2011’de Kongre tarafından kabul edilen, kısıtlayıcı bir yasa olan Wolf yasası federal bir kurum olan NASA’nın Çin hükümeti ile doğrudan bir iş birliğine kalkışması için federal bütçeden fon kullanmayı engelledi.
Röportaj ve Derleyen: Feryal Şimal Güneş
Uzayla ilgili yapılan çalışmaların hız kazanmasıyla birlikte ülkeler arasındaki rekabet de gitgide artıyor. Yaptıkları çalışmalara bakıldığında ABD ve Çin son dönemde bu rekabetin en çok görüldüğü ülkeler arasında yer alıyor.
Son çalışmalardan biri de Çin ve ABD’nin Ay’ın Güney Kutbu’ndaki benzer yerleri gözlemlemesi. Çin Uzay Ajansı yetkilileri 2030’dan önce Ay’a astronot indirmeyi ve uzay istasyonuna dördüncü modül eklemeyi planladıklarını söylüyor.
The Associated Press tarafından yayınlanan habere göre ülkenin insanlı uzay uçuşu ajansının müdür yardımcısı Lin Xiqiang, Jiuquan Uydu Fırlatma Merkezi’nde düzenlenen basın toplantısında ülkenin Ay’a iniş planları arasında “Ay yüzeyinde kısa bir süre kalma ve insan ve robot ortak keşfi”nin olduğunu söyledi.
Hem NASA hem Çin Uzay Ajansı Ay’ın Güney Kutbu’nun yakınlarında su buzu ve Ay’a yerleşim ve keşif için faydalı olabilecek diğer kaynakların bulunabileceği potansiyel iniş alanları arıyor.
Xiqiang ayrıca Mayıs 2021’den beri fırlatılan ve uzayda bir araya getirilen üç modül içeren Tiangong Uzay İstasyonuna bir modül daha ekleme planlarını duyurdu. Xiqiang’ın raporda söylediklerine göre uzay istasyonunun dördüncü modülü “bilimsel deneylere desteği artırmak ve mürettebata daha iyi bir çalışma ve yaşam koşulları sağlamak için uygun bir zamanda” fırlatılacak. Uzun vadede ise Çin, uzay istasyonuna iki bölüm daha eklemeyi planlıyor ve böylece ilerleyen süreçte toplam modül sayısı altıya çıkmış olacak.

Aynı zamanda Çin bu duyurusunda uluslararası ortaklarla da çalışmaya istekli olduğunu belirtti. Ancak bu iş birliğinin ABD ile ne ölçüde düşünüldüğü bilinmiyor.
NASA “Çin ile iş birliğinin Çin’e bağlı olduğunu” savunurken, 2011’de Kongre tarafından kabul edilen, kısıtlayıcı bir yasa olan Wolf yasası federal bir kurum olan NASA’nın Çin hükümeti ile doğrudan bir iş birliğine kalkışması için federal bütçeden fon kullanmayı engelledi.
NASA’nın Artemis 3 görevi 2025’in sonlarında Ay’ın Güney Kutbu’na mürettebatlı bir iniş görevi için fırlatma amaçlarken, Çin aynı bölgeye yumuşak iniş yapmayı amaçlayan Chang 7 robotik görevini 2026’da yapmayı planlıyor. Her iki görev için potansiyel iniş alanları hemen hemen aynı.
Ay’ın güneyine iniş yapmak ve dördüncü modülü fırlatmak dışında Çin’in önemli projelerinden biri de 2026’dan önce ayın yörüngesinde dönen bir teleskop dizisi fırlatmak. Ay’ı çevreleyen bu teleskoplar bilim insanlarının evrenin derinliklerine bakmalarını sağlayacak.
Çin’in “evrene yeni bir pencere” açacak olan teleskop dizisi bir “anne” uydu ve sekiz küçük “çocuk” araçtan oluşacak. Çin Ulusal Uzay İdaresi astronomu Xuelei Chen, bu yılın başlarında Londra’da düzenlenen Ay Astronomisi Konferansı’nda anne uydunun verileri işleyeceğini ve Dünya ile iletişimi kuracağını ve çocuk araçların kozmosun en uzak noktalarından gelen radyo sinyallerini tespit edeceğini söyledi.
