Preslenerek kurutulmuş bitki örneklerinin belli bir düzende muhafaza edildiği herbaryumlar, biyoçeşitlilik bilimi için en önemli rehber kaynaklardır.
Selçuk Tuğrul Körüklü
Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Herbaryumu (Ankara)
tugrulkoruklu@gmail.com
İlk herbaryum Rönesans döneminde 1543’de İtalya’da Padua şehrinde “Luca Ghini” tarafından oluşturuldu. 1551 tarihinde bu herbaryum 300 sayfadan oluşuyordu. Herbaryum olarak adlandırılan ilk koleksiyonlar sayfalara yapıştırılmış halde kurutulmuş bitki örneklerinden oluşuyordu. L. Ghini’ye ait örneklerden günümüze ulaşan olmasa da öğrencilerinden “A. Cesalpino” ve “U. Aldrovandi”’ye ait bazı örnekler günümüze ulaşmıştır. Dünyanın kayıtlı ilk botanik bahçesi de (Orto Botanico di Pisa), 1453 yılında İtalya’da Pisa şehrinde yine L. Ghini tarafından kurulmuştur.
Anadolu’da Yapılan İlk Floristik Çalışmalar
1546-1549 yıllarında Fransız doğa bilimci “Pierre Belon” Anadolu’da bitki ve hayvan türleri üzerinde gözlemler yapıp bunları yayınlamış olsa da günümüzde bu seyahate ait örnekler bilinmemektedir (örneklerin bulunduğu gemi saldırıya uğramış ve gezi sırasındaki toplanan örnekler kaybolmuştur). Anadolu’da yapılmış ilk floristik çalışma olarak kabul edilebilir, P. Belon’un Anadolu’ya gelerek bu ülkenin yerli bitkilerini kayda geçiren ilk batılı bilgin olduğu söylenebilir. Ülkemizi ilgilendiren öncü çalışmalardan bir diğeri de 1700-1702 yılları arasında geziler yapan Fransız botanikçi Joseph Pitton de Tournefort’dur. J. P. de Tournefort’un seyahatleri sırasında topladığı örnekler Paris (P) herbaryumundadır.
Osmanlı Devletinde Herbaryum
Osmanlı Devletinde kurulan ve örnekleri günümüze kadar ulaşan ilk herbaryum 1839’da İstanbul’da kurulan Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane bünyesinde idi. Friedrich Wilhelm Noë (1798-1858) tarafından kurulan, Herbier de l’École Impériale de Médecine de Galata-séraï adlı herbaryum, İstanbul ve Doğu Anadolu’dan bitki örnekleri içermekteydi. 1848 yılında yangın nedeniyle tahrip olan herbaryuma ait örneklerin bir kısmının farklı ülke herbaryumlarında olduğu bilinmektedir. Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümünde bulunan Herbaryumda (ANK) F.W. Noë‘ye ait 58 örnek vardır. Bu örnekler 1844 tarihlidir ve herbaryumda bulunan en eski tarihli örneklerdir.
Türkiye Cumhuriyetinde Herbaryum
Türkiye Cumhuriyetinde ilk herbaryum, 1933 yılında başlatılan üniversite reformu ile aynı tarihlerde Ankara Ziraat Fakültesi içerisinde kurulmuştur. Herbaryum, Ankara Yüksek Ziraat Mektebi içerisinde o dönem hocaları tarafından Ankara civarına yapılan ziyaretlerde toplanan bitkilerin yanı sıra ülkede mevcut bazı eski örnekleri de içermekteydi. 1935 yılında uluslararası herbaryumlar birliğine üye olan ve kısa adı ANK olarak bilinen herbaryum, Fen Fakültesinin kurulmasıyla Ziraat Fakültesinden Fen Fakültesi Botanik Kürsüsüne daha sonra Ankara Üniversitesinin kurulması ile de Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümüne devredilmiştir. 1936 yılında kurulan İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü herbaryumu (ISTF) en eski ikinci herbaryumdur. Günümüzde ülkemizde uluslararası herbaryumlar birliğine kayıtlı 69 herbaryum bulunmaktadır. Türkiye’de mevcut herbaryumlarda çalışan sayısı 278 kişidir, bu herbaryumlarda bulunan örnek sayısı da 1.116.00o’dir. Bunların çoğu üniversitelerde, bir kısmı da kamu ve özel kurumlarda yer almaktadır. Şahsa ait uluslararası kaydı olmayan birkaç herbaryum daha vardır.
Dünya’da Herbaryumlar
Uluslararası Herbaryumlar Birliği kayıtlarına göre güncel olarak dünyada yaklaşık 182 ülkede bulunan herbaryum sayısı 3.864, bu herbaryumlarda çalışan uzman sayısı ise 13.348 kişidir. Mevcut herbaryumlarda bulunan örnek sayısı ise 402.267.000 olarak ifade edilmiştir. Örnek sayısı en fazla olan ilk üç herbaryumdan İngiltere’de 1852 yılında kurulan Royal Botanic Gardens (K) herbaryumu 8.125.000, Fransa’da 1635 yılında kurulan Muséum National d’Histoire Naturelle (P) yaklaşık 8.000.000 ve Amerika’da 1891 tarihinde kurulan The New York Botanical Garden (NY) 7.921.000 örnek içerir.
Türkiye’de Botanik Bahçeleri
İngiliz William Sherard’ın 1703-1716 yılları arasında İzmir’de konsolos olarak bulunduğu tarihlerde, Gaziemir (Seydiköy) civarındaki evinin bahçesinde kurulmuştur. Anadolu’da yaptığı seyahatler sırasında toplanan bitki örneklerinden oluşan yaklaşık 40 dönümlük botanik bahçesi ülkemizdeki en eski botanik bahçesi olabilir.
Türkiye Cumhuriyetinin ilk botanik bahçesi ise 1935 yılında Prof. Dr. Heilbronn tarafından kurulan İstanbul Üniversitesi Botanik Bahçesi (Hortus Botanicus Universitatis İstanbulensis)’dir. Süleymaniye semtinde bulunan yaklaşık 20 dönümlük botanik bahçesi bugün İstanbul Müftülüğü’nün bahçesinde yer almaktadır.
Ülkemizde güncel olarak “Uluslararası Botanik Bahçeleri Birliği’ne” (BGCI) üye 12 botanik bahçesi bulunmaktadır: Artvin Çoruh Üniversitesi Ali Nihat Gökyiğit Botanik Bahçesi (Artvin), Atatürk Arboretumu (İstanbul), Ege Üniversitesi Botanik Bahçesi (İzmir), Çukurova Üniversitesi Ali Nihat Gökyiğit Botanik Bahçesi (Adana), Düzce Üniversitesi Süs ve Tıbbi Bitkiler Botanik Bahçesi (Düzce), Embarkation Pier Cemetery – CWGC (Çanakkale), Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Botanik Bahçesi (Gaziantep), İstanbul Üniversitesi Alfred Heilbronn Botanik Bahçesi (İstanbul), Konya Tropikal Kelebek Bahçesi (Konya), Malva Biofarm, Arboretum (İstanbul), Nezahat Gökyigit Botanik Bahçesi (İstanbul) ve Süleyman Demirel Üniversitesi Botanik Bahçesi (Isparta)’dır.
Kaynaklar
https://sweetgum.nybg.org/science/ih/
https://www.biodiversitylibrary.org
https://herbariumworld.wordpress.com/tag/luca-ghini
A. Baytop, (Kebikeç 12, 2014). P. Belon ve J.P. de Tournefort’un Seyahatnamelerindeki Türkiye Bitkileri.

