GazeteBilim
Destek Ol
Ara
  • Anasayfa
  • Bilim
  • Teknoloji
  • Felsefe
  • Kültür-Sanat
  • Gastronomi
  • Çocuk
  • Etkinlikler
    • Astronomi Dersleri
    • Çağdaş Epistemoloji Dersleri
    • Davranış Nörolojisi Dersleri
    • Eğitimciler İçin Yapay Zekâ Okur-Yazarlığı Dersleri
    • Epigenetik Dersleri
    • Evren ve Kozmoloji Dersleri
    • Evrim Dersleri
    • Bilim Tarihi Dersleri
    • Hegel Dersleri
    • İnsan Felsefesi Dersleri
    • Kapitalizmin Tarihsel Gelişimi ve İktisadi Düşünce Dersleri
    • Konuşmaktan Korkmuyorum
    • Kuantum Mekaniği ve Yorumları Dersleri
    • Marx Dersleri
    • Nörobilim Dersleri
    • Nörohukuk
    • Nörofelsefe Dersleri
    • Nöroperspektifler
    • Nöropsikanaliz Dersleri
    • Öğrenilmiş Çaresizlik
    • Teizm, Deizm, Agnostisizm ve Ateizm Dersleri
    • Teoloji, Bilim ve Felsefe Tartışmaları
    • Zihin Dersleri
  • Biz Kimiz
  • İletişim
Okuyorsun: Onlar, zeytinimize göz koyanlardır!..
Paylaş
Aa
GazeteBilimGazeteBilim
Ara
  • Anasayfa
  • Bilim
  • Teknoloji
  • Felsefe
  • Kültür-Sanat
  • Gastronomi
  • Çocuk
  • Etkinlikler
    • Astronomi Dersleri
    • Çağdaş Epistemoloji Dersleri
    • Davranış Nörolojisi Dersleri
    • Eğitimciler İçin Yapay Zekâ Okur-Yazarlığı Dersleri
    • Epigenetik Dersleri
    • Evren ve Kozmoloji Dersleri
    • Evrim Dersleri
    • Bilim Tarihi Dersleri
    • Hegel Dersleri
    • İnsan Felsefesi Dersleri
    • Kapitalizmin Tarihsel Gelişimi ve İktisadi Düşünce Dersleri
    • Konuşmaktan Korkmuyorum
    • Kuantum Mekaniği ve Yorumları Dersleri
    • Marx Dersleri
    • Nörobilim Dersleri
    • Nörohukuk
    • Nörofelsefe Dersleri
    • Nöroperspektifler
    • Nöropsikanaliz Dersleri
    • Öğrenilmiş Çaresizlik
    • Teizm, Deizm, Agnostisizm ve Ateizm Dersleri
    • Teoloji, Bilim ve Felsefe Tartışmaları
    • Zihin Dersleri
  • Biz Kimiz
  • İletişim
  • Destek Ol
Bizi Takip Edin
  • Biz Kimiz
  • Künye
  • Yayın Kurulu
  • Yürütme Kurulu
Copyright © 2023 Gazete Bilim - Bütün Hakları Saklıdır
GazeteBilim > Blog > Bilim > Ekoloji > Onlar, zeytinimize göz koyanlardır!..
EkolojiGastronomi

Onlar, zeytinimize göz koyanlardır!..

Yazar: Kutsi Akıllı Yayın Tarihi: 28 Haziran 2025 7 Dakikalık Okuma
Paylaş
akdeniz
Zeytin yaşayan, yaşatan tarihtir Akdeniz havzasında. (Görsel: Pexels)

Bu kanunun çıkması sadece muhafazakârlara yarayacaktır. Yani yaptıklarının yanına kâr kalmasını bekleyen, elde ettikleri kârı muhafaza için her şeyi yapanlara. İşte onlar, zeytinimize göz koyanlar.  

İon mitolojisine göre – Evet, o Yunan değil, İon mitolojisi. Bazılarının bu mitolojiyi Yunanlara hediye etmek için bu denli hevesli olması, o mitolojideki tanrıların yarısının Anadolu kökenli olduğu gerçeğini değiştirmiyor – zeytin, tanrılar arasındaki bir sürtüşmede son sözü söyleyen meyvedir.

