Dramatik bir şekilde artan yangınlar, ekosisteme ciddi bir şekilde zarar vererek orada yaşayan canlıların da hayatını tehdit ediyor. Ülkemizde de özellikle Ege ve Akdeniz bölgesinde meydana gelen orman yangınlarıyla mücadele ediyoruz. Prof. Dr. Erdoğan Atmış, sorunları ortaya koydu ve çözümleri sıraladı.
Prof. Dr. Erdoğan Atmış
Haber: Sedef Çakır
GazeteBilim Yazı İşleri
Küresel kara alanının yaklaşık %32’sini ormanlar kaplar. Oksijen üretiminin yanı sıra, su kaynaklarını koruma ve dünya üzerindeki pek çok canlıya ev sahipliği yapma görevini de yine ormanlarımıza borçluyuz.
Fakat günümüzde orman yangınları dünya çapında ciddi bir sorun teşkil ediyor. Özellikle yaz aylarında dramatik bir şekilde artan yangınlar, ekosisteme ciddi bir şekilde zarar vererek orada yaşayan canlıların da hayatını tehdit ediyor. Ülkemizde de özellikle Ege ve Akdeniz bölgesinde meydana gelen orman yangınlarıyla mücadele ediyoruz. Ormancılık Politikası Uzmanı Prof. Dr. Erdoğan Atmış GazeteBilim’e özel yaptığı açıklamada “2020 yılından sonra her yıl temmuz ayının ikinci yarısı ve ağustos ayında yaşadığımız rutini 2026’da da ülke olarak yeniden yaşıyoruz. Özellikle Ege ve Akdeniz bölgelerinde onlarca yangınla aynı anda mücadele etmek zorunda kaldık. Kuraklık sonucu aşırı kuruyan ot ve çalıları (yangın yükü) cephaneye benzetirsek, bu bitkiler sıcak hava, kurutucu rüzgâr ve düşük bağıl nemle ufak bir kıvılcım eşliğinde bir araya geldiğinde yangın başlıyor ve rüzgâr da varsa hızla yayılarak büyük bir yangına dönüşüyor. Burada sormamız gereken; aynı rutini her sene bu dönemde yaşadığımız halde neden daha etkili çözümler bulamadığımız.” ifadelerini kullandı.
Ayrıca, OGM’nin resmi verilerine göre; 2020 yılından sonra ülkede yaşanan orman yangınları sayısının artmakta olduğunu, fakat bu yangınlarda yok olan orman alanlarının miktarının birkaç kat daha hızla artmakta olduğunu da ekledi.
Orman yangınları alarm veriyor
Prof. Dr. Erdoğan Atmış, OGM’nin yangın istatistiklerine bakarak veriler doğrultusunda orman yangınlarını değerlendirdi:
“OGM’nin yangın istatistikleri incelendiğinde son yıllarda orman yangınlarının sayısının arttığı, fakat yanan orman alanı miktarının bundan çok daha hızlı arttığı 1990 ile 2025 yılları arasındaki verilerde net bir şekilde görülmekte” dedi. (Tablo 1).
Tablo 1. Orman Yangını Sayısı ve Yanan Alan Miktarı Değişimi (1990-2025) **
| Yıllar | Yangın Sayısı | Yanan Alan (ha) | Yıllar | Yangın Sayısı | Yanan Alan (ha) |
| 1990 | 1.750 | 13.742 | 2008 | 2.135 | 29.749 |
| 1991 | 1.481 | 8.081 | 2009 | 1.793 | 4.679 |
| 1992 | 2.117 | 12.232 | 2010 | 1.861 | 3.317 |
| 1993 | 2.545 | 15.393 | 2011 | 1.954 | 3.612 |
| 1994 | 3.239 | 30.828 | 2012 | 2.450 | 10.454 |
| 1995 | 1.770 | 7.676 | 2013 | 3.755 | 11.456 |
| 1996 | 1.645 | 14.922 | 2014 | 2.149 | 3.117 |
| 1997 | 1.339 | 6.317 | 2015 | 2.150 | 3.219 |
| 1998 | 1.932 | 6.794 | 2016 | 3.188 | 9.156 |
| 1999 | 2.075 | 5.804 | 2017 | 2.411 | 11.993 |
| 2000 | 2.353 | 26.353 | 2018 | 2.167 | 5.644 |
| 2001 | 2.631 | 7.394 | 2019 | 2.688 | 11.332 |
| 2002 | 1.471 | 8.514 | 2020 | 3.399 | 20.971 |
| 2003 | 2.177 | 6.644 | 2021 | 2.793 | 139.503 |
| 2004 | 1.762 | 4.876 | 2022 | 2.160 | 12.799 |
| 2005 | 1.530 | 2.821 | 2023 | 2.579 | 15.520 |
| 2006 | 2.227 | 7.762 | 2024 | 3.797 | 27.485 |
| 2007 | 2.829 | 11.664 | 2025 | 3.224 | 81.473 |
Prof. Dr. Atmış açıklamarına şöyle devam etti: “1990’dan günümüze hem orman yangınlarının sayısında hem de yanan alan miktarında düşüş görünen tek dönem 1995-1999 dönemi. Bunun yanında 2010-2014 döneminde orman yangını sayısı artsa bile yanan orman alanı miktarında %44’lük bir azalış görüldüğünü söylemek mümkün. Bu da o dönemde orman yangınlarıyla mücadelede başarılı olunduğunun önemli bir göstergesi. Fakat 2020-25 dönemindeki 6 yılda önceki 6 yıla göre (2014-2019) yangın sayısında yılda ortalama %21,7’lik bir artış olmasına karşın, aynı dönemde yanan alan miktarında görülen %570’lik, yani 5,7 katı büyüklüğündeki aşırı artış, 2020 yılından sonra orman yangınlarının verdiği alarmın şiddetini göstermekte.”

