GazeteBilim
Destek Ol
Ara
  • Anasayfa
  • Bilim
  • Teknoloji
  • Felsefe
  • Kültür-Sanat
  • Gastronomi
  • Çocuk
  • Etkinlikler
    • Astronomi Dersleri
    • Çağdaş Epistemoloji Dersleri
    • Davranış Nörolojisi Dersleri
    • Eğitimciler İçin Yapay Zekâ Okur-Yazarlığı Dersleri
    • Epigenetik Dersleri
    • Evren ve Kozmoloji Dersleri
    • Evrim Dersleri
    • Bilim Tarihi Dersleri
    • Hegel Dersleri
    • İnsan Felsefesi Dersleri
    • Kapitalizmin Tarihsel Gelişimi ve İktisadi Düşünce Dersleri
    • Konuşmaktan Korkmuyorum
    • Kuantum Mekaniği ve Yorumları Dersleri
    • Marx Dersleri
    • Nörobilim Dersleri
    • Nörodilbilim Dersleri
    • Nörohukuk
    • Nörofelsefe Dersleri
    • Nöroperspektifler
    • Nöropsikanaliz Dersleri
    • Öğrenilmiş Çaresizlik
    • Teizm, Deizm, Agnostisizm ve Ateizm Dersleri
    • Teoloji, Bilim ve Felsefe Tartışmaları
    • Zihin Dersleri
  • Biz Kimiz
  • İletişim
Okuyorsun: Sosyal medya: Demokrasinin en büyük düşmanı mı?*
Paylaş
Aa
GazeteBilimGazeteBilim
Ara
  • Anasayfa
  • Bilim
  • Teknoloji
  • Felsefe
  • Kültür-Sanat
  • Gastronomi
  • Çocuk
  • Etkinlikler
    • Astronomi Dersleri
    • Çağdaş Epistemoloji Dersleri
    • Davranış Nörolojisi Dersleri
    • Eğitimciler İçin Yapay Zekâ Okur-Yazarlığı Dersleri
    • Epigenetik Dersleri
    • Evren ve Kozmoloji Dersleri
    • Evrim Dersleri
    • Bilim Tarihi Dersleri
    • Hegel Dersleri
    • İnsan Felsefesi Dersleri
    • Kapitalizmin Tarihsel Gelişimi ve İktisadi Düşünce Dersleri
    • Konuşmaktan Korkmuyorum
    • Kuantum Mekaniği ve Yorumları Dersleri
    • Marx Dersleri
    • Nörobilim Dersleri
    • Nörodilbilim Dersleri
    • Nörohukuk
    • Nörofelsefe Dersleri
    • Nöroperspektifler
    • Nöropsikanaliz Dersleri
    • Öğrenilmiş Çaresizlik
    • Teizm, Deizm, Agnostisizm ve Ateizm Dersleri
    • Teoloji, Bilim ve Felsefe Tartışmaları
    • Zihin Dersleri
  • Biz Kimiz
  • İletişim
  • Destek Ol
Bizi Takip Edin
  • Biz Kimiz
  • Künye
  • Yayın Kurulu
  • Yürütme Kurulu
Copyright © 2023 Gazete Bilim - Bütün Hakları Saklıdır
GazeteBilim > Blog > Düşünce > Sosyal medya: Demokrasinin en büyük düşmanı mı?*
Düşünce

Sosyal medya: Demokrasinin en büyük düşmanı mı?*

Yazar: GazeteBilim Yayın Tarihi: 14 Nisan 2026 5 Dakikalık Okuma
Paylaş
algoritma
Algoritma, sizi mutlu eden şeyleri değil, sizi kızdıran, korkutan, utandıran, kıskandıran şeyleri ön plana çıkarıyor.

Bugünün sosyal medyası, tesadüfen değil, kasıtlı olarak tasarlanmış bir makine. Amacı sizi bilgilendirmek, tartıştırmak ya da bir araya getirmek değil.

Osman Akın

Ian Bremmer’in geçenlerde paylaştığı çarpıcı veri, sosyal medyanın demokrasi üzerindeki tahrip edici etkisini bir kez daha gözler önüne seriyor. Dikkat edin: Günde bir saatten az sosyal medya kullananların yüzde 73’ü “demokrasi en iyi yönetim biçimidir” derken, günde beş saatten fazla kullananlarda bu oran yüzde 57’ye düşüyor. Yani ne kadar çok “scroll” yaparsanız, demokrasiye olan inancınız o kadar eriyor. Bremmer’in ironik notu da cabası: “Botlara duyurulur: Demokrasiye inancınız azaldıkça sosyal medyada daha fazla zaman geçiriyorsunuz.”

