İronik olarak, modern çağda artan üretim ve ulaşım imkânları nedeniyle kıtlıkla başa çıkma kapasitesi en üst düzeye çıkmış olsa da, tarihteki en fazla sayıda kıtlık ölümü, yirminci yüzyılda yaşanmıştır.
Giriş
Yemek bir haktır, ayrıcalık değildir.
(Food Not Bombs sloganı, Fesseden, 2017, s.27)20. yüzyılda 70 milyondan fazla insan kıtlık ve bağlantılı sebeplerden hayatını kaybetmiştir. İronik olarak, modern çağda artan üretim ve ulaşım imkânları nedeniyle kıtlıkla başa çıkma kapasitesi en üst düzeye çıkmış olsa da, tarihteki en fazla sayıda kıtlık ölümü, yirminci yüzyılda yaşanmıştır. Coğrafya ve benzer disiplinlerde, kıtlıklar üzerine yapılan son çalışmalar, üç kategoriye ayrılabilir; Bunlar politik sebepler, iklim değişikliği ve savaşlardır (Deveroux, 2000).
Savaş, iklim değişikliği, farklı nedenlerin yol açtığı yoksulluk (ve en son COVID-19 salgını gibi beklenmedik felaketler) milyonlarca insanı kıtlık riskiyle karşı karşıya bırakarak, büyük insani krizlere neden olmaktadır. Haziran 2021’de WFP (World Food Programme), 43 ülkede, 41 milyon insanın kıtlığın eşiğine geldiği konusunda uyarılar yapmıştır.
Kıtlık deyince, akıllara genellikle gıda azlığı veya temini gibi kavramlar gelmektedir. Ancak kriz, yalnızca gıda güvensizliği değil; aynı zamanda temiz su, sanitasyon, özellikle de hastalıkların önlenmesi ve tedavisiyle giderek artan bir olaylar dizisi haline gelmektedir. Su temini ile sanitasyonun, kıtlık ve gıda güvensizliği ile karşı karşıya kalan çocuklar ve aileler için gıda kadar önemli konular olduğu değerlendirilmektedir (Selim, 2021; Deveroux, 2000).
Kıtlık nedir?
Mesaj çok açık, insanlar yeterince yemek yemeden huzurlu olamaz. Aç insanlar, barışçıl insanlar değildir. Jimmy Carter
(McHenry, K. 2012, s.31)Birleşmiş Milletler’e göre; tüm hanelerin en az yüzde 20’sinin aşırı gıda kıtlığıyla karşı karşıya kaldığı, akut yetersiz beslenme oranlarının yüzde 30’dan fazla ve ölüm oranının 10.000 kişi başına günde iki kişiden çok olduğu bir gıda güvenliği krizi, kıtlık olarak ilan edilebilmektedir (UN, 2021)
Bazı kaynaklarda kıtlık; aşırı ölüm, yaygın, şiddetli ve akut yetersiz beslenme ile sonuçlanan bir gıda krizi olarak da tanımlanmıştır (Dorrell, 2018; Connor, 2018).
Ayrıca kıtlık, gıda üretim veya dağıtım sistemlerinin bölgesel başarısızlığı, açlık ve buna bağlı hastalıklar nedeniyle ölüm oranlarında keskin bir artış ve hassas gruplar veya insan sınıfları arasında kitlesel açlığa yol açan gıdaya erişimde anormal bir bozulma şeklinde de tanımlanmaktadır (Longhurst, 1987).
Kıtlık, kavram olarak yaşamın devamı için gerekli olan mamullere bir şekilde ulaşamamak ya da bu mamullerin bir nedenden dolayı ortadan kalkması anlamına da gelmektedir. Temel nedeni yangınlar, depremler, çekirge istilaları, kuraklık, iklimin çok soğuk ya da çok sıcak olması gibi coğrafi faktörler olsa da; sosyal ya da siyasi sebepler de kıtlığa neden olabilmektedir. Savaşlar, sosyal ve ekonomik düzeni olumsuz yönde etkileyen isyanlar, kıtlığa neden olabilecek siyasi durumlardır (Varol, Selimoğlu ve Gültekin, 2019, s.81-82).
