GazeteBilim
Destek Ol
Ara
  • Anasayfa
  • Bilim
  • Teknoloji
  • Felsefe
  • Kültür-Sanat
  • Gastronomi
  • Çocuk
  • Etkinlikler
    • Astronomi Dersleri
    • Çağdaş Epistemoloji Dersleri
    • Davranış Nörolojisi Dersleri
    • Eğitimciler İçin Yapay Zekâ Okur-Yazarlığı Dersleri
    • Epigenetik Dersleri
    • Evren ve Kozmoloji Dersleri
    • Evrim Dersleri
    • Bilim Tarihi Dersleri
    • Hegel Dersleri
    • İnsan Felsefesi Dersleri
    • Kapitalizmin Tarihsel Gelişimi ve İktisadi Düşünce Dersleri
    • Konuşmaktan Korkmuyorum
    • Kuantum Mekaniği ve Yorumları Dersleri
    • Marx Dersleri
    • Nörobilim Dersleri
    • Nörodilbilim Dersleri
    • Nörohukuk
    • Nörofelsefe Dersleri
    • Nöroperspektifler
    • Nöropsikanaliz Dersleri
    • Öğrenilmiş Çaresizlik
    • Teizm, Deizm, Agnostisizm ve Ateizm Dersleri
    • Teoloji, Bilim ve Felsefe Tartışmaları
    • Zihin Dersleri
  • Biz Kimiz
  • İletişim
Okuyorsun: Et yiyenlerin 100 yaşına kadar yaşama ihtimali daha yüksek ama…
Paylaş
Aa
GazeteBilimGazeteBilim
Ara
  • Anasayfa
  • Bilim
  • Teknoloji
  • Felsefe
  • Kültür-Sanat
  • Gastronomi
  • Çocuk
  • Etkinlikler
    • Astronomi Dersleri
    • Çağdaş Epistemoloji Dersleri
    • Davranış Nörolojisi Dersleri
    • Eğitimciler İçin Yapay Zekâ Okur-Yazarlığı Dersleri
    • Epigenetik Dersleri
    • Evren ve Kozmoloji Dersleri
    • Evrim Dersleri
    • Bilim Tarihi Dersleri
    • Hegel Dersleri
    • İnsan Felsefesi Dersleri
    • Kapitalizmin Tarihsel Gelişimi ve İktisadi Düşünce Dersleri
    • Konuşmaktan Korkmuyorum
    • Kuantum Mekaniği ve Yorumları Dersleri
    • Marx Dersleri
    • Nörobilim Dersleri
    • Nörodilbilim Dersleri
    • Nörohukuk
    • Nörofelsefe Dersleri
    • Nöroperspektifler
    • Nöropsikanaliz Dersleri
    • Öğrenilmiş Çaresizlik
    • Teizm, Deizm, Agnostisizm ve Ateizm Dersleri
    • Teoloji, Bilim ve Felsefe Tartışmaları
    • Zihin Dersleri
  • Biz Kimiz
  • İletişim
  • Destek Ol
Bizi Takip Edin
  • Biz Kimiz
  • Künye
  • Yayın Kurulu
  • Yürütme Kurulu
Copyright © 2023 Gazete Bilim - Bütün Hakları Saklıdır
GazeteBilim > Blog > Gastronomi > Et yiyenlerin 100 yaşına kadar yaşama ihtimali daha yüksek ama…
Gastronomi

Et yiyenlerin 100 yaşına kadar yaşama ihtimali daha yüksek ama…

Yazar: GazeteBilim Yayın Tarihi: 10 Şubat 2026 5 Dakikalık Okuma
Paylaş
yemek
Peki neler oluyor? Bu bulguların temelinde yatan nedir? Kesin bir sonuca varmadan önce, göz önünde bulundurulması gereken birkaç kritik faktör mevcuttur.

90 yaşında beslenme ihtiyaçlarımız 50 yaşındakinden çok farklı olabilir ve diyet önerileri, yaşam boyu süregelen bu değişimleri yansıtmalıdır.

İçindekiler
Yaşlandıkça vücudun ihtiyaçları değişirSağlıklı yaşlanma açısından çıkarımlar

Emine Öykü Güner
GazeteBilim Yazı İşleri

Son zamanlarda yapılan bir araştırmaya göre et tüketmeyen bireylerin 100 yaşına ulaşma olasılığı, et tüketenlere kıyasla daha düşük olabilir. Ancak, bitki temelli diyetinizi gözden geçirmeden önce, bu bulguların göründüğünden daha karmaşık katmanlara sahip olduğunu belirtmek gerekir.

Söz konusu araştırma, 1998 yılında başlatılan ve ulusal çapta temsil niteliği olan Çin Uzun Ömürlü Sağlıklı Yaşam Anketi’ne katılan 80 yaş ve üstü 5.000’den fazla Çinli yetişkini takip etmiştir. 2018 yılına kadar, et içermeyen diyetleri uygulayanların, et yiyenlere kıyasla 100 yaşına ulaşma olasılıklarının daha düşük olduğu saptanmıştır.

