GazeteBilim
Destek Ol
Ara
  • Anasayfa
  • Bilim
  • Teknoloji
  • Felsefe
  • Kültür-Sanat
  • Gastronomi
  • Çocuk
  • Etkinlikler
    • Astronomi Dersleri
    • Davranış Nörolojisi Dersleri
    • Epigenetik Dersleri
    • Evren ve Kozmoloji Dersleri
    • Evrim Dersleri
    • Freud Dersleri
    • Hegel Dersleri
    • Kapitalizmin Tarihsel Gelişimi ve İktisadi Düşünce Dersleri
    • Kuantum Mekaniği ve Yorumları Dersleri
    • Marx Dersleri
    • Nörobilim Dersleri
    • Nörodilbilim Dersleri
    • Nöropsikanaliz Dersleri
  • Biz Kimiz
  • İletişim
Okuyorsun: Antarktika’daki yanardağ atmosfere altın kristalleri püskürtüyor!
Paylaş
Aa
GazeteBilimGazeteBilim
Ara
  • Anasayfa
  • Bilim
  • Teknoloji
  • Felsefe
  • Kültür-Sanat
  • Gastronomi
  • Çocuk
  • Etkinlikler
    • Astronomi Dersleri
    • Davranış Nörolojisi Dersleri
    • Epigenetik Dersleri
    • Evren ve Kozmoloji Dersleri
    • Evrim Dersleri
    • Freud Dersleri
    • Hegel Dersleri
    • Kapitalizmin Tarihsel Gelişimi ve İktisadi Düşünce Dersleri
    • Kuantum Mekaniği ve Yorumları Dersleri
    • Marx Dersleri
    • Nörobilim Dersleri
    • Nörodilbilim Dersleri
    • Nöropsikanaliz Dersleri
  • Biz Kimiz
  • İletişim
  • Destek Ol
Bizi Takip Edin
  • Biz Kimiz
  • Künye
  • Yayın Kurulu
  • Yürütme Kurulu
Copyright © 2023 Gazete Bilim - Bütün Hakları Saklıdır
GazeteBilim > Blog > Bilim > Antarktika’daki yanardağ atmosfere altın kristalleri püskürtüyor!
Bilim

Antarktika’daki yanardağ atmosfere altın kristalleri püskürtüyor!

Yazar: GazeteBilim Yayın Tarihi: 11 Temmuz 2026 5 Dakikalık Okuma
Paylaş
Antarktika
Görsel: Pixabay

Antarktika’daki derin bir körfez olan Ross Denizi içerisindeki Ross Adası’nda bulunan Erebus Yanardağı, Coğrafi Güney Kutbu’nun yaklaşık 1.350 kilometre uzağında dumanlar saçıyor. Yayımlanan bir araştırmaya göre Erebus, her gün yaklaşık 80 gram (2,8 ons) mikroskobik altın tozu dışarı atıyor ve bunu 1.000 kilometre kadar uzağa, belki de daha da ötesine dağıtıyor.

Michelle Starr

Çeviri: Binali Furkan Alper
GazeteBilim Yazı İşleri

Aslında bu faaliyetler aktif bir yanardağda bilinen ve beklenen çıktılardır. Fakat gezegenimizin en uzak ve donmuş uçlarındaki bir yanardağ biraz daha farklı bir düzende işliyor. Antarktika’daki derin bir körfez olan Ross Denizi içerisindeki Ross Adası’nda bulunan Erebus Yanardağı, Coğrafi Güney Kutbu’nun yaklaşık 1.350 kilometre uzağında dumanlar saçıyor. Dünyanın en güneyinde yer alan bu aktif yanardağ, daimi bir harlı lav gölüyle kaynıyor. Bilim insanları, yeraltı dünyasına açılan bu kapıdan sürekli olarak fışkıran gazın içerisinde kristal, elemental altına ait mikroskobik parçacıklar keşfettiler. Geophysical Research Letters dergisinde 1991 yılında yayımlanan bir araştırmaya göre Erebus, her gün yaklaşık 80 gram (2,8 ons) mikroskobik altın tozu dışarı atmakta ve bunu 1.000 kilometre kadar uzağa, belki de daha da ötesine dağıtmaktadır. Bugüne kadar, dünyada kristal yapılı elemental altın parçacıkları püskürttüğü bilinen tek yanardağdır.

