Yakın Tarihten’in bu haftaki yazısında Mustafa Kemal Paşa’nın Samsun’a çıkışını ve sonrasında yaşanılanları dönemin basınından okuyacağız.
1919 yılı, Türk milletinin siyasi geleceği üzerinde doğrudan söz sahibi olmaya yöneldiği kritik bir dönüm noktasıydı. Osmanlı Devleti resmen varlığını sürdürse de, Mondros Mütarekesi sonrasında Anadolu’nun birçok bölgesi İtilaf Devletleri tarafından işgal edilmişti. Ülkenin bağımsızlığı tehdit altındayken, çözüm arayışları içinde bir grup asker ve aydın kendi inisiyatifleriyle harekete geçmeye karar verdi. Bu isimlerin başında ise hiç şüphesiz Mustafa Kemal Paşa yer alıyordu.
Osmanlı hükümeti tarafından 30 Nisan 1919’da 9. Ordu Müfettişi olarak atanan Mustafa Kemal Paşa’ya, Karadeniz ve Doğu Anadolu bölgelerinde asayişi sağlama görevi verilmişti. Ancak Mustafa Kemal, bu resmî görevi Anadolu’da millî direnişi başlatmak amacıyla bir fırsat olarak gördü. Gerçekte amacı, halkın desteğini alarak işgallere karşı direnişi örgütlemek ve millet egemenliğine dayalı bağımsız bir yönetim kurmaktı. Bu hedefle, İstanbul’un kendisine verdiği yetkileri, İstanbul hükümetine karşı millî iradeyi harekete geçirmek için kullanacaktı.
16 Mayıs 1919’da Bandırma Vapuru ile İstanbul’dan ayrılan Mustafa Kemal Paşa, 19 Mayıs’ta Samsun’a ulaştı. Bu geliş, resmî bir görevin ifası gibi görünse de, Anadolu’da siyasi ve askerî direnişin başlangıç noktası oldu. Samsun’daki durumu yerinde inceledikten sonra, bölgedeki asıl tehdidin işgal güçlerinden ve Rum çetelerinden kaynaklandığını raporladı. Bu değerlendirme, İstanbul’daki üst yönetime karşı ilk açık duruşlardan biriydi ve ilerleyen süreçte gelişecek millî direnişin temel taşlarından birini oluşturdu.
Samsun’dan sonra Havza’ya geçen Mustafa Kemal, burada halkın dikkatini işgallere yöneltmek ve toplumsal tepkiyi örgütlemek için ilk ciddi adımı attı. 28 Mayıs’ta yayımladığı genelgede, çeşitli bölgelerde yapılacak mitinglerle işgallerin protesto edilmesini istedi. Bu çağrı, hem sivil iradenin hem de millî birlik duygusunun canlanmasına hizmet etti.
Haziran’da Amasya’ya geçen Mustafa Kemal, burada Amasya Genelgesi’ni yayımladı. “Milletin istiklalini yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır” sözü, yalnızca bir cümle değil, bir halkın kendi kaderini üstlenmeye başladığını gösteren kararlı bir bildiriydi.
Bu cesur adımlar İstanbul’da rahatsızlık yaratmıştı. Hükümet, Mustafa Kemal’in görevine son vermek istedi. Ancak Paşa, emir beklemedi. 8 Temmuz 1919’da hem askerlikten hem de müfettişlikten istifa etti.
23 Temmuz’da Erzurum Kongresi toplandı. Bu kongrede şu somut kararlar alındı: Vatanın bölünmez bir bütün olduğu ve parçalanamayacağı ilan edildi. Her türlü yabancı manda ve himaye reddedildi. Millî iradeye dayalı bir yönetim kurulması gerektiği belirtildi. İşgallere karşı milletin topyekûn direniş göstermesi gerektiği vurgulandı. Ayrıca geçici bir Temsil Heyeti oluşturularak bu kararların uygulanması için örgütlü bir yapı kuruldu.
Eylül ayında Sivas’ta yapılan kongrede, Erzurum’da alınan kararları ülke genelini kapsayacak biçimde genişletti. Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyetleri tek çatı altında birleştirildi. Ulusal direnişi temsil edecek en üst düzeyde bir Temsil Heyeti oluşturuldu ve bu heyet bütün yurdu kapsayan yetkilerle donatıldı. Manda ve himaye talepleri bir kez daha kesin olarak reddedildi.
Yılın son günlerinde Mustafa Kemal ve Temsil Heyeti üyeleri, Millî Mücadele’nin yönetim merkezini oluşturmak amacıyla Ankara’ya doğru yola çıktılar. Ankara, coğrafi konumu, haberleşme olanakları ve halk desteği açısından stratejik bir merkezdi. 27 Aralık 1919’da Ankara’ya ulaştılar ve burada millî direnişin koordinasyonu için gerekli altyapı oluşturulmaya başlandı.
Mustafa Kemal Paşa, yalnızca askerî bir komutan değil, aynı zamanda sivil direnişi siyasi bir programa dönüştüren bir lider olarak öne çıktı. İstanbul Hükümeti’ne karşı, milletin desteğini esas alan yeni bir meşruiyet anlayışı inşa etti. Böylece, ulusal egemenliği esas alan bir yönetim anlayışının temelleri atılmış oldu.
Şimdi gelin dönemin gazete ve dergilerine bir göz atalım.
Alemdâr, 17.05.1919
Şark Kıta’atı Müfettişliği
Mustafa Kemal Paşa ve Üçüncü Kolordu Kumandanı Miralay Refet Bey mahiyetleri ile Bandırma vapuruna râkiben dün saat dörtde Samsun’a müteveccihen hareket etmişlerdir.

