GazeteBilim
Destek Ol
Ara
  • Anasayfa
  • Bilim
  • Teknoloji
  • Felsefe
  • Kültür-Sanat
  • Gastronomi
  • Çocuk
  • Etkinlikler
    • Astronomi Dersleri
    • Çağdaş Epistemoloji Dersleri
    • Davranış Nörolojisi Dersleri
    • Eğitimciler İçin Yapay Zekâ Okur-Yazarlığı Dersleri
    • Epigenetik Dersleri
    • Evren ve Kozmoloji Dersleri
    • Evrim Dersleri
    • Bilim Tarihi Dersleri
    • Hegel Dersleri
    • İnsan Felsefesi Dersleri
    • Kapitalizmin Tarihsel Gelişimi ve İktisadi Düşünce Dersleri
    • Konuşmaktan Korkmuyorum
    • Kuantum Mekaniği ve Yorumları Dersleri
    • Marx Dersleri
    • Nörobilim Dersleri
    • Nörodilbilim Dersleri
    • Nörohukuk
    • Nörofelsefe Dersleri
    • Nöroperspektifler
    • Nöropsikanaliz Dersleri
    • Öğrenilmiş Çaresizlik
    • Teizm, Deizm, Agnostisizm ve Ateizm Dersleri
    • Teoloji, Bilim ve Felsefe Tartışmaları
    • Zihin Dersleri
  • Biz Kimiz
  • İletişim
Okuyorsun: 2025 Kuantum Bilim Yılı ilan edildi!
Paylaş
Aa
GazeteBilimGazeteBilim
Ara
  • Anasayfa
  • Bilim
  • Teknoloji
  • Felsefe
  • Kültür-Sanat
  • Gastronomi
  • Çocuk
  • Etkinlikler
    • Astronomi Dersleri
    • Çağdaş Epistemoloji Dersleri
    • Davranış Nörolojisi Dersleri
    • Eğitimciler İçin Yapay Zekâ Okur-Yazarlığı Dersleri
    • Epigenetik Dersleri
    • Evren ve Kozmoloji Dersleri
    • Evrim Dersleri
    • Bilim Tarihi Dersleri
    • Hegel Dersleri
    • İnsan Felsefesi Dersleri
    • Kapitalizmin Tarihsel Gelişimi ve İktisadi Düşünce Dersleri
    • Konuşmaktan Korkmuyorum
    • Kuantum Mekaniği ve Yorumları Dersleri
    • Marx Dersleri
    • Nörobilim Dersleri
    • Nörodilbilim Dersleri
    • Nörohukuk
    • Nörofelsefe Dersleri
    • Nöroperspektifler
    • Nöropsikanaliz Dersleri
    • Öğrenilmiş Çaresizlik
    • Teizm, Deizm, Agnostisizm ve Ateizm Dersleri
    • Teoloji, Bilim ve Felsefe Tartışmaları
    • Zihin Dersleri
  • Biz Kimiz
  • İletişim
  • Destek Ol
Bizi Takip Edin
  • Biz Kimiz
  • Künye
  • Yayın Kurulu
  • Yürütme Kurulu
Copyright © 2023 Gazete Bilim - Bütün Hakları Saklıdır
GazeteBilim > Blog > Bilim > Fizik > 2025 Kuantum Bilim Yılı ilan edildi!
Fizik

2025 Kuantum Bilim Yılı ilan edildi!

Yazar: Savaş Arapoğlu Yayın Tarihi: 8 Mart 2025 8 Dakikalık Okuma
Paylaş
Görsel: phys.org

Birleşmiş Milletler, 2025 yılını kuantum mekaniğinin bugün derslerde öğretmeye çalıştığımız formunun ortaya çıktığı tarihin 100. yılına denk gelmesi nedeniyle Uluslararası Kuantum Bilim ve Teknoloji Yılı olarak ilan etti. Amaç, kuantum fiziğinin ve uygulamalarının hayatın tüm yönleri üzerindeki önemi ve etkisi konusunda toplumsal bilincinin artırılmasına yardımcı olmak şeklinde duyuruldu.

Prof. Dr. Savaş Arapoğlu

Birleşmiş Milletler, 2025 yılını kuantum mekaniğinin bugün derslerde öğretmeye çalıştığımız formunun ortaya çıktığı tarihin 100. yılına denk gelmesi nedeniyle Uluslararası Kuantum Bilim ve Teknoloji Yılı olarak ilan etti. Amaç, kuantum fiziğinin ve uygulamalarının hayatın tüm yönleri üzerindeki önemi ve etkisi konusunda toplumsal bilincinin artırılmasına yardımcı olmak şeklinde duyuruldu. Tüm insanlığın, kuantum fiziği hakkında daha fazla bilgi sahibi olmasına yardımcı olacak çeşitli etkinlikler düzenlenmesi ve bu sayede hem bilimsel bilginin doğru şekilde yayılması hem de kuantum fiziğinin hayatımızı her gün daha da kolaylaştıran teknolojik uygulamaları hakkında toplumsal farkındalık oluşturulması planlanmaktadır.

