GazeteBilim
Destek Ol
Ara
  • Anasayfa
  • Bilim
  • Teknoloji
  • Felsefe
  • Kültür-Sanat
  • Gastronomi
  • Çocuk
  • Etkinlikler
    • Astronomi Dersleri
    • Çağdaş Epistemoloji Dersleri
    • Davranış Nörolojisi Dersleri
    • Eğitimciler İçin Yapay Zekâ Okur-Yazarlığı Dersleri
    • Epigenetik Dersleri
    • Evren ve Kozmoloji Dersleri
    • Evrim Dersleri
    • Bilim Tarihi Dersleri
    • Hegel Dersleri
    • İnsan Felsefesi Dersleri
    • Kapitalizmin Tarihsel Gelişimi ve İktisadi Düşünce Dersleri
    • Konuşmaktan Korkmuyorum
    • Kuantum Mekaniği ve Yorumları Dersleri
    • Marx Dersleri
    • Nörobilim Dersleri
    • Nörohukuk
    • Nörofelsefe Dersleri
    • Nöroperspektifler
    • Nöropsikanaliz Dersleri
    • Öğrenilmiş Çaresizlik
    • Teizm, Deizm, Agnostisizm ve Ateizm Dersleri
    • Teoloji, Bilim ve Felsefe Tartışmaları
    • Zihin Dersleri
  • Biz Kimiz
  • İletişim
Okuyorsun: Sokaktaki sessiz çığlık: Hayvanlara yönelik şiddet
Paylaş
Aa
GazeteBilimGazeteBilim
Ara
  • Anasayfa
  • Bilim
  • Teknoloji
  • Felsefe
  • Kültür-Sanat
  • Gastronomi
  • Çocuk
  • Etkinlikler
    • Astronomi Dersleri
    • Çağdaş Epistemoloji Dersleri
    • Davranış Nörolojisi Dersleri
    • Eğitimciler İçin Yapay Zekâ Okur-Yazarlığı Dersleri
    • Epigenetik Dersleri
    • Evren ve Kozmoloji Dersleri
    • Evrim Dersleri
    • Bilim Tarihi Dersleri
    • Hegel Dersleri
    • İnsan Felsefesi Dersleri
    • Kapitalizmin Tarihsel Gelişimi ve İktisadi Düşünce Dersleri
    • Konuşmaktan Korkmuyorum
    • Kuantum Mekaniği ve Yorumları Dersleri
    • Marx Dersleri
    • Nörobilim Dersleri
    • Nörohukuk
    • Nörofelsefe Dersleri
    • Nöroperspektifler
    • Nöropsikanaliz Dersleri
    • Öğrenilmiş Çaresizlik
    • Teizm, Deizm, Agnostisizm ve Ateizm Dersleri
    • Teoloji, Bilim ve Felsefe Tartışmaları
    • Zihin Dersleri
  • Biz Kimiz
  • İletişim
  • Destek Ol
Bizi Takip Edin
  • Biz Kimiz
  • Künye
  • Yayın Kurulu
  • Yürütme Kurulu
Copyright © 2023 Gazete Bilim - Bütün Hakları Saklıdır
GazeteBilim > Blog > Hayvan Hakları > Sokaktaki sessiz çığlık: Hayvanlara yönelik şiddet
Hayvan Hakları

Sokaktaki sessiz çığlık: Hayvanlara yönelik şiddet

Yazar: GazeteBilim Yayın Tarihi: 31 Ekim 2024 8 Dakikalık Okuma
Paylaş
Bizler her canlıda kendi güzelliğini görmeyi öğrenmeliyiz. Tıpkı dünyanın en güzel çocuğunun her çocuk olduğu gibi.
Bizler her canlıda kendi güzelliğini görmeyi öğrenmeliyiz. Tıpkı dünyanın en güzel çocuğunun her çocuk olduğu gibi.

Türkiye’de sokak hayvanlarına yönelik şiddet, son zamanlarda artan olaylarla gündeme geliyor ve kamuoyunun tepkisini çekiyor. Birçok ilde sokak hayvanlarının toplu şekilde iğneyle uyutulması, vurulması ya da açlığa terk edilmesi gibi vahşet dolu haberler toplumun vicdanını derinden yaralıyor. Özellikle şehirlerdeki nüfus yoğunluğu ve sokak hayvanları popülasyonuna dair politik, bilimsel çözümsüzlük nedeniyle sokak hayvanları, bazı insanlar tarafından “tehlike” ya da “rahatsızlık” olarak görülürken bu yaklaşım, birçok masum canlının zalimce öldürülmesine zemin hazırlıyor.