Çin’in “evrene yeni bir pencere” açacak olan teleskop dizisi bir “anne” uydu ve sekiz küçük “çocuk” araçtan oluşacak.
Böyle bir diziyi Ay’ın yörüngesine yerleştirmek teknik olarak doğrudan Ay yüzeyine bir teleskop inşa etmekten daha uygun olacak. Bu proje, NASA ve diğer uzay ajanslarının şu anda astronomide bundan sonraki büyük adımlardan biri olarak düşündükleri bir girişimdir.
GazeteBilim Yayın Kurulu üyesi astrofizikçi Prof. Dr. Sıtkı Çağdaş İnam’ın Çin’in son yıllarda astronomi ve uzay bilimleri alanındaki atılımları hakkında görüşleri ise şöyle:
“Çin Medeniyeti’nin, modern bilimin başlangıçtan çok daha öncesinde bir kadim medeniyet olarak gökyüzüne merakı biliniyor. İnsanlığın uzay keşiflerinin hızlandığı son yıllarda ise Çin, astronomi ve uzay bilimlerindeki pek çok atılımıyla yine öne çıkan bir ülke olmaya başladı.
Çin, hem fizik ve astronomi hem de yer ve gezegen bilimleri ile ilgili alanlardaki çalışmaların sunulduğu hakemli bilimsel dergilerdeki yayın sayısı ve yayınların niteliğiyle ABD’nin ardından genellikle ikinci sırada yer alıyor. Ancak, burada Çin’i ABD’nin rakibi olarak görmek ve Çin’in ABD’ye rağmen nitelikli çalışmalar yaptığını öne sürmek çok doğru olmayacak.
Çin uzun yıllar boyunca başta ABD olmak üzere yurtdışına araştırma amacıyla lisansüstü öğrenciler ve doktora sonrası araştırmacılar yolladı ve böylece iş birliğinin doğal temellerini attı. Günümüzde Çin ve ABD ortak adresli bilimsel yayınların sayılarına bakmak bile iş birliği temellerinin ne kadar sağlam atıldığını anlamaya yetecektir.
Sözlerime yetişen insan kaynağıyla başladım, çünkü altyapıya ne kadar yatırım yaparsanız yapın, eğer yetişmiş insan gücünüz eksikse istenen atılımları yapmanız mümkün olmayacaktır.
Tabii insana yapılan yatırımın yanı sıra Çin’in uzaya kendi uzay programıyla astronot (onların dilinde taykonot) yollayan üçüncü ülke olması; ABD, Rusya ve Avrupa’nın geliştirdiği GPS sistemlerine alternatif GPS uydu dizisi BaiDou’yu gerçekleştirmesi ve 500 metre yarıçaplı dev radyo teleskopu FAST ve HXMT X-ışını teleskopu gibi altyapılarla gözlemsel astronomi-astrofizikte söz sahibi olan ülkeler arasında girmesini de unutmamalıyız. Bunların yanı sıra Çin’in Ay ve Mars’la ilgili de hali hazırda ilerleyen veya sonraki yıllar için planlanan pek çok projesinin de olduğunu belirtmeliyim.
Bahsettiğim projelerde Çin kendini ispat etmeye devam ederken -başta ABD olmak üzere- uluslararası bilim camiasıyla da sıkı iş birlikleri yaparak ortak projelerin içinde yer almaya da devam etmekte. Yani sanıyorum Çin temel bilimler genelinde ve Astronomi ve Uzay Bilimleri özelinde çok doğru adımlar atıyor. Umarım ülkemize de örnek olur yaptıkları.”
Kaynak
https://www.space.com/china-moon-landing-before-2030 (Sharmila Kuthunur) (son erişim tarihi: 03.07.2023).
https://www.space.com/china-moon-orbiting-radio-telescope-2026 (Tereza Pultarova) (son erişim tarihi: 03.07.2023).

