GazeteBilim
Destek Ol
Ara
  • Anasayfa
  • Bilim
  • Teknoloji
  • Felsefe
  • Kültür-Sanat
  • Gastronomi
  • Çocuk
  • Etkinlikler
    • Astronomi Dersleri
    • Çağdaş Epistemoloji Dersleri
    • Davranış Nörolojisi Dersleri
    • Eğitimciler İçin Yapay Zekâ Okur-Yazarlığı Dersleri
    • Epigenetik Dersleri
    • Evrim Dersleri
    • Bilim Tarihi Dersleri
    • Hegel Dersleri
    • İnsan Felsefesi Dersleri
    • Kapitalizmin Tarihsel Gelişimi ve İktisadi Düşünce Dersleri
    • Konuşmaktan Korkmuyorum
    • Kuantum Mekaniği ve Yorumları Dersleri
    • Marx Dersleri
    • Nörobilim Dersleri
    • Nörohukuk
    • Nörofelsefe Dersleri
    • Öğrenilmiş Çaresizlik
    • Teizm, Deizm, Agnostisizm ve Ateizm Dersleri
    • Teoloji, Bilim ve Felsefe Tartışmaları
    • Zihin Dersleri
  • Biz Kimiz
  • İletişim
Okuyorsun: Stratejik iş birliği derinleşiyor: Türkiye-Çin çeviri köprüsü İstanbul’da kuruldu
Paylaş
Aa
GazeteBilimGazeteBilim
Ara
  • Anasayfa
  • Bilim
  • Teknoloji
  • Felsefe
  • Kültür-Sanat
  • Gastronomi
  • Çocuk
  • Etkinlikler
    • Astronomi Dersleri
    • Çağdaş Epistemoloji Dersleri
    • Davranış Nörolojisi Dersleri
    • Eğitimciler İçin Yapay Zekâ Okur-Yazarlığı Dersleri
    • Epigenetik Dersleri
    • Evrim Dersleri
    • Bilim Tarihi Dersleri
    • Hegel Dersleri
    • İnsan Felsefesi Dersleri
    • Kapitalizmin Tarihsel Gelişimi ve İktisadi Düşünce Dersleri
    • Konuşmaktan Korkmuyorum
    • Kuantum Mekaniği ve Yorumları Dersleri
    • Marx Dersleri
    • Nörobilim Dersleri
    • Nörohukuk
    • Nörofelsefe Dersleri
    • Öğrenilmiş Çaresizlik
    • Teizm, Deizm, Agnostisizm ve Ateizm Dersleri
    • Teoloji, Bilim ve Felsefe Tartışmaları
    • Zihin Dersleri
  • Biz Kimiz
  • İletişim
  • Destek Ol
Bizi Takip Edin
  • Biz Kimiz
  • Künye
  • Yayın Kurulu
  • Yürütme Kurulu
Copyright © 2023 Gazete Bilim - Bütün Hakları Saklıdır
GazeteBilim > Blog > Kültür-Sanat > Stratejik iş birliği derinleşiyor: Türkiye-Çin çeviri köprüsü İstanbul’da kuruldu
Kültür-Sanat

Stratejik iş birliği derinleşiyor: Türkiye-Çin çeviri köprüsü İstanbul’da kuruldu

Yazar: GazeteBilim Yayın Tarihi: 17 Aralık 2025 18 Dakikalık Okuma
Paylaş
Çeviri
Aralık 2025'te gerçekleşen "Türkçe-Çince Dil Eğitimi Sempozyumu"nda uzmanlar, Çince eğitimini stratejik bir yatırım alanı olarak değerlendirirken, aynı gün toplanan "Çevirmenler Birliği Hazırlık Toplantısı"nda ise Çin-Türkiye Çevirmenler Birliği'nin kurulması için resmen adım atıldı.