Dr. Öğr. Üyesi Savaş Volkan GENÇ
Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Veteriner Fakültesi
Röportaj: Okan Nurettin Okur, Emine Öykü Güner
Transkripsiyon: Beyza Kaplan

En son Gebze’de öldürülen ve torbalara konulup çöp konteynerine atılan sokak hayvanlarıyla birlikte insanlığın da öldüğü anlaşılıyor. Sokak hayvanları, bu ülkenin bir gerçeği ve yaşamın bir parçası. Onların korunması, uygar yaşamla uyumlu bir çözümün hayata geçirilmesi toplumsal bir sorumluluk ve vicdani bir yükümlülüktür. Türkiye’deki sokak hayvanlarının korunmasına yönelik mevcut sorunlar ve çözüm önerilerine dair farkındalık yaratmak ve yetkililerin (umarız) dikkatini çekebilmek için Sayın Dr. Öğr. Üyesi Savaş Volkan Genç ile bir röportaj gerçekleştirdik.


Türkiye’de bazı odakların sokak hayvanlarıyla mücadele (!) etme adına çok uzun yıllardır katliam yöntemine başvurduğunu biliyoruz. Son zamanlarda yaşanan katliamlar da yaşananların medyaya yansıyan çok az bir kısmı. Bu acı tabloyu nasıl değerlendiriyorsunuz?


Maalesef bize, asıl kimliğimize yakışmayan, aykırı, vahşi, insanlıktan uzak ve bahanesi olmayan, kabul edilemez bir durum. Karamsar bir tablo olacak ama dünya her yerde her gün daha kötüye gidiyor. Artan dünya nüfusu ve vahşi kapitalizmin bir sonucu olarak yaşanan çevre felaketleri yanı sıra hızla azalan kaynakların adaletsiz dağılımı ve bu sistemin bir getirisi olarak toplumların, halkların birbirlerine karşı nefret duymaları ve şimdilik adı konmayan ama başlamış olan üçüncü dünya savaşı insanlık tarihinden bir ders alınmadığını gösteriyor bizlere. İşte bunun bir parçası olarak sokakta hep var olan ve insanların yanlış, hatalı, sorumsuz, nedenine ne dersek diyelim ama insanlar yüzünden sayıları artan ya da insanlara, çevreye, doğaya zarar verdiği söylenen bu masumları katletmek bu çağda tarihe düşülen kara bir leke olacaktır. Çok azı yansıyan dediğiniz bu haberlerden bile vicdanı yaralanmayacak bir “insan” yoktur ki bu insan kelimesini tırnak içinde vurgulamak isterim. Günümüzde bu olaylara yaklaşımı sadeleştirerek değerlendirdiğimizde iki kavram ortaya çıkar ki bunlar varoluşumuzdan itibaren bizle olan iki kavramdır. İyi ve kötü. İşte burada iyiyi seçmeli, uygulamalı ve bunu herkeste içselleştirmeliyiz yoksa bu acı haberler bizi, içimizdeki iyiyi yok edecektir.


Türkiye’de sokak hayvanlarıyla yaşam konusunda güncel yasal düzenlemeleri de düşünürsek mevcut durum nedir? Size göre en büyük sorunlar neler? Toplumsal yaşamla sokak hayvanları arasındaki ilişkiyi nasıl kurmak gerek?


Garip, kimi zaman mutlu, güzel kimi zaman hüzünlü, acıklı, çirkin bir tahterevalli oyunu gibi. 2004 yılında çıkarılan yasada verilen görevleri yerine getirmeyen veya getiremeyen kamu aygıtları yani belediyeler, bakanlıklar ve bunun sonucunda sayıları geometrik şekilde artan sokak hayvanları ve sonuçta yaşanan ciddi denenebilecek sorunlar. Evet bu hayvanları çok seviyoruz ama maalesef artan popülasyonları medyada karşımıza çıkan acı olaylara yol açıyor. Bu örnekleri burada dile getirmeyeceğim. Sadece yaşadığımız sonuca bakalım. Toplum adeta ikiye bölündü. Bir grup; sokak hayvanlarının tamamen ve ne şartla olursa olsun hemen ortadan kaldırılmalarını istiyor. Diğer bir grup ise her ne olursa olsun bu hayvanlara dokunulmamasını istiyor. Sorun, bu sorunun akıl ve bilim rehberliğinde çözülmemesidir. Ve bu rehberlik yani akıl ve bilimin rehberliği en insancıl duyguların, en insancıl kararların alındığı ve uygulandığı seçenek olacaktır.


Sizce halkın sokak hayvanlarına olan bakış açısını değiştirmek için neler yapılabilir?


