak değil, zihinsel ve bedensel olarak sağlıklıyken sosyal olarak da dengede bir ağla iletişimde olmaya devam etmektir. Narsist özellikleri olan birey, maalesef nöropsikososyal açılardan zorlanılan bir mücadele içindedir. Çevre tarafından kabul ve yüksek düzeyde saygı görmek isteyecek, çoğu zaman ‘Oscar ödüllük’ davranışlarda bulunuyor olacaktır. Saygısızlık algıladığı yerde, kabul görmeyip eleştirildiği, değersiz hissettiği yerde, karşı tarafın suçlu hissedebileceği yapıda akılcıl konuşmalarla gerektiğinde konunun başka mevzuları açıp, bir şekilde kendini iyi hissedip, karşı tarafa yükleyebileceği suçlamalar bulup, karşısındakini iknâ edene kadar, öfkelenmeden duygularını yöneterek konuşuyor olacaktır. Tüm bunlar o an olmadıysa, kendi içinde saatlerce düşüncelerine boğulup ruminatif şekilde saatlerce ona söylenen bir sözü düşünebilir, uykusuz kalabilir veya aşırı uykuyla zamanın geçmesini sağlayabilir. Sürekli içerideki benliğin örtbası için uğraştığı dışarıdaki kamuflenin mücadelesi içerisindedir. Ergenlik sürecindeyken başlayıp yıllar ve olaylarla perçinleşen bu özellikler maalesef kişinin fark edebileceği yapıda değildir. Bunun sağlıksız bir yapı olduğunun farkında değildir çünkü empatiden yoksun olduğu gibi kendi benliğinin yeniden yapılanmasıyla ilgili de farkındalıktan uzaktır. Sebebi net olmasa da narsist özellikleri olan bireylerin özellikle romantik partner ve sosyal ilişkileri pek de keyifli değildir. Genel olarak en temeldeki kişiliğin bazı alanlarındaki hasar narsistik özelliklere yol açıyor: Boyun eğicilik, kusurluluk, terk edilme, duygusal yoksunluk, kendini feda, sevilmeme, beğenilmeme, değersizlik, güçsüzlük ve başarısızlık… Bu alanların eksikliği bu kişilerin yaşam doyum düzeylerini düşürürken, yaşamı anlamlandırmayı da güçleştirir. Kısacası narsistlik pek de öyle halk içerisinde sohbet ederken sevgi veya kızgınlıkla birbirimize ifade edebileceğimiz, bunu duyan kişi tarafından da kabul görülüp onay alacak bir ifade değildir.

Peki şimdi yazının başında bahsettiğim soruları birlikte yeniden değerlendirelim mi?

  1. Ben de narsist özellikler var mı?
  2. Ne düzeyde bu özelliklere sahibim?
  3. Partnerim de var mı?
  4. Partnerim ne düzeyde bu özelliklere sahip?

Eğer bu sorulara verdiğiniz yanıtlarda ‘evet’ var ise, en kısa sürede farkındalığınızı arttırmak, sahip olunan özelliklerin değiştirilmesi veya iyileştirilmesi üzerine ruh sağlığı uzmanlarından destek almanızı öneririm.

Genel olarak en temeldeki kişiliğin bazı alanlarındaki hasar narsistik özelliklere yol açıyor: Boyun eğicilik, kusurluluk, terk edilme, duygusal yoksunluk, kendini feda, sevilmeme, beğenilmeme, değersizlik, güçsüzlük ve başarısızlık…