Bilimsel bilginin doğru şekilde anlaşılması, bugün özellikle aşılar konusunda gördüğümüz, komplo teorileri ve bunun sonucu olarak ortaya çıkan bilimin reddiyle, tüm insanlığı tehdit edebilecek durumları engellemesi açısından son derece önemlidir.

Bilimsel bilginin doğru şekilde anlaşılması, bugün özellikle aşılar konusunda gördüğümüz, komplo teorileri ve bunun sonucu olarak ortaya çıkan bilimin reddiyle, tüm insanlığı tehdit edebilecek durumları engellemesi açısından son derece önemlidir. Benzer şekilde ‘‘kuantum’’ kelimesinin insanlar üzerindeki şaşırtıcı ve cazip etkisi kullanılarak kuantum düşünce, kuantum astroloji, kuantum beslenme gibi bilimsel açıdan hiçbir anlamı olmayan konular ortaya atılmakta ve hatta bu saçmalıkların toplumun eğitimli kesimlerinde bile karşılık bulduğu görülmektedir. İşte bu tür yanlış bilgiye dayalı, safsatalarla desteklenerek toplumu yanlış yönlendiren palavraların ortadan kaldırılabilmesi için 2025 Uluslararası Kuantum Bilim ve Teknoloji Yılı gibi dünya ölçeğinde etkinlikler ve organizasyonlar düzenlenmesi son derece önemli ve gereklidir.

Ne yazık ki, konuyla ilgili olarak ülkemizde ve özellikle ilk ve orta dereceli okullarımızda etkinlikler ve çalışmalar yapıldığını duymuyoruz. Bilimsel bilginin önemini kavrayamayan toplumların, bu konuda daha bilinçli ve dolayısıyla daha ileri toplumlar için bir iş gücü kaynağı haline gelerek sömürülmesi kaçınılmaz bir durum gibi görünüyor. GazeteBilim ailesi olarak 2025 Uluslararası Kuantum Bilim ve Teknoloji Yılı münasebetiyle, yıl boyunca hem kuantum fiziğinin temel bilim yönünden ele alındığı hem de teknolojik getirilerinin anlatıldığı çeşitli yazılar yayımlamayı umuyoruz.

Kuantum fiziğini iki ana başlık altında ele almak uygun olacaktır: Birinci başlık, ‘‘kuantum fiziğinin temelleri ve fiziksel gerçekliğin anlaşılması’’ şeklinde, ikinci başlıksa ‘‘kuantum fiziğinin teknolojik uygulamaları’’ şeklinde düşünülebilir. Bu ilk yazıda, daha çok kuantum fiziğinin ortaya çıkış süreci ve kuantum mekaniği yasalarının, klasik fizik yasalarından ne şekilde farklı olduğunu anlatan kısa bir giriş yapacağız ve daha sonra kuantum fiziğinin gelişim sürecindeki önemli keşiflerin herbiri için ayrı yazılar yayımlamaya çalışacağız.

19. yy ortalarından itibaren, gelişen deneysel imkanlarla (özellikle spektroskopi) maddenin ve ışığın daha küçük ölçeklerde incelenmesi, klasik fizik yasaları ile açıklanamayan bazı deneysel sonuçlar elde edilmesine olanak verdi (https://gazetebilim.com.tr/kuantum-mekaniginin-kisa-tarihi/). Bunların ilki ve tarihsel süreçte en önemlisi “kara cisim ışıması” gözlemidir. Bu gözlem, ısıtılan cisimlerin yaydığı elektromanyetik radyasyonun özelliklerinin anlaşılması ile ilgiliydi ve klasik fizik çerçevesinde yapılan hesaplamalar, deney sonuçlarıyla uyuşmuyordu. Bu problem, 1900 yılında Planck’ın radikal bir varsayımı ile çözüldü. Planck, ısıtılan isimlerden yayımlanan elektromanyetik dalgaların enerji dağılımını veren fonksiyonun, salınım yapan sistemlerde enerjinin mümkün her değerde (sürekli) değil, frekansa bağlı bir değerin tam katları şeklinde (kesikli/kuantize) alınıp verilebileceğini varsayımıyla elde etmiştir. Temel sabitlerden biri olarak saydığımız ve Planck sabiti olarak adlandırılan bu sabit de ilk defa bu enerji dağılım fonksiyonunda, deneylerle uyumlu sonuç (fitting the data) elde edebilmek için kullanılmıştır. Bu açıdan 1900 yılı kuantum fiziğinin doğuş yılı olarak görülür.

