GazeteBilim
Destek Ol
Ara
  • Anasayfa
  • Bilim
  • Teknoloji
  • Felsefe
  • Kültür-Sanat
  • Gastronomi
  • Çocuk
  • Etkinlikler
    • Astronomi Dersleri
    • Çağdaş Epistemoloji Dersleri
    • Davranış Nörolojisi Dersleri
    • Eğitimciler İçin Yapay Zekâ Okur-Yazarlığı Dersleri
    • Epigenetik Dersleri
    • Evrim Dersleri
    • Bilim Tarihi Dersleri
    • Hegel Dersleri
    • İnsan Felsefesi Dersleri
    • Kapitalizmin Tarihsel Gelişimi ve İktisadi Düşünce Dersleri
    • Konuşmaktan Korkmuyorum
    • Kuantum Mekaniği ve Yorumları Dersleri
    • Marx Dersleri
    • Nörobilim Dersleri
    • Nörohukuk
    • Nörofelsefe Dersleri
    • Nöroperspektifler
    • Öğrenilmiş Çaresizlik
    • Teizm, Deizm, Agnostisizm ve Ateizm Dersleri
    • Teoloji, Bilim ve Felsefe Tartışmaları
    • Zihin Dersleri
  • Biz Kimiz
  • İletişim
Okuyorsun: Kanlı ilerleme: Savaş ile bilimin gelişimi
Paylaş
Aa
GazeteBilimGazeteBilim
Ara
  • Anasayfa
  • Bilim
  • Teknoloji
  • Felsefe
  • Kültür-Sanat
  • Gastronomi
  • Çocuk
  • Etkinlikler
    • Astronomi Dersleri
    • Çağdaş Epistemoloji Dersleri
    • Davranış Nörolojisi Dersleri
    • Eğitimciler İçin Yapay Zekâ Okur-Yazarlığı Dersleri
    • Epigenetik Dersleri
    • Evrim Dersleri
    • Bilim Tarihi Dersleri
    • Hegel Dersleri
    • İnsan Felsefesi Dersleri
    • Kapitalizmin Tarihsel Gelişimi ve İktisadi Düşünce Dersleri
    • Konuşmaktan Korkmuyorum
    • Kuantum Mekaniği ve Yorumları Dersleri
    • Marx Dersleri
    • Nörobilim Dersleri
    • Nörohukuk
    • Nörofelsefe Dersleri
    • Nöroperspektifler
    • Öğrenilmiş Çaresizlik
    • Teizm, Deizm, Agnostisizm ve Ateizm Dersleri
    • Teoloji, Bilim ve Felsefe Tartışmaları
    • Zihin Dersleri
  • Biz Kimiz
  • İletişim
  • Destek Ol
Bizi Takip Edin
  • Biz Kimiz
  • Künye
  • Yayın Kurulu
  • Yürütme Kurulu
Copyright © 2023 Gazete Bilim - Bütün Hakları Saklıdır
GazeteBilim > Blog > Bilim > Kanlı ilerleme: Savaş ile bilimin gelişimi
Bilim

Kanlı ilerleme: Savaş ile bilimin gelişimi

Yazar: GazeteBilim Yayın Tarihi: 14 Temmuz 2025 6 Dakikalık Okuma
Paylaş

Savaşlar, insanlık tarihinin en korkunç olaylarıdır. Binlerce, hatta milyonlarca insanın ölümüyle sonuçlanan bu arbede, gerisinde büyük bir yıkım bırakmaktadır. Ancak çoğu zaman göz ardı edilen bir gerçek vardır. Savaşın kazananı yoktur, sadece daha az kaybedeni ve daha çok kaybedeni vardır. Peki, kayıplarını en aza indiren taraf bunu nasıl başarır: Elbette ki strateji bilerek ve düşmanından daha bilgili olarak. Galip olan, bilime ve çağının teknolojisine hâkim olan taraftır. Böylece rakibinin hamlelerini boşa çıkartarak zaferi garantiler.

İçindekiler
Pek çoğunun hayatını alan savaş, sağlık sektörünü geliştirdiÖldürmek için kullanılan bilimKaynakça

Amine Zeynep Çekiç

Günümüzde ve geçmişte savaşlara bakıldığında, daha az kaybın ve daha fazla kazancın bilim insanlarına sahip olan tarafa ait olduğu net bir gerçektir. Bilime ve bilim insanlarına önem veren taraf, savaşta daha az zarar görendir. Bu nedenle bilim ve savaş arasında doğrudan bir ilişki vardır.

Bilim savaşları kazandırır; savaşlar ise bilime yapılan yatırımları artırarak bilimi geliştirir. Bundandır ki, kendinden söz ettiren tarihî figürler arkasına bilimi dayamıştır. Ne kadar kanlı bir amaca hizmet etmiş olsa da günümüz modern insanı, savaş teknolojileri sayesinde bugünlere gelmiştir.

Günümüzde ve geçmişte savaşlara bakıldığında, daha az kaybın ve daha fazla kazancın bilim insanlarına sahip olan tarafa ait olduğu net bir gerçektir.