Ancak asıl gizem, altının en başta magmadan nasıl kaçtığıdır. Aslında, volkanik emisyonlarda altın bulunması o kadar da olağandışı değildir. Hawaii’deki Kīlauea, İtalya’daki Etna, Alaska’daki Augustine ve Meksika’daki El Chichón’dan alınan örneklerde kimyasal olarak eser miktarda altın tespit edilmiştir. Daha sonraki teorik çalışmalar, altının sıcak volkanik akışkanlarda ve muhtemelen gazlarda da taşınabileceğini öne sürmüştür. Bu mantıklıdır. Bir volkan temel olarak Dünya kabuğunda, yerin derinliklerinden gelen erimiş materyalin yukarıya doğru köpürerek çıktığı bir deliktir. Bakır, gümüş, cıva, arsenik, selenyum ve kükürt gibi birçok element, altının yanı sıra, muhteşem ve kelimenin tam anlamıyla bir erime potasında bir araya atılır ve burada bileşikler oluşturmak üzere diğer elementlerle birleşebilirler.

Buradan itibaren altın, bir çaydanlıktaki su gibi buharlaşmaz. Nitekim saf altının kaynama noktası volkanik sıcaklıklardan çok daha yüksektir. Bunun yerine sıcak volkanik gazlarda bulunabilen uçucu, klor veya kükürt içeren bileşiklere tutunarak taşındığı düşünülmektedir. Ancak ABD’deki New Mexico Madencilik ve Teknoloji Enstitüsü’nden jeokimyacı Kimberly Meeker liderliğindeki bir ekibe göre, Erebus’taki altın başka hiçbir volkanda görülmeyen bir şey yapıyor. Erebus Dağı’nın emisyonlarına yönelik araştırmalarının bir parçası olarak araştırmacılar, volkanik kraterin etrafındaki kardan, lav gölünden yükselen gaz bulutundan ve volkandan 1.000 kilometre uzağa kadar Antarktika troposferinden örnekler topladılar. Her üç örnek setinde de mikron ölçeğinde saf altın parçacıkları buldular. Bir elektron mikroskobu altında bu parçacıklar, düzensiz zerrecikler olmak yerine, bazıları yaklaşık 60 mikrometre genişliğe varan karmaşık, çok yüzeyli, neredeyse kusursuz geometrik kristaller olarak göründü.

Tahmin edilen 80 gramlık günlük çıktı, aslında diğer bazı volkanlar için rapor edilenden biraz daha düşüktü. O dönemdeki mevcut ölçümlere göre Kīlauea’nın günde tahmini 500 ila 800 gram altın püskürttüğü, Etna için yapılan tahminlerin ise 2,4 kilograma kadar ulaştığı belirtilmişti. Ancak Erebus’ta, altının, volkanik emisyonlar içerisinde onu tutan bileşiklerden ayrışmasına olanak tanıyan benzersiz bir durum söz konusudur.

Araştırmacıların öne sürdüğü modellerden biri, altının lavdan uçucu klor içeren bileşikler içinde taşındığı yönündedir. Gazlar soğudukça altın, nihayetinde Antarktika buzunun üzerine yerleşmeden önce bu bileşiklerden kristalleşerek ayrışır. Bu modelle ilgili bir zorluk, gazın çok az altın içermesidir; bu koşullar altında, kusursuz biçimli kristallerin havada kendiliğinden çekirdeklenmesi oldukça zordur.

Araştırma ekibinin bir üyesi olan, New Mexico Madencilik ve Teknoloji Enstitüsü’nden Philip Kyle tarafından daha sonra öne sürülen başka bir senaryo ise altının, yükselen gazlar tarafından yukarı taşınmadan önce lav gölünün yüzeyindeki bir kabukta daha kademeli olarak oluştuğu yönündedir.

