GazeteBilim
Destek Ol
Ara
  • Anasayfa
  • Bilim
  • Teknoloji
  • Felsefe
  • Kültür-Sanat
  • Gastronomi
  • Çocuk
  • Etkinlikler
    • Astronomi Dersleri
    • Davranış Nörolojisi Dersleri
    • Epigenetik Dersleri
    • Evren ve Kozmoloji Dersleri
    • Evrim Dersleri
    • Freud Dersleri
    • Hegel Dersleri
    • Kapitalizmin Tarihsel Gelişimi ve İktisadi Düşünce Dersleri
    • Kuantum Mekaniği ve Yorumları Dersleri
    • Lacan Dersleri
    • Marx Dersleri
    • Nörobilim Dersleri
    • Nörodilbilim Dersleri
    • Nöropsikanaliz Dersleri
  • E-Dergi
  • Biz Kimiz
  • İletişim
Okuyorsun: Okul kapısına dayanan şiddetin anatomisi
Paylaş
Aa
GazeteBilimGazeteBilim
Ara
  • Anasayfa
  • Bilim
  • Teknoloji
  • Felsefe
  • Kültür-Sanat
  • Gastronomi
  • Çocuk
  • Etkinlikler
    • Astronomi Dersleri
    • Davranış Nörolojisi Dersleri
    • Epigenetik Dersleri
    • Evren ve Kozmoloji Dersleri
    • Evrim Dersleri
    • Freud Dersleri
    • Hegel Dersleri
    • Kapitalizmin Tarihsel Gelişimi ve İktisadi Düşünce Dersleri
    • Kuantum Mekaniği ve Yorumları Dersleri
    • Lacan Dersleri
    • Marx Dersleri
    • Nörobilim Dersleri
    • Nörodilbilim Dersleri
    • Nöropsikanaliz Dersleri
  • E-Dergi
  • Biz Kimiz
  • İletişim
  • Destek Ol
Bizi Takip Edin
  • Biz Kimiz
  • Künye
  • Yayın Kurulu
  • Yürütme Kurulu
Copyright © 2023 Gazete Bilim - Bütün Hakları Saklıdır
GazeteBilim > Blog > Haber > Okul kapısına dayanan şiddetin anatomisi
Haber

Okul kapısına dayanan şiddetin anatomisi

Yazar: GazeteBilim Yayın Tarihi: 22 Eylül 2026 5 Dakikalık Okuma
Paylaş
okul
Olayı yalnızca bir öğrenciye, aileye, psikiyatrik tanıya veya bilgisayar oyunlarına bağlamak, sorunun toplumsal ve kurumsal kaynaklarını görünmez kılıyor.

Manisa’nın Turgutlu ilçesinde bir öğrencinin okul önünde ateş açarak en az 11 kişiyi yaralaması, okul şiddetinin münferit olaylarla açıklanamayacağını bir kez daha gösterdi. GazeteBilim’de daha önce yayımladığımız değerlendirmeler ortak bir noktaya işaret ediyor: Okullardaki şiddet yalnızca “sorunlu çocukların” değil; toplumsal şiddet ikliminin, dışlanmanın, silaha erişimin ve ihmal edilen koruyucu hizmetlerin sonucudur.

İçindekiler
Çoktan endişelenmemiz gerekiyorduDışlanma ve silaha erişimŞiddet toplumun kılcal damarlarındaOkul neden koruyucu olamıyor?Yasaklar ve ağır cezalar yetmezSorun okul kapısında başlamıyor

Manisa’nın Turgutlu ilçesindeki bir mesleki ve teknik Anadolu lisesinin önünde 22 Eylül sabahı silahlı saldırı düzenlendi. İlk açıklamalara göre dokuzuncu sınıf öğrencisi olan saldırgan, en az 11 kişiyi yaraladı. Şüpheli yakalanırken saldırının nedeni hakkında soruşturma başlatıldı.

Bu saldırı, GazeteBilim’de daha önce farklı yönleriyle ele aldığımız okul şiddeti tartışmasını yeniden gündeme getiriyor. Olayı yalnızca bir öğrenciye, aileye, psikiyatrik tanıya veya bilgisayar oyunlarına bağlamak, sorunun toplumsal ve kurumsal kaynaklarını görünmez kılıyor.