TÜYAP İstanbul Uluslararası Kitap Fuarı’nda art arda düzenlenen etkinliklerde Türkiye ve Çin, kültürel ve akademik iş birliğini stratejik bir alana taşıdı. 13 Aralık 2025’te gerçekleşen “Türkçe-Çince Dil Eğitimi Sempozyumu”nda uzmanlar, Çince eğitimini stratejik bir yatırım alanı olarak değerlendirirken, aynı gün toplanan “Çevirmenler Birliği Hazırlık Toplantısı”nda ise Çin-Türkiye Çevirmenler Birliği’nin kurulması için resmen adım atıldı. Konuşmacılar, dili ve çeviriyi iki köklü uygarlık arasındaki dostluğu derinleştiren “sessiz ve sağlam bir köprü” olarak tanımlayarak, yerelleştirme ve dijitalleşme odaklı eğitim ve çeviri platformları oluşturulması çağrısında bulundu. Ertesi gün Reading China standında düzenlenen etkinlikler ise renkli görüntülere sahne oldu.

İçindekiler
Yerelleştirme, dijitalleşme ve yapay zekâ odaklı eğitim çağrısıÇince eğitimi: Bireysel tercihten stratejik yatırımaTürk-Çin Kültür Derneği eğitimi lise seviyesine indirdiÇin-Türkiye çeviri köprüsünün temelleri atıldı: Çevirmenler Birliği kuruluyorZhang Mingzhou: Çeviri, dostluk ve anlayış köprüsüdürDoç. Dr. Fatma Ecem Ceylan: Çeviri, insanlığı bir arada tutuyorTang Guozhong: Çevirmen, kültür elçisidirÇin-Türkiye Çevirmenler Birliği kuruluyorFuarın en renkli standı

Uğurcan Yardımoğlu – Eser Keskin

“Türkçe Çince Dil Eğitimi Sempozyumu” 13 Aralık 2025 günü saat 14:00’da başladı. 14:45’e kadar süren sempozyumda Türk ve Çinli uzmanlar dil eğitiminin yarattığı fırsatları ve karşılaştığı sorunları ele aldı. Karşılıklı fikir alışverişinde bulunan uzmanlar Türkiye’de Çince dil eğitiminin önemine vurgu yaptı.

Sempozyum Halk Eğitim Yayınları Genel Yayın Yönetmeni Ma Jianbin’in açılış konuşmasıyla başladı. Ma, katılımcılarla doğu ile batıyı birbirine bağlayan bu kadim şehirde olmaktan duyduğu mutluluğu paylaştıktan sonra konukları tanıttı.

sempozyum
Sempozyum Halk Eğitim Yayınları Genel Yayın Yönetmeni Ma Jianbin’in açılış konuşmasıyla başladı.

Ma, her geçen gün Türkiye-Çin eğitim yayınlarında iş birliğinin derinleştiğini belirterek Çin Eğitim Yayıncılık Medya Grubu Genel Müdürü Xu Zhongbo’yu konuşmasını yapmaya davet etti.

Yerelleştirme, dijitalleşme ve yapay zekâ odaklı eğitim çağrısı

Xu konuşmasına Asya ve Avrupa’yı birleştiren kent olan İstanbul’a gelmekten mutluluk duyduğunu söyleyerek başladı. Çince eğitim forumunu düzenlemek için “Batı ve doğuyu bağlayan, geçmiş ve moderni birleştiren İstanbul”un doğru bir adres olduğunu belirten Xu şunları ifade etti:

“Çin tıpkı Türkiye gibi eski ve tarihi uygarlığını dolu dolu yaşayan bir ülkedir. Çin, Türk dilinde Qin Hanedanı’ndan gelir. Bu, tarihselliğe verilen önemin bir göstergesidir. Tarih de dil aracılığıyla aktarılır. Aslında hem tarihin hem de kültürel etkileşimin aracı dildir.  Bu çağda kuşak yol projesiyle gelip giden ürünler gibi medeniyetlerimizi buluşturan dil alanına gittikçe çok sayıda genç ilgi gösteriyor.”

Xu, bu bağlamda Okan Üniversitesi bünyesinde yer alan Konfüçyüs Enstitüsü’nün çalışmalarının önemine işaret etti. Katılımcıların Çin kültürünü daha yakından tanımasını isteyen Xu, herkesi Çin’e davet etti.