Atina kenti, koruyucu tanrısını saptamak için tanrılar arasında bir yarışma düzenler – Yani Atinalılar, “Ne kadar ekmek, o kadar köfte” misali “Tamam, hepiniz baş tanrımız olmak istiyorsunuz da, ne teklif ediyorsunuz bakalım, dökün eteğinizdeki taşları, ona göre karar vereceğiz” demişler. Sonuçta Athena ve Poseidon, şehrin koruyucu tanrısı olmak için yarışmışlar. Poseidon Atinalılara atı vermiş, Athena ise zeytini. Atinalılar ata binmeyi bilmedikleri için mi yoksa gerçekten daha yararlı olduğunu düşündüklerinden mi bilinmez, zeytini seçmişler, Athena da zeytin sayesinde Atina kentinin koruyucusu olmuş. Bakmayın Troya filminde herkesin ata bindiğine. O dönemde, olayın geçtiği çevrede, sadece araba çektirmek için kullanıyorlar atı. Ata binilebileceğini düşünemedikleri için, doğudan gelen atlıları görüp, atın üstünde insan olamayacağına göre bunlar “At adamlar” deyip, sentorları da mitolojilerine katmışlar.

şehir, zeytin
Athena ve Poseidon, şehrin koruyucu tanrısı olmak için yarışmışlar. Poseidon Atinalılara atı vermiş, Athena ise zeytini. Atinalılar ata binmeyi bilmedikleri için mi yoksa gerçekten daha yararlı olduğunu düşündüklerinden mi bilinmez, zeytini seçmişler, Athena da zeytin sayesinde Atina kentinin koruyucusu olmuş.

Dönelim zeytine. Bu harika meyve hakkında daha başka efsaneler de var “Yunan” mitolojisinde ama biz, biraz daha bize yaklaşırsak, zeytin hakkında, Türk – İslam kültüründeki velilerin doğa ile bütünleşmesi konusundaki Horasan geleneğiyle de uyumlu olan “Zeytinli Baba” efsanesiyle karşılaşıyoruz.

13 ile 15. yüzyıl arasında yaşamış olduğu rivayet edilen Zeytinli Baba’nın ruhu zeytinlikleri koruyarak, onlara zarar verenleri uyarır ve hatta cezalandırır. Zeytin ağacının kesilmemesini vaaz eden ve “Ağaç kesene zarar gelir” diyen bir velidir.

Zeytin, çağlar boyu doğayla iç içelik ve bereketin sembolü olmuştur. Barışın simgesinin zeytin dalı oluşu, binlerce yıllık bilgeliğin ortak bilince seslenişidir. Zeytin yaşayan, yaşatan tarihtir Akdeniz havzasında.

13 ile 15. yüzyıl arasında yaşamış olduğu rivayet edilen Zeytinli Baba’nın ruhu zeytinlikleri koruyarak, onlara zarar verenleri uyarır ve hatta cezalandırır.

2000’lerden beri Türkiye’de ivmesi her yıl yükselen bir doğa kıyımı yaşanıyor. Göller hazine aramak için kurutuluyor, “eşsiz” diye tanımlanan kumlar bir gölün kıyısından yüklenip başka yerlere götürülüyor, nadir balıkların bulundukları sulara HES’ler yapılarak türlerin soyu kurutuluyor, yanlış tarım politikaları yüzünden yeraltı suları tükeniyor/kirleniyor, obruklar oluşuyor, cam gibi berrak sular müsilaj yüzünden bir boy ötesi gözükmez hale geliyor, sulak alanlar kurutulup göç yollarındaki kuşlar ölüme terk ediliyor, sanayi artıkları kontrolsüzce akarsulara, göllere verilip, buradaki hayatlar sona erdiriliyor, bu sulardan içen hayvanlar ölüyor, ölmeyenler bu zehirleri etleriyle soframıza getiriyor ve kokudan yanına yaklaşılmayacak kahverengi sularla sulanan tarlalardan gelen yiyecekler bizi kemoterapi seanslarına fırlatıyor gibi örnekleri fazla düşünmeden, bir nefeste verebiliyoruz.

Doğaya vurulan en son ve kuvvetli darbelerden biri de zeytinlikler konusunda. Önceden çaktırmadan, yakılarak, dibine ilaç dökülüp kurutulan zeytin ağaçlarına artık aleni bir savaş açılıyor. Yüzyıllardır ekmeğini zeytinden çıkartan ailelerin yakarışlarına, çevre örgütlerinin karşı çıkışlarına, doğaseverlerin isyanlarına rağmen.