Çoktan endişelenmemiz gerekiyordu

Okul saldırıları kitlesel ve rastgele olmaları nedeniyle büyük ilgi çekse de genellikle daha önce önemsenmeyen şiddet biçimlerinin ulaştığı uç noktalardan birini oluşturuyor. Akran zorbalığı, aile içi şiddet ve gündelik saldırganlık zaten toplumun farklı alanlarında görünür durumda bulunuyor.

Saldırganların mutlaka başarısız, disiplin sorunu yaşayan veya psikiyatrik hastalığı bulunan gençler olduğu düşüncesi de gerçeği yansıtmıyor. Yalnızca bireysel özelliklere odaklanmak, saldırıyı hazırlayan koşulları gözden kaçırıyor.

Dışlanma ve silaha erişim

Sosyal dışlanma, zorbalık, yalnızlık ve aile desteğinin yetersizliği önemli risk etkenleri arasında bulunuyor. Fakat bunları tek başına saldırıların nedeni saymak zor. Zorbalığa uğrayan çocukların büyük çoğunluğu şiddete yönelmiyor; dolayısıyla bu tür vakalarda zorbalık iddiasını saldırıyı açıklayan veya meşrulaştıran hazır bir gerekçeye dönüştürmek gerekmiyor.

Silaha erişim ise bireysel bir krizin kitlesel saldırıya dönüşmesini kolaylaştırıyor. Manisa’daki olayda kullanılan silahın düşündürdüğü ihtimal, evlerdeki ateşli silahların çocuklar bakımından yarattığı tehlikeyi yeniden hatırlatıyor.

Şiddet toplumun kılcal damarlarında

Şiddetin gündelik hayatın her alanına yayılması ve olağan kabul edilmesi de bir tür toplumsal patlamayı oluşturuyor. Ekonomik eşitsizlik, yoksunluk, adaletsizlik duygusu, cezasızlık ve geleceksizlik görmezden gelindiğinde şiddet, çözülmeyen toplumsal sorunların bir belirtisine dönüşebiliyor.

Bu tabloyu psikiyatrik rahatsızlıklara indirgemek hem bilimsel olarak yanıltıcı oluyor hem de ruhsal hastalıklarla yaşayan insanları damgalıyor. Böyle bir açıklama, toplumsal ve kurumsal sorumlulukların üzerini örtüyor.

Okul neden koruyucu olamıyor?

Okul, çocukların yetişkinlerle, arkadaşlarıyla, kurallarla ve ortak yaşamla ilişki kurduğu temel kurumlardan biri. Güvenli ve adil bir okul ortamı şiddete karşı koruyucu olabilir.

Buna karşılık okulun yalnızca sınav, rekabet ve disiplin mekanizmasına dönüşmesi; öğrenciyle öğretmen arasındaki güvenin aşınması, aidiyet duygusunu zayıflatır. Okul saldırıları bu açıdan eğitim kurumunun gençlerin gözünde yaşadığı anlam ve otorite kaybının da bir ifadesini oluşturuyor.

Okul, toplumun dışında değil. Şiddet kullanarak sonuç almanın olağanlaştığı, güçlü olanın haklı sayıldığı ve kuralların kişilere göre değiştiği bir toplumsal iklimde çocuklar da bu durumdan etkilenir. Adil kuralların uygulandığı ve öğrencilerin kendilerini güvende hissettiği bir okul iklimi zorbalığı azaltırken, dışlama ve güvensizlik ise riskleri büyütür.

Yasaklar ve ağır cezalar yetmez

Şiddet olaylarından sonra bilgisayar oyunları, diziler ve sosyal medya hızla suçlanıyor. Oysa bunların hiçbiri tek başına bir çocuğu saldırgana dönüştürmez. Şiddet içerikleri duyarsızlaşmaya yol açabilir veya saldırı biçimlerine örnek oluşturabilir; ancak bütün sorumluluğu ekranlara yüklemek sorunu çözmez.

Ağır cezalar ve okul kapısındaki güvenlik önlemleri de yalnızca kriz anına müdahale eder. Bunlar yeterli sayıdaki psikolojik danışmanın, zorbalığa karşı önleyici çalışmaların ve adil bir okul ortamının yerini tutamaz. Bir uzmanın yüzlerce, hatta binlerce öğrenciden sorumlu olduğu sistemde risklerin erkenden fark edilmesi mümkün değildir.

