GazeteBilim
Destek Ol
Ara
  • Anasayfa
  • Bilim
  • Teknoloji
  • Felsefe
  • Kültür-Sanat
  • Gastronomi
  • Çocuk
  • Etkinlikler
    • Astronomi Dersleri
    • Çağdaş Epistemoloji Dersleri
    • Davranış Nörolojisi Dersleri
    • Eğitimciler İçin Yapay Zekâ Okur-Yazarlığı Dersleri
    • Epigenetik Dersleri
    • Evren ve Kozmoloji Dersleri
    • Evrim Dersleri
    • Bilim Tarihi Dersleri
    • Hegel Dersleri
    • İnsan Felsefesi Dersleri
    • Kapitalizmin Tarihsel Gelişimi ve İktisadi Düşünce Dersleri
    • Konuşmaktan Korkmuyorum
    • Kuantum Mekaniği ve Yorumları Dersleri
    • Marx Dersleri
    • Nörobilim Dersleri
    • Nörohukuk
    • Nörofelsefe Dersleri
    • Nöroperspektifler
    • Nöropsikanaliz Dersleri
    • Öğrenilmiş Çaresizlik
    • Teizm, Deizm, Agnostisizm ve Ateizm Dersleri
    • Teoloji, Bilim ve Felsefe Tartışmaları
    • Zihin Dersleri
  • Biz Kimiz
  • İletişim
Okuyorsun: Nobel Tıp ödülü sahipleri keşiflerini Covid’den 15 sene önce yayınladı
Paylaş
Aa
GazeteBilimGazeteBilim
Ara
  • Anasayfa
  • Bilim
  • Teknoloji
  • Felsefe
  • Kültür-Sanat
  • Gastronomi
  • Çocuk
  • Etkinlikler
    • Astronomi Dersleri
    • Çağdaş Epistemoloji Dersleri
    • Davranış Nörolojisi Dersleri
    • Eğitimciler İçin Yapay Zekâ Okur-Yazarlığı Dersleri
    • Epigenetik Dersleri
    • Evren ve Kozmoloji Dersleri
    • Evrim Dersleri
    • Bilim Tarihi Dersleri
    • Hegel Dersleri
    • İnsan Felsefesi Dersleri
    • Kapitalizmin Tarihsel Gelişimi ve İktisadi Düşünce Dersleri
    • Konuşmaktan Korkmuyorum
    • Kuantum Mekaniği ve Yorumları Dersleri
    • Marx Dersleri
    • Nörobilim Dersleri
    • Nörohukuk
    • Nörofelsefe Dersleri
    • Nöroperspektifler
    • Nöropsikanaliz Dersleri
    • Öğrenilmiş Çaresizlik
    • Teizm, Deizm, Agnostisizm ve Ateizm Dersleri
    • Teoloji, Bilim ve Felsefe Tartışmaları
    • Zihin Dersleri
  • Biz Kimiz
  • İletişim
  • Destek Ol
Bizi Takip Edin
  • Biz Kimiz
  • Künye
  • Yayın Kurulu
  • Yürütme Kurulu
Copyright © 2023 Gazete Bilim - Bütün Hakları Saklıdır
GazeteBilim > Blog > Haber > Nobel Tıp ödülü sahipleri keşiflerini Covid’den 15 sene önce yayınladı
HaberTıp

Nobel Tıp ödülü sahipleri keşiflerini Covid’den 15 sene önce yayınladı

Yazar: GazeteBilim Çeviri Yayın Tarihi: 3 Ekim 2023 6 Dakikalık Okuma
Paylaş
nobel, mrna, covid
Nobel sahiplerinin keşifleri 2020 yılında başlayan Covid-19'a karşı mRNA aşısının geliştirilmesinde kritik öneme sahipti.

Yeni fikirlerle birbirini teşvik eden bu ikili farklı RNA tiplerinin bağışıklık sistemi ile etkileşimi üzerine verimli çalışmalar yapmaya başladı.