Peki bu kadar değerli, yüzyıllarca ürün veren, sağlıklı yağ denildiğinde akla gelen meyveyi koruyan kanunlar yok mu? Tabi ki var. Olmaz olur mu? Zeytin yasası ya da resmi adıyla “Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanun” (Kanun No. 3573) var. Gerçi 2023 ve 2024’te yapılan değişikliklerle zeytinlik alanlarda madencilik ve enerji yatırımlarına izin verilmesi, madencilik faaliyetleri için zeytinlik alanların kullanımı, termik santraller, enerji nakil hatları ve endüstriyel tesisler için zeytinliklerin kesilebilmesi, “Kamu yararı” gerekçesiyle zeytin ağaçlarının sökülmesine olanak tanınması gibi bazı tanımların işin içine girmesiyle olayın rengi farklılaşıyor.

zeytinler
Önceden çaktırmadan, yakılarak, dibine ilaç dökülüp kurutulan zeytin ağaçlarına artık aleni bir savaş açılıyor.(Görsel: Pexels)

Bu kanununun en kritik noktası ise 20. Madde. Bu maddeye göre de zeytinlik alanlar içinde ve çevresinde (3 km yarıçap) kimyasal atık, toz, duman çıkaran tüm tesislerin kurulması yasak. Sadece zeytinyağı fabrikaları istisna olabilir, o da bakanlık izniyle yapılabilir. Zeytinlikler asla küçültülemez, Zeytinliklerde madencilik faaliyeti yapılması kesinlikle yasaktır. Ancak, başka bir alternatif alanın bulunamaması ve “kamu yararı” olduğuna dair bir karar alınması durumunda, sadece Cumhurbaşkanı kararıyla istisnai olarak izin verilebilir. İzin alan firmanın, faaliyeti bitince sahayı eski haline getirip yeniden zeytinlik olarak düzenlemesi zorunludur.

Kanunlara bakınca bayağı ferahlıyor insanın içi de sonuçta önemli olan bir mahkeme kararının uygulanması. Anayasa Mahkemesinin kararları bile herkesin malumu. Türkiye’de o izni alan firmanın işini bitirdikten sonra sahayı eski haline getireceğine inanacak bir kişi bile olduğuna inanmıyorum. Zaten getiremezsiniz de. 40 yaş üzeri bir ağacı sökmek riskli, uzmanlık gerektiren ve maliyetli bir operasyondur. Siz yüzlerce yıllık ağaçları söküp, dikip, işiniz bitince tekrar söküp yerine getireceksiniz ve onun yaşamasını bekleyeceksiniz. Hayal. Bu kanunun çıkması sadece muhafazakârlara yarayacaktır. Yani yaptıklarının yanına kâr kalmasını bekleyen, elde ettikleri kârı muhafaza için her şeyi yapanlara. İşte onlar, zeytinimize göz koyanlar.  

zeytin
Siz yüzlerce yıllık ağaçları söküp, dikip, işiniz bitince tekrar söküp yerine getireceksiniz ve onun yaşamasını bekleyeceksiniz. (Görsel: Pexels)

Önümüzdeki hafta zeytine vurulacak darbe için baltalar bileniyor. Bu zeytinin Türkiye’de yediği ilk darbe değil ama sonuncusu olabilir. Bir zamanlar ülkenin her tarafı zeytin ağacı doluyken ve zeytinyağı fakirin yağı iken, binlerce zeytin fidanı, Amerika’dan gelen margarin teknolojisine yer açmak için söküldü. Hatta türküsünü yaktırmışlardı “Zeytinyağlı yiyemem aman, basma da fistan giyemem aman” diye.

amerika, zeytin
Bir zamanlar ülkenin her tarafı zeytin ağacı doluyken ve zeytinyağı fakirin yağı iken, binlerce zeytin fidanı, Amerika’dan gelen margarin teknolojisine yer açmak için söküldü. Hatta türküsünü yaktırmışlardı “Zeytinyağlı yiyemem aman, basma da fistan giyemem aman” diye.

Şimdi riviera zeytinyağının bile marketlerde kilit altında satıldığı bir zamana geldik. O sökülen, kesilen, yok edilen zeytin ağaçlarının ruhları bir yerlerde, koro halinde şu şarkıyı söylüyor;

“İstesen de zeytinyağlı yiyemen artık, basma da fistan giyemen artık. Margarinle naylon kumaş neyine yetmiyor, ben bunu hak etmedim diyemen artık.”

