Organizmalarda yaklaşık 24 saatlik periyotlarla ilerleyen biyolojik süreçler, “sirkadiyen ritim” kavramıyla tanımlanmaktadır. Bu ritimler; uyku-uyanıklık döngüsü, endokrin salınımlar, termoregülasyon ve enerji metabolizması gibi çok sayıda temel fizyolojik mekanizmanın düzenlenmesinde merkezi bir rol üstlenmektedir. Güncel bilimsel literatürde sirkadiyen ritmin bozulması ile obezite patogenezi arasındaki potansiyel ilişkiler, giderek daha fazla araştırmacının ilgisini çekmektedir.
Gülşen Delikanlı Akbay
Sirkadyen ritim
Sirkadiyen ritim, Latince “circa” (yaklaşık) ve “dies” (gün) kelimelerinden türetilmiş olup, “yaklaşık bir gün” süren biyolojik döngüleri ifade etmektedir. Bu ritim, Dünya’nın 24 saatlik dönüş hareketine paralel olarak organizmalarda gözlemlenen biyokimyasal, fizyolojik ve davranışsal süreçlerin düzenli şekilde tekrarını kapsamaktadır. Sirkadiyen sistem, insanlarda çevresel ipuçlarını değerlendirerek fizyolojik süreçleri zamana uygun biçimde düzenlemekte ve uyumsuzlukları geçici olarak ayrıştırmaktadır. Bu sistem, her gün yeniden senkronize olarak sindirim, uyku, hormon sekresyonu ve vücut sıcaklığı gibi biyolojik döngüleri 24 saatlik periyotlarla yönetmektedir.
Birçok canlıda gözlenen sirkadiyen ritimler, dış çevre faktörleriyle — özellikle ışıkla — etkileşim içindedir.
Birçok canlıda gözlenen sirkadiyen ritimler, dış çevre faktörleriyle — özellikle ışıkla — etkileşim içindedir. Bu çevresel faktörler, özellikle uyku-uyanıklık döngüsü ve diğer fiziksel süreçlerin gün içinde uyumlu bir şekilde işlemesini sağlamaktadır. İnsanlarda en belirgin sirkadiyen gösterge, uyku-uyanıklık ritmidir. Bu zamanlama sistemi, memelilerde her hücrede yer alan biyolojik saatlerin oluşturduğu kompleks bir yapıya sahiptir. Bu yapıda yer alan “osilatör” ya da “pacemaker” adı verilen mekanizmalar, fizyolojik işlevleri ve davranışları koordine etmektedir. Uyku düzeni, kan basıncı, vücut sıcaklığı ve hormonların salgılanması gibi pek çok süreç, bu ritmik sistem tarafından yönetilir.
Memelilerde sirkadiyen ritmin temel düzenleyici merkezi, beynin anterior hipotalamus bölgesinde yer alan suprakiazmatik çekirdek (SCN)’tir. SCN, büyüme hormonu, kortizol ve melatonin gibi hormonların salınımını, vücut ısısındaki günlük değişimleri ve uyku-uyanıklık dengesini düzenleyici rol üstlenmektedir. SCN’de işlenen bilgiler, sinirsel yollar veya dolaşımdaki metabolitler aracılığıyla çevresel saatlere iletilir ve bu sayede SCN, sinirsel ya da hormonal (endokrin) sinyallerle sirkadiyen ritmi şekillendirebilir.
SCN’de işlenen bilgiler, sinirsel yollar veya dolaşımdaki metabolitler aracılığıyla çevresel saatlere iletilir ve bu sayede SCN, sinirsel ya da hormonal (endokrin) sinyallerle sirkadiyen ritmi şekillendirebilir.
Sirkadiyen sistemin bozulduğu durumlar — örneğin uyku bozuklukları, vardiyalı çalışma düzeni veya jet lag — ilgili fizyolojik süreçlerin aksamasına yol açmakta ve uzun vadede Tip 2 diyabet, kardiyovasküler hastalıklar, kanser ve obezite gibi sağlık sorunlarının gelişme riskini artırmaktadır. Bir çalışmada, gece yemek yiyen erkek bireylerde beden kütle indeksinin (BKİ) daha yüksek olduğu ve bu durumun tıkınırcasına yeme sendromu ile ilişkili bulunduğu saptanmıştır. Ayrıca bu bireylerde psikolojik stres düzeyinin de belirgin biçimde arttığı gözlemlenmiştir. Benzer şekilde, vardiyalı çalışanlarda obezite prevalansı ve BKİ’nin daha yüksek olduğu ve artmış BKİ ile birlikte serum lipid düzeylerinde bozulmaların gözlemlendiği rapor edilmiştir. Öte yandan, gece ışığına maruz kalmak da sirkadiyen fazın kaymasına ve uykuya dalış zamanının gecikmesine yol açabilmektedir.