Ne var ki bu keşfin üzerinden 30 yılı aşkın bir süre geçmesine rağmen elimizde halen kesin bir yanıt bulunmuyor.

Kaynakça:

Starr, M. (2026, 29 Haziran). There’s a volcano in Antarctica spewing gold crystals into the atmosphere. ScienceAlert. https://www.sciencealert.com/the-worlds-southernmost-active-volcano-is-spewing-out-gold-every-day

Etiketler: altın, antarktika, yanardağ
GazeteBilim 11 Temmuz 2026
Bu Yazıyı Paylaş
Facebook Twitter Whatsapp Whatsapp E-Posta Linki Kopyala Yazdır
Önceki Yazı yapay zeka Çevrimiçi ortamda yapabileceğiniz çevreye en çok zarar veren faaliyetler
Sonraki Yazı beyin Beynimiz bu kadar fazla kötü haberi kaldırmaya uygun değil!

Popüler Yazılarımız

krematoryum fırını

Türkiye’de ölü yakma (kremasyon): Hukuken var, fiilen yok

BilimEtik
23 Kasım 2023
cehalet
Felsefe

“Cehalet mutluluktur” inancı üzerine

Eşitleştiren, özgürleştiren, mutlu kılan, bilgi midir yoksa cehalet mi? Mutlu kılan, cehalet mutluluktur sözünde ifade edildiği gibi, bilgisizlik ve cehalet…

12 Ağustos 2023
deontolojik etik
Felsefe

Deontolojik etik nedir?

Bir deontolog için hırsızlık her zaman kötü olabilir nitekim çalma eyleminin özünde bu eylemi (daima) kötü yapan bir şey vardır.

15 Ağustos 2024
Güzel şeyler, özgür seçim süreçlerinin en çirkin şekillerde baskı altına alınmasına rağmen varlığını sürdürmeyi dişiler sayesinde başarır.(Görsel: The Belkin)
Flörtöz Hayvanlar

Ördekler, penisleri ve Amerikan ekonomisi

Yanık türkülerin yeşil başlı gövel ördeklerinden esinlenilen romantizm yalnızca bizim hayallerimizde var; gerçek dünyada bu türlerin aşk hayatları çok daha…

5 Kasım 2024

ÖNERİLEN YAZILAR

İklim değişikliği kahve içmenize engel olabilir

Dünyanın en sevilen içeceklerinden biri ve pek çok araştırmacının temel "keşif yakıtı" olan kahve, bugün belirsiz bir gelecekle karşı karşıya.…

EkolojiGastronomi
10 Temmuz 2026

Nesli tükenen bozayının şaşırtıcı bir diyeti vardı!

Bozayılar; somon balığı, geyik ve diğer avları parçalayan korkutucu etoburlar olabilirler. Fakat, modern türdeşlerinin aksine, Atlas ayıları sıkı vejetaryenlerdi.

Biyoloji
7 Temmuz 2026

Mutfak süngeri: Evimizdeki en başarılı mikrobiyal medeniyet

Mutfak süngerlerini mikroorganizmalar için bu kadar cazip yaşama alanı haline getiren nedenler nelerdir? 

Biyoloji
7 Temmuz 2026

Keneler hakkında her şey

Kulaktan dolma yanlış bilgilerin aksine, kenelerden korkmak yerine onları tanımak ve doğru korunma yöntemlerini bilmek bizi her türlü riskten uzak…

Biyoloji
3 Temmuz 2026
  • Biz Kimiz
  • Künye
  • Yayın Kurulu
  • Yürütme Kurulu
  • Gizlilik Politikası
  • Kullanım İzinleri
  • İletişim
  • Reklam İçin İletişim

Takip Edin: 

GazeteBilim

E-Posta: gazetebilim@gmail.com

Copyright © 2023 GazeteBilim

  • Bilim
  • Teknoloji
  • Felsefe
  • Kültür-Sanat
  • Gastronomi
  • Çocuk

Removed from reading list

Undo
Welcome Back!

Sign in to your account

Lost your password?