İçindekiler
Salgın öncesinde aşılarUmut verici bir fikir: mRNA aşılarıÇığır açan buluşmRNA aşılarının potansiyeli

Özetleyen ve Çeviren: Okan Nurettin Okur

Karolinska Enstitüsü Nobel Meclisi 2023 Nobel Fizyoloji veya Tıp ödülünü Covid-19’a karşı etkili olan mRNA aşılarının geliştirilmesini sağlayan nükleosid baz modifikasyonlarına ilişkin çalışmalarından dolayı Katalin Karikó ve Drew Weissman’a vermeye karar verdi. Nobel sahiplerinin keşifleri 2020 yılında başlayan Covid-19’a karşı mRNA aşısının geliştirilmesinde kritik öneme sahipti. mRNA’nın bağışıklık sistemimizi nasıl etkilediğine dair bulguları modern zamanların en önemli çığır açıcı keşiflerinden biri olarak görülüyor.

Salgın öncesinde aşılar

Aşı belli bir patojene karşı bağışıklık sistemini bu patojenin zayıf veya öldürülmüş haline maruz bırakarak vücuda hastalıkla mücadelede avantaj sağlayan koruyucu bir yöntemdir. Çocuk felci, kızamık, sarı humma gibi hastalıklara karşı aşılar uzun süredir kullanılıyor. 1951 yılında Max Theiler sarı humma aşısını geliştirdiği için Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülü’ne layık görüldü. Moleküler biyoloji çalışmaları sayesinde, zayıflatılmış ya da inaktif virüslerin olduğu tam virüs aşıları yerine viral bileşenlerin olduğu aşılar geliştirildi. Genellikle virüsün protein kodları antikor yapımında kullanılır. Viral genetik kod zararsız bir taşıyıcı virüse aktarılır. Böylece aşılanan kişi bağışıklık kazanmış olur. Fakat ne yazık ki aşı geliştirilmesi büyük ölçekli hücre kültürü gerektirir. Bu durum hızlı aşı üretiminin gerektiği pandemi dönemlerinde üretimi kısıtlayan bir faktördür. Bu nedenle araştırmacılar uzun süredir hücre kültürüne gerek olmayan aşı teknolojileri geliştirmeye çalışmaktadır.

Ne yazık ki aşı geliştirilmesi büyük ölçekli hücre kültürü gerektirir. Bu durum hızlı aşı üretiminin gerektiği pandemi dönemlerinde üretimi kısıtlayan bir faktördür.

Umut verici bir fikir: mRNA aşıları

Hücrelerimizde, DNA’daki genetik bilgi, protein üretiminde kalıp olan mesajcı RNA’ya (mRNA) aktarılır. 1980’li yıllarda in vitro transkripsiyon denilen hücre kültürü olmaksızın mRNA üretmeye yönelik çalışmalar yapılmıştı. Bu çalışmalar moleküler biyoloji çalışmalarına hız kazandırdı ve mRNA teknolojilerinin aşılarda kullanılmasının önünü açtı. Ancak bu sefer de yeni sorunlar ortaya çıkmıştı. In vitro yani laboratuvar ortamında yapay olarak kopyalanan mRNA’ların kararsız olduğu ve iletilmesinin zor olduğu düşünülüyordu. Böylece mRNA’yı kapsüllemek için karmaşık taşıyıcı lipit sistemlerin geliştirilmesi gerekti. Üstelik yapay olarak üretilen mRNA’lar vücutta birtakım inflamasyonlara (yangı) yol açmıştı. Dolayısıyla bütün bu engeller büyük umutlarla geliştirilmeye çalışılan mRNA aşıları için hayal kırıklığıydı. Fakat Macar biyokimyacı Katalin Karikó vazgeçmedi ve 1990’ların başında Pennsylvania Üniversitesi’nde fon sağlayıcıları zor da olsa ikna ederek mRNA’nın tedavide kullanılması projesine devam etti.  Karikó’nun yeni çalışma arkadaşı Drew Weissman’dı. Aşı kaynaklı bağışıklık tepkileriyle ilgili olan dentritik hücrelerle ilgileniyordu. Yeni fikirlerle birbirini teşvik eden bu ikili farklı RNA tiplerinin bağışıklık sistemi ile etkileşimi üzerine verimli çalışmalar yapmaya başladı.