Çin Eğitim Yayıncılığı ve Medya Grubu’nun Çin’in en önemli kurumlarından biri olduğunun altını çizen Xu, Çince eğitiminin küresel gelişmeye katkı sağlayacağını belirterek “Bizim bünyemizde bulunan Çince Yüksek Kurulu, yüksek öğretim yayıncılarının hepsi buna katkı sağlar” dedi. 

Çince eğitiminin fırsatlarını değerlendirebilmek için üç tavsiyesi olduğunu belirten Xu, bunları şöyle sıraladı:

“Birinci olarak Çince ders kitabının ve eğitimlerinin yerelleştirilmesi sağlanmalı.

Uluslararası eğitimlerin ana başlığı yerelleştirmedir. Bizim arzumuz Türkoloji ve Sinoloji alanında çalışan akademisyenlerin ortak mesai yaparak Türk yerel kültürüne daha yakın eğitim kitapları oluşturması. Aynı zamanda Türkiye’nin başarılı ders kitaplarının Çin piyasasına girmesini istiyoruz. Çin halkının da Türkiye’nin dilini ve kültürünü öğrenmesine katkıda bulunmak isteriz.

çeviri
Xu: Bizim arzumuz Türkoloji ve Sinoloji alanında çalışan akademisyenlerin ortak mesai yaparak Türk yerel kültürüne daha yakın eğitim kitapları oluşturması.

İkinci olarak dijital platformdaki ders kitaplarının daha yaygın olmasını isteriz. Çağımızda dijital platformdaki öğrencilerin sayıca daha fazla olduğunu biliyoruz.  İnternetten gelen dataya göre Türkiye ve Çin yüzde doksandan fazla dijital kullanıcıya sahiptir. Bizim yayıncılık tecrübemize dayanarak dijital kaynaklar oluşturduk. Bunları kullanarak Çince eğitiminin dijitalleştirilmesine katkıda bulunabiliriz.  Bu bahsettiğimiz dijital platform, çalışanlara ve öğrencilere dil eğitimi için iyi bir olanak sağlayacaktır. Yeni nesillerin dil öğrenme eğilimine hazırlıklı olmalıyız. Yeni nesillere Çince öğretimi hem iyi bir fırsat hem de bir meydan okumadır. 

Dijital ve yapay zekâ destekli eğitim-öğretim sisteminin oluşturulmasını hedefliyoruz. Ayrıca Türk öğrencilere has bir öğretim platformu oluşturmak gerekir.”

Xu, sempozyumun yeni başlangıçlara vesile olmasını diledi ve ekledi:

“Dil, kültürler arasındaki bağdır, eğitim kültürler arasındaki köprüdür.”

Çince eğitimi: Bireysel tercihten stratejik yatırıma

Okan Üniversitesi, Konfüçyüs Enstitüsü Eş Başkanı Öğretim Görevlisi Buket Çetinbaş Eryılmaz yaptığı konuşmada Çince eğitiminin son durumunu ele aldı. 

Eryılmaz, küresel ölçekte Çincenin etkisinin artmasının çok boyutlu bir akademik gündem hâline geldiğini belirterek “Çince artık bireysel bir dil öğrenme tercihinin ötesine geçerek stratejik bir yatırım alanı olarak görülmelidir” dedi.

Eryılmaz, Türkiye’de Çince eğitiminin öncelikle insan kaynağı yetiştirme amacıyla kullanılması gerektiğini vurguladı. Uluslararası ticaret, turizm, lojistik ve akademik araştırmalar alanında Çince bilen uzmanlara ihtiyacın artmakta olduğunu vurgulayan Eryılmaz, bu ihtiyacın yalnızca özel sektörle sınırlı kalmadığını da belirtti.

Çince dil eğitiminin yalnızca istihdam olanaklarını geliştiren bir alan olarak değerlendirmeyen Eryılmaz, bu eğitimin akademik araştırmalara katılımı sağlayacak bir fırsat haline getirilmesi gerektiğinin de altını çizdi. Eryılmaz, “Çince eğitimi birçok akademik disiplinde birincil kaynaklara doğrudan erişim imkânı sunmaktadır” dedi.