Bütün bu tanımlarda vurgulanan ortak noktalar; gıda yetersizliği ile gıdaya erişimin kısıtlı veya hiç olmaması durumlarında meydana gelen açlık ve ölümler olarak ortaya çıkmaktadır.

Gıda güvenliği nedir?
Gıda güvenliği ile ilgili çok sayıda tanım ve görüş bulunmaktadır. Kullanılan en yaygın tanım, 1996 Dünya Gıda Zirvesi’nden yapılan tanımdır. Bu tanıma göre gıda güvenliği; bireysel, hane halkı, ulusal, bölgesel ve küresel düzeylerde, tüm insanların her zaman, yeterli, güvenli, aktif ve sağlıklı bir yaşam için beslenme ihtiyaçları ile gıda tercihlerini karşılayacak besleyici gıdaya fiziksel ve ekonomik erişimi olduğunda elde edilir. Avrupa da ise gıda güvenliği; gıda toksisitesi, hijyeni ile tarladan çatala kadar izlediği yolu kontrol edebilmek için gıda güvenliği zincirlerinin düzenlenmesi ve kontrolünü ifade etmektedir. Bu tanım, tarladan çatala sloganıyla anlatılan ISO22000 gıda güvenli standardı ve HACCP uygulamalarını anlatmaktadır (Chimwamurombe, Luchen ve Mataranyika, 2020).
Kıtlık nedenleri ve gıda güvenliğini tehlikeye atan unsurlar
Açları beslediğimde bana aziz diyorlar. Açların neden yeterince yiyeceği olmadığını sorduğumda bana komünist diyorlar.
Hélder Pessoa Câmara (McHenry, K. 2012, s.35).Tarih boyunca meydana gelen kıtlıklar incelendiğinde temel sebeplerin kuraklık, yanlış hükümet politikaları ve savaşlar (çatışma) olduğu görülmektedir (Vågsholm, Arzoomand ve Boqvist, 2020; Longhurst, 1987).
Savaş
Savaşların çoğu, özellikle günümüzde en yaygın silahlı çatışma biçimi olan sivil çatışmalar, esas olarak kırsal alanları ve bu bölgelerin nüfuslarını etkilemektedir. Çatışmanın gıda güvenliği ve beslenme üzerinde güçlü ve açık olumsuz etkileri vardır. Hem akut hem de kronik gıda güvensizliği yetersiz beslenmenin ana nedenlerinden birini oluşturmaktadır. Çatışmanın, en çok çocukları etkileme ve yaşam boyu fiziksel ve/veya zihinsel engeller bırakma eğiliminde olan artan yetersiz beslenmenin bir sonucu olarak insan gelişimi üzerinde kalıcı etkileri vardır. Çatışma ve gıda güvenliği ilişkisinin nedensel etkileri çatışma bölgelerine göre değişir; ancak ortak özellikler gıda üretiminin ve gıda sistemlerinin bozulması, mahsullerin ve çiftlik hayvanlarının yağmalanması, varlık ve gelir kaybı, dolayısıyla gıda erişimini doğrudan ve dolaylı olarak etkilemesidir (Selim, 2021; FAO, 2016).
Silahlı çatışmalar bugün dünyanın pek çok yerinde insanların yeterli ve sağlıklı gıdaya ulaşma hakkının önündeki başlıca engellerden birini oluşturmaktadır. Savaş, gıdanın üretimi, tedariki, hazırlanması, tahsisi, tüketimi ve biyolojik kullanımı gibi insan beslenmesinin tüm aşamalarını bozarak; arkasında yetersiz beslenme, hastalık ve ölüm bırakmaktadır (Pejic, 2001).