Tablo 2. Yıllara Göre Yangın Büyüklükleri
| Yıl | 0,1-5 ha | 5,1-50 ha | 50,1-500 ha | 500,1-1.500 ha | 1500 ha’dan büyük |
| 2012 | 2.303 | 114 | 30 | 3 | 0 |
| 2013 | 3.547 | 183 | 23 | 1 | 1 |
| 2014 | 2.068 | 74 | 6 | 1 | 0 |
| 2015 | 2.051 | 93 | 6 | 0 | 0 |
| 2016 | 2.988 | 182 | 16 | 2 | 0 |
| 2017 | 2.259 | 121 | 27 | 3 | 1 |
| 2018 | 2.008 | 147 | 11 | 1 | 0 |
| 2019 | 2.452 | 207 | 28 | 0 | 1 |
| 2020 | 3.194 | 170 | 24 | 8 | 3 |
| 2021 | 2.557 | 171 | 37 | 9 | 19 |
| Toplam | 25.427 | 1.462 | 208 | 28 | 25 |
| Ortalama | 2.542,7 | 146,2 | 20,8 | 2,8 | 2,5 |
Prof. Dr. Erdoğan Atmış, yangın verilerinin, son yıllarda yangın sayısının belli bir seviyede artmasına karşın yanan orman alanı miktarı ile yangın başına yanan alan miktarının çok daha hızlı arttığı gerçeğini ortaya koyduğunu, 2020 yılından sonra yaşadığımız yangın felaketlerinin sürpriz olmadığını, önceden kendini gösterdiğini kanıtladığını da ekledi. Ayrıca, 2025 yılında 81,5 bin hektar ormanımızı (normalin 11,5 katı) kaybettiğimize de dikkat çekti. Atmış şöyle konuştu:
“Orman yangınları içinde sebebi bilinmeyen yangınların sayısının çok yüksek olması bir başka önemli sorun olarak öne çıkmakta. Orman Genel Müdürlüğü verilerine göre; 2010 ile 2024 yılları arasındaki 15 yıllık dönemde gerçekleşen orman yangınlarının %44’ünün nedeni, yanan alanların ise %34’ünün neden yandığı bilinmemekte.
Tablo 3. Nedeni Bilinen ve Bilinmeyen Yangınlar (2010-2024)
| Yıllar | Yangın Sayısı | Yanan Alan | Nedeni Bilinmeyen (NB) Yangın Sayısı | Nedeni Bilinmeyen (NB) Yanan Alan | NB Yangın Sayısı Oranı (%) | NB Yanan Alan Oranı (%) |
| 2010 | 1.861 | 3.317 | 573 | 871 | 31 | 26 |
| 2011 | 1.954 | 3.612 | 604 | 922 | 31 | 26 |
| 2012 | 2.450 | 10.454 | 944 | 2.725 | 39 | 26 |
| 2013 | 3.755 | 11.456 | 1.818 | 5.789 | 48 | 51 |
| 2014 | 2.149 | 3.117 | 893 | 1.273 | 42 | 41 |
| 2015 | 2.150 | 3.219 | 961 | 1.759 | 45 | 55 |
| 2016 | 3.188 | 9.156 | 1.731 | 3.524 | 54 | 38 |
| 2017 | 2.411 | 11.993 | 1.280 | 4.144 | 53 | 35 |
| 2018 | 2.167 | 5.644 | 969 | 3.139 | 45 | 56 |
| 2019 | 2.688 | 11.332 | 1.309 | 3.744 | 49 | 33 |
| 2020 | 3.399 | 20.971 | 1.859 | 11.771 | 55 | 56 |
| 2021 | 2.793 | 139.503 | 1.329 | 46.269 | 48 | 33 |
| 2022 | 2.160 | 12.799 | 886 | 2.132 | 41 | 17 |
| 2023 | 2.579 | 15.520 | 955 | 3.233 | 37 | 21 |
| 2024 | 3.797 | 27.485 | 1.084 | 6.622 | 29 | 24 |
| TOPLAM/ORTALAMA | 39.501 | 289.578 | 17.195 | 97.917 | 44 | 34 |
“Burada paylaşılan resmi veriler hiç de iç açıcı değil. 2020 yılından sonra orman yangınları farklı bir seyir izlemekte. Yangın sayısının artmış olmasından öte yanan alan miktarı ile yangın başına düşen yanan alan miktarı da rekor düzeyde arttı. Orman yangınları sadece kırsal kesimleri tehdit etmekle kalmadı, artık kent yerleşimlerini de tehdit etmeye başladı ve ‘mega yangınlar’ denen büyük yangınların başladığı bir döneme girildi. Bazı araştırmacılar yeni bir ‘yangın rejimi’ oluştuğunu iddia etmekte. Bundan dolayı ülkemizde 2020 yılından sonra yanan orman alanı miktarının rekor düzeylere ulaşmış olmasının nedenlerinin ciddi şekilde sorgulanması gerekmekte.”