çeviri
Eryılmaz: “Çince artık bireysel bir dil öğrenme tercihinin ötesine geçerek stratejik bir yatırım alanı olarak görülmelidir”

Yükseköğretim kurumlarının Çince eğitiminde merkezi bir rol üstlenmesi gerektiğini belirten Eryılmaz, Türkiye’de birçok üniversitede Çince programların açılması ve Konfüçyüs enstitüleri kurulması önerisinde bulundu. Eryılmaz, burs programları ve öğrenci değişim programı çalışmalarının da bu çerçevede değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

“Çince eğitiminin sunduğu bir diğer fırsat ise kültürel etkileşimin geliştirilmesidir” diyen Eryılmaz, dil öğrenimi aracılığıyla öğrencilerin kültürel farkındalık ve analiz becerileri kazandığını söyledi.

Çince eğitiminde sağlanan gelişmelerin yanı sıra yapısal sorunların da mevcut olduğunu belirten Eryılmaz; “Nitelikli öğretim elemanı eksikliği, öğretimin standartlaştırılması, yerel materyal eksikliği bunlar arasında sıralanabilir” dedi ancak bu sorunların Çince eğitiminin gelişmekte doğal bir sonucu olduğunu da belirtti.

Yapısal sorunları aşmak için dijital öğrenme ortamları, yapay zekâ destekli uygulamalar ve gelişen iletişim olanaklarına dikkat çeken Eryılmaz sözlerini şöyle noktaladı:

“Türkiye’de Çince eğitimi önemli fırsatlar barındıran stratejik bir alan olarak öne çıkmaktadır. Bu fırsatların sürdürülebilir politikalarla desteklenmesi Çince eğitiminin kalıcı bir zemine oturmasını destekleyecektir.”

Türk-Çin Kültür Derneği eğitimi lise seviyesine indirdi

Türk-Çin Kültür Derneği Başkan Yardımcısı Mustafa Karslı, “27 yıldır Çince eğitimi veren bir kurumun yöneticisi olarak bundan inanılmaz mutluluk duyuyoruz.” diyerek sözlerine başladı.

Karslı, bu sene birçok okulda Çince eğitimleri başlattıklarını duyurdu. Bazı eğitimleri lise seviyesinde vermeye başladıklarını belirten Karslı, bunun nedenini üniversitelerde eğitim alanların Çince akademisyenler olduğunu ama Türkiye’nin sadece Çince çalışan akademisyenlere değil ana dili gibi Çince konuşulabilen gençlere de ihtiyacı olduğunu belirtti. Karslı, son zamanlarda kendilerine Çince bilen mühendis, muhasebeci, yönetici, uluslararası ticaret uzmanı taleplerinin geldiğini açıkladı. Karslı, devlet bürokrasisinde Çince bilen uzmanlara da ihtiyaç olduğunu belirterek bu noktada tıkanmamak için eğitimi üniversite düzeyinden lise düzeyine çektiklerini söyledi.

Karslı, “lisede Çince öğrenen gençleri üniversitede Çin’e göndermek istiyoruz” dedi ve ekledi:

“İki ülke arasındaki ilişkiler o kadar arttı ki artık Çince açısından sadece üniversitelerde verilen eğitim yetmemektedir.”

Türk-Çin Kültür Derneği’nin verdiği burslarla ilgili de bilgi veren Karslı, işlerinin insan yetiştirmek olduğunu vurguladı. Karslı, Konfüçyüs’tan alıntı yaparak “Gerçek anlamda bir gelecek istiyorsanız insan yetiştirin” dedi.

kitap
Karslı: “Çin bizim çok eski arkadaşımızdır, arkadaşlığımız ipek yoluna dayanır.”

Karslı, Çince eğitim süreçlerine dair olumsuzluklardan da bahsetti:

“Bazı Türk bürokratlarının Çince hakkındaki ön yargıları nedeniyle gençlerin önünün kesilmesine ben şahit oluyorum. Gençlere sesleniyorum: Olumsuz reklamlara itibar etmeyin, emperyalist propagandalara kulak vermeyin.” 

