GazeteBilim
Destek Ol
Ara
  • Anasayfa
  • Bilim
  • Teknoloji
  • Felsefe
  • Kültür-Sanat
  • Gastronomi
  • Çocuk
  • Etkinlikler
    • Astronomi Dersleri
    • Davranış Nörolojisi Dersleri
    • Epigenetik Dersleri
    • Evren ve Kozmoloji Dersleri
    • Evrim Dersleri
    • Freud Dersleri
    • Hegel Dersleri
    • Kapitalizmin Tarihsel Gelişimi ve İktisadi Düşünce Dersleri
    • Kuantum Mekaniği ve Yorumları Dersleri
    • Marx Dersleri
    • Nörobilim Dersleri
    • Nörodilbilim Dersleri
    • Nöropsikanaliz Dersleri
  • Biz Kimiz
  • İletişim
Okuyorsun: Geçmişten günümüze fitoterapi
Paylaş
Aa
GazeteBilimGazeteBilim
Ara
  • Anasayfa
  • Bilim
  • Teknoloji
  • Felsefe
  • Kültür-Sanat
  • Gastronomi
  • Çocuk
  • Etkinlikler
    • Astronomi Dersleri
    • Davranış Nörolojisi Dersleri
    • Epigenetik Dersleri
    • Evren ve Kozmoloji Dersleri
    • Evrim Dersleri
    • Freud Dersleri
    • Hegel Dersleri
    • Kapitalizmin Tarihsel Gelişimi ve İktisadi Düşünce Dersleri
    • Kuantum Mekaniği ve Yorumları Dersleri
    • Marx Dersleri
    • Nörobilim Dersleri
    • Nörodilbilim Dersleri
    • Nöropsikanaliz Dersleri
  • Biz Kimiz
  • İletişim
  • Destek Ol
Bizi Takip Edin
  • Biz Kimiz
  • Künye
  • Yayın Kurulu
  • Yürütme Kurulu
Copyright © 2023 Gazete Bilim - Bütün Hakları Saklıdır
GazeteBilim > Blog > Tıp > Geçmişten günümüze fitoterapi
Tıp

Geçmişten günümüze fitoterapi

Yazar: GazeteBilim Yayın Tarihi: 30 Eylül 2025 9 Dakikalık Okuma
Paylaş
bitki
Doğa ile iç içe yaşayan ilk insanlar bitkilerin çeşitli etkileri, yararları veya zararlarını gözlemler ve deneyimler sonucu keşfetmişlerdir.

Çok eski zamanlardan günümüze kadar insanlık hastalıklarla mücadelede doğadan ilham aldı. Bugün ise fitoterapi, bilimsel yöntemlerle destekleniyor ve geliştiriliyor. Prof. Dr. Afife Mat ile fitoterapinin tarihinden, kullanım sırasında dikkat edilmesi gereken noktalara uzanan çok keyifli bir röportaj gerçekleştirdik.

Prof. Dr. Afife Mat
Biruni Üniversitesi Eczacılık Fakültesi

Röportaj: Sedef Çakır
GazeteBilim Yazı İşleri

Günümüzde fitoterapi oldukça popüler ve gelişmekte olan bir alan haline geldi. Oldukça etkili olabildiğini de söylemek mümkün. Peki, fitoterapinin tarihi nereye dayanıyor?

Hastalıkların ve hastalık etkenlerinin insandan önce de dünya üzerinde var olduğu bilim adamları tarafından gösterilmiştir. İlk insanlar hastalıklarını kötü ruhlara, tabiat olaylarına bağlamışlar veya tanrıların kendilerini cezalandırdığına inanmışlardır. Çare bulmak için kabilenin büyücüsü veya şamanına başvurmuşlardır. Dolayısıyla ilk tedavi şekli dualar ve bitkiler olmuştur.