Bu veri, tesadüf değil. Tam da Orhan Şener’in tweet’te çok isabetli bir şekilde özetlediği gibi: “Algoritmik akışlı, reklama dayalı, eğlencelik ve sinir harbi yaşamalı sosyal medya yapısı, demokratik sistemin sağlıklı bir şekilde yürümesini imkansız kılıyor. İnsanların ve toplumların en pis yanlarını öne çıkaran, iyiyi bozan, kötüyü azdıran bir yapı bu maalesef.”

Dikkat edin: Günde bir saatten az sosyal medya kullananların yüzde 73’ü “demokrasi en iyi yönetim biçimidir” derken, günde beş saatten fazla kullananlarda bu oran yüzde 57’ye düşüyor.

Haklı. Çünkü bugünün sosyal medyası, tesadüfen değil, kasıtlı olarak tasarlanmış bir makine. Amacı sizi bilgilendirmek, tartıştırmak ya da bir araya getirmek değil. Amacı sizi mümkün olduğunca uzun süre platformda tutmak, mümkün olduğunca fazla reklam göstermek ve mümkün olduğunca çok “engagement” (beğeni, yorum, paylaşım, öfke) üretmek. Bunun için de en güçlü silahı kullanıyor: İnsan doğasının en karanlık köşeleri.

Algoritma, sizi mutlu eden şeyleri değil, sizi kızdıran, korkutan, utandıran, kıskandıran şeyleri ön plana çıkarıyor. Çünkü öfke, korku ve utanç; sakin akıl yürütmeden çok daha fazla dopamin salgılatıyor ve sizi “bir tık daha” platformda tutuyor. Bu yüzden Facebook, Instagram, X ya da TikTok’ta gezdiğinizde karşınıza çıkan içeriklerin büyük çoğunluğu ya komplo teorisi, ya kutuplaşma, ya da “öteki”ne yönelik nefret dolu bir saldırı. Sevgi, uzlaşma, empati ise algoritmanın radarına hiç girmiyor. Çünkü onlar “viral” olmuyor.

Sonuç ortada: Toplumlar ikiye, üçe, beşe bölünüyor. Herkes kendi “balon”unda yaşıyor. Kendi gerçeğini kendi üretiyor. Karşı tarafı ise “düşman” olarak kodluyor. Bu ortamda rasyonel tartışma, uzlaşma, ortak akıl imkânsız hale geliyor. Çünkü demokrasi, “karşı tarafın da haklı olabileceği” varsayımına dayanır. Sosyal medya ise tam tersini öğretiyor: “Karşı taraf ya aptal ya hain.”

Üstelik bu sadece bireysel bir mesele değil. Toplumsal bir zehir. Araştırmalar gösteriyor ki, sosyal medyanın yoğun kullanıldığı toplumlarda popülist liderler, aşırı uçlar ve otoriter eğilimler daha kolay yükseliyor. Çünkü öfke seçmeni mobilize ediyor, akıl değil. Brezilya’dan Filipinler’e, Türkiye’den ABD’ye kadar son on yılda yaşanan siyasi kutuplaşmaların en büyük tetikleyicilerinden biri, algoritmik sosyal medya oldu.

Peki çözüm ne?

Bazı ülkeler çoktan harekete geçti. Avrupa Birliği’nin Digital Services Act’i, büyük platformlara daha fazla sorumluluk yüklüyor. Avustralya, Google ve Meta’ya “haberlere telif öde” zorunluluğu getirdi. Norveç, gençlere sosyal medya yaş sınırı getirmeyi tartışıyor. Ama asıl çözüm bireysel ve kültürel.

Önce kendimizden başlamalıyız. Günde beş saat sosyal medya kullanan bir toplumun, sağlıklı bir demokrasi kurması mümkün değil. Çünkü o toplum artık “gerçek”le değil, “algoritmanın sunduğu gerçek”le yaşıyor. Bu yüzden:

  • Telefonunuzdaki “ekran süresi” uygulamasını açın ve kendinize dürüst bir rapor verin.
  • Algoritmayı “eğitmeyi” bırakın; size neyi gösteriyorsa ona göre şekilleniyorsunuz.
  • Gerçek hayatta, yüz yüze sohbetleri çoğaltın. Çünkü algoritma yüz yüze sohbeti kıskanıyor; orada öfke o kadar kolay yayılmıyor.
  • Haber almak için hâlâ gazete, kitap, uzun form podcast ve nitelikli haber sitelerine dönün. Çünkü sosyal medya “haber” değil, “öfke bağımlılığı” üretiyor.
    Sosyal medya, demokrasiyi “imkânsız” kılan bir yapıya dönüştü. Bunu kabul etmek, ilk adım. İkinci adım ise bu yapıyı kendi hayatımızdan ve toplumumuzdan söküp atmak.

