Günümüzde ebeveynler sadece çocuğuna değil, kariyerine, sosyal çevresine, partner ilişkisine ve hatta kendi iç sesine de yetmeye çalışıyor.
Uzm. Dr. Cemre Yaşöz – Uzm. Dr. Çiğdem Çelik Yaşar
Mükemmel ebeveyn yoktur. Yalnızca gerçek ebeveynler vardır.
Ebeveynlik…
Kimi zaman elleriyle inşa ettiği kuleyi, kendi elleriyle yıkan bir çocuğun karşısında sabırla diz çöküp beklemektir.
Kimi zaman gecenin en sessiz anında “doğru mu yapıyorum?” sorusuyla uykusuz kalmaktır.
Bu yol uzun. Hem de çok uzun ve evet, meşakkatli. Aynı zamanda insanın kendine dair bildiği her şeyi yeniden yazdığı bir yolculuk. Her adımda biraz daha büyüyen sadece çocuklar değil, bizleriz aslında—anne ve baba olmaya, hatta daha temelde var olmaya, bazen de eksik kalmaya tahammül etmeye çalışan bizler…
Günümüzde ebeveynler sadece çocuğuna değil, kariyerine, sosyal çevresine, partner ilişkisine ve hatta kendi iç sesine de yetmeye çalışıyor. Modern hayatın karmaşasında, her gün biraz daha “iyi bir ebeveyn” olmaya gayret ediyor. Sosyal medyanın çekici penceresinden üzerimize yağan o kusursuz ebeveyn imgeleri, her ne kadar gerçek olmadığını bilsek de gerçek bir baskı yaratıyor: Eksiklik hissi, yetersizlik duygusu… Oysaki gerçek ebeveynlik, gösterilen değil yaşanandır.
Sosyal medyanın çekici penceresinden üzerimize yağan o kusursuz ebeveyn imgeleri, her ne kadar gerçek olmadığını bilsek de gerçek bir baskı yaratıyor.
İşte biz de bu nedenle yazmaya karar verdik. Ebeveynliği konuşmaya, tökezlemelerimizi konu etmeye, “iyi”nin içinde “eksik”e de yer açmaya… Çocuklarımıza kusursuz değil, kendisiyle barışık, sınırlarını bilen, duygularından utanmayan, hata yapmaktan korkmayan ebeveynler sunabilmek için… Kabulün, dayanışmanın, içtenliğin ve düşe kalka büyümeyin izini sürebilmek için…
Uzun uzun düşündük bu yazı dizisine ne ad versek diye. Ve sonra hatırladık: Gerçek bir ebeveynlik ilişkisi asla dümdüz ilerlemez. Yol engebelidir. Bazen düşülür. Bazen dizler kanar. Bazen sadece bir bakış, bir gülüş, bir sarılışla yürünmeye devam edilir o yol. Kendiliğinden, çetrefilli, ama her şeye rağmen ilerlenen bir yol. Aynı bir çocuğun büyümesi gibi…
Ve tam da bu yüzden süslenmiş, idealize edilmiş bir başlığın ardına saklanmak istemedik. Bizim yolumuzun adı sade ama sahici: Düşe Kalka Ebeveynlik.
Gelin, birlikte yürüyelim.
Bu yolculukta size eşlik edecek iki isim olarak, biz kimiz?
Ben Uzm. Dr. Cemre Yaşöz. 2014 yılında Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesinden mezun olduğumdan beri çocuklarla çalışıyorum. European Federation for Psychoanalytic Psychotherapy’nin (EFPP) Türkiye Temsilcisi olan İstanbul Çocuk ve Ergen Psikanalitik Psikoterapi Derneğinde (İÇEPPD) 2019’dan beri formasyon eğitimime devam ediyorum. Tavistock and Portman NHS Foundation Trust onaylı bebek gözlemi eğitimi tamamladım. Şu anda kendi kliniğimde hastalarımla çalışmaya devam ediyorum.
Ve ben Uzm. Dr. Çiğdem Çelik Yaşar. 2013 yılında Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesinden mezun oldum, 2015’ten beri yetişkin psikiyatri alanında çalışıyorum. Bireysel psikiyatrik takip, dinamik psikoterapi ve özellikle ebeveynlerle yürüttüğüm destekleyici terapi süreçlerinin yanı sıra, 2016’dan beri Abdülkadir Özbek Psikodrama Enstitüsü çatısı altında grup terapisi eğitim ve çalışmalarımı sürdürüyorum.

