MR taramaları, matematiksel öğrenme güçlüğü çeken çocukların beyin aktivite modellerinin farklı olduğunu ortaya koyuyor.
Çeviren: Binali Furkan Alper
GazeteBilim Yazı İşleri
Bazı çocuklar matematikte zorlanırlar. Bilim insanları, matematiğin neden bazılarına diğerlerinden biraz daha zor geldiğini açıklayabilecek bazı spesifik düşünme süreçlerini ve beyin bölgelerini tam olarak saptadılar.
Yeni bir çalışmada, basit matematik problemleri verildiğinde matematik öğrenme güçlüğü olan çocukların, tipik matematik becerilerine sahip çocuklara kıyasla cevaplarını verirken daha az temkinli oldukları ve hata yaptıktan sonra yavaşlamadıkları görüldü. Ancak araştırmacılar, 9 Şubat’ta Journal of Neuroscience dergisinde bildirdiklerine göre, aynı çocuklara sayıları temsil etmek için Arap rakam sembolleri yerine noktaların bulunduğu problemler verildiğinde bu farklılıklar ortadan kalktı.
Sayı sembollerinin bir zorluk olabileceği fikri yeni değil. Çalışmada yer almayan, Belçika’daki KU Leuven’de eğitimsel sinirbilimci olan Bert De Smedt, “Zorluk çeken çocuklar için asıl mücadelenin sembolik işleme olduğuna dair çok tutarlı bir gözlem var,” diyor. Ancak, matematikte öğrenme güçlüğü olan çocukların problemlere nasıl yaklaştıklarındaki, temkinli yanıt vermemek ve hatalardan sonra yavaşlamamak gibi ince farklılıkların, onların sayı sembolleriyle yaşadıkları zorlukların temelinde yatan şeyin anlaşılmasını ilerlettiğini söylüyor.
Yeni çalışmada araştırmacılar, matematik öğrenme güçlüğü olan ve olmayan ikinci ve üçüncü sınıf çocuklarını, onlara 1’den 9’a kadar iki sayı göstererek ve hangi sayının daha büyük olduğunu düşündüklerini seçmeleri için çocuklara birkaç saniye vererek test ettiler. Araştırmacılar çocukların soruları yanıtlamasının ne kadar sürdüğünü kaydettiler ve bir MRI tarayıcısı kullanarak çocukların beyin aktivitelerini gözlemlediler. Ekip, çocukların deney boyunca ne kadar dikkatli yanıt verdikleri ve hatalardan sonra davranışlarını nasıl değiştirdikleri gibi davranıştaki ince örüntüleri bulmak üzere tasarlanmış karmaşık bir matematiksel analiz kullanarak, çocukların test sırasındaki performansı ve davranışına dair verileri analiz etti. Daha sonra bu davranış örüntülerini beyin aktivitesiyle karşılaştırdılar.
Araştırmayı Stanford Üniversitesindeyken yürüten, Kaliforniya’daki San José Eyalet Üniversitesinden bilişsel sinirbilimci Hyesang Chang, “Bu görevin performansıyla değil, iki çocuk grubu arasında bu göreve nasıl farklı yaklaşabilecekleriyle ilgileniyorduk” diyor
Chang ve çalışma arkadaşları MRG verilerinden yola çıkarak, matematik öğrenme güçlüğüne sahip çocukların yanıt verirken sergiledikleri temkin eksikliğinin; sayıların işlenmesinin yanı sıra odaklanma, dürtü kontrolü ve değişen durumlara adaptasyonla bağlantılı bir beyin bölgesi olan orta frontal girustaki düşük aktiviteyle ilişkili olduğunu tespit ettiler. Aynı zamanda, hataların ardından yavaşlamama durumunun, hataların saptanması ve performansın izlenmesi süreçlerine dahil olan bir beyin bölgesi olan anterior singulat korteksteki düşük aktiviteyle bağlantılı olduğu görüldü.
Çocuklara rakamlar yerine noktalar içeren benzer problemler sunulduğunda, söz konusu farklılıklar kayboldu. Matematik öğrenme güçlüğü çeken çocuklar, tespit edilen iki beyin alanında, bu güçlüğü bulunmayan çocuklarla eşit düzeyde aktiviteye sahipti. Bununla birlikte Chang, yapılan analizin keşifsel nitelikte olduğunu ve bu bölgelerdeki beyin aktivitesi ile söz konusu çocukların matematiksel becerileri arasında bir neden-sonuç ilişkisi ortaya koyamayacağını da belirtiyor.
Bu beyin bölgelerinin tanımlanması, matematik becerilerindeki farklılıkları açıklamanın, beynin matematik ve sayılarla ilgilenen tek bir parçasını bulmaktan daha karmaşık olduğunu gösteriyor. Çalışmada yer almayan, Toronto’daki York Üniversitesinden gelişimsel bilişsel sinirbilimci Marie Arsalidou, bunun yerine çalışmanın, bilgiyi işleyen ve hataları bulan beyin alanlarının kilit öneme sahip olduğunu söylüyor. “Sürece dahil olan birçok bölge olduğunu öğreniyoruz.” şeklinde belirtiyor.
Chang, yeni çalışmanın sunduğu öngörülerden birinin, “potansiyel olarak matematik öğrenme güçlüğü yaşayabilecek öğrencileri ayıran gizli mekanizmaların varlığı” olduğunu söylüyor. Gelecekteki müdahalelerin, çocuklara problemleri nasıl çözdükleri üzerine düşünmeyi öğretmeyi ve hatta onlara farklı problem çözme stratejileri öğretmeyi kapsayabileceğini belirtiyor.
Kaynak: https://www.sciencenews.org/article/kids-brain-scan-mri-learning-disability