İleri, 21.05.1919
Mustafa Kemal Paşa Samsun’da
Dokuzuncu Ordu Müfettişi Mustafa Kemal Paşa’nın Samsun’a muvâsalat etdiği haber alınmışdır.

İkdâm, 24.06.1919
Mustafa Kemal Paşa’nın azli
Dokuzuncu ordu müfettiş-i umûmisi Mustafa Kemal Paşa’nın hükümet-i merkeziyece görülen lüzûm-u kat’i üzerine azli dâhiliye nezaretinden makâm-ı sadârete iş’âr edilmiş ve keyfiyet-i azli arz-ı atebe-i ulyâ kılınmışdır.

Alemdâr, 30.06.1919
Mustafa Kemal Paşa
Üçüncü Ordu Müfettişi Mustafa Kemal Paşa’nın azlini mübeyyin iradeyi Harbiye Nezâreti şimdiye kadar kendisine tebliğ etmemişdi. Bu def’a bulunduğu yerden mahal-i ahere naklini mübeyyin irade kendisine tebliğ edilecekdir.

İdrâk, 09.07.1919
Mustafa Kemal Paşa
Mustafa Kemal Paşa’nın İstanbul’a avdeti lüzûmu Erzurum vilâyeti vasıtasıyla kendisine tebliğ edilmişdir. Müşarünileyhin Azerbaycan tarafıyla Batum’dan avdetine intizâr olunmakdadır. Mâmafih, gelip gelmeyeceği henüz belli değildir.

Vakit, 12.07.1919
Mustafa Kemal Paşa
Şark Orduları Müfettişi Mustafa Kemal Paşa ahiren askerlikden istifâ etmişdir. Mustafa Kemal Paşa istifânamesinde aşığı olduğu silk-i askeriden istifâsının kabulünü rica ve bakiye ömrünü geçirmek üzere Anadolu’nun uzak bir köşesinde ikâmet edeceğini beyan etmişdir. Dünkü Moniteur’ün neşriyatına göre Meclis-i Vükelâ Çarşamba günü Mustafa Kemal Paşa’nın istifâsını kabul etmişdir. Mustafa Kemal Paşa’nın istifâsı ile ordu mühim bir uzvunu kaybetmiş oluyor. Ma’lûm olduğu üzere Mustafa Kemal Paşa harb içinde bihakkın Anafartalar Kahramanı unvanını kazanmışdı.

Servet-i Fünûn, 07.08.1919
Anadolu’da icrâ eylediği harekâtları mugayyir-i kanûn görülerek tevkifleri arzu olunan ru’esâ