Doğa ile iç içe yaşayan ilk insanlar bitkilerin çeşitli etkileri, yararları veya zararlarını gözlemler ve deneyimler sonucu keşfetmişlerdir. Bitkilerden gıda olarak yararlanmaya başlayan insanlar zamanla zehirli bitkileri tanımışlar ve bunları ok zehri olarak kullanmışlardır.  Hayvanların davranışlarını gözlemleyerek bazı bitkilerin iyileştirici etkilerini keşfetmişler ve hastalıkların tedavisinde yararlanmaya başlamışlardır.

1951-1960 yıllarında Ralph S. Solecki’nin Hakkari’nin 40 km güneyinde bulunan Shanidar mağarasında yaptığı araştırmalarda ortaya çıkan 50.000 yıl öncesine ait ilk Neanderthal insanına ait mezar, bitkilerin kullanılışına dair en eski kanıtı oluşturmaktadır. Bu mezarda insan iskeletinin yanında bulunan çiçek demetleri ve bitki parçaları üzerinde Arlette Leroi-Gourlan tarafından yapılan polen analizleri sonucunda bu bitkisel materyelin halen bu bölgede tıbbi amaçla kullanılan bitkilere ait olduğu saptanmıştır.

Dünyanın en eski farmakopesi M.Ö. 3200 yıllarında Çin İmparatoru tarafından yazılmış olan Penn Tsao’dur. Bu farmakopede yer alan ginseng kökü (Ginseng radix) günümüzde de oldukça popüler bir drogdur.

Dünyanın en eski farmakopesi M.Ö. 3200 yıllarında Çin İmparatoru tarafından yazılmış olan Penn Tsao’dur.

Ninova kitaplığında bulunan ve M.Ö. 300 yıllarında yazıldığı tahmin edilen Asur ve Sümer tabletleri ile Hattuşaş’ta bulunan ve M.Ö. 1500 yıllarında yazılmış olan Hitit tabletlerinde yer alan tıbbi bitkilerin günümüzde kullandığımız tıbbi bitkilerden farklı olmadığını görüyoruz.

M.Ö.1500 yıllarında yazılmış olan Ebers papirüsünde kayıtlı olan 800’den fazla reçete ve 700 bitkisel, hayvansal ve madensel drog, eski Mısırlıların da aynı bitkileri kullandığını göstermektedir.

1. yüzyılda Anazarba (bugünkü Kozan)’da doğmuş olan grek hekim Dioscorides Anadolu’yu gezmiş ve tıbbi bitkilerin kullanılışıyla ilgili bir kitap yazmıştır. Orijinali Grekçe olan bu eser Materia Medica adıyla Latinceye ve Kitab-al Haşayiş adıyla Arapçaya çevrilmiş ve yüzyıllarca kaynak kitap olarak yararlanılmıştır. Anadolu tıbbi bitkileri hakkında yazılmış en eski kitap olan bu eserde kullandığımız bitkilerde bir değişiklik olmadığını görüyoruz. Bu eserin en eski Grekçe elyazması bugün Viyana’da Avusturya Milli Kütüphanesinde saklanmaktadır.

Bitkilerdeki etken bileşikler nelerdir?

Bilim ilerledikçe yüzyıllardır kullanılan bitkilerin tedavi edici etkilerinin nereden kaynaklandığı merak edilmiştir. Bilim adamları bitkilerin etkin bileşiklerini araştırmaya başlamışlar ve bu konudaki ilk keşif 1805 yılında Alman eczacı W. Sertürner tarafından gerçekleştirilmiştir. Sertürner, eczanesinin laboratuvarında yaptığı araştırmalar sonucunda afyondan morfini elde etmiştir. Bunu kinin, kodein, striknin, digitoksin gibi başka etkin bileşiklerin keşfi izlemiş ve böylece tedavi alanında yeni bir çağ başlamıştır. Kimya biliminin gelişmesiyle bu bileşiklerin kimyasal yapısı aydınlatılmış ve sentezi yapılmıştır. Zamanla kimyasal yapı ile fizyolojik etki arasında bir ilişki olduğunun anlaşılması bilim adamlarını benzer etkide yeni moleküller sentezlemeye yöneltmiştir. Böylece ortaya çıkan, etkileri kesin ve hızlı sentetik ilaçlar günümüz ilaç endüstrisini oluşturmuştur. Ancak, kimya biliminde ne kadar ilerlenmiş olsa da morfin, digitoksin gibi bazı bileşikler hâlâ bitkilerden elde edilmektedir.

bitki
Bilim adamları bitkilerin etkin bileşiklerini araştırmaya başlamışlar ve bu konudaki ilk keşif 1805 yılında Alman eczacı W. Sertürner tarafından gerçekleştirilmiştir.