Bu açıdan bakıldığında kuantum mekaniği, Albert Einstein’ın tek başına geliştirdiği görelilik kuramlarından farklı şekilde kollektif bir etkinlik olarak görülebilir. Bu müthiş tarihsel sürecin önemli adımlarını başka yazılarda ele almayı planlıyoruz.

Ancak kuantum mekaniğinin bugün kullanmakta olduğumuz formülasyona ulaşması için aradan yaklaşık 25 yıl daha geçmesi gerekecekti. Bu 25 yıllık süreçte, pek çok ünlü bilim insanı kuantum mekaniğinin gelişimine katkıda bulundu. Bu açıdan bakıldığında kuantum mekaniği, Albert Einstein’ın tek başına geliştirdiği görelilik kuramlarından farklı şekilde kollektif bir etkinlik olarak görülebilir. Bu müthiş tarihsel sürecin önemli adımlarını başka yazılarda ele almayı planlıyoruz.

Kuantum mekaniğinin “matris mekaniği” formülasyonu W. Heisenberg tarafından 1925 yılında ve “dalga mekaniği” formülasyonu da E. Schrödinger tarafından 1926 yılında oluşturuldu. Daha sonra 1926 yılında Schrödinger, bu görünüşte birbirinden farklı formülasyonlardan matris mekaniğinin prensiplerinin, dalga mekaniğinden de türetilebileceğini gösterdi. Ancak matris mekaniği, sadece birkaç sistemde hesaplanabilir sonuçlar verdiği için çok pratik değildi.

Bugün temel bilimler fakültelerinde öğretilen giriş düzeyindeki kuantum mekaniği dersleri Schrödinger’in dalga mekaniği formülasyonu ile başlar. Bu formülasyonun ana denklemi Schrödinger denklemidir:

Burada ℏ=h/2π, Planck sabitinin 2π’ye bölünmüş hali, m parçacığın kütlesi, V(x,t) de parçacığın etkileşmelerini içeren potansiyelleri içeren terimdir. Bu diferansiyel denklem çözülerek dalga fonksiyonu Ψ(x,t) elde edilmeye çalışılır.

Bu denklemi klasik mekanikte Newton’un ikinci hareket yasası olarak bildiğimiz

bağıntısının kuantum mekaniksel versiyonu olarak düşünebiliriz. Burada da F┴⃗ cisme etki eden kuvveti ve p┴⃗=m v┴⃗ ise cismin momentumunu temsil eder. Newton’un ikinci yasasını kullanarak hareket eden bir cismin ivmesini ve sonrasında hızı ve konumunu belirlemek mümkündür. Bu şekilde cismin hareketinin hem geçmişini hem de gelecekte nasıl hareket edeceğini tam bir kesinlikle söylemek mümkündür. Öte yandan, Schrödinger denkleminin çözümünden elde edilen dalga fonksiyonu, hareket eden parçacıkla ilgili yapılabilecek gözlemlerin sonuçlarını ancak olasılıklarla belirlemeye yarar. Bu durum klasik mekaniğin deterministik yapısından farklıdır.

Cisimlerin ve parçacıklarının hareketlerinin klasik fizikte ve kuantum fiziğinde farklı şekillerde tasvir edilmesi ve kuantum mekaniğinin yukarıda bahsedilen olasılıklı yapısı, cisimlerin hareketlerini kafamızda canlandırmaya çalıştığımızda birbirinden çok farklı görünmektedir. Algılarımızın içinde evrildiği ve doğrudan gözlem yapabildiğimiz ölçeklerde klasik fizik yasaları geçerli olduğu için, kuantum fiziği ve kavramları bizlere karmaşık geliyor. Hatta sadece bir elektronun hareketini bile kuantum mekaniği yasaları uyarınca zihnimizde canlandırmak son derece zor bir hal alıyor. Bu da ‘‘kuantum’’ kelimesine esrarengiz bir cazibe kazandırıyor. Ancak, muhtemelen atomlar ölçeğinde yaşayan canlılar olsa, onlara da bize çok doğal gelen klasik fizik yasalarını aynı şekilde zihinlerinde canlandırmaları zor olurdu.

Yarı iletkenler, transistörler, çipler vs. gibi bugün kullandığımız her tür elektronik cihaz aslında kuantum teknolojileri kullanıyor ve bunlar her geçen gün geliştirilmeye devam ediyor.