Öte yandan, gece ışığına maruz kalmak da sirkadiyen fazın kaymasına ve uykuya dalış zamanının gecikmesine yol açabilmektedir.
Obezite
Obezite, hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkelerde yaygınlaşan ve küresel düzeyde ciddi sonuçlara yol açan bir sağlık problemidir. Dünya Sağlık Örgütü’ne göre obezite, sağlığı tehdit edecek düzeyde anormal veya aşırı yağ birikimiyle karakterizedir. Yaşam kalitesini düşüren ve kalp-damar hastalıkları, diyabet, hipertansiyon ile kanser gibi pek çok kronik hastalık riskini artıran obezitenin yaygınlığında; sağlıksız beslenme, fiziksel hareketsizlik, vardiyalı çalışma ve alkol kullanımı gibi faktörler etkili olmaktadır. Bu durum yalnızca bireysel sağlık açısından değil, ekonomik ve toplumsal açıdan da önemli bir yük oluşturmaktadır.
Bu durum yalnızca bireysel sağlık açısından değil, ekonomik ve toplumsal açıdan da önemli bir yük oluşturmaktadır.
Sirkadiyen ritmin obezite ile ilişkisi
Sirkadiyen ritmin düzenlenmesindeki en güçlü çevresel zamanlayıcı ışıktır. Işık düzeyindeki değişiklikler, biyolojik saatleri etkileyerek ritmik faz kaymalarına yol açabilmektedir. Gündüz yaşamına adapte olan insan türü, gündüz hareket etmek ve beslenmek, gece ise uyumak ve besin alımını durdurmak üzere evrimleşmiştir. Ancak modern yaşam koşulları, özellikle vardiyalı çalışma, gece yeme alışkanlığı, yapay ışığa maruz kalma ve uyku bozuklukları gibi etkenlerle bu doğal ritmi bozabilmektedir. Sirkadiyen ritim, insülin, glukagon, leptin, grelin ve adiponektin gibi iştah ve obeziteyle ilişkili hormonların salınımının düzenlenmesinde etkilidir. Taheri ve arkadaşlarının 1024 birey üzerinde yaptığı araştırma (2004), kısa süreli uykunun leptin ve grelin seviyelerini düşürdüğünü, bunun da artan iştah ve beden kütle indeksi (BKİ) ile bağlantılı olduğunu ortaya koymuştur.
Sirkadiyen ritmin düzenlenmesindeki en güçlü çevresel zamanlayıcı ışıktır.
Bireylerin biyolojik saatlerine uygun olmayan zamanlarda beslenmeleri, davranış ve fizyolojik işleyişte uyumsuzluk yaratarak sağlık üzerinde olumsuz etkilere yol açabilmektedir. Hem insanlar hem de hayvanlarla yapılan araştırmalar, uykuyla ilişkili zaman dilimlerinde yemek yemenin ağırlık artışına ve metabolik bozulmalara neden olabileceğini göstermektedir. Baron ve arkadaşlarının çalışmasında (2013), geç saatlerde veya yatmadan önce yemek yemenin toplam enerji alımını artırarak ağırlık artışı riskini yükseltebileceği ifade edilmiştir. Gece çalışanlar, vardiyalı işçiler ve ergenlerde ağırlık artışı ve obezite riskinin daha yüksek olduğu da çeşitli çalışmalarla ortaya konmuştur. Gece boyunca aktif olan veya yemek yiyen bireylerde sirkadiyen sistemle uyumsuzluk, kilo alımını ve obezite riskini artırabilecek mekanizmaları tetikleyebilmektedir.