Macar biyokimyacı Katalin Karikó vazgeçmedi ve 1990’ların başında Pennsylvania Üniversitesi’nde fon sağlayıcıları zor da olsa ikna ederek mRNA’nın tedavide kullanılması projesine devam etti. 

Çığır açan buluş

Karikó ve Weissman, memeli hücrelerinden alınan mRNA tepkiye bağışıklık sisteminin tepkisine yol açmazken, bağışıklık sisteminin yapay olarak üretilen mRNA’ları yabancı olarak algıladığını ve inflamatuar moleküllerin salgılanmasına yol açtığını fark etti. Karikó ve Weissman memeli hücrelerinden alınan RNA bazlarının (A, U, G, C) kimyasal olarak değiştirildiğini fakat yapay olarak laboratuvarda elde edilen mRNA’nın böyle olmadığını fark etmişti. Bunu araştırmak için RNA bazları kimyasal olarak değiştirilmiş mRNA’ların farklı varyantlarını ürettiler. Sonuç hayret vericiydi. mRNA üzerinde baz modifikasyonları gerçekleştiğinde inflamatuar yanıt ortadan kalkıyordu. Bu şaşırtıcı keşif Covid-19 salgınından 15 sene önce 2005’te yayınlandı. Böylece baz modifikasyonlarının inflamatuar yanıtı azaltması ve protein üretimini arttırması sayesinde mRNA’nın klinik uygulamalarda kullanımının önü açılmış oldu.

Sonuç hayret vericiydi. mRNA üzerinde baz modifikasyonları gerçekleştiğinde inflamatuar yanıt ortadan kalkıyordu. Bu şaşırtıcı keşif Covid-19 salgınından 15 sene önce 2005’te yayınlandı.

mRNA aşılarının potansiyeli

mRNA üzerine başarılı keşiflerin ardından birçok şirket 2010 yılında bu alana yatırım yapmaya başladı. Zika virüsü ve MERS-CoV’a karşı aşılar geliştirilmeye başlandı. Covid-19 salgınının ardından hızla iki mRNA aşısı geliştirildi ve Aralık 2020’de onaylandı. Dünya çapında 13 milyardan fazla Covid-19 aşısı uygulandı. Milyonlarca hayat kurtarıldı, çok daha fazlasında ağır hastalık önlendi ve insanların pandemiden çıkıp normal hayatlarına devam edebilmeleri sağlandı. mRNA aşılarının geliştirilebilmesindeki esneklik ve hız, başka bulaşıcı hastalıklara karşı aşılar için de kullanılmasının önünü açıyor. mRNA aşılarının geliştirilmesi yeni bir alanın açılmasına da yol açtı. Terapötik (tedavi edici) proteinlerin üretimi ve kanser tedavisi konularında umut oldu.

mRNA aşılarının geliştirilebilmesindeki esneklik ve hız, başka bulaşıcı hastalıklara karşı aşılar için de kullanılmasının önünü açıyor.

Sonuç olarak bu yılın Nobel ödülü, mRNA’da baz modifikasyonların önemini keşfetmeleriyle zamanımızın en büyük sağlık krizlerinden olan Covid-19 salgınına karşı belirleyici katkı sağlayan bu iki bilim insanına ait oldu.

Katalin Karikó: 1955 yılında Macaristan’ın Szolnok şehrinde doğdu. 1982 yılında Szeged Üniversitesinden doktora derecesini aldı. 1985 yılına kadar Macar Bilimler Akademisinde doktora sonrası araştırmacı olarak çalıştı. Daha sonra Temple Üniversitesi (Philadelphia) ve Bethesda Sağlık Bilimleri Üniversitesinde doktora sonrası araştırmalar yaptı. 1989 yılında Pensilvanya Üniversitesine Doçent olarak atandı. BioNTech RNA Pharmaceuticals’da başkan yardımcılığı görevinde bulundu. 2021 yılından bu yana Szeged Üniversitesinde Profesör ve Pensilvanya Üniversitesi Perelman Tıp Fakültesi’nde yardımcı öğretim üyesi olarak görev yapıyor.