Sorun okul kapısında başlamıyor

Manisa’daki saldırı yalnızca bir öğrencinin hikâyesi veya bir okulun güvenlik açığı olarak ele alınırsa kısa süre sonra unutulacaktır. Şiddeti önlemek için çocukların silahlara erişimi engellenmeli, psikolojik danışmanlık hizmetleri güçlendirilmeli, zorbalıkla sistemli biçimde mücadele edilmeli ve çocuklar eğitim sisteminin dışına itilmemelidir.

Her şeyden önce toplumun şiddetle kurduğu ilişki değişmelidir. Çünkü çocuklar şiddeti yalnızca ekranlardan değil; evden, sokaktan, okuldan, siyasetten ve yetişkinlerin davranışlarından öğreniyor.

Manisa’da yaşananlar yeni bir sorunun başlangıcı değil, uzun süredir olağanlaştırılan şiddet zincirinin ne yazık ki yeni bir halkasını oluşturuyor.

GazeteBilim 22 Eylül 2026
Bu Yazıyı Paylaş
Facebook Twitter Whatsapp Whatsapp E-Posta Linki Kopyala Yazdır
Önceki Yazı kedi Kedilerin 110 yıllık böbrek gizemi: Koku imzasının sırrı
Sonraki Yazı lindsay Üç çocuğunu öldürdü, jüri bölündü: Lindsay Clancy akıl hastalığının kurbanı mıydı?

Popüler Yazılarımız

krematoryum fırını

Türkiye’de ölü yakma (kremasyon): Hukuken var, fiilen yok

BilimEtik
23 Kasım 2023
cehalet
Felsefe

“Cehalet mutluluktur” inancı üzerine

Eşitleştiren, özgürleştiren, mutlu kılan, bilgi midir yoksa cehalet mi? Mutlu kılan, cehalet mutluluktur sözünde ifade edildiği gibi, bilgisizlik ve cehalet…

12 Ağustos 2023
deontolojik etik
Felsefe

Deontolojik etik nedir?

Bir deontolog için hırsızlık her zaman kötü olabilir nitekim çalma eyleminin özünde bu eylemi (daima) kötü yapan bir şey vardır.

15 Ağustos 2024
Güzel şeyler, özgür seçim süreçlerinin en çirkin şekillerde baskı altına alınmasına rağmen varlığını sürdürmeyi dişiler sayesinde başarır.(Görsel: The Belkin)
Flörtöz Hayvanlar

Ördekler, penisleri ve Amerikan ekonomisi

Yanık türkülerin yeşil başlı gövel ördeklerinden esinlenilen romantizm yalnızca bizim hayallerimizde var; gerçek dünyada bu türlerin aşk hayatları çok daha…

5 Kasım 2024

ÖNERİLEN YAZILAR

Üç çocuğunu öldürdü, jüri bölündü: Lindsay Clancy akıl hastalığının kurbanı mıydı?

ABD’de üç çocuğunu öldürdüğünü kabul eden Lindsay Clancy’nin cezai sorumluluğu konusunda jüri karar veremedi. On bir jüri üyesi Clancy’nin doğum…

HaberPsikiyatri
22 Eylül 2026

Kadınlar 25–64 yaş arasında erkeklerden daha çok konuşuyor

Araştırmada, 25–64 yaş arasındaki kadınların erkeklerden günde ortalama 3 bin 275 kelime daha fazla konuştuğu belirlendi.

HaberPsikoloji
22 Eylül 2026

İnsan beyni aslında iki ayrı organmış

Beyin, gelişimsel ve evrimsel açıdan farklı kökenlere sahip iki sinir sisteminin birleşmesinden oluşuyor.

HaberSinirbilim
21 Eylül 2026

Çin’den jeolojide devrim: Maden araması 6 aydan 1 haftaya indi!

Çin Jeoloji Araştırmaları Kurumu (CGS), uçtan uca maden araması ve haritalama yapan ilk ulusal yapay zekâ sistemlerini tanıttı.

HaberJeoloji
21 Eylül 2026
  • Biz Kimiz
  • Künye
  • Yayın Kurulu
  • Yürütme Kurulu
  • Gizlilik Politikası
  • Kullanım İzinleri
  • İletişim
  • Reklam İçin İletişim

Takip Edin: 

GazeteBilim

E-Posta: gazetebilim@gmail.com

Copyright © 2023 GazeteBilim

  • Bilim
  • Teknoloji
  • Felsefe
  • Kültür-Sanat
  • Gastronomi
  • Çocuk
imunify-bot-check

Removed from reading list

Undo
Welcome Back!

Sign in to your account

Lost your password?