Çağdaş fitoterapi nedir?

Günümüzde fitoterapi, yani bitkilerle tedavi, önemini korumaktadır. Ancak bugün uygulanan «çağdaş fitoterapi» hastalıklardan korunmak veya tedaviyi desteklemek amacı ile tıbbi bitkilerden ve onların etkin bileşiklerini taşıyan kısımlarından (droglardan) veya bir işlem yoluyla elde edilmiş doğal ürünlerden hareketle standardize edilmiş farmasötik formlar (tablet, kapsül, ekstre vb) kullanarak uygulanan tedavi şeklidir.

Peki, çağdaş fitoterapinin alternatif tıp kapsamına girdiğini söylemek doğru olur mu?

Tamamen pozitif bilim esasları çerçevesinde yapılan uygulamaları kapsadığından «alternatif tıp» olarak kabul edilemez. Bitkisel ilaçlar akut ve ağır hastalıkların tedavisinde kullanılmaz, daha çok hafif hastalıklarda ve özellikle kronik rahatsızlıklarda kullanılabilir.

Destekleyici ve tamamlayıcı tedavi yöntemi olarak kullanılan Fitoterapötikler (Geleneksel Bitkisel Tıbbi Ürünler) günümüz ilaç teknolojisinin tüm gerek ve kurallarına uygun hazırlanmış, aktif içerik olarak bitkisel droglar, bitkisel drog preparatları veya bunların kombinasyonunu taşıyan bitmiş ve ambalajlanmış tıbbi ürünlerdir.

Bitkisel ilacın bileşimine giren bir drog Avrupa Farmakopesi monograflarına ve ESCOP (Avrupa Fitoterapi Kooperatifleri Birliği) monograflarına uygun olmalıdır. Etkin bileşikleri, etki mekanizmaları, yan etkileri ve etkileşimleri kimyasal, biyolojik ve klinik araştırmalarla aydınlatılmış bu droglar ile “Kanıta Dayalı Fitoterapi” gündeme gelmektedir.

bitki, ilaç
Tamamen pozitif bilim esasları çerçevesinde yapılan uygulamaları kapsadığından «alternatif tıp» olarak kabul edilemez. Bitkisel ilaçlar akut ve ağır hastalıkların tedavisinde kullanılmaz, daha çok hafif hastalıklarda ve özellikle kronik rahatsızlıklarda kullanılabilir.

Son zamanlarda bitkisel ilaçların daha güvenilir olduğuna dair bir algı var. Bu durumu nasıl değerlendirirsiniz?

Günümüzde fitoterapi uygulamalarında bazı konuları gözden kaçırmamak gerekir. Toplumda bitkisel ilaçlar doğaldır, zararsızdır gibi bir yanlış kanı bulunmaktadır. Oysa bitkilerin farmakolojik etkisini sağlayan da içerdikleri kimyasal bileşiklerdir. Tüm ilaçlar gibi bitkisel ilaçların da yan etkisi olabilir. Bitkisel ilaç verirken de kişinin genel sağlık durumu göz önüne alınmalıdır. Bitki-ilaç ve bitki-gıda etkileşimi olabilir. Bitkisel ilaçlar hekimin bilgisi dahilinde kullanılmalıdır.

Bitki-ilaç etkileşimleri üç şekilde olabilir:

1)Additif etki (etkiyi arttırabilir)

2) Antagonist etki (etkiyi azaltabilir)

3) İlacın metabolizasyonu üzerine etki (ilacın biyoyararlanımı düşürür)

Bu nedenle hekim hastasının kullandığı bitkisel ürünü bilmek zorundadır.

