Hiç hasta olmadığınız zamanlarda bile derin bir nefes aldığınızda, sanki hava sadece tek bir burun deliğinizden akıyormuş gibi hissettiğiniz oldu mu?
Emine Öykü Güner
GazeteBilim Yazı İşleri
Hasta olduğumuzda ya da mevsimsel alerjiler kapımızı çaldığında en sinir bozucu durumlardan biri burun tıkanıklığıdır. O anlarda burundan nefes almak oldukça güç, hatta imkânsız hale gelebilir.
Ancak hiç hasta olmadığınız zamanlarda bile derin bir nefes aldığınızda, sanki hava sadece tek bir burun deliğinizden akıyormuş gibi hissettiğiniz oldu mu?
Hemen paniğe kapılıp “Acaba yine mi hastalanıyorum?” diye düşünmeden önce rahatlayın. Çünkü yaşadığınız bu durum aslında vücudunuzun tamamen normal ve sağlıklı bir işleyişi.
Günde birçok kez, biz farkında bile olmadan, burun deliklerimiz hava akışı için baskın olan burun deliği arasında doğal olarak geçiş yapar. Bu sürece burun döngüsü denir ve bu süreç burnumuzun sağlığında önemli bir rol oynar
Vücudumuz, biz uyanıkken her iki saatte bir baskın olan burun deliğini değiştirir. Uyku sırasında ise solunum hızımız yavaşladığı ve vücuda giren hava hacmi azaldığı için bu geçişler daha seyrek gerçekleşir.
Burun döngüsünün iki temel yönü vardır: Şişme (tıkanma) ve İnme, tıkanıklığın giderilmesi (açılma).
- Tıkanma Evresi: Bir burun deliğindeki kan damarları genişleyerek hava akışını kısıtlar.
- Açılma Evresi: Diğer burun deliği ise tamamen açık kalarak havanın rahatça geçmesine izin verir.
Sürekli açık olan burun deliği bir süre sonra yorulur. Çünkü hava akışı burun içini kurutur ve beraberinde patojenlerin (mikropların) dokuyla temas etmesine neden olur. İşte bu yüzden baskın olan tarafın görevini diğerine devretmesi hayati önem taşır; bu sayede dokular kendini yenileyebilir. Bu dönüşümlü döngü otomatiktir ve beyindeki hipotalamus tarafından bilinçaltı düzeyde düzenlenir.
Ancak bazı kişilerde burun döngüsü yoktur (örneğin hipotalamik bozukluğu olanlarda). Özellikle sağ elini kullanan kişilerde sol burun deliğinin daha baskın olabileceğine dair kanıtlar da mevcuttur.
Burun nefesi üzerine yapılan çalışmalar, hangi deliğin baskın olduğunun modumuzu bile etkileyebileceğini öne sürüyor:
- Sağ burun deliği baskın olduğunda: Vücut daha uyanık, tetikte ve bazen daha stresli bir haldedir.
- Sol burun deliği baskın olduğunda: Vücut daha gevşemiş ve sakin bir moda geçer.
Kısacası burun döngüsü, sadece nefes almakla ilgili değil, vücut dengemizi korumak için de pek çok nedenden dolayı kritik bir öneme sahiptir.
Burnumuz ve solunum sistemimiz her gün en az 12.000 litre havayı süzgeçten geçirir. Bu devasa hava hacmi burnu hastalık yapıcı patojenlere karşı vücudun en önemli ön cephe savunma hattı” haline getirir. Baskın burun deliğinin dönüşümlü olması hasar riskini azaltır ve ayrıca burun pasajının patojenlere karşı korunmasını kolaylaştırır. Burun da dinlenmeye ve onarılmaya ihtiyaç duyar. Hava teması burnu kurutur. Bu nedenle burun iyileşme için zaman bulamazsa, patojenlerin ve iltihabın hasara yol açması daha kolay hale gelebilir.
Tıkanma sürecinin bir parçası da burundaki damarlara giden kan akışının artmasıdır. Bu durum, burun deliklerinin onarım ve iyileşme süreçleri için yeterince nemli kalmasını sağlar. Aynı zamanda, soluduğumuz havanın akciğerlere ulaşmadan önce burun kanallarından geçerken ısıtılıp nemlendirilmesine yardımcı olur.
Burun döngüsünün fonksiyonu
Burun döngüsünün normal işleyişini etkileyebilecek birçok unsur vardır:
Soğuk algınlığı ve grip gibi solunum yolu rahatsızlıkları mukus üretiminde artışa neden olur. Bu da burun pasajlarının dönüşümlü olarak açılıp kapanmasını kısıtlar. Yani burun kanallarının sırayla değişme kabiliyetini kısıtlar.
Polen veya toz akarları gibi alerjenler ise burun dokularında ciddi iltihaplanmaya neden olabilir. Bu da burun döngüsünün düzgün işleyişini engeller.
Yüksek tansiyon ilaçları gibi bazı ilaçlar da burun mukozasında tahrişe neden olabilir. Çünkü bu ilaçlar sadece burun değil, tüm vücuttaki kan damarlarını etkiler.
Burun tıkanıklığı giderici ilaçların aşırı kullanımı (beş günden fazla kullanma) rinit medikamentosaya (ilaç kullanımına bağlı burun tıkanıklığı) neden olabilir. Burun dokularındaki bu ani şişme burun döngüsünü etkiler.
Bazı kişilerde burun döngüsü, yapısal sorunlar nedeniyle düzgün çalışamaz:
- Burun Polipleri: İnsanların yaklaşık %4’ünde görülen burun polipleri, burun kanalındaki dokuların dışa doğru büyümesidir ve genellikle her iki burun deliğinde de oluşur. Bu yapılar hava geçişini kısıtlayarak burun döngüsünü etkisiz hale getirir ve her iki deliğin de sürekli tıkalı hissedilmesine neden olur.
- Burun Septumunun Eğriliği: Burun deliklerini birbirinden ayıran kıkırdak ve kemik yapısının (septum) merkezden kaymış olması durumudur. Bu eğrilik, bir tarafın sürekli tıkalı hissedilmesine yol açabilir ve nefes kalitesini artırmak için genellikle cerrahi müdahale gerektirir.
Yatakta uzanmak veya kambur durmak gibi basit faktörler bile burun döngüsünü etkileyebilir. Yattığınızda, kan burnun dokularında birikir. Yerçekimi ayrıca sinüslerin içeriğinin yastığa en yakın burun deliğine doğru hareket etmesine neden olur. Bu, burun deliklerinden birini tıkayarak nefes almayı zorlaştırabilir ve burun döngüsünün normal şekilde çalışmasını engelleyebilir.
Burun tıkanıklığı yaşıyorsanız, soğuk algınlığı ve grip gibi enfeksiyonlar genellikle en yaygın nedenlerdir. Tıkanıklığın geçmesi iki haftaya kadar sürebilir. Sinüslerin enfeksiyon kaptığı sinüzit ise dört haftaya kadar sürebilir.
Polen alerjileri de anormal burun döngüsünün yaygın bir nedeni olabilir. Bu belirti, alerjik olduğunuz alerjene bağlı olarak haftalarca sürebilir. Saman nezlesi mevsiminde düzenli olarak antihistaminik ilaçlar kullanmak, semptomları azaltmaya ve tıkanıklığı gidermeye yardımcı olabilir.
Kaynak:
https://www.sciencealert.com/one-nostril-is-more-dominant-than-the-other-heres-why
(Son erişim tarihi 22.03.2026)