Çince öğrenmenin zor olmadığını ve Çin’in uzak doğu olarak tanımlanmaması gerektiğini vurgulayan Karslı, “Çin bizim çok eski arkadaşımızdır, arkadaşlığımız ipek yoluna dayanır” dedi.

Karslı sözlerini şöyle tamamladı:

“Son olarak bugün burada attığımız her adım yalnızca bir dil öğrenme hikayesi değildir, gerçek arkadaşların tekrar bir araya gelmesidir. Gençlere bu anlamda yapılan her katkı çok kıymetlidir. Bu konuda çalışan akademisyenlere, yayın yapan kuruluşlara takdirle bakmak gerektiğini düşünüyorum.”

Verimli tartışmalara sahne olan sempozyum, Türk-Çin Kültür Derneği Başkan Yardımcısı Mustafa Karslı’nın konuşmasının ardından sona erdi.

Türkiye-Çin kültür köprüsünün inşa edilmesine yayınladıkları kitaplarla katkı sunan Nomos Kitap Genel Yayın Yönetmeni Erdem Ergen ve Kitap Dostu Yayınları Genel Yayın Yönetmeni Tolga Erman da etkinliğe katıldı. 

Çin-Türkiye çeviri köprüsünün temelleri atıldı: Çevirmenler Birliği kuruluyor

Çin-Türkiye Çevirmenler Birliği ve Çin-Türkiye Edebiyat Çevirisi Sempozyumu hazırlık toplantısı 13 Aralık 2025 günü saat 17.00’da başladı. Çin Eğitim Yayıncılık ve Ticaret Şirketi Baş Muhasebecisi Li Xiaoping’in açılış konuşmasıyla başlayan toplantıda ilk konuşmayı Çin Yayıncılar Birliği Daimî Konsey Üyesi ve Hayat Ağacı Kültür Tanıtım Merkezi Başkanı Zhang Mingzhou yaptı.

kitap
Çin Eğitim Yayıncılık ve Ticaret Şirketi Baş Muhasebecisi Li Xiaoping’in açılış konuşmasından bir kare.

Zhang Mingzhou: Çeviri, dostluk ve anlayış köprüsüdür

Zhang sözlerine şöyle başladı:

“Çeviri sessiz fakat son derece sağlam bir köprüdür. Diller, kültürler arası uçurumları aşar, bugün burada bir araya gelmenin manası, Çin-Türkiye dostluk ve anlayış köprüsünü inşa etmektir.”

Zhang, Çin ve Türkiye’nin parlak ve köklü uygarlıklara sahip iki ülke olduğunu belirterek ilişkilerinin tarihi İpek Yolu’na dayanan, günümüzün Kuşak Yol projesinde kazanan halklar olduğunu söyledi. Zhang, ‘insan duygusunun en derin ifadesi’ olan edebiyat alanının ise halkların birbirini anlamasını sağlayan en sıcak yol olduğunu belirtti.

Son yıllarda edebiyat çevirilerinde büyük aşama kaydedildiğini belirten Zhang, bu alanın hâlâ çabaya ve iş birliğine ihtiyaç duyduğunu da ekledi. Zhang, bu nedenle Çin-Türkiye çevirmenlerinin hazırlıklarına tam zamanında başlamasının belirleyici olduğunun altını çizdi.

Zhang, çeviri için gereken kaynakların bir araya getirildiği bir platformun oluşturulmasının belirleyici olduğunu vurguladıktan sonra mesleki gelişim alanında düzenli seminerler ve atölyeler yaparak ortak gelişimi destekleyen bir buluşma noktası olmasını desteklediklerini belirtti.

Zhang sözlerini şöyle sürdürdü:

“Biz umut ediyoruz ki bu iş birliği köprüsü sayesinde daha fazla klasik ve çağdaş eserin yayın dünyasına girmesi karşılıklı kazanç üreten bir mekanizmaya dönüşecektir. Biz bu platformun bir dostluk elçisi olmasını ve çeviri sayesinde halkların birbirinin sesini duyabildiği bir gönül köprüsünün oluşumunu istiyoruz.”

kitap
Zhang: “Biz umut ediyoruz ki bu iş birliği köprüsü sayesinde daha fazla klasik ve çağdaş eserin yayın dünyasına girmesi karşılıklı kazanç üreten bir mekanizmaya dönüşecektir.”