Nedensel etkiler çatışma bölgelerine göre farklılık gösterebilse de, yaygın olarak gözlemlenen özellikleri:
- Çatışmaların ekinlerin ve hayvanların, hasatların ve gıda rezervlerinin fiziksel yıkımı ve yağmalanması yoluyla gıda üretimini kesintiye uğratması,
- Çiftçiliği engellemesi ve gıda taşıma sistemlerini bozması,
- Çiftlik varlıklarını ve sermayeyi yok etmesi,
- Genç erkeklerin savaşa çağırılması nedeniyle onları çiftlikteki işlerinden uzaklaştırması,
- Gelir getiren geçim kaynaklarını ve meslekleri yok etmesi olarak karşımıza çıkmaktadır.
Çatışma, hükümetlerin ve insani yardım aktörlerinin ihtiyaç sahiplerine ulaşmasını da zorlaştırmaktadır. Gıda güvensizliği ve kıtlık nedeniyle çatışmaların neden olduğu ölümler, doğrudan şiddetten kaynaklanan ölümleri çok aşabilmektedir. 2004 ve 2009 yılları arasında yılda yaklaşık 55.000 kişi doğrudan çatışma veya terörizm sonucu hayatını kaybetmiştir. Buna karşılık, kuraklık ve çatışmalardan kaynaklanan kıtlık sonucunda, yalnızca Somali’de 2010 ile 2012 yılları arasında 250.000’den fazla kişi hayatını kaybetmiştir. Bu sayılara hamile kalma oranlarındaki azalma ile eksik beslenme nedeniyle ana rahminde veya doğum sonrasında kaybedilen anne ve bebek sayıları da eklenince yıkıcı bir tablo ortaya çıkmaktadır (Selim, 2021; FAO, 2016).
Kuraklık ve çatışmalardan kaynaklanan kıtlık sonucunda, yalnızca Somali’de 2010 ile 2012 yılları arasında 250.000’den fazla kişi hayatını kaybetmiştir.
Politikalar
Bazı aktivistler, modern kıtlıkların her zaman bir dereceye kadar politik olduğunu söylemekte ve kıtlıkla ilişkili suçların Uluslararası Ceza Mahkemesinde yargılanmasını gereken suçlar olduğunu savunmaktadırlar. Kısmen de olsa politik sebeplere dayanan kıtlığa sebep olanların, ihmalden veya en kötü durumlarda soykırımdan sorumlu taraflar olduğunun tartışılmasının yasal olarak mümkün olduğunu öne sürmüşlerdir. Bu, kıtlık araştırmalarının ağırlık merkezini çarpıcı biçimde “kıtlıkların nedeni nedir?”den “kıtlıklardan kim yararlanır?”a kaydırmıştır.
Dünya genelinde yetersiz beslenme 2014’ten 2019’a neredeyse hiç değişmemekle birlikte, 2019 ve 2020 arasında yüzde 8,4’ten yüzde 9,9’a yükselmiş, 2021’de 16,6’ya ulaşmıştır ve 2030’da dünyada açlığı bitirme hedefine ulaşmayı daha da zorlaştırmıştır. 2021 yılında dünyada 957 milyon arasında insanın açlıkla karşı karşıya olduğu tahmin edilmektedir. Rakamlar, kalıcı ve rahatsız edici bölgesel eşitsizlikleri göstermektedir. Yaklaşık beş kişiden biri açlık ile mücadele etmektedir ve bu oran Afrika’da diğer tüm bölgelerin oranının iki katından fazladır (Gráda, 2007).
Küçük çiftçiler, çobanlar ve balıkçılar, küresel gıda arzının yaklaşık yüzde 70’ini üretmelerine rağmen gıda güvensizliğine karşı en savunmasız grupları oluşturmaktadırlar. Yoksulluk ve açlık, kırsal nüfus arasında çok daha şiddetli yaşanmaktadır. Çatışma, açlığın nedeni ve sonucudur. 2020’de 23 ülkede 99,1 milyon insan için açlığın başlıca nedeni çatışmalar olmuştur.
Tüm çocuk ölümlerinin %45’inin temelinde yetersiz beslenme bulunmaktadır. Her yıl 3,1 milyon çocuk, ishal ve yetersiz beslenme gibi açlığa bağlı nedenlerden ölmektedir. Her 10 saniyede bir çocuk açlıktan ölmektedir. Beş yaşın altındaki 99 milyondan fazla çocuk yetersiz beslenmektedir ve düşük kiloludur. Açlığın bir sonucu olarak çocukların sağlıkları kötü, enerji seviyeleri düşüktür ve zihinsel işlevlerinde azalmalar yaşarlar.