Çünkü demokrasi, “beğeni” ile değil, “akıl” ile yaşar. Ve algoritma, aklı öldürmekte çok iyi.

Zaman daralıyor. Ya biz sosyal medyayı dönüştüreceğiz ya da o bizi dönüştürüp bitirecek. Seçim bizim.

Etiketler: algoritma, sosyal medya
GazeteBilim 14 Nisan 2026
Bu Yazıyı Paylaş
Facebook Twitter Whatsapp Whatsapp E-Posta Linki Kopyala Yazdır
Önceki Yazı uzay NASA’nın Artemis II görevi, 50 yıl sonra ilk insanlı Ay görevi için kolları sıvadı
Sonraki Yazı bilim tarihi Bilim tarihi araştırmalarında yapay zekâ kullanımı[1]

Popüler Yazılarımız

krematoryum fırını

Türkiye’de ölü yakma (kremasyon): Hukuken var, fiilen yok

BilimEtik
23 Kasım 2023
cehalet
Felsefe

“Cehalet mutluluktur” inancı üzerine

Eşitleştiren, özgürleştiren, mutlu kılan, bilgi midir yoksa cehalet mi? Mutlu kılan, cehalet mutluluktur sözünde ifade edildiği gibi, bilgisizlik ve cehalet…

12 Ağustos 2023
deontolojik etik
Felsefe

Deontolojik etik nedir?

Bir deontolog için hırsızlık her zaman kötü olabilir nitekim çalma eyleminin özünde bu eylemi (daima) kötü yapan bir şey vardır.

15 Ağustos 2024
Güzel şeyler, özgür seçim süreçlerinin en çirkin şekillerde baskı altına alınmasına rağmen varlığını sürdürmeyi dişiler sayesinde başarır.(Görsel: The Belkin)
Flörtöz Hayvanlar

Ördekler, penisleri ve Amerikan ekonomisi

Yanık türkülerin yeşil başlı gövel ördeklerinden esinlenilen romantizm yalnızca bizim hayallerimizde var; gerçek dünyada bu türlerin aşk hayatları çok daha…

5 Kasım 2024

ÖNERİLEN YAZILAR

“Bir” efsanesinin kanlı izleri: Hitler, Churchill, Trump ve “üstün ırkın” inşası

Trump’a göre ABD tüm normlardan, politik doğruculuktan ve tarihsel olarak yerleşmiş kurallardan, hatta yasalardan dahi kurtarılmalıdır. Bu, inşa edilecek yeni…

Düşünce
31 Mart 2026

Netanyahu ve Trump’ın savaşı: Politikanın başka araçlarla devamı ve ahlaki temelsizliği

Eğer bu savaştan bir ders çıkarılacaksa Hegel’e dönmek gerekebilir. Hegel’e göre karşıtını ne kadar yüceltirsen onun karşısında yenilgi alma olanağını…

Düşünce
27 Mart 2026

Öteki Chomsky: ABD ordusu ve CIA’yla ilişkiler

Chomsky'nin iyi bilinen iddialarına rağmen, dilbilim araştırmaları her zaman günlük insan dilinin temellerini anlamaya yönelik girişimlerden çok askeri gündemler tarafından…

Düşünce
11 Şubat 2026

Tekno-ekonomik dışlanma: “Aylak sınıf”tan “işlevsiz sınıf”a yeni sosyal tabakalaşma

Küresel ekonomi, 400 yıl önceki bankacılık mantığından dijital algoritmalara evrilirken, insan unsuru bu denklemden hızla çıkarılmaktadır.

Düşünce
10 Şubat 2026
  • Biz Kimiz
  • Künye
  • Yayın Kurulu
  • Yürütme Kurulu
  • Gizlilik Politikası
  • Kullanım İzinleri
  • İletişim
  • Reklam İçin İletişim

Takip Edin: 

GazeteBilim

E-Posta: gazetebilim@gmail.com

Copyright © 2023 GazeteBilim

  • Bilim
  • Teknoloji
  • Felsefe
  • Kültür-Sanat
  • Gastronomi
  • Çocuk

Removed from reading list

Undo
Welcome Back!

Sign in to your account

Lost your password?