‘Eyvah bir narsist’e âşık oldum’ diyorsanız…

  1. Ne kendinizi ne partnerinizi böyle olduğu için suçlamayın. Emin olun hepimizin hasarlı, iyileştirilmeyi bekleyen tarafları var. Hiçbirimiz kusursuz büyüyüp bugünlere gelmediğimiz gibi, bizim dışımızdakiler de kusursuz olarak gelmedi. Ne böyle bir ilişkide olduğunuz için ne de böyle bir ilişkiyi sonlandıramadığınız için kendinize yüklenin. Bu yük suçluluk hissini pekiştirip o ilişki kısır döngüsünü kırmanızı yine engelliyor olacaktır. Gelin ne onu ne kendinizi suçlu görmeyi bırakalım, onun yerine içinde bulunduğunuz durumu iyileştirmeyi hedefleyelim.
  2. Kendinizi keşfedin. Hangi inançlarınız, tutumlarınız, bu tepkilere ve tetiklenmelere yol açıyor? Bu inançlar ne zaman, nasıl, nereden, kimden geliyor? Peki bunlar neyle devam ediyor yıllardır ve eğer devam etmesine izin verirseniz sizde nelere mal olacak? Neleri kazandırıyor ki değiştirmiyorsunuz? Neleri kaybettiriyor ki canınız acıdığında ilk zihninize bunlar geliyor? Hangi anılara, kişilere, tutumlara, kurallara götürüyor sizi? Yazarak çalışın ve eğer günlük yaşamınızı etkileyecek düzeydeyse en kısa sürede bir terapistten destek alarak çözümlemeye başlayın. Kendinizi keşfedip iyileştirdikçe sonraki önerileri gerçekleştirmeniz kolaylaşacaktır.
  3. Sınırlarınızı belirleyin. Sınırlarınızı kendinize olan saygınızdan dolayı bozmayın, bozdurmayın.
  4. Eleştirilmeye başlandığınızda ‘elektrik şartellerini kapatır gibi’ kulaklarınızı sağır yapın ve duymayın- her bir kelime karşı saldırıyı tetikleyip müdafaaya geçirecektir. Siz onun söyledikleriyle daha da tetiklenip alevlenirken o hiçbir şey hissetmeyip ‘suçlusun’la sizi iyice yok edip %100 baskılayana kadar devam edecektir. Bu döngüyü defalarca yaşamışlığınızdan yola çıkın ve bu defa farklı olun: Münakaşaya girmeyin, ne sözel ne de beden dilinizle…
  5. Manipülasyon türleri ve ‘gaslighting’- kendinden şüphe ettirmeyle ilgili bilgi edinin. Hangi cümlelerin, mimiklerin veya ifadelerin bunlara girdiği ve sizi baskıladığını fark edin, not edin ve işlevsel yöntemler belirleyin. Bozuk plak gibi her bu tür durumlar olduğunda aynı şeyi yapın- aynı cümleyi ifade edin.
  6. Duyulmadığınızı düşünseniz de ‘ben diliyle duygu, ihtiyaç ve isteğinizi ‘suçlayıcılık olmadan, eski konuları açmadan’ ifade edin. Duymuyor, önemsemiyor, ilgilenmiyor olsa da siz yine de kendinizi ifade etme hakkınızdan vazgeçmeyin.
  7. Genelde kötü, mutsuz, keyifsiz ve yanlış bir ilişki içinde olduğunuzu düşünürken, minik bir jestiyle tüm duygu dünyanız değişiyorsa, bu döngünün siz değişmediğiniz sürece devam edeceğini, bu durumun o kişinin tam da istediği ve ihtiyacına hitap eden yapı olduğunun farkında olun. Bunun size duygusal, ruhsal ve sosyal etkilerinin kısa süreli ve uzun süreli neler olduğunu keşfedin, getirileri ve götürülerini listeleyin. Hareket planı oluşturun. Bu aşamada zorlanıyorsanız uzmandan destek alın.
  8. Kendinizde ya da partnerinizde fark ettiğiniz özelliklerin değişiminin ve karşıdakine yönelik etkilerinden korunmanın kolay ve kısa yolu olmadığını, bunun bir süreç olduğunu bilin. Daha çok okuyup daha çok bilinçlenin. Böylece ne onu öcü görmeden ne de kendinizi kurban görmeden süreci dışarıdan izleyip sağlıkla yönetme yollarını keşfedebilirsiniz. ‘Fark et, bilgilen, yönet’ (FBY) yöntemini içselleştirin. Her adımınızı FBY’ye göre belirleyin.
  9. İletişimi iyileştirmek, kendinize veya başkasına duygusal, sözel ve fiziksel şiddet düzeyindeki ilişkiyi sonlandırmak, ruhsal olarak çökkünlüğü yükseltmek, ‘ondan önceki benle şimdiki ben’ arasında çok fark var dediğiniz bir ilişkide olmak, özgüvenin yok olduğunu hissetmek gibi durumları uzun süredir yaşıyorsanız ve giderek yoğunluğu, şiddeti ve sıklığı artan düzeydeyse en kısa sürede uzman bir psikiyatristle görüşmenizi öneriyorum.

En kısa sürede yeniden iyi hissedip ışık saçtığınız günlerin gelmesi dileğiyle.

Sevgiler

Referanslar

Behary, W.T. (2014). Narsistle Ateşkes, Psikonet Yayınları, İstanbul.

Eldoğan, D. (2016). Hangi narsizm? Büyüklenmeci ve kırılgan narsizmin karşılaştırılmasına ilişkin bir gözden geçirme. Türk Psikoloji Yazıları, 19(37), 1-10.

Elibol, Ş., & TOK, E. S. S. (2019). Bağlanma stilleri, duygu düzenleme, reddedilme duyarlılığı, yakınlık korkusu ve kendini saklamanın kırılgan narsisizm ile ilişkisi. Ayna Klinik Psikoloji Dergisi, 6(2), 127-148.

