John Platt
Çeviren: Beyza Şen
“Ölüm sarmalını” tetikleyen şey
Önünüzdekileri körü körüne takip etmenin bir bedeli muhakkak olacaktır! Örneğin asker karıncalar. Bu saldırgan yaratıklar, sırf liderlerini takip ettikleri için toplu intihar gibi tehlikeli bir eğilime sahiptir. Karıncaların yorgunluktan ölene kadar kendi etraflarında dönüp durdukları bu tuhaf olaya “ölüm çemberi” denir.
Peki bu karıncaların görünüşte böylesine delirmelerini sağlayan şey nedir? Bunların hepsi, onları evrimsel olarak benzersiz kılan şeyle bağlantılıdır; avantajları aynı zamanda dezavantajlarıdır.
Evrim, karıncalara bir grup olarak hayatta kalmaları için başarılı bir strateji sunarken, aynı zamanda onlara “bu karıncaların hapsolduğu evrimsel yörüngenin bıraktığı ayak izleri olarak” görülebilecek “patolojik” bir davranış olan kalıntı davranışlar da bırakmış olabilir.
Kör Öncüler
Asker karıncalar (diğer karınca türlerinin çoğunun aksine) kördür. Ayrıca kalıcı yuvalama alanlarından da yoksundurlar. Tek bir yerde yaşamak yerine, sürekli olarak yiyecek aramak için toplu halde gezerler. Sıradaki ilk karınca hareket ederken arkasında diğer karıncaların kokusunu alıp takip ettiği bir feromon izi bırakır. Aralarındaki bu sistem iyi bir şekilde koordine edildiğinde, yiyecek arama gruplarının daha büyük grupları yiyeceğe geri götürmesini sağlar. İşe yaramadığında ise karıncalar bu feromon izlerini takip ederek birbirlerine doğru geri akarlar ve sonuna kadar takip ettikleri sonsuz bir döngüye girerler. Eğer bu döngü bir şekilde bozulmazsa, bu durumdan asla kaçamayacakları anlamına gelir.
Ölüm Çemberi
Ölüm çemberi muhtemelen binlerce yıldır var, ancak bilim tarafından ilk kez 1936 yılında, biyolog T. C. Schneirla’nın birkaç karıncadan oluşan ve tüm gün süren bir çembere rastlamasıyla gözlemlendi. Şiddetli bir yağmur bile onları durduramamış ancak ertesi gün çoğu ölmüştü, ancak birkaçı ölmeye yakın, zayıf bir şekilde dönmeye devam ediyordu. Çember ve sonrasında yaşananları 1944 yılında yazdığı bir makalede anlatmıştı: “Dünkü olayın gerçekleştiği yerde çok az ya da neredeyse hiç çember görülmüyor. Tüm alan ölü ve ölmek üzere olan karıncaların cesetleriyle dolu. Hayatta kalanlardan birkaçı yavaşça etrafta dolaşırken, üç düzineden fazlası küçük ve oldukça düzensiz bir dairesel sütun oluşturarak saat yönünün tersine yavaşça ilerliyor.” İlginç bir şekilde, yakınlardaki diğer karınca türleri de ölen yoldaşlarından faydalanmış: “Çevredeki çeşitli küçük myrmecine ve dolichoderine karıncaları ölüleri taşımakla meşgul.”
Şimdiye kadar gözlemlenen en büyük karınca çemberi yüzlerce metre genişliğinde olmasına rağmen, çoğu sadece birkaç inç veya birkaç metre genişliğindedir ve sadece birkaç düzine karıncadan oluşur. Ünlü böcek fotoğrafçısı Alex Wild, birkaç yıl önce (artık kullanılmayan) blogunda şöyle yazmıştır:
“Paraguay’da yaşarken sürekli karınca çemberleri görürdüm, sadece tarlada da değil. Asker karıncalar kırsaldaki evlere baskın yapmaktan çekinmezdi ve eve geldiğimde mutfaktaki tabaklarımın üzerinde dönen karınca halkaları ya da bazen bir kahve fincanının üzerinde 5-6 karıncadan oluşan bir halka bulurdum.”

Tüm Asker Karınca Türleri Benzerlikler Paylaşır
Dünyanın her iki tarafında yaşayan 200’den fazla asker karınca türü olmasına rağmen, genetik kanıtlar hepsinin ortak atalara sahip olabileceğini ve 100 milyon yıldan fazla bir süredir evrimsel avantaj ve dezavantajlarını koruduklarını göstermektedir. Frédéric Delsuc’un 2003 yılında PLOS Biology’de yazdığı gibi, tüm asker karınca türleri toplu yiyecek arama, göçebe yaşam ve çok sayıda yavru üretebilen kanatsız kraliçe özelliklerini paylaşmaktadır. Bu morfolojik ve davranışsal benzerlikler, tek tek karıncaların kendi başlarına iyi bir şekilde hayatta kalamamaları nedeniyle kolektif davranışlarını güçlendirmektedir. Evrim, karıncalara bir grup olarak hayatta kalmaları için başarılı bir strateji sunarken, aynı zamanda onlara “bu karıncaların hapsolduğu evrimsel yörüngenin bıraktığı ayak izleri olarak” görülebilecek “patolojik” bir davranış olan kalıntı davranışlar da bırakmış olabilir.
Bu tuzak onları bir ölüm sarmalına da hapsettiğinde, yolun sonuna gelinmiş demektir.
Kaynak:
https://www.treehugger.com/why-do-army-ants-commit-suicide-4863955 (son erişim tarihi: 27.07.2024).

