Bilim dünyası uzaylı fosil iddialarını reddederken, Peru Kültür Bakanı Leslie Urteaga, hispanik kalıntıların, ülkesinden izinsiz çıkarıldığını belirterek suç duyurusunda bulunulduğunu açıkladı.
Son günlerin popüler konularından biri olan Peru fosillerinin bu denli ilgi çekmesine çok hayret ettim. İlk bakışta “uzaylı” olduğu iddia edilen “fosillerin” fiziksel yapısının tamamen ET’den esinlenilmiş olduğu hemen anlaşılıyor (ET-1982 yapımı, The Extra-Terrestrial bilim kurgu filminde kullanılan uzaylı figürü). Gazeteci ve ufolog olduğu belirtilen Jamia Maussan’ın hayal gücünün de sahtekârlık çabaları gibi son derece yetersiz olduğunu düşündüm. Kanımca Maussan, “buluntu”ları, yaygın olarak bilinen ve sevilen uzaylı ET’ye benzetince daha kolay kabul göreceğini düşündü. Kendisi fosillerin Peru’nun Cusco şehrindeki diatomit (silisli alglerin oluşturduğu organik çökeller) yataklarından çıkarıldığını söylüyor. Ancak uzaydan gelen varlıkların UFO’dan inip, madende bulunması(!) da ilginç bir durumdur. Azteklerin vatanı, Nazca çizgilerinin buluntu yeri olan gizemli Peru, bu tür bir buluntunun daha kolay kabulü için de uygun bir yer olmalı.
Fosiller, uzaylılar ve insanlığın kökeni konularına olan yoğun ilgiden yararlanmak isteyen fırsatçıların yaptığı bir diğer sahtekârlığı çağrıştırıyor: Geçtiğimiz yüzyılın başlarında çok ses getirmiş Piltdown sahtekârlığı. 1912 yılında İngiltere’de Sussex Eyaletinde bir koleksiyoner ve amatör arkeolog olan Charles Dawson’un küçük bir beyine sahip modern bir insanın kafatasına orangutan alt çenesini monte ederek oluşturduğu “missing link-kayıp halka”, Piltdown Adamı yıllarca kamuoyunu meşgul etmişti. Dawson’un bu konuda birlikte hareket ettiği Arthur Smith Woodward, balıklar üzerinde çalışan tanınmış bir paleontolog. Piltdown buluntusu üzerinde yapılan modifikasyonlarım belli olmaması için uzun yıllar insan evrimi konusunda çalışan bilim adamlarının ciddi incelemelerine kapalı tutuldu. Evrim karşıtları bu nedenden dolayı antropologları sahtekârlıkla itham etti, ancak Piltdown sahtekârlığı da yine bu konuda çalışan bilim adamlarınca ortaya çıkarıldı. Camekan arkasındaki tabut içinde gösterilen Peru fosilleri de Maussen tarafından ciddi bilim adamlarının onayına sunulmadı. Perulu biyo-antropolog Elsa Tomasto-Cagigao’nun Reuters’e yaptığı açıklamada, bu tür iddiaların hâlâ kamuoyuna duyurulmasından ötürü hayal kırıklığına uğradığı belirtiliyor. Cagigao, “yapılanlar o kadar kaba ve basit ki bunlara inananlar varsa söylenecek başka bir şey yok” diyor. ABD’deki Princeton Üniversitesi’nin astrofizik bölümü öğretim üyesi ve NASA’nın tanımlanamayan anormal olaylara ilgili dairesinin yöneticisi David Spergel’in bu tür bulguların öncelikle dünya bilim topluluğuna test edilmek üzere sunulması gerektiğini söylediği belirtiliyor.

Öte yandan mumyalar üzerinde Karbon-14 çalışmaları yapan Meksika Ulusal Özerk Üniversitesi (UNAM) Astronomi Enstitüsü’nden bilim insanı Julieta Fierro, mumyalardaki karbon-14’ün varlığının, örneklerin farklı zamanlarda ölen farklı mumyaların beyin ve deri dokularıyla ilişkili olduğunu kanıtladığını söyledi. Ayrıca ismi açıklanmayan Meksikalı bir bilim insanı, Reuters’in talebi üzerine fosilleri inceledi ve sonuçların dünyadaki normal yaşamı işaret ettiği sonucuna vardı.
Bir milyona yakın takipçisi olan Jaime Maussan’ın YouTube kanalında “uzaylılara” ait birçok video bulunuyor. 2017 yılında da yine bir uzaylı mumyası bulduğunu iddia etmiş, ancak araştırma sonucu buluntunun bir çocuğa ait olduğu saptanmıştı.
Bilim dünyası uzaylı fosil iddialarını reddederken, Peru Kültür Bakanı Leslie Urteaga, hispanik kalıntıların, ülkesinden izinsiz çıkarıldığını belirterek suç duyurusunda bulunulduğunu açıkladı. Maussan ise bu konuda endişeli olmadığını belirterek, “Kesinlikle yasa dışı hiçbir şey yapmadım.” dese de Peru’dan çıktığını belirttiği fosillerin Meksika’ya nasıl getirildiği sorusuna ise yanıt vermekten kaçınıyor. Popülaritesini ve takipçilerini arttırma peşinde olduğu anlaşılan Maussen bu kez başına dert açmış gibi görünüyor.

