ABD’de ara seçimleri kaybeden Trump için “topal ördek” dönemi tartışılıyor. Yaklaşık 250 yıl önce Londra borsasında doğan ifade, bugün görevde kalmasına rağmen siyasi hareket alanı daralan yöneticiler için kullanılıyor.
ABD’de Demokratların ara seçimlerde Kongre’nin iki kanadında çoğunluğu kazanmasının ardından, Başkan Donald Trump’ın görev süresinin kalan bölümünde nasıl bir siyaset izleyeceği tartışılıyor.
Bu tartışmalarda sıkça kullanılan ifadelerden biri de İngilizce “lame duck”, yani “topal ördek.”
Trump başkanlık görevini sürdürüyor. Ancak Cumhuriyetçilerin Kongre çoğunluğunu kaybetmesi, yasama gündemini hayata geçirmek için Demokratlarla uzlaşmasını daha önemli hâle getiriyor. Bir yandan da siyaset sahnesi, Trump’ın görev süresinin biteceği 2029’a ve ondan sonra kimin başkan olacağına hazırlanıyor.
Peki, yürümekte zorlanan bir ördeği çağrıştıran bu ifade nasıl oldu da siyasetin en bilinen kavramlarından biri hâline geldi?
Her şey Londra borsasında başladı
“Topal ördek” ifadesinin kökeni, 18. yüzyıl İngiltere’sine ve Londra’daki borsa çevrelerine uzanıyor.
O dönemde ifade, borçlarını ya da mali yükümlülüklerini karşılayamayan borsa oyuncuları için kullanılıyordu. İlk kullanımları 1760’ların başına kadar gidiyor.
Ödeme güçlüğüne düşen yatırımcı, eski hareket kabiliyetini kaybetmiş biri olarak betimleniyordu. “Topal ördek” benzetmesi de buradan doğdu.
Kavram zamanla para piyasalarının dışına çıktı ve gücü ya da etkisi azalmış kişi ve kurumlar için de kullanılmaya başlandı.
Borsadan Amerikan siyasetine
İfadenin Amerikan siyasetindeki belgelenmiş erken kullanımlarından biri, 14 Ocak 1863 tarihli Kongre tutanaklarında görülüyor. O dönemde görevini veya siyasal etkisini yitirmiş siyasetçiler için kullanılan ifade, sonraki yıllarda ABD siyasi diline yerleşti.
Kavram özellikle görev süresi devam ettiği hâlde yeniden seçilemeyecek, yeniden aday olmayacak ya da seçimi kaybetmiş siyasetçileri anlatmak için kullanılmaya başlandı.
Bu siyasetçi henüz makamındadır ve yetkilerini kullanmaya devam eder. Fakat görevinin sonunun görünmesi, partisindeki ve siyaset dünyasındaki aktörlerin dikkatini onun halefine çevirebilir. Böylece görevdeki kişinin siyasi etkisi azalabilir.
“Topal ördek oturumu” ne demek?
ABD’de aynı ifade, Kongre’nin seçimden sonra ama yeni üyeler göreve başlamadan önce yaptığı toplantılar için de kullanılıyor.
Bu dönemde, seçimi kaybeden ya da yeniden aday olmayan bazı Kongre üyeleri hâlâ görev başında bulunuyor. Yeni Kongre ise ocak ayında çalışmaya başlıyor.
Geçmişte seçimlerle yeni yöneticilerin göreve başlaması arasındaki süre daha uzundu. 1933’te kabul edilen 20. Anayasa Değişikliği, yeni Kongre’nin başlangıcını 3 Ocak’a, başkanın görev başlangıcını ise 20 Ocak’a çekerek bu geçiş dönemini kısalttı.
Bu nedenle bir ayrım önemli: Kongre’nin seçim sonrası “topal ördek oturumu” ile bir başkanın siyasi etkisinin azaldığını anlatan “topal ördek başkan” ifadesi aynı şey değil.
Trump’a neden “topal ördek” deniyor?
Trump için bu tanımlamanın kullanılmasının iki temel nedeni var.
Birincisi, Trump ikinci başkanlık dönemini yürütüyor. ABD Anayasası’ndaki dönem sınırlaması nedeniyle olağan koşullarda yeniden başkan seçilmesi mümkün değil. Dolayısıyla Cumhuriyetçi Parti içindeki aktörler, şimdiden 2028 seçimlerine ve Trump sonrasına hazırlanıyor.
İkincisi, Demokratların ara seçimlerde hem Temsilciler Meclisi’nde hem de Senato’da çoğunluğu kazanması. Yeni Kongre’nin 3 Ocak 2027’de göreve başlamasıyla Trump, istediği yasaları geçirmek ve bazı üst düzey atamaları onaylatmak için daha güçlü bir muhalefetle karşılaşacak.
Demokratların komitelerde çoğunluğu elde etmesi, Trump yönetimine yönelik soruşturma ve denetimlerin artmasının da önünü açabilir.
Reuters, seçim sonuçlarının Trump’ın “topal ördek” olarak görülmesini hızlandırabileceği değerlendirmesinde bulundu. Bu, bir hukuki statüden çok, başkanın siyasi gücüne ilişkin bir yorum.
Yetkileri sona ermiş değil
“Topal ördek” ifadesi, Trump’ın başkanlık yetkilerini kaybettiği anlamına gelmiyor. Trump görevde kalacak; Kongre’den geçen yasaları veto edebilecek ve yürütme yetkilerini kullanmayı sürdürecek.
Öte yandan Demokratların Kongre çoğunluğu da başkanın veto ettiği bir yasayı tek başına yürürlüğe koymalarına yetmeyebilir. ABD’de bir vetonun aşılması için Temsilciler Meclisi ve Senato’da ayrı ayrı üçte iki çoğunluk gerekiyor.
Sonuç olarak ifade, Trump’ın görevden ayrıldığını değil, partisinin Kongre’deki desteğini kaybetmesi ve görev süresinin sonuna yaklaşmasıyla siyasi hareket alanının daralabileceğini anlatmak için kullanılıyor.