Çin yayıncılık sektörünün her zaman uluslararası yayıncılık sektöründe kültürel gelişimi desteklemeye kararlı olduğunun altını çizen Zhang, edebiyat çevirilerinde stratejik iş birliğinin iki tarafa da uzun soluklu bir deneyim katacağına inandıklarını belirtti.

Hazırlık toplantısının ve çeviri seminerinin başarıyla tamamlanmasını dileyen Zhang, sözlerine şöyle son verdi:

“Çin Türkiye Çevirmenler Birliği’nin çeviri metinlerini, yelken yapan bir gemi gibi yol almasını sabırsızlıkla bekliyorum.”

Doç. Dr. Fatma Ecem Ceylan: Çeviri, insanlığı bir arada tutuyor

Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi Öğretim Üyesi Sinolog Doç. Dr. Fatma Ecem Ceylan, 12 yıl Çince üzerine çalıştığını ve öğrencilere ders verdiğini söyledi. Ceylan, en sevdiği çalışmanın Çince bir eseri Türkçe’ye kazandırmak olduğunu belirtti.

Çin eserlerindeki yoğun tarihi detayların önemine vurgu yapan Ceylan akademik kitapların içinde bulunmayan küçük detayların edebiyat eserlerinde yer aldığını, bunun da bu tür kitaplara derinlik kazandırdığını söyledi. Ceylan tam bu noktada çevirinin ve çevirmenin önemine vurgu yaptı:  

“Bir noktada yazar ve çevirmen düşüncelerini birleştiriyor, bir araya geliyorlar. Çeviri eserler aslında bütün insanlığı bir arada tutuyor. Coğrafyalarımız uzak olsa da aynı duyguları çeviri eserler sayesinde paylaşıyoruz.”

Çevirinin önemi kadar zorluklarına da işaret eden Ceylan, eserleri çevirirken Çince deyimleri ve metaforları Türkçeleştirmenin zorluklarının altını çizdi.  Çevirmenlerin çektiği ikinci sorunun da sevdikleri eserleri çevirememek olduğunu söyleyen Ceylan en önemli sorunun bazı eserlerin telif engeline takılması olduğunu belirtti. Ceylan, telif meselesinin eserlerin yaygınlaşmasına engel olduğunu ileri sürdü. 

Ceylan, Çin hakkında çalışan birçok akademisyenin İngilizce aracılığıyla çalıştığını belirterek söz konusu çalışmalarda kullanılan eserlerin doğrudan Çinceden Türkçe çevirisi de olmadığı için aslında bu araştırmalarda birincil kaynakların kullanılmamış olduğunu söyledi. Edebi ve akademik alanda yapılan çevirilerin birincil kaynaklar üzerinden çalışma olanağını artıracağının altını çizen Ceylan, birlikte çalışma ve iş birliğini artırma dilekleriyle sözlerine son verdi.

Tang Guozhong: Çevirmen, kültür elçisidir

Türkçe Uzmanı Tang Guozhong, konuşmasına çeviri alanındaki çalışmalarını özetleyerek başladı. 1995 yılında Pekin Yabancı Diller Üniversitesi Türk Dili Bölümünden mezun olduğunu belirten Tang, uzun yıllar ticaret sektöründe sözlü çeviri alanında çalıştığını söyledi. Ancak 2020 yılında yazılı çeviriye adım attığını söyleyen Tang, bu süreçte Sinolog Giray Fidan ile çalışma imkânı bulduğunu anlattı. Tang, Toz Duman Dağılınca ve Kadim Çin Bilgileri gibi birçok önemli Çince edebiyat eserini Türkçeye kazandırdıklarını açıkladı. Tang, bu eserleri çevirirken Çin dilinin zenginliğini ve derinliğini yeniden hissettiklerini de belirtti. 