Gıda Güvensizliği Deneyim Ölçeğine göre orta veya şiddetli gıda güvensizliği küresel düzeyde, 2014’te yüzde 22,6’dan 2019’da yüzde 26,6’ya ve ardından, COVID-19 salgınının dünyaya yayıldığı 2020 yılında, neredeyse önceki beş yılın toplamı kadar artarak yüzde 30,4’e yükselmiştir. Böylece, 2020 yılında dünyada, yaklaşık her üç kişiden biri yeterli yiyeceğe erişememiştir (FAO, IFAD, UNICEF, WFP ve WHO. 2021; Embracerelief, 2021)

İklim değişikliği ve sonuçları
İklim değişikliği, kuraklık ve sel gibi aşırı hava olayları su kaynaklarının tükenmesine veya kullanılamayacak derecede kirlenmesine neden olmaktadır. Bu, tüm toplulukların yaşamak için güvendiği suyun hem kalitesini hem de miktarını tehdit etmektedir. Aşırı su stresi yaşayan bölgelerdeki aileler kıt veya güvenli olmayan su kaynakları için rekabet ederken, evlerinden sürülmekte, göç etmekte ve bu süreçte hastalık ve güvenlik risklerine karşı savunmasızlıkları artmaktadır.

Kuraklık, genellikle çoğu kıtlıkla ilişkilendirilir. Kuraklıklar susuzluk, sel, çekirge istilası veya beklenmeyen doğal afetler sonrasında oluşabilmektedir.
Hindistan, Bihar’da 1965 ve 1966 musonlarındaki azalma ve dolayısıyla çeltik üretimindeki meydana gelen düşüşler, 1966-1967 kıtlığına neden olmuştur. 1964/65’ten 1966/67’ye kadar yaklaşık 30 milyon tonluk bir tahıl açığı, gıda stoklarını tüketmiştir.
1972’de uzun yağışların dengesizliği, batı ve güneydeki illerde iyi hasat olmasına rağmen, Etiyopya’nın Wollo Eyaletinde ciddi bir mahsul azalmasına neden olmuştur. O zamandan beri, kuzey Etiyopya’nın bazı kısımları, olumsuz (yani, hem zamansız hem de azalan) yağışların bir sonucu olarak mahsul kıtlığına maruz kalmıştır.
1980 yılında Uganda’nın Karamoja kentinde sivil düzenin bozulması ve kuraklık, kıtlığa neden olmuştur. 1979’daki yıllık ölüm sayıları ve bebek ölümleri, 1969 nüfus sayımı verilerinin üzerinde sırasıyla beş ve on kat artış göstermiştir.
1978-1979 Bangladeş kuraklığı, 1978 ve 1979 başlarındaki muson öncesi yağmurların ve muson yağmurlarının azlığı ile başlamıştır. Bu kuraklık, bölgelere göre değişiklik göstermekle birlikte, ülke çapında ortalamanın yüzde 80’e varan oranlarda azalan yağışlar sonucunda meydana gelmiştir (Slavin, 2016; Deveroux, 2000). 20. yüzyılda kuraklık, savaş, çatışma ve yanlış politikalar sonucunda meydana gelen can kaybı sayıları aşağıdaki tablolarda verilmiştir.