Etiketler: athena, zeytin, zeytin ağaçları, zeytinlik
Kutsi Akıllı 28 Haziran 2025
Bu Yazıyı Paylaş
Facebook Twitter Whatsapp Whatsapp E-Posta Linki Kopyala Yazdır
Yazar: Kutsi Akıllı
Takip Et
1965 yılında İstanbul’da doğdu. Kabataş Erkek Lisesini ve Mimar Sinan Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Mimarlık Bölümünü bitirdi. Gırgır, Leman, Pişmiş Kelle ve Deli mizah dergilerinde çalıştı. Mimarlık ve turizm sektöründeki dergilerde editörlük yaptı. TRT ve özel televizyonlar için drama ve belgeseller yazdı. Türk yemek kültürü ile ilgilenmeye başladıktan sonra aileden gelen yemek bilgisini Osmanlı yemek kültürü ile birleştirerek özel aşçılıkla uğraştı. Masterchef ve ziraat mühendisi Deniz Orhun ile birlikte 6. kitabı olan “Yedikleriniz Davranışlarınız Olur”u yazdı. Yine Deniz Orhun ile birlikte yazdığı, gastroturizme yaklaşım metodolojisi hakkındaki “Gastrotourism According to the 24 Solar Terms Regimen” isimli makale, Springer Nature’de yayınlandı. Başkent Üniversitesi, Türk Mutfak Kültürü Araştırma ve Uygulama Merkezi (TÜMAR) Danışma Kurulu Üyesi olan Kutsi Akıllı, Osmanlı yemeklerinin orijinal tarifleri ve yemek kültürü konularının yer aldığı kuzubudu.com sitesini yürütmektedir.
Önceki Yazı Etik ve etkili: Hayvansız laboratuvarlar gerçek oluyor!
Sonraki Yazı yangın, terör Yangınların asıl sebebi ne sabotaj ne uçak sayısı

Popüler Yazılarımız

krematoryum fırını

Türkiye’de ölü yakma (kremasyon): Hukuken var, fiilen yok

BilimEtik
23 Kasım 2023
cehalet
Felsefe

“Cehalet mutluluktur” inancı üzerine

Eşitleştiren, özgürleştiren, mutlu kılan, bilgi midir yoksa cehalet mi? Mutlu kılan, cehalet mutluluktur sözünde ifade edildiği gibi, bilgisizlik ve cehalet…

12 Ağustos 2023
deontolojik etik
Felsefe

Deontolojik etik nedir?

Bir deontolog için hırsızlık her zaman kötü olabilir nitekim çalma eyleminin özünde bu eylemi (daima) kötü yapan bir şey vardır.

15 Ağustos 2024
kurt, köpek
Acaba Öyle midir?Zooloji

İddia: “Kurt evcilleşmeyen tek hayvandır!”

Tabii ki bu cümle baştan aşağı yanlıştır. Öncelikle kurt ilk ve en mükemmel evcilleşen hayvandır. İnsanın en yakın dostu köpek…

2 Şubat 2024

ÖNERİLEN YAZILAR

Bilim insanlarından sağlık deposu “çikolatalı bal”

Araştırmacılar, yerli arı balını kakao çekirdeği kabuklarıyla birleştirerek yeni bir ürün geliştirdi: Çikolatalı bal.

Gastronomi
9 Mart 2026

Ormanlar gerçekten değişiyor ama bu hiç iyi bir şey değil

Dünya ormanları sessiz ama hızlı bir dönüşümden geçiyor, bir yangın ya da tek bir dramatik kırılma yaşamadan, daha sinsi bir…

Ekoloji
6 Mart 2026

Proteine ihtiyacımız var ama doğru kombinasyon çok önemli!

Metabolizma uzmanı olan Rob Wolfe, “Aynı toplam protein miktarına sahip besinler eşdeğer değil.” diyor. Ona göre proteinin kalitesine dikkat etmemiz…

BiyolojiGastronomi
5 Mart 2026

Kış Olimpiyatları doğaya nasıl zarar veriyor?

Doğayı anlamayan ve doğayla inatlaşan bu eylemin, iklim değişikliğini önlemek ve bu mücadeleye katkı vermek yerine iklim krizini daha da…

Ekoloji
23 Şubat 2026
  • Biz Kimiz
  • Künye
  • Yayın Kurulu
  • Yürütme Kurulu
  • Gizlilik Politikası
  • Kullanım İzinleri
  • İletişim
  • Reklam İçin İletişim

Takip Edin: 

GazeteBilim

E-Posta: gazetebilim@gmail.com

Copyright © 2023 GazeteBilim

  • Bilim
  • Teknoloji
  • Felsefe
  • Kültür-Sanat
  • Gastronomi
  • Çocuk

Removed from reading list

Undo
Welcome Back!

Sign in to your account

Lost your password?