Pek çoğunun hayatını alan savaş, sağlık sektörünü geliştirdi

Savaş yalnızca silahlarla kazanılmaz. Aynı zamanda, askeri sağlıklı olan taraf kazanır. Sağlık alanındaki pek çok gelişme de yine savaş dönemlerinde yapılmıştır.

1928 yılında Alexander Fleming, penisilini keşfetti. Bu keşif uzun yıllar göz ardı edilse de I. Dünya Savaşı sırasında, ABD ve İngiltere öncelikli olmak üzere askerleri korumak için penisilin üretimine yatırım yapıldı. Böylece günümüz antibiyotiklerinin temeli atılmış oldu.

Doktorlar, savaşta ölen insanların cesetlerini kadavra olarak kullanabilmişlerdir.

Rönesans döneminden itibaren savaş alanındaki cesetler kadavra olarak kullanıldı. Bu durum, insan anatomisi hakkında pek çok bilgiye erişmemizi sağladı.

Özellikle II. Dünya Savaşı, tarihin belki de en karanlık ama aynı zamanda bilimsel gelişmelerin en hızlı yaşandığı dönemidir.

Aynı zamanda askerleri, dönemin viral hastalıklarından ve ciddi yaralanmalardan korumak gerekmektedir. Aşıların temelleri de aynı şekilde savaş dönemlerinde ve büyük komutanların destekleriyle atılmıştır.

1796’da Edward Jenner, çiçek aşısını geliştirdi. Bu sayede Napolyon tarafından ödüllendirilmiştir. Tarihte ilk kez zorunlu aşılama burada yapıldı. 19. yy sonlarında Pasteur, kuduz aşısı geliştirerek hem askerî hem de sivil pek çok insanın hayatını kurtardı. Avrupa’nın sömürgeci askerî yapısı bu aşı sayesinde başarıya ulaştı.

Kısacası, savaş dönemlerinde ortaya çıkan tıbbi ihtiyaçlar, bilimi harekete geçirdi. Bugün hâlâ kullandığımız pek çok tedavi ve koruma yönteminin temelini oluşturdu.

Öldürmek için kullanılan bilim

Savaş, yıkım ve acı dolu sonuçlarının yanında, bilimin yönünü ve hızını radikal biçimde değiştiren dönemlerden biri olmuştur.

Özellikle II. Dünya Savaşı, tarihin belki de en karanlık ama aynı zamanda bilimsel gelişmelerin en hızlı yaşandığı dönemidir. Hitler’in emriyle geliştirilen V-2 roketleri, Londra’ya saldırı amacıyla üretilmiş olsa da savaş sonrasında bu teknolojiler geliştirilerek NASA’nın roket sistemlerinin temeline dönüştü. Böylece uzay, insanlık için yalnızca bir hayal olmaktan çıktı ve Soğuk Savaş’ın doğurduğu uzay yarışları, Ay’a ayak basılması gibi çığır açıcı gelişmelere zemin hazırladı.

Ne kadar kanlı bir amaca hizmet etmiş olsa da günümüz modern insanı, savaş teknolojileri sayesinde bugünlere gelmiştir.

Savaş sırasında hız kazanan nükleer silah yarışı ise atom bombasının yıkıcılığıyla sonuçlanmış; ancak nükleer teknolojinin barışçıl kullanımına dair bilimsel altyapıyı da oluşturmuştur.

Soğuk Savaş döneminde ise ABD ve Sovyetler Birliği arasındaki bilimsel rekabet, yalnızca savunma teknolojilerinde değil; bilgisayar, uydu iletişimi, tıp ve malzeme bilimi gibi birçok alanda bugünkü teknolojilerin temelini atan buluşları beraberinde getirmiştir. Tüm bu ilerlemeler, savaşın kendisinin değil; onun doğurduğu zorunlulukların ve korkunun bilimi nasıl itici bir güce dönüştürdüğünün kanıtıdır.

Çünkü bilimsel gelişim, artık yalnızca kalkınmanın değil, ulusal güvenliğin de temel taşıdır.

Bugün gelişmiş ülkeler, toplumlarını korumak ve savaş riskini en aza indirmek için askerî gücün ötesine geçerek bilime, teknolojiye ve Ar-Ge’ye büyük yatırımlar yapmaktadır. Çünkü artık savaşın seyri, savunma sistemleri, yapay zekâ algoritmaları, siber güvenlik teknolojileri ve ileri mühendislik çözümleriyle şekillenmektedir. Günümüzde yaşanan İran-İsrail gerilimi, bu gerçekliği bir kez daha acı bir şekilde gözler önüne sermektedir. İsrail’in İranlı nükleer fizikçilere yönelik suikastları, yalnızca bir ülkenin bilim insanlarını hedef almakla kalmamış; aynı zamanda o ülkenin bilimsel ilerlemesini, teknolojik kapasitesini ve stratejik bağımsızlığını da doğrudan hedef almıştır. Çünkü bilimsel gelişim, artık yalnızca kalkınmanın değil, ulusal güvenliğin de temel taşıdır. Bu nedenle, bizlerin de güçlü ve bağımsız bir ülke olabilmesi, ancak bilim insanlarına değer veren, özgür araştırma ortamı sağlayan ve bilime sistematik yatırım yapan bir topluma dönüşmemizle mümkündür.