Drew Weissman: 1959’da ABD’de doğdu. MD, PhD derecelerini 1987 yılında Boston Üniversitesinden aldı. Klinik eğitimini Harvard Tıp Fakültesinde, doktora sonrası araştırmalarını Ulusal Sağlık Enstitüsünde yaptı. 1997 yılında Pensilvanya Üniversitesi Perelman Tıp Fakültesinde araştırma grubunu kurdu. Kaynak: https://www.nobelprize.org/prizes/medicine/2023/press-release/ (Son erişim tarihi: 03.10.2023)

Etiketler: covid-19, nobel, nobel 2023, nobel fizyoloji, nobel ödülleri
GazeteBilim Çeviri 3 Ekim 2023
Bu Yazıyı Paylaş
Facebook Twitter Whatsapp Whatsapp E-Posta Linki Kopyala Yazdır
Yazar: GazeteBilim Çeviri
GazeteBilim Haber ve Çeviri Birimi gönüllü, kolektif bir topluluktur ve profesyonel nitelikte çeviri katkılarına açıktır. İletişim için gazetebilimceviri@gmail.com.
Önceki Yazı demans Demans diye bir hastalık yoktur… (1)
Sonraki Yazı metamfetamin, amfetamin Amfetamin ve metamfetamin: Tıptan sokaklara

Popüler Yazılarımız

krematoryum fırını

Türkiye’de ölü yakma (kremasyon): Hukuken var, fiilen yok

BilimEtik
23 Kasım 2023
cehalet
Felsefe

“Cehalet mutluluktur” inancı üzerine

Eşitleştiren, özgürleştiren, mutlu kılan, bilgi midir yoksa cehalet mi? Mutlu kılan, cehalet mutluluktur sözünde ifade edildiği gibi, bilgisizlik ve cehalet…

12 Ağustos 2023
deontolojik etik
Felsefe

Deontolojik etik nedir?

Bir deontolog için hırsızlık her zaman kötü olabilir nitekim çalma eyleminin özünde bu eylemi (daima) kötü yapan bir şey vardır.

15 Ağustos 2024
kurt, köpek
Acaba Öyle midir?Zooloji

İddia: “Kurt evcilleşmeyen tek hayvandır!”

Tabii ki bu cümle baştan aşağı yanlıştır. Öncelikle kurt ilk ve en mükemmel evcilleşen hayvandır. İnsanın en yakın dostu köpek…

2 Şubat 2024

ÖNERİLEN YAZILAR

Sabah kahveniz bir gün kanserle mücadelenize yardımcı olabilir

Gelecekte, sabah kahveniz kanser ve diyabete karşı hassas gen terapilerini devreye sokmaya yardımcı olabilir.

Tıp
9 Mart 2026

Tıbbın yeni rotası: Kök hücre hakkında her şey

Kök hücreler farklı hücre tiplerine dönüşebilen hücreleri ifade ediyor. Günümüzde birçok hastalığın tedavisinde ve organ mühendisliğinde sıklıkla kullanılıyor ve gelecek…

Tıp
31 Ocak 2026

Sonsuza dek mutlu yaşayamazlar: Disney prenseslerinin tartışmalı klinik vakaları

Bir Disney prensesine nasıl tanı koyabiliriz? Yüzeyde bu fikir çılgınca görünüyor, ancak biraz hayal kurmaya da izin veriyor.

Tıp
31 Ocak 2026

Uyku: İnsanlar bir zamanlar geceyi ikiye bölerek uyuyordu

Gün batımından birkaç saat sonra başlayan ilk uyku, kısa bir gece yarısı uyanıklığı ve ardından sabaha kadar süren ikinci uyku.

Tıp
2 Aralık 2025
  • Biz Kimiz
  • Künye
  • Yayın Kurulu
  • Yürütme Kurulu
  • Gizlilik Politikası
  • Kullanım İzinleri
  • İletişim
  • Reklam İçin İletişim

Takip Edin: 

GazeteBilim

E-Posta: gazetebilim@gmail.com

Copyright © 2023 GazeteBilim

  • Bilim
  • Teknoloji
  • Felsefe
  • Kültür-Sanat
  • Gastronomi
  • Çocuk

Removed from reading list

Undo
Welcome Back!

Sign in to your account

Lost your password?