Obezite ile sirkadiyen ritmin ilişkisi
Günümüzde insanlar, ışık-karanlık döngüsünü değiştirme ve uyanıklık süresini geceye kaydırma yetisine sahiptir. Ancak bu uyumsuzluk, enerji metabolizmasında yavaşlamaya ve glukoz metabolizmasında bozulmalara neden olabilmektedir. Her ne kadar bu düzensizliğin tam mekanizmaları henüz net olmasa da, biyolojik saatin uykuya geçişi desteklediği zamanlarda yemek yemenin ağırlık artışı ve obezite için yeni bir risk faktörü oluşturduğu düşünülmektedir. Bazı gözlemsel çalışmalar, saat 20.00’den sonra yemek yemenin yüksek BKİ ile ilişkili olduğunu; öte yandan, yemek tüketiminin uyanık olunan saatlerle sınırlanmasının ağırlık kaybı ile bağlantılı olabileceğini bildirmiştir. Gece geç saatlerde yemek yemenin vücut yağında artışa neden olabileceği ve bunun da öğün sonrası termik etkinin azalmasından kaynaklanabileceği öne sürülmektedir. Okada ve arkadaşlarının çalışmasına (2019) göre, geç saatlerde yemek yemek ve yatmadan önce atıştırmak, sirkadiyen ritmin bozulmasına ve ağırlık artışına neden olabilmektedir. Sabah ve akşam saatlerinde besinlerin termik etkisindeki farklılığın temelinde de sirkadiyen sistem yer almaktadır.
Her ne kadar bu düzensizliğin tam mekanizmaları henüz net olmasa da, biyolojik saatin uykuya geçişi desteklediği zamanlarda yemek yemenin ağırlık artışı ve obezite için yeni bir risk faktörü oluşturduğu düşünülmektedir.
Her ne kadar kısa uyku süresi ağırlık artışı ile ilişkilendirilse de, doğrudan kilo alımının nedeni olmayabilir; aksine, gece geç saatlerde yeme eğilimi, vardiyalı çalışma veya geç yatma alışkanlıkları nedeniyle artan enerji alımı bu durumu açıklayabilir. Diğer taraftan, obezite de sirkadiyen ritmi etkileyebilmektedir. Obezite, iştah ve enerji dengesini düzenleyen leptin ve ghrelin gibi hormonların salınımını olumsuz etkiler. Bu hormonlar normalde sirkadiyen ritme uygun olarak salgılanırken, obez bireylerde bu ritim bozulur; leptin duyarsızlığı gelişir ve ghrelin seviyeleri olağan dışı zamanlarda artış gösterir. Sonuç olarak, özellikle gece saatlerinde artan açlık hissi ve düzensiz yeme alışkanlıkları ortaya çıkabilir.
Bu hormonlar normalde sirkadiyen ritme uygun olarak salgılanırken, obez bireylerde bu ritim bozulur; leptin duyarsızlığı gelişir ve ghrelin seviyeleri olağan dışı zamanlarda artış gösterir.
Obeziteyle birlikte yaygın olarak görülen obstrüktif uyku apnesi gibi uyku bozuklukları, hem uyku süresini kısaltmakta hem de uyku kalitesini düşürmektedir. Bu durum, SCN’nin ışık gibi çevresel ipuçlarıyla senkronize olmasını engeller. Sonuç olarak, uyku-uyanıklık döngüsü bozulur ve metabolik işlevlerde düzensizlikler meydana gelir.
Adipoz doku, endokrin işlevi sayesinde çeşitli adipokinler üretmektedir. Obezitede artan iltihaplanma ve adipokin düzeylerindeki değişiklikler (örneğin TNF-α ve IL-6), periferik saat genlerinin (Per, Cry, Bmal1, Clock) ifadesini olumsuz yönde etkileyebilir. Bu genetik düzensizlikler ise başta karaciğer, kas ve yağ dokusu olmak üzere çeşitli dokularda metabolik ritimlerin bozulmasına ve glukoz-lipid dengesinin zarar görmesine yol açabilir.
Obeziteyle birlikte yaygın olarak görülen obstrüktif uyku apnesi gibi uyku bozuklukları, hem uyku süresini kısaltmakta hem de uyku kalitesini düşürmektedir.
Obez bireylerde melatonin seviyelerinde düşüş olduğu görülmüştür. Melatonin yalnızca uyku düzenini değil, aynı zamanda insülin hassasiyetini, glukozun işlenmesini ve yağların yakılmasını da etkilemektedir. Bu hormonun yetersizliği, özellikle geceleri metabolik aktivitelerin azalmasına ve bunun sonucunda yağ birikiminin teşvik edilmesine yol açabilir.