Diğer taraftan tedavide kullanılan drogların kalitesini ve aktivitesini etkileyen şu faktörler çok önemlidir: 1) Toplama zamanı, 2) Kurutma yöntemi, 3) Saklama koşulları.

Bitkilerin içindeki etken bileşikler vejetasyon dönemine göre değişebilir, o nedenle toplama zamanı çok önemlidir. Kurutma yöntemi ve saklama koşulları da etken bileşiklerin yapısını etkileyebilir. Doğru bitki türünün doğru zamanda toplanması, doğru yöntemle kurutulması ve saklanması gereklidir.

ilaç
Toplumda bitkisel ilaçlar doğaldır, zararsızdır gibi bir yanlış kanı bulunmaktadır. Oysa bitkilerin farmakolojik etkisini sağlayan da içerdikleri kimyasal bileşiklerdir.

Tıbbi bitkilerin ve fitoterapötiklerin her yönüyle eğitimini alan tek meslek dalı eczacılıktır. Dolayısıyla hekimlere ve hastalara bu konuda danışmanlık yapmak eczacıların görevidir.

Fitoterapinin doğru uygulanabilmesi ve faydalı olabilmesi için hekim ve eczacının birlikte çalışması gereklidir.

Fitoterapi ve fitoterapötikler konusunda eğitim alan, hekime ve hastaya danışmanlık yapabilecek tek kişi eczacıdır.

Halka verilen bazı yanlış bilgiler örneğin “Doğal olduğuna göre zararsızdır”, “Doğaldır, bitkiseldir, zararsızdır”, “Tamamen doğaldır, hiçbir kimyasal bileşik içermez” gibi bilgiler, bitkilerle tedavinin yanlış uygulanmasına neden olmaktadır.

Tıbbi bitkiler değişik farmakolojik etkiye sahip çeşitli kimyasal bileşikler içerirler. Bitkilerin toplama zamanı, kurutma yöntemi, saklama koşulları drogların kalitesini ve aktivitesini önemli ölçüde etkilemektedir.

Tüm ilaçlar gibi bitkisel ilaçların da yan etkisi olabilir. Bitkisel ilaç verirken de kişinin genel sağlık durumu göz önüne alınmalıdır. Bitki-ilaç ve bitki-gıda etkileşimi olabilir. Bitkisel ilaçlar hekimin bilgisi dahilinde kullanılmalıdır.  Hasta şifalı diye bir bitkisel ilaç kullanır ama bunu doktoruna söylemez, oysa bazı bitkiler bazı ilaçlar ile etkileşime girerek ilacın etkisini arttırabilir veya azaltabilir. Dolayısıyla kullanılan bitkisel ürün hakkında hekime mutlaka bilgi verilmelidir.

ilaç, bitki
Tüm ilaçlar gibi bitkisel ilaçların da yan etkisi olabilir. Bitkisel ilaç verirken de kişinin genel sağlık durumu göz önüne alınmalıdır.

Binlerce yıldır geleneksel olarak kullanılan bitkilerin artık etkin bileşikleri, etkileri, yan etkileri bilinmektedir; yani doğru bitki, doğru kişide, doğru şekilde ve doğru dozda kullanılırsa etkilidir.

Halk sağlığı açısından en önemli konu tıbbi bitkilerin botanik ve kimyasal kontrolleri yapıldıktan sonra hijyenik şartlarda satılması ve hekim ve eczacının bilgisi dahilinde kullanılması gerektiğidir. Doğru kullanıldığı takdirde bitkiler tedavi edicidir.

Sonuç olarak bir eczacı hem sentetik ilaçlar hem de bitkisel ilaçlar hakkında hekime ve hastaya bilgi verebilecek şekilde eğitim almıştır.

Değerli bilgilerinizi bizlerle paylaştığınız için çok teşekkür ederim.