İlk bakışta bu sonuçlar; bitki temelli beslenmenin sağlık üzerindeki olumlu etkilerini gösteren onlarca yıllık bilimsel literatürle çelişir görünmektedir. Örneğin, vejetaryen diyetler, kalp hastalığı ve felç, tip 2 diyabet ve obezite riskini azalttığı tutarlı bir şekilde ortaya konmuştur. Bu faydalar kısmen daha yüksek lif alımı ve daha düşük doymuş yağ tüketiminden kaynaklanmaktadır.

Peki neler oluyor? Bu bulguların temelinde yatan nedir? Kesin bir sonuca varmadan önce, göz önünde bulundurulması gereken birkaç kritik faktör mevcuttur.

Yaşlandıkça vücudun ihtiyaçları değişir

Bu araştırma, beslenme ihtiyaçları genç bireylere kıyasla belirgin şekilde farklılık gösteren 80 yaş ve üzeri yetişkinlere odaklanmıştır. Yaşlandıkça meydana gelen fizyolojik değişimler hem tüketilen gıda miktarını hem de ihtiyaç duyulan besin öğelerini dönüştürmektir. Enerji harcaması azalırken; kas kütlesi, kemik yoğunluğu ve iştah genellikle azalır. Bu değişiklikler, yetersiz beslenme ve kırılganlık riskini artırır.

Et içermeyen diyetlerin sağlık yararlarına ilişkin kanıtların çoğu, kırılgan yaşlı nüfustan ziyade genç yetişkinler üzerinde yapılan çalışmalara dayanmaktadır. Bazı araştırmalar, et yemeyen yaşlıların kalsiyum ve protein alımının düşük olması nedeniyle kırık riskinin daha yüksek olduğunu göstermektedir.

İleri yaşlarda beslenme öncelikleri değişir. Bu evrede odak noktası, uzun vadeli hastalıkları önlemekten ziyade; kas kütlesini korumaya, kilo kaybını engellemeye ve her lokmanın yüksek besin yoğunluğu sunmasını sağlamaya kaymaktadır.

Bu nedenle, çalışmanın bulguları bitki temelli diyetlerin doğasında var olan sorunlardan ziyade, ileri yaşların beslenme zorluklarını yansıtıyor olabilir. Önemli olan, bu durumun genç ve sağlıklı yetişkinler için bu diyetlerin kanıtlanmış sağlık yararlarını azaltmamasıdır.

Burada kritik bir ayrıntı mevcuttur: Et tüketmeyenler arasında 100 yaşına ulaşma olasılığının daha düşük olması sadece zayıf katılımcılarda gözlemlenmiştir. Sağlıklı bir kiloya sahip yaşlı yetişkinlerde ise böyle bir ilişkiye rastlanmamıştır.

İleri yaşta düşük vücut ağırlığına sahip olmak, halihazırda artan kırılganlık ve ölüm riski ile güçlü bir şekilde bağlantılıdır. Bu nedenle vücut ağırlığı, söz konusu bulguların açıklanmasında anahtar bir faktör olarak öne çıkmaktadır.

Ayrıca, bu çalışmanın gözlemsel bir araştırma olduğunu, yani neden-sonuç ilişkisini değil, bağlantıları gösterdiğini de unutmamak gerekir. İki durumun bir arada görülmesi, birinin diğerine doğrudan sebep olduğu anlamına gelmez.

Bulgular aynı zamanda, yaşlanma sürecindeki “obezite paradoksu” olarak adlandırılan durumla da örtüşmektedir. Bu duruma göre ileri yaşta hafif düzeyde yüksek vücut ağırlığı genellikle daha iyi hayatta kalma oranlarıyla ilişkilidir.

Dikkat çekici bir diğer nokta ise; et tüketmeyenler arasında gözlemlenen 100 yaşına ulaşma olasılığındaki düşüşün, diyetlerine balık, süt ürünleri veya yumurta dahil edenlerde görülmemesidir. Bu gıdalar; yüksek kaliteli protein, B12 vitamini, kalsiyum ve D vitamini dahil olmak üzere kas ve kemik sağlığının korunması için elzem olan besin öğelerini sağlamaktadır.

Bu diyetleri uygulayan yaşlı yetişkinlerin 100 yaşına ulaşma olasılığı, en az et tüketenler kadar yüksek bulunmuştur. Araştırmacılar, tamamen bitki temelli diyetlere kıyasla, makul miktarlarda hayvansal kaynaklı gıdaların tüketilmesinin, çok ileri yaşlarda yetersiz beslenmeyi ve yağsız kas kütlesi kaybını önlemeye yardımcı olabileceğini öne sürmektedir.

Sağlıklı yaşlanma açısından çıkarımlar

Bir diyetin diğerinden genel olarak daha iyi olup olmadığına odaklanmak yerine, asıl önemli olan mesaj, beslenmenin yaşam evrenize göre uyarlanması yani kişiselleştirilmesi gerektiğidir. Dinlenme sırasında enerji harcaması azaldığı için yaş ilerledikçe enerji ihtiyacı azalır. Ancak bazı öğelerine duyulan gereksinim artmaktadır.

