Telomerlerimiz DNA’mızın uç kısımlarında bulunan tekrar dizileridir. Görevleri ise kromozomları korumak, diğer bir deyişle onları stabil tutmaktır.
Sedef Çakır
Hücrelerimiz her bölündüğünde telomerlerimiz de kısalmaya başlar. Bu durum, kromozom yapımız, hücrelerimiz dolayısıyla bedenimiz için oldukça önemlidir. Çünkü, telomerlerimiz kritik bir kısalığa ulaştığında hücre daha fazla bölünemez ve kendini öldürür. Bu da genetik materyalimizin ve dolayısıyla tüm vücudumuzun dengesinde büyük bir rol oynar.
Son yıllarda yapılan araştırmalar telomerlerin sadece kromozom stabilitesi ve hücre ölümü değil, yaşlanma ve hatta kanserin de içinde bulunduğu pek çok farklı durumda ciddi bir söz sahibi olduğunu ortaya koyuyor. Yapılan çalışmalardan elde edilen sonuçlar ise bize vücudumuzun ne kadar eşsiz bir işleyişe sahip olduğunu hatırlatıyor. Peki, telomerlerin sırrı ne?
Telomer kısalması ve yaşlanma
Telomerler ve yaşlanma arasında oldukça net bir ilişki vardır. Telomer kısalması hücresel yaşlanmayı tetikler. Hücresel yaşlanma ise hücreler arasında kurulan iletişimi azalttığı ve dolayısıyla vücut içerisindeki dengeyi bozduğu için birçok hastalığa davetiye çıkarır. Kanser, nörodejeneratif hastalıklar, kalp hastalıkları ve diyabet bu hastalıklardan bazılarıdır. Bunlara ek olarak telomer kısalması inflamasyona, mitokondriyal fonksiyon bozukluğuna, vücuttaki besin algılama sisteminin regülasyonunda azalmaya ve senesense (canlı organizmalarda fonksiyonel özelliklerin kademeli olarak bozulması) sebebiyet verir.
Saçımız ve cildimizdeki hücreler vücudumuzdaki diğer hücrelere kıyasla daha hızlı bölündüğü ve yenilendiği için buralardaki telomerler daha çabuk kısalır. Bu sebeple biz ilk yaşlılık belirtilerimizi genellikle buralarda görürüz. Cildimiz kırışmaya ve saçlarımız beyazlamaya başlar. Aslında bu sinyaller bize telomerlerimizin hızla kısalmaya başladığının ve hücresel yaşlanmamızın hızlandığını anlatır.
Telomer kısalmasının çeşitli hastalıklar üzerindeki etkisi
Telomer kısalması kanser, Alzheimer, diyabet, kardiyovasküler hastalıklar ve osteoporoz gibi yaşlanmaya bağlı birçok hastalığa davetiye çıkartır. Vücuttaki birçok hastalık aslında temelde inflamasyonla ilişkilidir. Telomerlerin kısalması hücrelerin yaşlanmasına sebep olur. Yaşlanan hücreler ise çok miktarda sitokin salgılar. Bu durum da vücutta kronik inflamasyona sebebiyet verir. İnflamasyon ise dokuda hasara ve bahsettiğimiz gibi birçok hastalığa yol açar. Aynı şekilde vücuttaki kronik inflamasyon da DNA yapısını bozar. Sonuç olarak, bir noktada telomer kısalması kaçınılmaz hale gelir. İnflamasyon sonucunda farklı veya aynı dokular arasındaki iletişim zayıflar. Bu iletişimsel kopukluk ise bazı sinyal yolaklarının regülasyonunu azaltarak çeşitli hastalıkların oluşmasını tetikler.
Yaşlanmaya genetik açıdan bakış
Hücresel senesens
Senesens hücreler ölüme direnen hücrelerdir ve sayıları yaşlılıkta artar. Bu senesens hücreler bazı proteinler aracılığıyla bu özelliklerini diğer hücrelere de bulaştırırırlar ve bazı sinyaller yayarlar. Bu sinyaller ise yaşlanmayı tetikler.
Genomik kararsızlık
Genomik kararsızlık yaşlanmayla birlikte artış gösterir ve vücutta inflamasyona neden olabilir. Telomerlerimiz kromozomları korumakla görevlidir. Dolayısıyla, telomer kısalması kromozomlarda yapısal ve işlevsel bozukluklara sebebiyet verebilir.
Mitokondriyal fonksiyon bozukluğu
Yaşlanma sonucu mitokondriyal işlevde azalma görülür. Bu da ATP üretiminde sorunlara yol açar. Aynı zamanda vücuttaki reaktif oksijen türleri (ROS) sayısı artar. Bunun sonucunda DNA’da lezyonlar ve hücrelerde hasar oluşur.
Epigenetik düzensizlik
Epigenetik düzenlemeler telomerler tarafından kontrol edilir.Yaşlanmayla birlikte epigenetik mekanizmalarda bazı değişiklikler görülür.
Proteostaz kaybı
Şaperonlar, proteinlerin doğru bir şekilde katlanmasında görev alır. Şaperon aktivitesindeki bozulmalardan dolayı proteostaz kaybı görülür. Yani, hücrelerdeki proteinlerin sentezlenmesini, taşınmasını ve parçalanmasını regüle eden yolaklar hasara uğrar. Bu hasarlar ise Parkinson ve Alzheimer hastalığının oluşmasını tetikleyebilir.
Besin algısının bozulması
Yaşlanmayla birlikte besinlerden elde edilen verim azalır. Bu da demek oluyor ki, şu anki yaşımız ve 10 sene önceki yaşımızda tükettiğimiz besinlerden aldığımız fayda aynı değildir.
Telomeraz enzimi ve kanser arasındaki ilişki nedir?
Telomeraz enzimi telomerleri yeniler ve bu sayede hücrelerin ömrünü uzatır. Normal hücrelerde telomeraz enziminin aktivitesi sınırlıdır. Dolayısıyla, hücre bölünmesi kısıtlıdır. Fakat, kanser hücrelerinde telomeraz enziminin artması hücre bölünmesini teşvik eder ve bu durum tümör oluşumuna sebebiyet verebilir.
Telomer kısalmasından ve dolayısıyla yaşlanmadan korunma yolları nelerdir?
- Sigara kullanımını kısıtlamak
- Fazla kilo alımını önlemek
- Temiz bir çevrede bulunmak
- Stresten uzak durmak
- Sağlıklı beslenmek
- Egzersiz yapmak
- ROS’a (reaktif oksijen türleri) savaş açan antioksidanları bolca tüketmek
- Çok ve sık yemek yemekten kaçınmak
- Alkol tüketimini kısıtlamak
- Eksiklik durumunda vitamin takviyeleri almak
- İdeal Uyku
Kaynakça:
https://www.spandidos-publications.com/10.3892/mmr.2020.11274?text=fulltext (son erişim tarihi: 12.09.2024).
https://www.cell.com/cell/fulltext/S0092-8674(20)31750-5?dgcid=raven_jbs_aip_email (son erişim tarihi: 12.09.2024).
https://www.degruyter.com/document/doi/10.1515/cclm-2014-1184/html (son erişim tarihi: 12.09.2024).
https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC3370421 (son erişim tarihi: 12.09.2024).