Türkçeden Çinceye de çeviri yapan Tang, bu kapsamda Babamın Defterleri adlı eseri Çinceye çevirdiğini belirtti. Tang, bu çalışmaların Çin ve Türkiye arasında kültürel bir yolculuk olduğunun altını çizdi. Çevirinin zorluklarına da dikkat çeken Tang, kültürel farklılıkların ve yerelleştirmeye duyulan ihtiyacın en önemli başlıklar olduğunu vurguladı. Tang, bir eserin tam anlamıyla çevrilmesinin çevirmenin akademik bilgisine ve kültürel hâkimiyetine bağlı olduğunu da söyledi. Tang, çeviri çalışmalarında her iki dile de hâkim çevirmenler ve akademisyenlerin birlikte çalışmasının önemine işaret etti.

Çeviri alanındaki çalışmaların arttığını kaydeden Tang, Konfüçyüs Enstitülerinin Çince eğitimi konusunda Türkiye’de iyi sonuç alacağını umduğunu söyledi. Çeviri faaliyetlerindeki gelişmelerin kültürlerin aktarımı yoluyla iki ülkenin kalplerini birbirine bağlayacağını belirten Tang, bunun en önemli yumuşak güç unsuru olduğunu belirtti.  Tang sözlerini şöyle sürdürdü:

“Türkiye ve Çin iş birliği, iki ülkenin ve iki halkın bilgi ve güçlerini birleştirmesini sağlayacaktır. Yumuşak gücün daha etkinleşeceğini, dostluk bağlarının derinleşeceğini düşünüyorum. Çeviri zorlu ama umut dolu bir yolculuktur. Çevirmen tıpkı iki ülkenin arasındaki kültür elçisi gibidir.”

Tang, İstanbul TÜYAP Uluslararası Kitap Fuarı’nın desteğiyle Türkiye-Çin Çeviri Birliğini kurulmasını önerdi. Türk ve Çinli çevirmenlerin bir araya gelerek teması artırmasının iki ülkenin daha güçlü bağlar kurması için elzem olduğunu belirten Tang sözlerini şöyle noktaladı:

“İnanıyorum ki her iki ülkenin çevirmenleri çeviri yoluyla kalemlerini köprü, mürekkeplerini yol haline getirecektir. Türkiye ve Çin arasında edebiyatın geleceği gençlerde, çevrinin umudu iste kuşaklar arasındaki aktarımda saklıdır.”

Çin-Türkiye Çevirmenler Birliği kuruluyor

Sinolog Giray Fidan da toplantıya bir video mesajı göndererek destek verdi. Fidan, Çince-Türkçe çeviri faaliyetlerinin önemine değinirken bu çalışmaların zorluklarını da anlattı. Fidan, zorlukların birlikte çalışmayla aşılabileceğini de sözlerine ekledi.

Zhang Mingzhou etkinliği kapatırken şunları ifade etti:

“Burada yapılan konuşmalarda ifade edilen görüşlerin tamamı Çin ve Türkiye çeviri dünyasının güçlerini bir araya getirmesi gerektiğine işaret ediyor.”

İşe bu alanda etkili bir platform oluşturmakla başlanacağını belirten Zhang, bu platformun temellerinin bugün atıldığını belirtti. Zhang, Çin-Türkiye Çevirmenler Birliği’nin kurulmasına yönelik hazırlık çalışmalarının başladığını ilan etti.

kapanış
Etkinliğin sonunda Çin Türk Çevirmenler Birliği Hazırlık Toplantısı anı fotoğrafı çekildi ve platformun kurulacağı resmen ilan edildi.

Fuarın en renkli standı

Pazar günü ise TÜYAP Uluslararası Kitap Fuarı renkli görüntülere sahne oldu. 14 Aralık saat 16.00’da Reading China standında başlayan etkinlikte, Çince öğrenen Türk öğrencilerin seslendirdiği Çince şarkılar bir müzik ziyafetine dönüştü. Şehit Mehmet Güder Anadolu İmam Hatip Lisesi öğrencilerinin Çince pratiklerini sergilediği etkinlikte, gençlerin gelişme düzeyi görenleri hayran bıraktı.