Her ne kadar parçacıkların davranışlarını kuantum mekaniksel olarak zihnimizde canlandırmak zor olsa da ve hatta olasılıklı yapısı günümüzde hâlâ pek çok bilim insanını rahatsız etse de, kuramın teknolojik getirileri muazzam olmuştur. Yarı iletkenler, transistörler, çipler vs. gibi bugün kullandığımız her tür elektronik cihaz aslında kuantum teknolojileri kullanıyor ve bunlar her geçen gün geliştirilmeye devam ediyor.

Etiketler: bilim, kuantum, kuantum mekaniği, kuantum yılı
Savaş Arapoğlu 8 Mart 2025
Bu Yazıyı Paylaş
Facebook Twitter Whatsapp Whatsapp E-Posta Linki Kopyala Yazdır
Yazar: Savaş Arapoğlu
Takip Et
Prof. Dr. A. Savaş Arapoğlu, 2005 yılında doktora derecesini, lisans ve yüksek lisans derecelerini de aldığı Boğaziçi Üniversitesi’nde Sicim Kuramı ile ilgili çalışmalarıyla almıştır. Doktora sonrası çalışmalarına da sırasıyla TÜBİTAK Feza Gürsey Enstitüsü, University of Siegen ve ICTP’de devam ettikten sonra 2009 yılında İTÜ Fizik Mühendisliği Bölümüne katılmıştır. Savaş Arapoğlu, sicim kuramı, alternatif kütleçekim kuramları ve kozmoloji alanlarında çalışmalarına öğrencileri ile devam etmektedir. E-posta: savas.arapoglu@gmail.com
Önceki Yazı kadın GazeteBilim’e emek veren kadınların 8 Mart mesajları
Sonraki Yazı Karanlık fabrika nedir?

Popüler Yazılarımız

krematoryum fırını

Türkiye’de ölü yakma (kremasyon): Hukuken var, fiilen yok

BilimEtik
23 Kasım 2023
cehalet
Felsefe

“Cehalet mutluluktur” inancı üzerine

Eşitleştiren, özgürleştiren, mutlu kılan, bilgi midir yoksa cehalet mi? Mutlu kılan, cehalet mutluluktur sözünde ifade edildiği gibi, bilgisizlik ve cehalet…

12 Ağustos 2023
deontolojik etik
Felsefe

Deontolojik etik nedir?

Bir deontolog için hırsızlık her zaman kötü olabilir nitekim çalma eyleminin özünde bu eylemi (daima) kötü yapan bir şey vardır.

15 Ağustos 2024
Güzel şeyler, özgür seçim süreçlerinin en çirkin şekillerde baskı altına alınmasına rağmen varlığını sürdürmeyi dişiler sayesinde başarır.(Görsel: The Belkin)
Flörtöz Hayvanlar

Ördekler, penisleri ve Amerikan ekonomisi

Yanık türkülerin yeşil başlı gövel ördeklerinden esinlenilen romantizm yalnızca bizim hayallerimizde var; gerçek dünyada bu türlerin aşk hayatları çok daha…

5 Kasım 2024

ÖNERİLEN YAZILAR

İnsanlar da Pikachu gibi yıldırımı silah olarak kullanabilir mi?

2021 yılında İsviçre’deki bilim insanları tam olarak bunu yaptı. Bir gök gürültülü fırtına sırasında yıldırımı yönlendirmek için yüksek güçlü bir…

Fizik
24 Mart 2026

Görünmez olmak: Işıkla saklambaç oynamanın bilimi

Bir anlığına hayal et. Kalabalık bir odadasın ama kimse seni fark etmiyor. Sesin yok, gölgen yok, hatta bedenin bile yok…

Fizik
13 Şubat 2026

Felsefe bir bilim midir?

“Felsefe bilim değildir” diyerek felsefeyi bilimden dışladığımız anda bilimin ne yaptığını doğru biçimde anlama şansını da yitirebiliriz.

Düşünce
17 Ocak 2026

Akademisyenler “3 sömestr” hakkında konuştu

YÖK'ün lisans eğitiminin 3 yıla indirilmesine dair kararı köklü bir değişiklik anlamına geliyor. Konuyu bilimsel araştırma, eğitimin niteliği ve üniversitelerin…

Eğitim
16 Ocak 2026
  • Biz Kimiz
  • Künye
  • Yayın Kurulu
  • Yürütme Kurulu
  • Gizlilik Politikası
  • Kullanım İzinleri
  • İletişim
  • Reklam İçin İletişim

Takip Edin: 

GazeteBilim

E-Posta: gazetebilim@gmail.com

Copyright © 2023 GazeteBilim

  • Bilim
  • Teknoloji
  • Felsefe
  • Kültür-Sanat
  • Gastronomi
  • Çocuk

Removed from reading list

Undo
Welcome Back!

Sign in to your account

Lost your password?