Yaşlı yetişkinler; özellikle kas kütlesini korumak ve kırılganlığı önlemek adına yeterli düzeyde protein, B12 vitamini, kalsiyum ve D vitaminine ihtiyaç duyar. İleri yetişkinlik döneminde yetersiz beslenmenin ve kilo kaybının önlenmesi, genellikle uzun vadeli kronik hastalıkların önlenmesinden daha kritik bir öncelik haline gelir.

Bitki temelli diyetler halen sağlıklı birer seçenek olmaya devam etmektedir. Ancak özellikle yaşamın ilerleyen dönemlerinde besinsel yeterliliği sağlamak adına bu diyetlerin dikkatli bir planlama ve bazı durumlarda takviye kullanımı gerektirebileceği unutulmamalıdır.

Sonuç olarak, 90 yaşında beslenme ihtiyaçlarımız 50 yaşındakinden çok farklı olabilir ve diyet önerileri, yaşam boyu süregelen bu değişimleri yansıtmalıdır. Mevcut yaşınızda sizin için ideal olan beslenme düzeninin, yaşlandıkça yeniden yapılandırılması gerekebilir; bu, fizyolojik sürecin tamamen olağan bir parçasıdır.

Kaynak:

https://www.sciencealert.com/study-finds-meat-eaters-are-more-likely-to-live-to-100-but-theres-a-catch  (Son erişim tarihi: 3.02.2026)

Etiketler: bitki, et, yaşlılık, yemek
GazeteBilim 10 Şubat 2026
Bu Yazıyı Paylaş
Facebook Twitter Whatsapp Whatsapp E-Posta Linki Kopyala Yazdır
Önceki Yazı vatoz Araştırma dinozorların sonunu getiren meteorun köpek balıkları ve vatozlar üzerinde belirli etkisi olduğunu ortaya koydu!
Sonraki Yazı Epstein Öteki Chomsky: ABD ordusu ve CIA’yla ilişkiler

Popüler Yazılarımız

krematoryum fırını

Türkiye’de ölü yakma (kremasyon): Hukuken var, fiilen yok

BilimEtik
23 Kasım 2023
cehalet
Felsefe

“Cehalet mutluluktur” inancı üzerine

Eşitleştiren, özgürleştiren, mutlu kılan, bilgi midir yoksa cehalet mi? Mutlu kılan, cehalet mutluluktur sözünde ifade edildiği gibi, bilgisizlik ve cehalet…

12 Ağustos 2023
deontolojik etik
Felsefe

Deontolojik etik nedir?

Bir deontolog için hırsızlık her zaman kötü olabilir nitekim çalma eyleminin özünde bu eylemi (daima) kötü yapan bir şey vardır.

15 Ağustos 2024
Güzel şeyler, özgür seçim süreçlerinin en çirkin şekillerde baskı altına alınmasına rağmen varlığını sürdürmeyi dişiler sayesinde başarır.(Görsel: The Belkin)
Flörtöz Hayvanlar

Ördekler, penisleri ve Amerikan ekonomisi

Yanık türkülerin yeşil başlı gövel ördeklerinden esinlenilen romantizm yalnızca bizim hayallerimizde var; gerçek dünyada bu türlerin aşk hayatları çok daha…

5 Kasım 2024

ÖNERİLEN YAZILAR

Enginar paradoksu: “Enginarın hazinesini koruyan bekçiler dost mu, düşman mı?”

Özellikle pazarlarda, enginarların içinde bekletildiği 3 – 5 litrelik büyük plastik kaplar, çoğu zaman günlerce değiştirilmeyen birer bakteri yuvasıdır.

Gastronomi
22 Nisan 2026

Ketojenik diyet: Metabolik bir dönüşüm mü, geçici bir trend mi?

Ketojenik diyet bugün dünya çapında pek çok insan tarafından uygulanan bir diyet çeşididir. Bilinçli ve doğru şekilde uygulandığında sağlık açısından…

Gastronomi
18 Nisan 2026

Bilim insanlarından sağlık deposu “çikolatalı bal”

Araştırmacılar, yerli arı balını kakao çekirdeği kabuklarıyla birleştirerek yeni bir ürün geliştirdi: Çikolatalı bal.

Gastronomi
9 Mart 2026

Proteine ihtiyacımız var ama doğru kombinasyon çok önemli!

Metabolizma uzmanı olan Rob Wolfe, “Aynı toplam protein miktarına sahip besinler eşdeğer değil.” diyor. Ona göre proteinin kalitesine dikkat etmemiz…

BiyolojiGastronomi
5 Mart 2026
  • Biz Kimiz
  • Künye
  • Yayın Kurulu
  • Yürütme Kurulu
  • Gizlilik Politikası
  • Kullanım İzinleri
  • İletişim
  • Reklam İçin İletişim

Takip Edin: 

GazeteBilim

E-Posta: gazetebilim@gmail.com

Copyright © 2023 GazeteBilim

  • Bilim
  • Teknoloji
  • Felsefe
  • Kültür-Sanat
  • Gastronomi
  • Çocuk

Removed from reading list

Undo
Welcome Back!

Sign in to your account

Lost your password?