Sorun varsa çözüm de var
Prof. Dr. Atmış, önerilerini şöyle sıraladı:
- Nedeni saptanamayan yangınların oranının yıllar geçtikçe arttığı görülmektedir. Nedeni bilinmeyen bir olguyla mücadele etmek de zordur. Bundan dolayı yangınların nedenini daha net olarak belirlemek için adli-yangın veya yangın-kırım adları verilebilecek bir araştırma birimi kurulmalıdır.
- Yangınla mücadele eden kurumlar arası etkin koordinasyon sağlanması, bu kurumların gerekli insan, uzmanlık, ekipman ve finans kaynakları ile güçlendirilmesi ve önleyici tedbirlerle yangınla mücadelenin yangın öncesinde başlatılması çok önemlidir. Yangınları etkin bir şekilde yönetmek için doğru politika ve uygulamalarla orman yangınlarının büyümesini önlemek mümkündür. Bu kapsamda, kurumlar arası koordinasyon ve iletişim eksikleri, gerekli mevzuat düzenlemeleri ile ortadan kaldırılmalıdır. Merkezi ve yerel yönetimlerin büyük bir seferberlik içinde, ilgili tüm kurum ve paydaşlarla iş birliği içinde olduğu bir orman yangın yönetimi modeli oluşturulmalıdır.

- Orman yangın işçilerinin işe alımında, orman köylerinde yaşayanlar içinden bu konuda eğitim almış kişilere öncelik tanınmalıdır. Yangın işçilerinin günlük ve yıllık çalışma süreleri, yerel yangın davranışları ile çalışan verimliliği ve hakkaniyet ölçütleri dikkate alınarak yeniden düzenlenmelidir.
- Odun hammaddesine öncelik veren ağaçlandırma çalışmalarının yerini, insan dahil ormandan faydalanan tüm canlıların yararına olacak şekilde ekosistem temelli orman restorasyonu uygulamaları almalıdır. Bu nedenle ekolojik olarak daha sağlıklı ve biyolojik çeşitlilik yönünden daha zengin ormanlar kurulmalıdır.
- Gönüllülük faaliyetlerinin sadece orman köylüleriyle sınırlı kalmaması, kentte sürekli yaşayanların veya yazlıkçıların da bu gönüllülük temelinde eğitilerek, tatbikatlara katılması ve yangına müdahaleleri sağlanmalıdır. Ormancılık örgütünün yanı sıra, yerel yönetimlerin ve sivil toplum örgütlerinin de bu boşluğu dolduracak şekilde, orman yangınlarına müdahale edecek gönüllüleri yetiştirecek ve onlara gerekli malzemeleri temin edecek organizasyonlar oluşturması sağlanmalıdır.
- İlgili mevzuatta acilen gerekli değişiklik ve iyileştirmeler yapılarak toplumsal duyarlılığı artırmak ve orman yangınlarında katılımı yaygınlaştırmak amacıyla gönüllülüğün sadece orman yangınlarına erken müdahale ile sınırlı kalmayıp, toplumdaki doğa ve orman sevgisinin artırılması konusunda ormancılık örgütü, yerel yönetimler ve sivil toplum örgütlerinin iş birliği içinde sürdüreceği bir birlikteliğe dönüştürülmesiyle, ormancılık çalışmalarına toplumun etkin katılımının sağlanmasını sağlayacak çalışmalar yapılmalıdır.
**Bu çalışmadaki verilerin tümü Orman Genel Müdürlüğü’nün resmi verileridir.