Şu canavarlaştırma alışkanlığını bırakalım artık. Tabii bunu yaparken ilk önce insanların haklı gerekçelerini de ortadan kaldırmalıyız. Bu ne demek? Sürü haline gelmiş ve vahşileşmiş köpek grupları dağıtılmalı. Saldırılan alfalar toplanıp rehabilite edilmeli. Köpekler kısırlaştırılıp, aşılanıp, sağaltımları yapılıp alındıkları yere bırakılmalı. Bu hayvanlar özel beslenme odaklarında beslenmeli ki dağınık beslenme önemli çevre sorunlarına ve sağlık sorunlarına yol açar. Bu çalışmalara paralel olarak da tüm eğitim alanlarında, tüm eğitim araçlarıyla hayvanların düşman olmadığı, dünyanın onlarla güzel olduğu içselleştirilerek öğretilmeli. Bu hayvanlara nasıl yaklaşılması gerektiğini öğrenen insan korkmaz bu güzel varlıklarla hayatın daha güzel olduğunu görür.


Sokak hayvanlarının korunması için gönüllü veya bireysel olarak neler yapabiliriz?


Bireysel yanıtlarımız belki de bu işin en önemli adımı olacaktır. Sokak hayvanlarından korkan, çekinen insanlara, özellikle çocuklara yardım etmek, bu canlılarla aralarında bir iletişim, bir bağ oluşmasını sağlamak en önemli adımdır. Dahası hayvan satın almak yerine bu hayvanları sahiplenmek, sahiplendirmek, bu konuda başarılı örneklerle insanları buna özendirmek çok önemlidir. Kendi yaşam tecrübelerimden örnek vermek isterim. Barınaktan ya da sokaktan alınıp arama kurtarma köpeği olarak yetiştirilen köpekler vardır. Bu çok önemli bir nokta ve çok başarılı örneklerdir.


Yurtdışındaki başarılı sokak hayvanı yönetimi modellerinden Türkiye’de uygulanabilecek örnekler var mı?

Bana göre yok. Çünkü sokaktaki tüm hayvanları toplayıp itlaf eden, devamında sokakta başıboşken yakalayıp belirli bir süre barınakta sahiplendirilinceye kadar bekletilip eğer sahiplenen çıkmazsa hayvanları iğne ile öldüren toplumlardan bizlere iyi örnek çıkmaz ki bu konuda konuştuğumuz kimi dostlarımız biz bir hata yaptık, Türkiye bu hatayı tekrarlamamalı sözünü bizzat bana söylemişlerdir.


Türkiye’de hayvan hakları ile ilgili birçok sorun yaşanmasını neye bağlıyorsunuz?

Sanırım birçok konuda sorunlarımızın neden çözülmediği ile aynı. 2004 yılında bu yasa ilk çıktığında ben TÜBİTAK Bilim ve Teknik Dergisi’nde Bilim Kulübü muhabirliği yapıyordum. Bir muhabir olarak yasa ile ilgili sivil toplum kuruluşu üyeleri, akademisyenler, belediye yöneticileri, hatta kimi gazetecilerle röportajlar yapmaya başladım. Bu söyleşilerden birini de merhum gazeteci abim Bekir Coşkun ile yapmıştım. Çok önemli bir şey söylemişti bana. Yasanın başarıyla işlemesi köşelerde duran insanların yani sorumluların, yetkilerini doğru ve cesurca kullanarak görevlerini başarıyla yapmalarına bağlı olduğunu anlatmıştı. 20 yıldır eğer belediyeler bu görevlerini yerine getirselerdi, şimdi bu konuda çok daha başka şeyler, güzel şeyler konuşuyor olurduk.


Kısırlaştır, yaşat, sahiplen ilkesinin işlememesinin nedeni nedir, kısırlaştırmanın yaygınlaştırılması için nasıl bir yöntem izlenmeli?


Evet en önemli iki sorundan biri bu. İlki yetkililerin görevlerini yapmaması. İkincisi ise kısırlaştır, yaşat, sahiplen ilkesinin işlememesi, işletilememesi. Maalesef Anadolu’nun binlerce yılda oluşturduğu tüm güzel ve iyi kavramlar son 40 yılda korkunç bir erozyonla yok edildi. Hayvan severler popüler hayvan ırklarını sevdiler, onları satın aldılar, sıkılınca kendilerinden uzak bir yere atıp kaçtılar. Onları bir eşya olarak gördüler. Bir canlının sorumluluğunu almak çok önemli. Bu bir yetkinlik bir olgunluk isterken bir ay sonra başlarından attıkları bir obje oldu bu masumlar. Bakın ben şunu söylerim: Dünyanın en güzel hayvanları Türkiye’deki sokak hayvanlarıdır. Dünyada birçok ülkeyi dolaştım, birçok veteriner fakültesinde bulundum ama bizdeki hayvanlardan daha güzelini hiçbir yerde görmedim. Bu hayvanlara bir de ırk köpekler karışmış artık çok çok güzel sokak hayvanlarımız olmuştur. Ancak çok acı bir bedel karşılığında. Bizler her canlıda kendi güzelliğini görmeyi öğrenmeliyiz. Tıpkı dünyanın en güzel çocuğunun her çocuk olduğu gibi. Sokaktaki, barınaktaki hayvanların en güzel hayvanlar olduğunu anladığımızda işte o zaman bu sorunların hiçbiri ortada kalmayacaktır.