Eldoğan, D., & Tunçel, E. (2017). Kırılgan narsisizm ve sosyal kaygı bozukluğu: Benzerlikler ve farklılıklar. Nesne Psikoloji Dergisi, 5(11), 426-448.

Kroencke, L., Kuper, N., Mota, S., Geukes, K., Zeigler-Hill, V., & Back, M. D. (2023). Narcissistic status pursuit in everyday social life: A within-person process approach to the behavioral and emotional dynamics of narcissism. Journal of Personality and Social Psychology.

Rosenthal, S. A., Hooley, J. M., Montoya, R. M., van der Linden, S. L., & Steshenko, Y. (2020). The Narcissistic Grandiosity Scale: A measure to distinguish narcissistic grandiosity from high self-esteem. Assessment, 27(3), 487-507.

Seidman, G., Shrout, P. E., & Zeigler-Hill, V. (2020). Untangling the associations that narcissistic admiration and narcissistic rivalry have with agency, communion, and romantic commitment. Journal of Research in Personality, 89, 104022.

Etiketler: aşk, narsisizm, narsist, narsistle aşk, sağlıklı narsizm, sağlıksız narsizm
Esra Savaş 30 Eylül 2023
Bu Yazıyı Paylaş
Facebook Twitter Whatsapp Whatsapp E-Posta Linki Kopyala Yazdır
Yazar: Esra Savaş
Klinik Psikolog, Dr., Psikososyal İyilik Enstitüsü, Florya Caddesi Şenlikköy Mah Corner Plaza Florya- Bakırköy İstanbul 0212541 88 58, İnstagram: @dr.esrasavas, Email: pskesrasavas@gmail.com
Önceki Yazı vergi Vergileri anlamak
Sonraki Yazı Göbeklitepe ve Karahantepe’de önemli keşifler!

Popüler Yazılarımız

krematoryum fırını

Türkiye’de ölü yakma (kremasyon): Hukuken var, fiilen yok

BilimEtik
23 Kasım 2023
cehalet
Felsefe

“Cehalet mutluluktur” inancı üzerine

Eşitleştiren, özgürleştiren, mutlu kılan, bilgi midir yoksa cehalet mi? Mutlu kılan, cehalet mutluluktur sözünde ifade edildiği gibi, bilgisizlik ve cehalet…

12 Ağustos 2023
deontolojik etik
Felsefe

Deontolojik etik nedir?

Bir deontolog için hırsızlık her zaman kötü olabilir nitekim çalma eyleminin özünde bu eylemi (daima) kötü yapan bir şey vardır.

15 Ağustos 2024
kurt, köpek
Acaba Öyle midir?Zooloji

İddia: “Kurt evcilleşmeyen tek hayvandır!”

Tabii ki bu cümle baştan aşağı yanlıştır. Öncelikle kurt ilk ve en mükemmel evcilleşen hayvandır. İnsanın en yakın dostu köpek…

2 Şubat 2024

ÖNERİLEN YAZILAR

Kararların mimarı mı, yoksa maruz kalmanın mahkûmu mu? İradeyi yeniden tanımlamak

Kararlarımızın mutlak sahibi miyiz? Gelin yakından bakalım.

Psikoloji
29 Aralık 2025

Yılın kelimesi “rage bait”: Teknoloji şirketleri zayıf noktamızı kullanıyor

"Rage bait" öfkenin metalaştırıldığı, dikkatimizin ticari bir kaynak olarak sömürüldüğü ve duygusal refahımızın algoritmik kâr hesaplarına feda edildiği bir dönemi…

Psikoloji
4 Aralık 2025

Doğumdan sonra ailenin ruh sağlığı

Doğum, ebeveynliğe geçişin en görünür eşiğidir; sadece bebeğin rahimden kucağa geçişini değil, aynı zamanda bir annenin ve bir babanın doğuşunu…

Düşe Kalka Ebeveynlik
1 Aralık 2025

Gençler “anti-anıt” bir simge yaratıyor

Eskiler belki geçmişin, belki otoritenin simgeleri. Tabela ise kimsenin umursamadığı, sıradan, "bizim" olabilecek bir nesne.

Psikoloji
18 Kasım 2025
  • Biz Kimiz
  • Künye
  • Yayın Kurulu
  • Yürütme Kurulu
  • Gizlilik Politikası
  • Kullanım İzinleri
  • İletişim
  • Reklam İçin İletişim

Takip Edin: 

GazeteBilim

E-Posta: gazetebilim@gmail.com

Copyright © 2023 GazeteBilim

  • Bilim
  • Teknoloji
  • Felsefe
  • Kültür-Sanat
  • Gastronomi
  • Çocuk

Removed from reading list

Undo
Welcome Back!

Sign in to your account

Lost your password?