Beslenme, sirkadiyen sistem üzerinde güçlü bir zamanlayıcı etkiye sahiptir.
Beslenme, sirkadiyen sistem üzerinde güçlü bir zamanlayıcı etkiye sahiptir. Obez bireylerde yaygın olarak görülen gece geç saatlerde yemek yeme alışkanlığı, periferik biyolojik saatlerin merkezi saatle senkronize olmasını engeller. Bu uyumsuzluk, metabolik süreçlerin verimliliğini azaltarak obezitenin ilerlemesine katkıda bulunur.
Sonuç
Sirkadiyen ritim, organizmalarda fizyolojik homeostazın sağlanmasında merkezi bir rol üstlenmekte olup; metabolik, hormonal ve davranışsal süreçlerin zamansal koordinasyonunu gerçekleştiren temel bir biyolojik düzendir. Bu ritmin, ışık-karanlık döngüsü, beslenme zamanlaması ve uyku-uyanıklık döngüsü gibi çevresel zamanlayıcı etkilerle senkronize biçimde işlemesi, metabolik sağlığın sürdürülebilirliği açısından kritik önemdedir. Ancak modern yaşam pratikleri — özellikle vardiyalı çalışma, yapay ışığa maruziyet, uyku yoksunluğu ve geç saatlerde beslenme davranışları — bu doğal ritmik işleyişin bozulmasına neden olmaktadır. Literatürdeki mevcut kanıtlar, sirkadiyen ritmin bozulmasının obezite patogenezine katkı sunduğunu ortaya koyarken; obezitenin de hormonal ve genetik regülasyon yoluyla sirkadiyen sistem üzerinde bozucu etkiler yarattığını göstermektedir. Bu çift yönlü ilişki, obezitenin yalnızca enerji dengesine indirgenemeyecek kadar kompleks fizyolojik mekanizmalarla ilişkili olduğunu ve sirkadiyen biyolojinin bu süreçlerde belirleyici bir unsur olduğunu işaret etmektedir.
Bu bağlamda, obeziteyle mücadele stratejilerinin yalnızca enerji alımı ve fiziksel aktivite üzerine değil; beslenme zamanlaması, uyku düzeni, ışık maruziyeti ve sirkadiyen uyumu destekleyici yaşam tarzı modifikasyonları üzerine de odaklanması gerektiği açıktır.
Bu bağlamda, obeziteyle mücadele stratejilerinin yalnızca enerji alımı ve fiziksel aktivite üzerine değil; beslenme zamanlaması, uyku düzeni, ışık maruziyeti ve sirkadiyen uyumu destekleyici yaşam tarzı modifikasyonları üzerine de odaklanması gerektiği açıktır. Sirkadiyen ritmin restorasyonu, hem bireysel düzeyde metabolik sağlığın iyileştirilmesinde hem de toplumsal düzeyde obezite prevalansının azaltılmasında etkili olabilecek önemli bir müdahale alanı olarak değerlendirilmelidir.
Kaynaklar
- The Editors of Encyclopaedia Britannica. (2025, April 21). Circadian rhythm. Encyclopedia Britannica. https://www.britannica.com/science/circadian-rhythm
- Sukumaran, S., Almon, R. R., DuBois, D. C., et al. (2010). Circadian rhythms in gene expression: Relationship to physiology, disease, drug disposition and drug action. Advanced Drug Delivery Reviews, 62(9–10), 904–917. https://doi.org/10.1016/j.addr.2010.07.001
- Potter, G. D. M., Skene, D. J., Arendt, J., Cade, J. E., Grant, P. J., & Hardie, L. J. (2016). Circadian rhythm and sleep disruption: Causes, metabolic consequences, and countermeasures. Endocrine Reviews, 37(6), 584–608. https://doi.org/10.1210/er.2016-1083
- Apayrı, S. (2012). Ofislerde aydınlatma tasarımının sürdürülebilirlik açısından mekan tasarımına etkileri (Yüksek lisans tezi). Haliç Üniversitesi.
- Vitaterna, M. H., Takahashi, J. S., & Turek, F. W. (2001). Overview of circadian rhythms. Alcohol Research & Health, 25(2), 85–93.