Verdiğiniz önemli bilgiler için çok teşekkür ederiz, umarız yetkililerin ve halkımızın bu konuda daha bilinçli olmasına bir katkı sunabilmişizdir.


Bu nazik fırsatı verdiğiniz için ben sizlere çok teşekkür ederim.

Etiketler: beyza kaplan, emine öykü güner, Gebze hayvan barınağı, hayvan hakları, okan nurettin okur, savaş volkan genç, sokak hayvanları
GazeteBilim 31 Ekim 2024
Bu Yazıyı Paylaş
Facebook Twitter Whatsapp Whatsapp E-Posta Linki Kopyala Yazdır
Önceki Yazı Castellio Sivrisinek file karşı
Sonraki Yazı Bakteriler, plastiği tükettikten sonra kurutularak içinde dengeli miktarda karbonhidrat, yağ ve protein içeren besin toz haline getiriliyor. (Görsel: Pinterest) Plastik atıklardan gıda elde etmek mümkün mü?

Popüler Yazılarımız

krematoryum fırını

Türkiye’de ölü yakma (kremasyon): Hukuken var, fiilen yok

BilimEtik
23 Kasım 2023
cehalet
Felsefe

“Cehalet mutluluktur” inancı üzerine

Eşitleştiren, özgürleştiren, mutlu kılan, bilgi midir yoksa cehalet mi? Mutlu kılan, cehalet mutluluktur sözünde ifade edildiği gibi, bilgisizlik ve cehalet…

12 Ağustos 2023
deontolojik etik
Felsefe

Deontolojik etik nedir?

Bir deontolog için hırsızlık her zaman kötü olabilir nitekim çalma eyleminin özünde bu eylemi (daima) kötü yapan bir şey vardır.

15 Ağustos 2024
Güzel şeyler, özgür seçim süreçlerinin en çirkin şekillerde baskı altına alınmasına rağmen varlığını sürdürmeyi dişiler sayesinde başarır.(Görsel: The Belkin)
Flörtöz Hayvanlar

Ördekler, penisleri ve Amerikan ekonomisi

Yanık türkülerin yeşil başlı gövel ördeklerinden esinlenilen romantizm yalnızca bizim hayallerimizde var; gerçek dünyada bu türlerin aşk hayatları çok daha…

5 Kasım 2024

ÖNERİLEN YAZILAR

Sokak hayvanları politikalarımız!

Her yıl 4 Nisan, Dünya Sokak Hayvanları Günü olarak kutlanmakta, toplumu bilinçlendirirken bu konudaki politik adımların atılmasına da vesile olmaktadır.

Hayvan Hakları
4 Nisan 2025

Yaşamın sessiz mimarları: Bitkiler

''Ormanlar seslerle yankılanır. Kuşlar şakır, kurbağalar vıraklar, cırcırböcekleri öter, rüzgârla savrulan yapraklar hışırdar. Bu hiç susmayan orkestrada tehlikeyi haber veren,…

Biyoloji
29 Kasım 2024

Biyolojide hiçbir şey evrimin ışığı dışında anlamlı değildir!

Theodosius Dobzhansky'nin 1973 yılında yayımlanan ''Nothing in Biology Makes Sense except in the Light of Evolution'' adlı meşhur makalesi günümüzden…

Biyoloji
7 Kasım 2024

Simya, maden ve deney: Kimya felsefesi

Kimya felsefesi, kimyayı sadece bir bilimsel disiplin olarak değil, aynı zamanda insanlık ve doğa arasındaki ilişkiyi derinlemesine anlamaya yönelik felsefi…

Felsefe
1 Kasım 2024
  • Biz Kimiz
  • Künye
  • Yayın Kurulu
  • Yürütme Kurulu
  • Gizlilik Politikası
  • Kullanım İzinleri
  • İletişim
  • Reklam İçin İletişim

Takip Edin: 

GazeteBilim

E-Posta: gazetebilim@gmail.com

Copyright © 2023 GazeteBilim

  • Bilim
  • Teknoloji
  • Felsefe
  • Kültür-Sanat
  • Gastronomi
  • Çocuk

Removed from reading list

Undo
Welcome Back!

Sign in to your account

Lost your password?