Tablo 1. 20. yüzyıldaki büyük kıtlıklara ait tahmini can kaybı
| Yıl | Merkez | Can Kaybı | Sebepler |
| 1903-06 | Nijerya (Hausaland) | 5,000 | Kuraklık |
| 1906-07 | Tanzanya (güney) | 37,500 | Çatışma |
| 1913-14 | Batı Afrika (Sahel) | 125,000 | Kuraklık |
| 1917-19 | Tanzanya (merkez) | 30,000 | Çatışma & Kuraklık |
| 1920-21 | Çin (Gansu, Shaanxi) | 500,000 | Kuraklık |
| 1921-22 | Sovyetler Birliği | 9,000,000 | Kuraklık & Çatışma |
| 1927 | Çin (kuzeybatı) | 3,000,000-6,000,000 | Doğal Afet |
| 1929 | Çin (Hunan) | 2,000,000 | Kuraklık & Çatışma |
| 1932-34 | Sovyetler Birliği (Ukrayna) | 7,000,000-8,000,000 | Hükumet Politikası |
| 1943 | Çin (Henan) | 5,000,000 | Çatışma |
| 1943 | Hindistan (Bengal) | 2,100,000-3,000,000 | Çatışma |
| 1943-44 | Ruanda | 300,000 | Çatışma & Kuraklık |
| 1944 | Hollanda | 10,000 | Çatışma |
| 1946-47 | Sovyetler Birliği | 2,000,000 | Kuraklık & Hükumet Politikası |
| 1957-58 | Etyopya (Tigray) | 100,000-397,000 | Kuraklık & Çekirge İstilası |
| 1958-62 | Çin | 30,000,000-33,000,000 | Hükumet Politikası |
| 1966 | Etyopya (Wollo) | 45,000-60,000 | Kuraklık |
| 1968-70 | Nijerya (Biafra) | 1,000,000 | Çatışma |
| 1969-74 | Batı Afrika (Sahel) | 101,000 | Kuraklık |
| 1972-73 | Hindistan (Maharashtra) | 130,000 | Kuraklık |
| 1972-75 | Etyopya (Wollo & Tigray) | 200,000-500,000 | Kuraklık |
| 1974-75 | Somali | 20,000 | Kuraklık & Hükumet Politikası |
| 1974 | Bangladeş | 1,500,000 | Sel & Piyasa Koşulları |
| 1979 | Kamboçya | 1,500,000-2,000,000 | Çatışma |
| 1980-81 | Uganda (Karamoja) | 30,000 | Çatışma & Kuraklık |
| 1982-85 | Mozambik | 100,000 | Çatışma & Kuraklık |
| 1983-85 | Etyopya | 590,000-1,000,000 | Çatışma & Kuraklık |
| 1984-85 | Sudan (Darfur, Kordofan) | 250,000 | Kuraklık |
| 1988 | Sudan (güney) | 250,000 | Çatışma |
| 1991-93 | Somali | 300,000-500,000 | Çatışma & Kuraklık |
| 1995-99 | Kuzey Kore | 2,800,000-3,500,000 | Sel & Hükumet Politikası |
| 1998 | Sudan (Bahr el Ghazal) | 70,000 | Çatışma & Kuraklık |
(Deveroux, 2000)
Tablo 2. On yıl ve bölgelere göre kıtlık nedeniyle can kaybı
| Period | Doğu Asya | Avrupa | Güneydoğu Asya | Güney Asya | Afrika | Toplam |
| 1900s | 42,500 | 42,500 | ||||
| 1910s | 155,000 | 155,000 | ||||
| 1920s | 7,000,000 | 9,000,000 | 16,000,000 | |||
| 1930s | 7,500,000 | 7,500,000 | ||||
| 1940s | 5,000,000 | 2,010,000 | 2,550,000 | 300,000 | 9,860,000 | |
| 1950s | 15,750,000 | 248,500 | 15,998,500 | |||
| 1960s | 15,750,000 | 1,052,500 | 16,802,500 | |||
| 1970s | 1,750,000 | 1,630,000 | 471,000 | 3,851,000 | ||
| 1980s | 1,425,000 | 1,425,000 | ||||
| 1990s | 3,150,000 | 470,000 | 2,470,000 | |||
| Total: | 43,500,000 | 18,510,000 | 4,900,000 | 4,180,000 | 4,164,500 | 75,254,500 |
(Deveroux, 2000)
Sonuç
Tarihin başlangıcından bu yana dünyada çok sayıda kıtlık yaşanmıştır. Bu kıtlıklar savaş, çatışma, yöneticilerin yanlış politikaları ve iklim koşulları nedeniyle meydana gelen doğal afetler sonucunda yaşanmıştır. 20. yüzyıl her ne kadar ulaşımın, iletişimin, tarım ve sanayideki gelişmelerin en hızlı yaşandığı zaman dilimi olsa da; 75 milyon civarında bir sayıyla, tarih boyunca kıtlık nedeniyle en çok can kaybının yaşandığı dönem olarak kayıtlara geçmiştir. Bu kadar medeniyetin geliştiği ve modern bir dönemde bu kadar büyük bir kaybın yaşanması incelenmeye ve anlaşılmaya değer bir konudur.