Ben teşekkür ederim.

Etiketler: bitki, eczacılık, fitoterapi
GazeteBilim 30 Eylül 2025
Bu Yazıyı Paylaş
Facebook Twitter Whatsapp Whatsapp E-Posta Linki Kopyala Yazdır
Önceki Yazı teknoloji Sentetik hakikatin çağında: Deepfake’ler ve toplumsal güven krizi
Sonraki Yazı yapay zeka Yapay Zekâ işleri kolaylaştırıyor ama ahlâki çizgileri bulandırıyor mu?

Popüler Yazılarımız

krematoryum fırını

Türkiye’de ölü yakma (kremasyon): Hukuken var, fiilen yok

BilimEtik
23 Kasım 2023
cehalet
Felsefe

“Cehalet mutluluktur” inancı üzerine

Eşitleştiren, özgürleştiren, mutlu kılan, bilgi midir yoksa cehalet mi? Mutlu kılan, cehalet mutluluktur sözünde ifade edildiği gibi, bilgisizlik ve cehalet…

12 Ağustos 2023
deontolojik etik
Felsefe

Deontolojik etik nedir?

Bir deontolog için hırsızlık her zaman kötü olabilir nitekim çalma eyleminin özünde bu eylemi (daima) kötü yapan bir şey vardır.

15 Ağustos 2024
Güzel şeyler, özgür seçim süreçlerinin en çirkin şekillerde baskı altına alınmasına rağmen varlığını sürdürmeyi dişiler sayesinde başarır.(Görsel: The Belkin)
Flörtöz Hayvanlar

Ördekler, penisleri ve Amerikan ekonomisi

Yanık türkülerin yeşil başlı gövel ördeklerinden esinlenilen romantizm yalnızca bizim hayallerimizde var; gerçek dünyada bu türlerin aşk hayatları çok daha…

5 Kasım 2024

ÖNERİLEN YAZILAR

Felç tedavisinde yeni yaklaşım: Terapist ve hastayı sanal olarak bağlayan robotik dış iskeletler

Science Robotics dergisinde yayımlanan yeni bir araştırma, felç geçiren hastaların yürüme rehabilitasyonunda "TEPI" (Terapist-Dış İskelet-Hasta Etkileşimi) adını verdikleri yeni bir…

Tıp
1 Temmuz 2026

En ölümcül kanserlerden biri için geliştirilen çığır açıcı hap, yaşam süresini neredeyse ikiye katladı!

Yeni geliştirilen bir hap sayesinde artık ileri evre pankreas kanseri hastaları daha uzun yaşayabiliyor. Bu gelişme, en ölümcül kanser türlerinden…

Tıp
17 Haziran 2026

A’dan Z’ye güneşten korunma rehberi: SPF’den D vitaminine, güneş kremlerinden cilt kanserine bilmeniz gereken her şey

Kontrolsüz ve tekrarlayan güneş maruziyeti cilt yaşlanmasının hızlanmasına, lekelenmeye ve bazı cilt kanserlerinin gelişimine zemin hazırlayabilir. Bu nedenle amaç güneşten…

Tıp
16 Haziran 2026

Kan bağışı sandığınızdan çok daha geniş bir konu olabilir mi?

Sağlıklı bir insan yılda kaç kez kan bağışlayabilir? Üç mü, dört mü? Yanıtın 25'in üzerinde olduğuna çoğu kişi inanmıyor.

Tıp
14 Haziran 2026
  • Biz Kimiz
  • Künye
  • Yayın Kurulu
  • Yürütme Kurulu
  • Gizlilik Politikası
  • Kullanım İzinleri
  • İletişim
  • Reklam İçin İletişim

Takip Edin: 

GazeteBilim

E-Posta: gazetebilim@gmail.com

Copyright © 2023 GazeteBilim

  • Bilim
  • Teknoloji
  • Felsefe
  • Kültür-Sanat
  • Gastronomi
  • Çocuk

Removed from reading list

Undo
Welcome Back!

Sign in to your account

Lost your password?