Kitap

Okullarda Çince eğitiminin yaygınlaşması için çalışan Türk Çin Kültür Derneği’nin yöneticilerinden Elif Pervane; “Herkesi geleceğin lisanı olan Çince’ye davet ediyoruz. Biz bu konuda 20 yıldır çalışıyoruz, logomuzun da gösterdiği gibi, Çince işinize çok yarayacak” ifadelerini kullandı.

kitap

Lake yelpaze atölyesi alanında, bu eserleri yaratan katılımcıların odaklanmış ifadeleri kitap fuarının en canlı sahnelerini oluşturarak kültürel alışverişi görünür ve somut hale getirdi.

kitap

Özellikle gençlerin yoğun ilgisiyle karşılaşan atölyede harcanan çaba Türk-Çin kültürel iş birliğinin geleceğine dair umut verici bir tablo sundu.

Etiketler: çeviri, çin, dostluk, Kitap, türkiye, tüyap
GazeteBilim 17 Aralık 2025
Bu Yazıyı Paylaş
Facebook Twitter Whatsapp Whatsapp E-Posta Linki Kopyala Yazdır
Önceki Yazı dehb Yetişkinlerde dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu
Sonraki Yazı içgüdü Köpekler neden durmadan bir şeyler saklar?

Popüler Yazılarımız

krematoryum fırını

Türkiye’de ölü yakma (kremasyon): Hukuken var, fiilen yok

BilimEtik
23 Kasım 2023
cehalet
Felsefe

“Cehalet mutluluktur” inancı üzerine

Eşitleştiren, özgürleştiren, mutlu kılan, bilgi midir yoksa cehalet mi? Mutlu kılan, cehalet mutluluktur sözünde ifade edildiği gibi, bilgisizlik ve cehalet…

12 Ağustos 2023
deontolojik etik
Felsefe

Deontolojik etik nedir?

Bir deontolog için hırsızlık her zaman kötü olabilir nitekim çalma eyleminin özünde bu eylemi (daima) kötü yapan bir şey vardır.

15 Ağustos 2024
kurt, köpek
Acaba Öyle midir?Zooloji

İddia: “Kurt evcilleşmeyen tek hayvandır!”

Tabii ki bu cümle baştan aşağı yanlıştır. Öncelikle kurt ilk ve en mükemmel evcilleşen hayvandır. İnsanın en yakın dostu köpek…

2 Şubat 2024

ÖNERİLEN YAZILAR

Çin ordusu, eş zamanlı nükleer saldırı deneyi yapıyor

Hakemli Explosion and Shock Waves dergisinde yayınlanan yeni bir Çin araştırması, aynı hedefi hızlı bir şekilde vuran birden fazla nükleer savaş başlığının…

HaberNükleer
1 Ekim 2025

Müzelerde ve sanat galerilerinde sanat terapisi

Şimdi daha genel bir bakış ile müzelerde ve sanat galerilerindeki sanat terapisi uygulamalarının son dönemdeki yerinden bahsedeceğim.

PsikiyatriSanat
13 Eylül 2025

Azteklerin ilacı çikolata

Çikolata taneleri o kadar değerlidir ki aynı zamanda para olarak da kullanılmıştır. Çünkü kurutulmuş tohumlar uzun süre saklanabilmektedir. Kakao tohumları…

Kültür-Sanat
2 Eylül 2025

Bu biyolojik görüntüler, elektronları sanata dönüştürüyor!

Steve Gschmeissner 20 yılı aşkın bir süre önce emekli oldu, fakat hâlâ Birleşik Krallık’ta elektron mikroskobu alanındaki eğitimini estetik bir…

BiyolojiSanat
17 Ağustos 2025
  • Biz Kimiz
  • Künye
  • Yayın Kurulu
  • Yürütme Kurulu
  • Gizlilik Politikası
  • Kullanım İzinleri
  • İletişim
  • Reklam İçin İletişim

Takip Edin: 

GazeteBilim

E-Posta: gazetebilim@gmail.com

Copyright © 2023 GazeteBilim | Tasarım: ClickBrisk

  • Bilim
  • Teknoloji
  • Felsefe
  • Kültür-Sanat
  • Gastronomi
  • Çocuk

Removed from reading list

Undo
Welcome Back!

Sign in to your account

Lost your password?