Savaşlar, hükumetlerin politikaları nedeniyle meydana gelir. Mao’nun da dediği gibi “Savaş kanlı bir politikadır, politika kansız bir savaştır.” İkinci Dünya Savaşında yaşanan; modern zamanların en yıkıcı kuşatmalarından biri olarak tanımlanan, 872 günün ardından çoğu kıtlık sebebiyle olmak üzere 1,5 milyon insanın hayatını kaybettiği Leningrad kuşatması ile bugün gözlerimiz önünde cereyan eden Rusya-Ukrayna savaşı, çatışmanın gıda üretimi, tedariki, dolayısıyla da kıtlığa ve açlığa nasıl yol açtığına en iyi iki örnektir.

Bu çalışmada kıtlığa neden olduğu belirtilen savaş, politika ve iklim değişikliği gibi unsurların meydana getirdikleri olumsuzlukların tamamının engellenmesi mümkündür.
- Ana okulundan itibaren empati, insan sevgisi, her türlü canlı yaşamına saygı ve sevgi konularında eğitim verilmelidir.
- Okullarda savaş, kıtlık ve iklim değişikliği gibi konularda eğitim verilmeli, öğrenciler savaş, kıtlık ve iklim değişikliğinin sonuçlarını görebilecekleri gezilere götürülmeli, mağdurların ve konunun uzmanlarının katıldığı panel, konferans ve sempozyumlara katılımları sağlanmalıdır.
- Her ülke özellikle büyük kentleri çevresindeki kırsal alanlarda buğday ve şeker gibi stratejik ürünlerin yetiştirilmesi için faaliyetler yürütmelidir.
- Dünya tarihi her 7-10 yıl arasında gerçekleşen kıtlıklara sahne olmuştur. Ülkelerin kendi kıtlık döngüleri belirlenmeli ve olası gıda açığı tehlikelerine göre üretim, ithalat ve depolama olanakları geliştirilmelidir.
- Tarım ve hayvancılığa uygun alanlarda şehirleşme çalışmaları yasaklanmalı, çiftçi ile besicinin üretim araçları üzerindeki vergiler azaltılmalı ve her yıl artan oranlarda desteklenmelidir.
- Ülkeler silahlanma yarışından çok sürdürülebilirlik, gıda ve gıda güvenliği konularına yatırım yapmalı, kendi toprak özellikleri ve sulama imkânlarına göre tarım ve hayvancılık politikaları geliştirmelilerdir.
- Ülkeler kendi toprak ve iklim koşullarına göre yüzyıllar içinde evrimleşerek uyum sağlamış atalık tohumlarını kullanmaya teşvik edilmeli ve hükumetler bu konuda çiftçilerine destek vermelidir.
- Ülkeler geleneksel ürün üretimi ve depolanmasının yanı sıra, raf ömrü 30 yıl olabilen yeni teknoloji yiyecek maddeleri de üretip, korumalı alanlarda saklamalıdır.
- Birleşmiş Milletler (BM), Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), Dünya Gıda Programı (WFP), Uluslararası Tarımsal Kalkınma Fonu (IFAD), Dünya Doğayı Koruma Vakfı (WWF) gibi uluslararası örgütler ile World Central Kitchen gibi sivil toplum örgütleri daha fazla desteklenmelidir.
Kaynakça
Chimwamurombe, P. M. Luchen, C. ve C. Mataranyika, P. N. (2020). Redefining Global Food Security: Do we really have a Global Food Crisis?. Agriculture and Food Sciences Research. 7(1): 105-112.)