Kaynakça

[14/7 12:59] Zeynep: Kristen D. Burton, PhD. “II. Dünya Savaşı’nın Bilimsel ve Teknolojik Gelişmeleri” https://www.nationalww2museum.org/war/articles/scientific-and-technological-advances-world-war-ii

[14/7 13:03] Zeynep: Altuntaş, M. (2023). Savaşların teknolojik gelişmelere etkisi: Antik dönemden günümüze bir bakış. TESAM Akademi Dergisi, 10(1), 195–212. https://doi.org/10.5281/zenodo.7967087

[14/7 13:06] Zeynep: Kemiksiz, N. N. (2022). İkinci Dünya Savaşı’nda bilimsel ve teknolojik istihbarat. TESAM Akademi Dergisi, 9(2), 621–647. https://doi.org/10.30626/tesamakademi.1164131

[14/7 13:09] Zeynep: Da Mota Gomes, M. (2021). Louis Pasteur and Dom Pedro II engaged in rabies vaccine development. Journal of Preventive Medicine and Hygiene, 62(1), E231–E236. https://doi.org/10.15167/2421-4248/jpmh2021.62.1.1631

Etiketler: 2. Dünya Savaşı, atom bombası, İran-İsrail Savaşı, nükleer savaş, savaş, soğuk savaş, Uzay yarışı
GazeteBilim 14 Temmuz 2025
Bu Yazıyı Paylaş
Facebook Twitter Whatsapp Whatsapp E-Posta Linki Kopyala Yazdır
Önceki Yazı mustafa kemal atatürk, ümmetçilik Atatürk ümmetçiliği neden reddetti?
Sonraki Yazı Asrın aydınlığı: Muazzez İlmiye Çığ

Popüler Yazılarımız

krematoryum fırını

Türkiye’de ölü yakma (kremasyon): Hukuken var, fiilen yok

BilimEtik
23 Kasım 2023
cehalet
Felsefe

“Cehalet mutluluktur” inancı üzerine

Eşitleştiren, özgürleştiren, mutlu kılan, bilgi midir yoksa cehalet mi? Mutlu kılan, cehalet mutluluktur sözünde ifade edildiği gibi, bilgisizlik ve cehalet…

12 Ağustos 2023
deontolojik etik
Felsefe

Deontolojik etik nedir?

Bir deontolog için hırsızlık her zaman kötü olabilir nitekim çalma eyleminin özünde bu eylemi (daima) kötü yapan bir şey vardır.

15 Ağustos 2024
kurt, köpek
Acaba Öyle midir?Zooloji

İddia: “Kurt evcilleşmeyen tek hayvandır!”

Tabii ki bu cümle baştan aşağı yanlıştır. Öncelikle kurt ilk ve en mükemmel evcilleşen hayvandır. İnsanın en yakın dostu köpek…

2 Şubat 2024

ÖNERİLEN YAZILAR

İnsanlık uzayda üremeye hazır mı?

Ticari uzay uçuşlarının rutin hale gelmesi ve insanlığın Ay ile Mars gibi uzun süreli görevlere yönelmesiyle birlikte, uzayda insan üremesi…

Uzay
23 Şubat 2026

Kış Olimpiyatları doğaya nasıl zarar veriyor?

Doğayı anlamayan ve doğayla inatlaşan bu eylemin, iklim değişikliğini önlemek ve bu mücadeleye katkı vermek yerine iklim krizini daha da…

Ekoloji
23 Şubat 2026

Bir tablo, bir coğrafya ve bitmeyen barışın resmi: “Timur’un Mezarı”nın Ankara’daki sessiz nöbeti

Barış, bazen kırılgandır. Sanat tarihinin öngördüğü güzellik ve barış ideası ile insanlık tarihini anlama çabasının aksine; güce ve iktidara tapınanların…

Sanat
19 Şubat 2026

Uykusuz gecelerin görünmeyen yüzü: ABD’de her yıl yarım milyon demans vakası

Araştırmanın en çarpıcı bulgusu, yaşlı yetişkinlerde görülen demans vakalarının yüzde 12,5'inin doğrudan uykusuzlukla ilişkilendirilebileceği oldu. Bu oran, yalnızca ABD genelinde…

Sinirbilim
17 Şubat 2026
  • Biz Kimiz
  • Künye
  • Yayın Kurulu
  • Yürütme Kurulu
  • Gizlilik Politikası
  • Kullanım İzinleri
  • İletişim
  • Reklam İçin İletişim

Takip Edin: 

GazeteBilim

E-Posta: gazetebilim@gmail.com

Copyright © 2023 GazeteBilim

  • Bilim
  • Teknoloji
  • Felsefe
  • Kültür-Sanat
  • Gastronomi
  • Çocuk

Removed from reading list

Undo
Welcome Back!

Sign in to your account

Lost your password?