- Wells, M. E., & Overton, A. (2014). Circadian rhythm sleep disorders. Primary Health Care, 24(4), 158.
- Schibler, U., & Sassone-Corsi, P. (2002). A web of circadian pacemakers. Cell, 111(7), 919–922. https://doi.org/10.1016/S0092-8674(02)01184-6
- Çalıyurt, O. (2001). Duygudurum bozuklukları ve sirkadiyen ritim. Duygudurum Dizisi, 5, 209–214.
- Feng, D., & Lazar, M. A. (2012). Clocks, metabolism, and the epigenome. Molecular Cell, 47(2), 158–167. https://doi.org/10.1016/j.molcel.2012.06.026
- Gooley, J. J., & Saper, C. B. (2005). Anatomy of the mammalian circadian system. In M. H. Kryger, T. Roth & W. C. Dement (Eds.), Principles and practice of sleep medicine (4th ed., pp. 335–350). Elsevier Saunders.
- Honma, K., Hikosaka, M., Mochizuki, K., & Goda, T. (2016). Loss of circadian rhythm of circulating insulin concentration induced by high-fat diet intake is associated with disrupted rhythmic expression of circadian clock genes in the liver. Metabolism, 65(4), 482–491. https://doi.org/10.1016/j.metabol.2015.11.020
- Di Lorenzo, L., De Pergola, G., Zocchetti, C., et al. (2003). Effect of shift work on body mass index: Results of a study performed in 319 glucose-tolerant men working in a Southern Italian industry. International Journal of Obesity, 27(11), 1353–1358. https://doi.org/10.1038/sj.ijo.0802437
- World Health Organization. (2020). Obesity and overweight: Fact sheet No: 311. https://www.who.int/news-room/fact-sheets/detail/obesity-and-overweight
- Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü. (2010–2014). Türkiye Obezite (Şişmanlık) ile Mücadele ve Kontrol Programı (Yayın No: 773). Sağlık Bakanlığı Yayınları.
- Keser, A., & Karataş, E. (2015). Sirkadiyen ritim ve metabolizma: Obezite üzerine etkileri. Sağlık Bilimleri Dergisi, 24, 113–119.
- Zarrinpar, A., Chaix, A., & Panda, S. (2016). Daily eating patterns and their impact on health and disease: Circadian rhythms and metabolism. Trends in Endocrinology & Metabolism, 27(2), 69–83. https://doi.org/10.1016/j.tem.2015.11.007
- Crowley, S. J., Van Reen, E., LeBourgeois, M. K., et al. (2014). A longitudinal assessment of sleep timing, circadian phase, and phase angle of entrainment across human adolescence. PLoS ONE, 9(11), e112199. https://doi.org/10.1371/journal.pone.0112199
- Orihara, K., Haraguchi, A., & Shibata, S. (2020). Crosstalk among circadian rhythm, obesity, and allergy. International Journal of Molecular Sciences, 21(5), 1–13. https://doi.org/10.3390/ijms21051779
- Morris, C. J., Yang, J. N., Garcia, J. I., et al. (2015). Endogenous circadian system and circadian misalignment impact glucose tolerance via separate mechanisms in humans. Proceedings of the National Academy of Sciences, 112(17), E2225–E2234. https://doi.org/10.1073/pnas.1418955112
- Eckel, R. H., Depner, C. M., Perreault, L., et al. (2015). Morning circadian misalignment during short sleep duration impacts insulin sensitivity. Current Biology, 25(22), 3004–3010. https://doi.org/10.1016/j.cub.2015.10.011
- Gill, S., & Panda, S. (2015). Smartphone app reveals erratic diurnal eating patterns in humans that can be modulated for health benefits. Cell Metabolism, 22(5), 789–798. https://doi.org/10.1016/j.cmet.2015.09.005
- Taheri, S., Lin, L., Austin, D., et al. (2004). Short sleep duration is associated with reduced leptin, elevated ghrelin, and increased body mass index. PLoS Medicine, 1(3), e62. https://doi.org/10.1371/journal.pmed.0010062
- Arble, D. M., Bass, J., Laposky, A. D., Vitaterna, M. H., & Turek, F. W. (2009). Circadian timing of food intake contributes to weight gain. Obesity, 17(11), 2100–2102. https://doi.org/10.1038/oby.2009.264