Connor, G. (2018) Agriculture and food. İçinde, Introduction to Human Geography. Editörler David Dorrell ve Joseph P. Henderson. s.190-211. the University of North Georgia Press.
Devereux S. (2000) Famine in the Twentieth Century, IDS Working Paper 105. Brighton: Institute of Development Studies, University of Sussex.
Dorrell, D. (2018). Population and health. İçinde, Introduction to Human Geography. Editörler David Dorrell ve Joseph P. Henderson. s.17-40. The University of North Georgia Press.
Embracerelief. (2021). World Hunger Facts World Food Shortage. https://www.embracerelief.org/world-hunger-facts-world-food-shortage-2021/ 02.05.2023 tarihinde ulaşıldı
Fessenden, S. G. (2017). “We just wanna warm some bellies” : Food Not Bombs, anarchism, and recycling wasted food for protest (Yayımlanmış doktora tezi). University of British Columbia. Retrieved from https://open.library.ubc.ca/collections/ubctheses/24/items/1.0343605
Food and Agriculture Organization (FAO) of the United Nations. (2016). Peace conflıct and food security: what do we know about the linkages?. Technical Note. 30 Mart 2016. https://www.fao.org/documents/card/en/c/6f738d41-cea0-4d2a-a4e1-a1742025d73a/ 02.05.2023 tarihinde ulaşıldı
FAO, IFAD, UNICEF, WFP and WHO (2021). The state of food security and nutrition in the world 2021. Transforming food systems for food security, improved nutrition and affordable healthy diets for all. Rome, FAO. https://doi.org/10.4060/cb4474en
Gráda, C. Ó. (2007). Making famine history. Journal of Economic Literature. 45(1), 5–38. http://www.jstor.org/stable/27646746
Longhurst, R. (1987). Famines, food, and nutrition: Issues and opportunities for policy and research. Food and Nutrition Bulletin. 9(1), 1–8. https://doi.org/10.1177/156482658700900108
McHenry, K. (2012). Hungry for peace. Tucson: See Sharp Press.
Pejic, J. (2001). The Right to Food in Situations of Armed Conflict: The Legal Framework. Revue Internationale de la Croix-Rouge/International Review of the Red Cross. 83. 1097 – 1109. 10.1017/S1560775500183543.
Selim, L. (2021, Temmuz 20). 4 things you need to know about water and famine. https://www.unicef.org/stories/4-things-you-need-know-about-water-and-famine
Slavin, P. (2016). Climate and famines: a historical reassessment. WIREs Clim Change, 7: 433-447. https://doi.org/10.1002/wcc.395
Tarım Orman ve Su İleri Bakanlığı (2017). Ulusal Kuraklık Yönetimi Strateji Belgesi ve Eylem Planı 2017-2023. https://www.tarimorman.gov.tr/SYGM/Belgeler/Ulusal%20Kurakl%C4%B1k%20Y%C3%B6netimi%20Strateji%20Belgesi%20ve%20Eylem%20Plan%C4%B1/Ulusal%20Kurakl%C4%B1k%20Y%C3%B6netimi%20Strateji%20Belgesi%20ve%20Eylem%20Plan%C4%B1.pdf 02.05.2023 tarihinde ulaşıldı
UN. (2021). When Food Security Crisis Becomes Famine. https://news.un.org/en/story/2011/07/382342-when-food-security-crisis-becomes-famine. 02.05.2023 tarihinde ulaşıldı
Vågsholm, I. Arzoomand, N. S. ve Boqvist, S. (2020). Food Security, Safety, and Sustainability—Getting the Trade-Offs Right. Front. Sustain. Food Syst. 4:16. doi: 10.3389/fsufs.2020.00016)
Varol, N. Selimoğlu, E., ve Gültekin, T. (2019). Anadolu’da İklime Bağlı Kıtlık Afeti ve Risk Yönetimi, Antropoloji, 37, 81-89. DOI: 10.33613/antropolojidergisi.539216

